×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Yeni Parti Kurulması Kaçınılmaz Mı?

Cumartesi günü Kemal Kılıçdaroğlu Genel Merkezde, Özgür Özel ise Kızılay'da kalabalıklara seslendi. Özgür Özel ve ekibinin yerel seçimlerde Mansur Yavaş'ı karşılarına alarak aday yaptıkları "Erdal amirim" Kızılay'da yoktu. Mansur Yavaş'ı dinlerken "Peki yeni parti kurulursa ne yapar?" sorusu aklıma geldi. "Kılıçdaroğlu tek başına, barajı bile aşamaz" diyenler yanıldı. O taban, "partiye sahip çıkma" bilinciyle Anadolu'dan akın etmişti. Aynı kalabalıklar mutlak butlan kararının çıktığı 21 Mayıs günü Genel Merkezde yoktu. CHP örgütü, Özgür Özel ve arkadaşlarını yalnız bırakmıştı. Kızılay'daki kalabalık içinde 45 milletvekili vardı ancak CHP'nin 139 milletvekili bulunuyor. Psikolojik üstünlük ve kamuoyu desteği Özgür Özel'den yana denilse de unutulan bir detay var Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı ve yakında kurultay görünmüyor. Yani "mühür kimdeyse Süleyman o'dur" durumu. Kılıçdaroğlu'nun eğer bir anlaşma olmazsa (bence zor) Özgür Özel ve ekibini yeniden milletvekili adayı yapmayacağı ortada. CHP'yi kurultay yapamaz hale getiren Özgür Özel ve arkadaşlarının başvurusu oldu. "Kararı temyiz etmeyin" uyarılarına rağmen Yargıtay'a yapılan o başvuru süreci kilitledi ve mutlak butlan kararı kesinleşmeden kurultay yapılması imkansız hale geldi. Üstelik başvuruyu "Harcını bile ödedik" diyerek Özel kendisi duyurdu.

Köşe Yazarı

Kaynak: Tgrt

01 Haziran 2026 10:23

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Karakol Ülke Geride Kaldı, Güvenik Gücü Devrede

Dünyanın gözü 36. NATO Zirvesinin gerçekleşeceği Ankara'da olacak. İttifak üyesi devlet ve hükümet başkanları dışındaki liderleri de eklediğimizde 45 ülke Ankara zirvesine katılıyor. Körfez ülkeleri, Ukrayna ve Suriye devlet başkanları sadece birkaçı.. "Erdoğan davet etmeseydi gitmezdim" diyen ABD Başkanı Donald Trump'ın katılımı ilgini tek nedeni değil. Asıl önemli olan, NATO'nun geleceğine yön verecek kararların Ankara'da alınacak olması. Daha da önemlisi, Türkiye belki de NATO'ya üye olduğu 1952 yılından bu yana ittifak içinde hiç bugünkü kadar stratejik bir ağırlığa ulaşmadı. Ancak Ankara'nın farkı, yeni kararlar üretmekten çok "İttifak'ın güç merkezini ve görev paylaşımını yeniden tanımlayacak" olması. 'Türkiye ile göz hizasında müttefiklik' Çünkü Avrupa'nın Türkiye ile stratejik iş birliğini derinleştirmesi sadece Türkiye'nin değil, Avrupa'nın da güvenliğini güçlendirecek. Türkiye, şekillenmekte olan "NATO 3.0" dönemine yön verebilecek askeri kapasiteye, savunma sanayi altyapısına, diplomatik tecrübeye ve jeopolitik ağırlığa sahip birkaç ülkeden biri olarak öne çıkıyor. Çünkü bugün Ankara'da konuşulan sadece NATO'nun geleceği değil; aynı zamanda Türkiye'nin yükselen stratejik konumudur.

06 Temmuz 2026 10:23

Köşe Yazarı

Karakol Ülke Geride Kaldı, Güvenlik Gücü Devrede

Dünyanın gözü 36. NATO Zirvesinin gerçekleşeceği Ankara'da olacak. İttifak üyesi devlet ve hükümet başkanları dışındaki liderleri de eklediğimizde 45 ülke Ankara zirvesine katılıyor. Körfez ülkeleri, Ukrayna ve Suriye devlet başkanları sadece birkaçı.. "Erdoğan davet etmeseydi gitmezdim" diyen ABD Başkanı Donald Trump'ın katılımı ilgini tek nedeni değil. Asıl önemli olan, NATO'nun geleceğine yön verecek kararların Ankara'da alınacak olması. Daha da önemlisi, Türkiye belki de NATO'ya üye olduğu 1952 yılından bu yana ittifak içinde hiç bugünkü kadar stratejik bir ağırlığa ulaşmadı. Ancak Ankara'nın farkı, yeni kararlar üretmekten çok "İttifak'ın güç merkezini ve görev paylaşımını yeniden tanımlayacak" olması. 'Türkiye ile göz hizasında müttefiklik' Çünkü Avrupa'nın Türkiye ile stratejik iş birliğini derinleştirmesi sadece Türkiye'nin değil, Avrupa'nın da güvenliğini güçlendirecek. Türkiye, şekillenmekte olan "NATO 3.0" dönemine yön verebilecek askeri kapasiteye, savunma sanayi altyapısına, diplomatik tecrübeye ve jeopolitik ağırlığa sahip birkaç ülkeden biri olarak öne çıkıyor. Çünkü bugün Ankara'da konuşulan sadece NATO'nun geleceği değil; aynı zamanda Türkiye'nin yükselen stratejik konumudur.

06 Temmuz 2026 10:23

Köşe Yazarı

Mhp İle Chp Arasındaki Siyaset Farkı

Bu tabloya bakınca ister istemez 2016-2018 arasında MHP'nin yaşadığı olağanüstü kurultay süreci akla geliyor. CHP yönetimi, MHP'nin parti içi tartışmalarını sadece izlemekle yetinmedi. "Değişim" söylemi üzerinden yürüyen muhalif hareketlere açık destek verildi. Sonrasında İYİ Parti'yle kurulan yakın ilişki ve 15 CHP milletvekilinin geçici olarak bu partiye gönderilmesi, bu stratejinin en somut örneği olarak tarihe geçti. Elbette siyasi partiler birbirini eleştirir. MHP'nin bugün CHP'ye yönelik tutumu, geçmişte kendisine gösterilen tavrın bir rövanşı değil; siyaset anlayışının bir yansımasıdır. Siyasette gerçek kalite, rakibiniz düştüğünde onu tekmelemek değil; rekabeti milletin huzurunda, sandıkta sürdürmektir.

29 Haziran 2026 08:27

Köşe Yazarı

Yeni Parti Mi Yeni Algı Mı?

Özel, Birgün Gazetesi'ne verdiği demeçte, 'rejimin saldırısı altındayız" derken bir adım daha ileri gidiyor ve "ulus ötesi güçlerin Türkiye üzerindeki hesaplarında CHP'yi ortadan kaldırma isteği bulunduğunu" söylüyor. Bu sözler, Türkiye'de ve dünyada yaşanan değişimleri doğru okuyamayan bir siyasi ruh halinin dışavurumu olarak görülebilir. Çünkü uluslararası sistemin işleyişi ortada. Devletler ve küresel aktörler, duygularla değil çıkarlarla hareket ediyor. Asıl hata kendi çıkarları doğrultusunda hareket edenlere Türkiye'yi şikayet etmek ve bölgedeki kritik süreçlerde bu yapılarla ilişki içinde olmak.. Türk devletinin kurumsal aklı buna asla izin vermez. Bu durumu öyle komplo teorileriyle açıklamaya gere yok. Özel'in gözden kaçırdığı ve 'müesses nizam' diye olumsuzladığı şey aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yıllardır güvenip sonuç aldığı 'Anadolu'nun feraseti' Bu gerçeği kabul etmek yerine Avrupa başkentlerine giderek Türkiye'yi şikâyet etme yolunu tercih ettiler. Demokrasi, hukuk ve yargı tartışmalarını uluslararası platformlara taşıdılar. Fakat bekledikleri desteği bulamadılar. Kulislerde konuşulanlar da bu tabloyu destekliyor. Sosyalist Enternasyonal'in toplantılarına katılan bazı isimlerin, Özgür Özel'in hemen her konuşmasını Ekrem İmamoğlu eksenine oturtmasından rahatsızlık duyduğu ifade ediliyor. Türkiye'nin geleceğine ilişkin kapsamlı bir siyasi vizyon yerine sürekli aynı gündemin tekrar edilmesinin rahatsızlık oluşturduğu belirtiliyor. Yine uluslararası toplantılarda CHP heyetine ayrılan ilginin geçmiş dönemlere kıyasla daha sınırlı kaldığı, bazı organizasyonlarda konuşmaların kısa tutulmasının özellikle talep edildiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Daha da önemlisi, Türkiye'ye gelen Avrupa heyetlerinin ve birçok yabancı temsilcinin önceliği Özel'le fotoğraf vermek değil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimiyle temas kurmak biçiminde oluyor. Enerji, savunma, göç, ticaret ve bölgesel güvenlik başlıklarında anlaşmalar yapılırken muhalefetin beklentilerinin uluslararası gündemin gerisinde kaldığı ortada.. Bu durumun temel nedeni ideolojik tercihler değil, devletlerin çıkar hesabıdır. Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı var. Enerji güvenliğinden göç yönetimine, savunma sanayinden bölgesel krizlere kadar birçok konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye kritik bir aktör konumunda. Dolayısıyla Avrupa başkentleri açısından esas muhatabın Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun seçilmiş yönetimi olduğu görülüyor. Öte yandan Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye'ye yönelik eleştirilerin ve bazı yaptırım çağrılarının arka planında CHP'nin uluslararası alandaki yoğun temaslarının etkili olduğunu düşünenler de bulunuyor. Özellikle Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yönelik bazı yaptırım girişimlerinin Ankara'da bu çerçevede değerlendirildiği biliniyor. Ancak bütün bunlar başka bir gerçeği değiştirmiyor: Uluslararası sistem, güçlü gördüğü aktörlerle çalışır. Güven vermeyen, istikrar üretemeyen ve ülkesinin geleceğine ilişkin net bir vizyon ortaya koyamayan siyasi hareketlere destek vermez. Bu nedenle bugün Özgür Özel ve ekibinin karşı karşıya olduğu sorun iddia ettikleri gibi "ulus ötesi güçlerin operasyonu" değil; toplumun ve uluslararası çevrelerin güvenini kazanmakta yaşadıkları zorluktur. Ve görünen o ki İmamoğlu-Özel yönetimi hâlâ bu temel gerçeği kavrayabilmiş değil.

22 Haziran 2026 09:46

Köşe Yazarı

Chp'de Yol Ayrımı: Asıl Sınav Şimdi Başlıyor!

Özgür Özel ve beraberindeki isimler, olağanüstü kurultay için topladıkları imzaları yarın CHP Genel Merkezi'ne teslim edecek. Toplanan imzalarla ilgili iki önemli soru var: "Hangi delegelerden imza toplandı ve Genel Merkez imzaları kabul etse bile mahkeme kararı kesinleşmeden kurultay toplanabilir mi?" Bu iki sorunun yanıtını aslında Özel ve ekibi de çok iyi biliyor. Özellikle merkez siyasette konumlanacağı belirtilen ve "dört eğilimi" bir araya getirmeyi hedefleyen yeni oluşum, CHP içerisindeki ayrışmanın kurumsal bir kimlik kazanacağının habercisi... Fakat CHP gibi köklü bir partiden ayrılmanın siyasi maliyeti her zaman yüksektir. Ancak seçmenin temel sorusu hiç değişmedi: "Neden ayrıldınız ve neyi daha iyi yapacaksınız?" Bu soruya güçlü cevap veremeyen hareketlerin kalıcı başarı elde etmesi kolay olmadı. Bugüne kadar CHP'nin en büyük dayanağı kendi seçmen tabanı oldu. Mezarlıkta rakı içilmesine ilişkin görüntüler, "havlulu başkan" tartışmaları ve belediyeler etrafında gündeme gelen yolsuzluk iddiaları, parti yönetiminin önemsemesi gereken ciddi bir algı sorunu oluşturuyor. Eğer yeni siyasi oluşumlar da aynı yankı odasının sınırları içinde kalırsa, CHP'den ayrılmış olmaları tek başına bir değişim anlamına gelmeyecektir. Tam da bu nedenle Özgür Özel ve arkadaşlarının önündeki sınav sadece yeni bir parti kurmak değil, toplumun farklı kesimlerini ikna edecek yeni bir siyasi dil ve güven zemini oluşturabilmektir. Şimdi gözler hem CHP Genel Merkezi'nde hem de yeni siyasi oluşumların nasıl bir yol haritası ortaya koyacağında.

15 Haziran 2026 09:35

Köşe Yazarı

Belde Seçimlerinin Anlattığı Sosyal Medya Ve Sandık Farkı

Hafta sonu altı beldede yapılan yerel seçimlerde AK Parti 4, MHP 1, CHP 1 belediyeyi kazandı. CHP'yi yönettikleri 2.5 yıllık sürede meydanlarda toplanan kalabalıkların zaten kendi tabanları olduğunu unutarak tüm seçmenin desteğini aldıkları yanılgısıyla sahadaki gerçeklerden kopmuşlardı. 6 beldeden sadece birini üstelik 74 oy farkla kazanabilmesi vatandaşın ikna olmadığını gözler önüne serdi. CHP'nin adayı Tokat Çevrecik'teki seçimi sadece 74 oy farkla kazandı. Oysa CHP 2023 seçiminde aynı beldede 81 oy almış, Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 90'a yaklaşmıştı. Tokat'ın Yolüstü beldesindeki CHP adayına sandıktan sadece 2 oy çıkması seçimlerin sosyal medyadaki gibi olmadığını gösterdi. - Tokat Yolüstü: AK Parti - Tokat Almus Bağtaşı: AK Parti - Gümüşhane Tekke: AK Parti - Nevşehir Mustafapaşa: AK Parti - Tokat Yeşilyurt Kuşçu: MHP - Tokat Çevrecik: CHP

08 Haziran 2026 09:38

Köşe Yazarı

Demokrasiye Darbeyi Kim Vurdu?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi CHP'nin 38. seçimli olağan kurultayı hakkında mutlak butlan kesin hükümsüzlük kararı verdi. Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığa geri gelirken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu 'nun CHP dönemi olaylı şekilde sona erdi. "Baba ocağı" dedikleri CHP'yi yakıp yıkıp gittiler dönüşleri imkansız olmasa da zor görünüyor. Mutlak Butlan kararı CHP'nin eski yönetimi ve muhalefet tarafından "demokrasiye darbe" olarak sunuluyor ve Kılıçdaroğlu ağır şekilde eleştiriliyor. Pazar günü polisin CHP'ye zorla girdiği görüntüleri televizyondan izleyen CHP örgütündeki ağır abiler, "CHP, CHP olalı böyle zulüm görmedi" derken tüm bunların sebebinin Ekrem İmamoğlu olduğunu itiraf ediyorlar. Pazar günü CHP polis marifetiyle boşaltıldı. Sosyal medya ve muhabir gruplarının adı "Özgür Özel İletişim" olarak değiştirildi ve CHP ibaresi kullanılmadı. CHP fiilen 3'e bölünmüş olacak. Özgür Özel dünden itibaren hiç beklemeden baba ocağı dediği CHP'yi düşman ilan etti bile.

25 Mayıs 2026 14:21

Köşe Yazarı

Ana Muhalefetin "Özkan Yalım" Sınavı

Tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım için " CHP yönetiminin kara kutusu" benzetmesi yapmıştım. Yalım'ın etkin pişmanlıktan faydalanmak için başvuru yaptığı günden bu yana verdiği ifadeler CHP yönetimi için sınava dönüştü. "Sağlam paket, duvar üstüne poşette 200 bin, mavi valiz" gibi literatüre yeni kavramların kazandırıldığına tanıklık ediyoruz. Çünkü kendisine sahip çıkılmadığını düşünen Özkan Yalım, CHP yönetimine, "Bunlar daha iyi günleriniz daha neler anlatacağım" mesajı gönderdi bile. Anlattıklarının detayına girecek halimiz yok ancak savcıların sansürü de aradan kalkarsa Yalım'ın açıklamaları CHP içinde "tsunami etkisi" yapacak gibi görünüyor.. Son dönemde kamuoyu desteğinde ciddi azalma yaşanırken "Onurlu bir çıkış her zaman mümkündür" yaklaşımı ise unutulmuş gibi. CHP içindeki her toplantıda Yalım'ın anlattığı detaylar ve özel ilişkiler konuşuluyor. Dikkat çeken başka bir konuda Özkan Yalım'ın partiden ihraç süreci.. Yalım'ın tepkisinin nedenlerinden bir tanesi de ihraç kararıydı.

18 Mayıs 2026 09:09

Köşe Yazarı

Chp'li Başkan Kimin Tutuklanmasını İstedi?

Bundan bir buçuk yıl kadar önce henüz Ekrem İmamoğlu 'nun gözaltına alındığı 19 Mart operasyonu yapılmamışken CHP'li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bugünün Adalet Bakanı o günün İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'i telefonla arıyor. "Ekrem hırsızını..." Görüşmenin sonuna gelinirken Tanju Özcan'dan sürpriz bir soru geliyor, "Sayın Başsavcım Ekrem hırsızını ne zaman alıyorsunuz?" Başsavcı Akın Gürlek bu soruya şaşırıyor ama 'Soruşturma devam ediyor' deyip konuyu kapatıyor. Özcan yolsuzluk iddiasıyla 28 Şubat 2026'da gözaltına alındığında CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Utanılacak bir iş yapmayan Cumhuriyet Halk Partilinin arkasında böyle kaya gibi hep birlikte dururuz. Tanju bu memleketin ve Atatürk'ün partisinin evladıdır. Yalnız değildir. Sahipsiz değildir" demişti. Tüm bunlara rağmen CHP yönetimi hala Tanju Özcan hakkında disiplin işlemi başlatmadı Özcan'ın parti üyeliği devam ediyor. Bu noktaya nasıl gelindi 2023 seçimlerinin ardından Tanju Özcan, Bolu'dan Ankara'ya yaptığı "Adalet ve Değişim" yürüyüşü sırasında gönlünden geçen genel başkan adayının Ekrem İmamoğlu olduğunu açıkça beyan etmiş her süreçte destek vermişti. Acaba Özcan, bu kadar kısa sürede, "Ekrem İmamoğlu'nu ne zaman alıyorsunuz?" diyecek noktaya nasıl geldi. Eskiler "men dakka dukka" derlerdi ama son dönemde çok duyduğum güncel ifadeyle bitireyim "CHP'de karma işliyor"

11 Mayıs 2026 09:22

Köşe Yazarı

Ayrışmanın Adı İmamoğlu

Çünkü sokağa inen CHP'lilere sorulacak ilk soru "Özkan Yalım'ı neden ihraç etmediniz?" olacaktı. Bu mesajın okunmasından sadece AK Parti'li belediye başkanları rahatsız olmadı. CHP'li bazı belediye başkanları da "Tarafsız olunması gereken bir yerde bu mesaj ile ortamı germenin ne anlamı var" yorumunu yapıyor. Neyse konumuz bu değil... Vatandaşın gündeminde İmamoğlu yok CHP sokağa iniyor. Ekonomi bir numaralı gündem... Erdoğan'a güven yüzde 55, Butlan çıksın diyenler yüzde 54 CHP'nin içinde bulunduğu duruma bakış açısı ise şöyle: Elime geçen bir ankete göre 'yargı gereğini yapmalı, mutlak butlan çıkmalı, bir siyasi partinin para ile dizayn edilmesine izin verilemez' diyenlerin oranı yüzde 54.3...Yargı bu işe karışmasın diyenlerin oranı yüzde 34.1, fikrim yok diyenlerin oranı ise yüzde 11,7.... Aynı ankette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a duyulan güvenin tüm rakiplerini geride bırakarak yüzde 55.6...Özgür Özel'e güven oranı ise sadece yüzde 26.2, İmamoğlu'na yüzde 30.7.... CHP'de ayrışmanın adı 'İmamoğlu' CHP yönetimi başından beri ayrışma konusunda eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu ve parti içi muhalefeti suçlayıp durdu. Asıl sorun İmamoğlu. Yani CHP'de bir İmamoğlu ayrışması yaşanıyor ve gittikçe de derinleşiyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel daha önce kendisine 'sahaya inelim' diyen milletvekillerine "Ekrem İmamoğlu'nu geride bırakıyor gibi anlaşılmaz mı?" sorusunu sorduğu ve tereddüt ettiği biliniyor. Artık CHP'de bir numaralı gündem İmamoğlu değil halkın sorunları olacak. Özel, İmamoğlu'na ayrı başlık açmadı. Sadece 2 kez İmamoğlu'nun adını andı. Saadetlilerle görüştüm "86 milyonun oh be diyeceği adayı" öğrenmek mümkün olmadı. Ortak aday çıkarırlar mı henüz belli değil ancak kesin olan bu partilerin bir daha CHP ile yan yana gelmeyecekleri. CHP yalnızlar rıhtımında Milliyetçi cephede görünen İyi Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti'nin de CHP ile işbirliği zor görünüyor. DEM Parti'nin kendi adayını çıkarması halinde CHP'nin iyice yalnız kalacağı ortada.. SIRRI SÜREYYA BELGESELİ Cezaevlerinden film setlerine oradan Meclis'e uzanan kimi zaman güldüren kimi zaman ağlayan ama çoğu kez düşündüren mesajlarla dolu bir hayat hikayesi.. TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili olan Sırrı Süreyya Önder geçen yıl 3 Mayıs'ta geçirdiği kalp krizi sonrası yaşamını yitirmişti.

04 Mayıs 2026 09:01

Köşe Yazarı

Siyasette Hayaller Ve Gerçekler

Bu sözler belediye başkanları toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel 'e ait. Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet adamı kimliği ile TBMM'deki 23 Nisan resepsiyonunda, "Ana muhalefet genel başkanıyla görüşürüm" derken CHP bu yanıtı aynı olgunlukla karşılayamadı... CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Cumhurbaşkanı ile görüşür müsünüz" sorