×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Paris, Atina'yı Terk Ediyor...

İtalya'dan Konya'ya gelen SAMP/T Füze Bataryası haberi sıradan bir NATO güvenlik adımı değil aslında. Atina basını, Yunanistan'a silah satan Fransa'nın Ankara ile masaya oturmasını "büyük bir stratejik ihanet" ve Ege'deki askeri dengeleri sarsacak bir hamle olarak yorumladı. Ankara'da NATO Zirvesi sırasında dünya Türkiye'yi konuşacak. Ankara'da 5 bin civarında açık hava iletişim noktası var. Bu iletişim noktalarında Go Turkiye turizm kampanyası, savunma sanayii ürünleri, COP 31 Başkanlığı ve NATO mesajları verilecek. 2002'den beri onlarca AB ve NATO Zirvesi izledim, bu tür zirvelerde medya mensuplarına sağlanan teknik imkanlar ülkelerin imajları açısından belirleyici olur. Bu harika yerin içerisinde 54'ü sabit 100'e yakın canlı yayın noktası, 40 montaj odası, IPTV yayınları ve duyuru ekranları oluşturulmuş. Ev sahibi ülkenin havuza verdiği ve tüm dünyanın aldığı görüntülere gelince: TRT, İletişim Başkanlığı Koordinasyonunda 96 kamera, 18 canlı yayın aracı ve 26 farklı yayın noktası oluşturulmuş. 2002 Kopenhag Zirvesi'nde Türkiye'den gelen elmayı da biz haber yapmıştık.

Özay Şendir

Kaynak: Milliyet

05 Temmuz 2026 08:36

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Özay Şendir

Nixon Doktrini 2.0 Ve Bölgesel Güç Türkiye

ABD Başkanı Trump'ın son dönemde izlediği dış politika, birçok Amerikalı uzmana göre Richard Nixon'ın 1969'da ilan ettiği "Guam Doktrini"nin güncellenmiş versiyonu olarak görülüyor. Washington'ın yeniden bölgesel güçlerle çalışma stratejisine yöneldiği bu süreçte, Türkiye'nin öne çıkan ülkelerden biri haline geldiği değerlendiriliyor. Oysa Nixon'ın Vietnam Savaşı'nın en sıkıntılı günlerinde, 25 Temmuz 1969'da Pasifik'teki Guam Adası'nda açıkladığı bir doktrin var. Kimi yakın tarihlerde bu doktrinin ABD'nin Sovyetler Birliği'yle stratejik silahların sınırlandırılmasına giden 1972 tarihli SALT-1 Anlaşması'na zemin hazırladığı yazılıp, çizilir... Mart 2025'ten bu yana, ABD Başkanı Trump'ın Ulusal Güvenlik Politikasını, Nixon Doktrini 2.0 olarak özetleyen bazı yazı ve çalışmalar yayımlandı. Son ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi'nin içeriği ve Trump'ın politikası, "Amerika Birleşik Devletleri'nin askerleriyle tüm dünyayı desteklediği günler sona erdi" diyor. ■ Nixon, doktrinini açıkladıktan sonra Vietnam'dan ABD askerlerini çekmeye başlamış, savaşı ABD'nin donattığı Güney Vietnam Ordusu'na bırakmıştı. ■ Başkan Nixon, siyaset biliminde öngörülemez liderlikle muhataplarıdan en fazla taviz koparma stratejisi olarak bilinen "Çılgın Adam Teorisi"'nin en büyük uygulayıcısıydı, Bugün o politikayı aynen sürdüren kişi Başkan Trump. ■ Nixon, jeopolitik gerçekçiliği benimsemişti, bugün de Trump, ABD'yi bölgesel güçlerle iş birliği yapan bir ülkeye dönüştürüyor. ABD Başkanı Trump, Ankara'ya sadece NATO Zirvesi'ne katılmak için gelmiyor, programı ikili görüşmelerle başlıyor. Trump, NATO Zirvesi'nden bir gün önce, 6 Temmuz'da Ankara'ya inecek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşılanacak. Bu konuda beklentiyi doğru yönetmek lazım, F-35'lerin teslimi ve yenilerinin de satışı için ABD Kongresi'nin 2020 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nın engel maddelerinin ortadan kaldırılması gerekiyor.

04 Temmuz 2026 11:07

Özay Şendir

Yunanistan'ın Akbabası Bize Milyar Dolarlar Kazandıracak...

Bu tiplere son örnek Yunanistan'ın eski Başbakanı Samaras. Türkiye ile diyalog politikasına yalanlar üzerinden karşı çıktığı için Başbakan Miçotakis tarafından Yeni Demokrasi'den ihraç edilmiş birisi bu Samaras. İsrail'in Ermeni soykırımı iddialarını kabul etmesinden Yunanistan'ın faydalanması gerektiği açıklamasını yaptı ve "katledilen" Yunanlılar için benzer bir yasanın çıkarılması çağrısını yaptı. Yunanistan, Akbaba Samaras'ın önerisine uyarsa Türkiye olarak milyar dolarlar kazanabiliriz. Başbakan Rauf Bey, "Gerekirse Yunanla yeniden savaşırız" diyerek Karaağaç'ın tazminat olarak alınmasını kabul etmedi. Yunanistan'dan savaş tazminatı istemek için o kadar çok belge var ki... 26 Ekim 1921'de dönemin Sovyet Dışişleri Bakanı Çiçerin'in İtilaf Devletleri'nin dışişleri bakanlarına yolladığı, Yunan ordusunun Sakarya Savaşı'nın ardından çekilirken her yerde yaptığı katliamı anlatan ve protesto eden mektubu mesela. Yunan ordusu, 1922'de Batı Anadolu'dan çekilirken Manisa Yangını'nı çıkarmıştı. En büyük akbaba 150 santim boyunda ve sadece 15 kilogram ağırlığındadır, iyi niyet varsa Samaras'ın gölgesi de en fazla bu kadar etkili olur zaten… Babamın rahatsızlandığı günden başlayarak ilgisini her karşılaşmamızda gösteren, vefat ettiği gün de ailemizin acısını paylaşan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'a, TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş'a, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz'a, CHP'nin seçilmiş son Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'e, Milli Savunma Bakanı Sayın Yaşar Güler'e, Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy'a, Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin'e, DEVA Partisi Genel Başkanı Sayın Ali Babacan'a, İletişim Başkanı Sayın Burhanettin Duran'a, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir'e, Türkiye'nin Atina Büyükelçisi Sayın Çağatay Erciyes'e, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Sayın Ali Murat Başçeri'ye, eski Meclis Başkanlarımıza, bakanlarımıza, belediye başkanlarımıza, babamın yaptıklarıyla her zaman gurur duyduğu Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Selçuk Bayraktar'a, bu acılı zamanda hiç yalnız hissetmeme izin vermeyen Demirören Ailesi ve Medya Grubu yönetici ve çalışanlarına, önceki gün hem sahada ve yazı işlerinde hem de cenaze sonrası buldukları ilk yerde gazete hazırlamaya dönen yol arkadaşlarıma huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum.

03 Temmuz 2026 08:15

Özay Şendir

Hakan Fidan'a "Yalvaran" Yunanlı Bakan

Emekli Büyükelçi George Aifantis, Yunanistan medyasına yaptığı açıklamada "Bakanımız Hakan Fidan'a yalvardı, aciz durumdayız" açıklaması yaptı. Bakan Fidan'a yalvardığı iddia edilen kişi Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, konu da Mavi Vatan Yasası'nın ertelenmesi. Bu açıklama sadece Yunanistan medyasında değil Türk medyasında da haber oldu. Gelin bu meseleyi daha da netleştirelim: Emekli Büyükelçi Aifantis, Türkiye söz konusu olduğunda "Yalvarma" fiilini çok sık kullanan birisi. Üç sene önce, Mayıs 2019'da Finlandiya'da olanlardan bahsettiği bir açıklamada, dönemin Dışişleri Bakanı Katrugalos'un, Türk Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'yla görüşebilmek için adeta yalvardığını söylemişti. Fidan, Atina'daki iç siyasette Türkiye'nin malzeme yapılmasından duyduğu rahatsızlığı anlatırken Başbakan Miçotakis ve Savunma Bakanı Dendias'ın adıyla başlayan cümleler kurdu ama Dışişleri Bakanı Gerapetritis'i eleştirilerin dışında tuttu. Mayıs 2027'de Yunanistan'da genel seçimler var, Gerapetritis böyle bir ortamda kendini yalvaran pozisyonuna düşürmez, iddia edildiği gibi Mavi Vatan Yasası'nın çıkarılmasının ertelenmesini istemez, çıkarılmaması için uğraşır. Bugün Atina ile Ege'deki kıta sahanlığını, 1947 Paris Antlaşmalarına göre, asla silahlandırılamayacak, polis sayısı bile nüfusa orantılı olması gereken adaları, Kıbrıs'ı, Ege'deki deniz parklarını, dünyadaki tek örnek, 6 millik kara sularına rağmen, 10 mil olarak uygulanmaya çalışılan hava sahası problemlerini tartışıyoruz. Adalarda Türk askeri yok ama milyonlarca Türk turist var, İpsala'dan en erken 6 saatte aşılıyor turist kuyruğu, Atina'da ev alan, oturma izni verilen Türklerin sayısı 20 bini geçti. Mavi Vatan Yasası'nı da ilk haber yapan kişi olarak Ankara'dan bu konularda bilgi alabilen birisi olarak açık açık yazayım: Türkiye'nin Yunanistan'ın tek bir karış toprağında gözü yok, Türkiye'nin Yunanistan ile yaşadığı tüm anlaşmazlıklar kaynağını uluslararası hukuktan alıyor.

01 Temmuz 2026 07:47

Özay Şendir

Şiir Ve Nato Günlerinde Milliyet...

Pablo Neruda'nın İspanya İç Savaşı'na tanıklık ettikten sonra yazdığı mısralar, Nazım Hikmet'in Hiroşima'ya atom bombası atıldıktan sonra kağıda döktüğü "Kız Çocuğu" şiiri, Sovyetler döneminde nükleer yarışa karşı sesini yükselten Yevtuşenko'nun adları ilk aklıma gelenler. Amerikan İç Savaşı sırasında hemşirelik yaparak savaşın dehşetini yaşayan Walt Whitman'ın ırk, din ve ulus ayrımı gözetmeksizin tüm insanlığın kardeşliğini savunduğu mısralarıyla,13'üncü yüzyılda Moğol istilalarının yarattığı büyük yıkımın ardından gelen kaos ortamında, insanları ırk ve inanç ayırt etmeksizin sevgi ve barış potasında eritmeye çağıran Mevlana, şiirin gücüdür. ■ Şiir ve NATO birbiriyle çelişse de bugün için ortak bir noktaları var: Şiir de NATO da hızla biçim değiştiriyor. Dijital çağın hızlı tüketimi, kısa, vurucu ve görsel tasarımlarla sunulan "Instapoetry" denilen akımı başlattı. Mesela Oğuz Atay'a atfedilen "Yalnızlığına iyi bak, sahip çık. Kaç kişinin emeği var onda kim bilir?" mısrası aslında Özdemir Asaf'a aittir. Türkiye'ye karşı başka NATO üyesi ülkelerle askeri işbirliği anlaşmaları imzalayan Fransa mesela, sahte mısralar gibi sahte bir müttefik... ■ 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi, ittifakın geleceği açısından belirleyici olacak. Yazarımız Güldener Sonumut, NATO Merkezi Brüksel'den Ankara'ya geliyor. Türkiye'de savunma politikaları, güvenlik çalışmaları konusunda en başarılı çalışmalara imza atan akademisyen olan Prof. Dr. Özlem Pusane bu tarihi zirveyi Milliyet'e yazacak. Ahmed Arif'in "Dört yanım puşt zulası" mısrasının ülkemize de uyduğunu hiç unutmuyoruz. Dağarcığımızda Arif Nihat Asya'dan, Ziya Gökalp'ten, Nihal Atsız'dan mısralar var. Her mısra bizi asla değişmeyecek bir başka şiire ve gerçeğe götürüyor: "Dörtnala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim." ■ Bitirmeden önce Türkiye'deki basın özgürlüğü açısından oldukça önemli olan bir noktayı hatırlatmam lazım.

29 Haziran 2026 07:37

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Özay Şendir

Cumhurbaşkanı'nın Çağrısı...

"Her meselede birebir aynı düşünmek mecburiyetinde değiliz. Ama ülkenin ve milletin menfaatine olan konularda bir araya gelmek, ortak bir paydada buluşma iradesini, bu erdemi göstermek zorundayız." Tırnak içi alana döneceğim ama önce bazı hatırlatmalar yapmam lazım: Bu ülkede siyaset adı altında Mavi Vatan'ın hukuki ayağının oluşturulmasının temel taşı olan Libya Tezkeresi'ne hayır oyu verenler oldu mu, oldu. Vatanı ve milleti cümlelerle sevmek kolay, önemli olan işini doğru yapmak ya, KKTC Sağlık Bakanlığı'nın sistemlerine saldırı yapılmış, tam 364 bin 36 kişinin en özel bilgileri dahi bilgileri çalınmış. Daha vahim olanı bu sızıntı aylar önce olmuş, 5,5 aydır da tüm bilgiler internet ortamında bulunabiliyor. Kulüpler Birliği'nin İstanbul'da yaptığı toplantıda kurulan ve "Gömerim, döverim" fiilleriyle biten cümleler kabul edilebilir şeyler değil. Özel'in turlarının sırrı... Bülent Ecevit, 12 Mart Muhtırası'ndan 9 gün sonra, Genel Başkan İsmet İnönü ile yaşadığı görüş ayrılığının ardından CHP Genel Sekterliği'nden istifa etti. Ardından Genel Başkan seçildiği Mayıs 1972'ye kadar Ankara'dan çok Anadolu'da vakit geçirdi, 40'tan fazla ili ve yüzlerce ilçeyi ziyaret etti. Özel, tıpkı Ecevit gibi CHP'de iktidarı Anadolu yollarında arıyor. Tarih tekerrür edecek mi, CHP'deki iktidarı 55 sene sonra yine Anadolu belirleyecek mi, bekleyip, göreceğiz...

28 Haziran 2026 10:00

Özay Şendir

Sapla Saman Arasında Nato Zirvesi...

Okulların açıldığı gün eğitimi değil sadece trafiği konuşan bir ülke olarak, NATO Zirvesi'ni de sadece önlemler üzerinden konuşuyoruz. Başta Fransa olmak üzere AB ülkeleri NATO'nun yeni %5'lik bütçe hedefinin "Avrupa içi fonlara" yönlendirilmesini istiyor. Ev sahibi olarak Türkiye, NATO üyesi olmasına rağmen AB üyesi olmadığı için AB Savunma Fonu kaynaklarından faydalanamıyor. Güvenlik için NATO'nun en güçlü 2. ordusu Türkiye'yi AB içinde paylaşmak müttefiklik ruhuna aykırı bir durum. Para meselesinde fonların sadece AB içerisinde kullanımı sorunu yok, aynı zamanda Lahey Zirvesi'nde alınan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 5'inin savunma ve kritik altyapı bütçesine harcanmasına karşı çıkan İspanya ve Slovakya'nın durumu, yüzde 5'lik harcama planları yetersiz bulunan Fransa ve İtalya'nın durumları da ele alınacak. Ev sahibi olarak Türkiye'nin gündeminde olanları da konuşmak lazım: Ankara bir süredir, NATO'nun gündeminin Doğu Avrupa odaklı haline itiraz ediyor, Akdeniz, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki asimetrik tehditlerin de ittifakın gündeminde olmasını istiyor. NATO tarihinde kritik zirveler vardır, 1957 Paris Zirvesi, Sovyet tehdidine karşı önemlidir, 2002 Prag Zirvesi, 11 Eylül'den sonraki dünyanın şekillenmesinde önemli rol oynar, 2022 Madrid Zirvesi Çin'i ilk radarı alan zirvedir. 2026 Ankara Zirvesi de NATO'nun tarihindeki en önemli zirvelerden birisi olacak. O yüzden artık önlemler kadar Türkiye'nin okumalarını ve ev sahibi olarak üstlendiği zorlu görevi konuşmamız lazım.

26 Haziran 2026 09:36

Özay Şendir

Bizim Görünmeyen Çocuklar Ne Yaptı?

Maliyeti sadece birkaç yüz dolar olan küçük pervaneli araçların, stratejik tesislere milyarlarca dolar zarar verebildiğini, aşılmaz denilen ve yine maliyeti milyarlarca dolar olan hava savunma sistemlerini aşabildiğini gördük. Daha önemlisi hava savunma sistemleri aşılamasa bile, bin dolarlık dronu düşürmek için milyonlarca dolar değerinde füze harcamanın sürdürülebilir bir savunma modeli olmadığı anlaşıldı. Türkiye, İHA ve SİHA pazarında dünyada oyun kurucu bir ülke. Bu hat gelen tehdidi adım adım göğüsleyen "katmanlı" bir savunma mimarisine dayanıyor. ■ EJDERHA: "Sürü İHA" taarruzlarına karşı geliştirilen bu sistem, yüksek güçlü elektromanyetik dalgalar (HPEM) üretiyor. Senaryo gereği askeri üsse sızmaya çalışan bir test dronu radarla tespit edildikten saniyeler sonra İHTAR ile sersemletildi; ardından GÖKBERK Lazer Silahı ve EJDERHA elektromanyetik sistemiyle tam isabetle havada imha edildi.

24 Haziran 2026 09:32

Özay Şendir

Sağ Olsun İle Cehenneme Arasında...

Acı olan, Türkiye'den 11 bin kilometre uzakta başarabildiğimiz birlik olma duygusunu ülkemizin içinde başaramayan yanımız. O görev Fransa Cumhurbaşkanı Macron'u havalimanında karşılamak. Sevimsiz ve Türkiye kompleksiyle dolu bir adam bu Macron. Ev sahibi olduğu G-7 Zirvesi'ne bir sürü ülkeden konuk çağırdı, Türkiye'yi yok saydı. Şaşırtıcı değil, Suriye, Ukrayna konulu toplantılara bile Türkiye'yi çağırmamıştı. Devletin çalışanlarına verdiği bir sürü zor görev vardır, Macron'u karşılamak, elini sıkmak ve hoşgeldiniz demek, devletin en zorlu görevlerinden birisi olacak…

21 Haziran 2026 11:57

Özay Şendir

Karayılan'ın Ağabeyi, Türkiye'nin Zenginliği...

Murat Karayılan, PKK'nın kurucularından birisi, 1999 yılından beri örgütü fiilen yöneten isim. Murat Karayılan'ın ağabeyi Mehmet Emin Karayılan önceki gün vefat etti. Kızının tedavisi için Gaziantep Ersin Arslan Eğitim Araştırma Hastanesi'ne giden Karayılan, hastanede kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. İrlandalı aksanıyla İngiltere'deki cezaevlerini ziyarete giden aileler, İngiliz kamuoyu ve yerel halk tarafından doğrudan "terörist yakını" olarak damgalandı. Ayrılıkçı BASK örgütü, ETA üyelerinin ailelerinin durumu da pek farklı olmadı. Buna karşın Türkiye'de devletin ailelere davranışı diğer örneklerden çok daha farklı oldu. Oturduğum masada Ahmet Türk de vardı, SHP'li eski Cizre Belediye Başkanı Tahir Vesek ve ANAP Siirt milletvekili Nizamettin Sevgili de vardı. Ahmet Türk'e, Tuzla tren istasyonuna konulan bomba ve şehit edilen askeri öğrencilerle ilgili Hatip Dicle'nin yaptığı "meşru hedef" açıklamasını sormuştum. Soru ve konu masada bir gerilim yaratmadı değil, bir ara soyadını yazdığım kişi "Faşist TC" anlamına gelen ifadeler kullandığında, bir ağabeyi dağda diğeri hapiste olan birisinin, faşist bir rejimde, devletin polisinin kapısında nöbet beklediği yerde viski ve puro içemeyeceğini hatırlattım kibarca. Murat Karayılan'ın ağabeyi ve yeğeninin Gaziantep Ersin Arslan Eğitim Araştırma Hastanesi'nde sağlık hizmeti alması doğru ve normal olanıdır.

19 Haziran 2026 11:34

Özay Şendir

Kendini Tatmin Etmeye Çalışan Bir Portre...

- Uzun ve içinde çok sayıda eleştiri olan bir raporu "Hepsi yalan" diye çöpe atmanın Türkiye'ye zarar vereceğine inanırım. - İnsan siyasi duruşuyla var olur, İspanyol Sosyalist İşçi Partisi üyesi olan Nacho Sánchez Amor'un hazırladığı Türkiye raporunda siyasi duruşundan referans alan eleştiri satırlarına şaşırmam, raporu yazanın taktığı gözlüğü bilmek özeleştirilerin daha sağlıklı olmasını sağlar. İspanya Ceza Kanunu'nda terörizmle ilgili maddeler, şiddet içermeyen eylemleri "terör suçu" kapsamında değerlendirebilecek şekilde esnek bir yapıya sahiptir. Raportör Nacho Sánchez Amor, İspanya'nın terörle mücadele yasaları söz konusu olduğunda sosyalist kimliğini unutmuş birisi. İspanyol ceza yasası, Ley Orgánica 10/1995 ve bu ceza kanununda köklü değişiklikler yapan Ley Orgánica 1/2015'in çıktığı dönemlerde devlet için çalışan birisiymiş Nacho Sánchez Amor. Mesela Raportör, Mayıs 2025'te İBB'deki yolsuzluk davasının baştan sona uydurma olduğunu söylemiş. İddianamesi Kasım 2025'te çıkan bir davayı Mayıs 2025'te baştan sona yalan ilan etmek bir Raportör'e değil olsa olsa bir sömürge valisine yakışır. Raportörden bir başka cümle; "20 yıldır Endonezya'da çalışan bir öğretmeni, sırf bu yapıyla önceden bağlantılı olduğu için terörizmle suçluyorsunuz." Soru şu, İspanyol Ceza Yasası tam da bu iddianın aynısı üzerinden hareket ediyor.. ETA'nın ayrılıkçı terörü 1968 ile 2010 yılları arasında toplam 853 kişi hayatını kaybetti. İspanya'nın demokrasiye geçiş sürecinde aktif olan diktatörlük yanlısı aşırı sağcı terör grupları 66, ETA'ya karşı mücadele etmek için kurulan aşırı sağcı GAL eylemlerinde de 27 kişi öldürüldü. İspanya'nın onlarca yılda, terörle mücadelede toplam can kaybı bin 236. Türkiye, sadece 1993 yılında teröre bin 300 canını kurban verdi. En sık verilen hapis cezası 6 yıl 3 ay, örgüt yöneticilerine verilen en sık ceza da 15 yıl ile 22 yıl 6 ay arasında değişiyor. Nasıl Türkiye'de herkes aynı değilse, İspanya'da da aynı durum geçerli.

17 Haziran 2026 11:09

Özay Şendir

Bir İsrail-yunanistan Yapımı Olarak "Yeni Osmanlıcılık"

■ İsrail'in Yunanistan'ı peşine takarak dolaşıma soktuğu "Yeni Osmanlıcılık" tezini en sık kullananlara bir bakalım. İsrail'in önemli gazetelerinden Yedioth Ahronoth'un İngilizce haber sayfası, Suudi Arabistan ile imzaladığımız demiryolu anlaşmasını "Suudi Arabistan, Suriye ve Erdoğan'ın yeni Osmanlı ticaret imparatorluğu" olarak okurlarına duyurdu. ■ İsrail, "Osmanlı Ticaret İmparatorluğu" diye bağırıyor ama konunun Osmanlı'yla hiç alakası yok. ■ İsrail'e göre Türkiye'nin televizyon dizileri, ticari yatırımlar, gevşetilmiş vize rejimleri ve TİKA ile Yunus Emre Enstitüsü gibi devlet destekli kurumlar aracılığıyla kültürel etkisini genişletmesi de "Yeni Osmanlıcılık" projesinin bir parçası. ■ Atina yönetimi, Türkiye'nin Karadeniz'den Akdeniz'e kadar uzanan Mavi Vatan doktrinini ve bu doktrinin TBMM'de yasalaşma sürecini "Yeni Osmanlıcı yayılmacılığın denizlerdeki yansıması" olarak sunmaya çalışıyor. Asıl genişlemeci olan 10 kilometrekare yüzölçümü olan Meis Adası'nın 40 bin kilometrekarelik deniz yetki alanı talep eden Atina. İsrail'in kuyruğuna takılıp Türkiye'yi "Yeni Osmanlıcılık, yayılmacılık"la suçlamak büyük hata. Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Francesca Albanese, Atina ziyareti sırasında kurduğu "Yunanistan'ın Türkiye'ye yönelik güvenlik kaygılarının, İsrail tarafından kendi bölgesel çıkarları ve hegemonyası için manipüle edildiğini" ve "Atina'nın bu ittifakla ciddi bir stratejik hata yaptığı" cümlesi üzerinde düşünsün... ■ "Türkiye, Suriye'den askerlerini çektiğinde Trakya'daki birlikleri yine çok güçlü olacak" diye endişe eden de Yunanistan, Türkiye'ye yayılmacı "Yeni Osmanlıcılık" suçlaması yönelten de aynı Yunanistan. "Askeri değil, kültürel yayılmacılıktan söz ediyoruz" diyebilirler, ölümden kaçan milyonlarca insana Türkiye ev sahipliği yaparken; Yunanistan Sahil Güvenliği o insanları geri itiyor, ölüme yolluyordu. ■ Adını net koyalım "Yeni Osmanlıcılık" ibaresi şu an Türkiye'ye karşı kurulmak istenen tuzağın özet halidir.

15 Haziran 2026 07:18

Özay Şendir

Güç Kardeşliği, 6. Nesil Fırtınası...

Kaan, Kızıl Elma ve Anka 3...Tek başına güç aktarımında Türkiye'nin en önemli kozlarıydı, şimdi öğrendik ki bu 3 kozumuz, güç kardeşliğiyle 6. Nesilde bir başka boyutu başlatacaklar. Dünyada 5. Nesil savaş uçaklarının dönemi bitiyor, herkes 6. Nesil savaş uçağı üretme derdinde. Uçuş saati tecrübesi bin 500'i aşan, filo lideri bir savaş pilotunun yetişmesi için minimum 15 yıl ve 30 milyon dolar para harcamak gerekir. Kaan, görünmezlik başta olmak üzere 5. Nesil savaş uçağı ihtiyacını karşılayacak ama aynı zamanda gelişime de açık olacak. Sonuç olarak bu 3 nadide elmas parçası birlikte Türkiye'nin 6. Nesil savaş gücünü oluşturacaklar. Baykar'ın dünya liderliği, ASELSAN'ın radar, Roketsan'ın mühimmat üretme kapasitesi, Tübitak Bilgem ve Aselsan'ın aviyonik hazırlama tecrübesi, Yönlendirilmiş Kızılötesi Karşı Tedbir konusunda aldığımız mesafe, Bütünleşik Elektronik Harp Süiti gibi çalışmalar, Türkiye'yi 6. Nesil savaş uçağı konusunda yarışa geriden değil önde başlayan ülke konumuna getirdi. Dünyanın en iyi 5. Nesil savaş uçağı Çin'in J-20'leri, uzunca bir süre Rus yapımı motorlarla uçtular. Gelecek 10-15 yılda dünyada silahlanma en üst seviyeye çıkacak. Daha çok saatler ve milyonlarca dolar harcayacağız ama sonuçta 6. Nesil savaş uçaklarında söz sahibi bir ülke olacağız...

14 Haziran 2026 08:23

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha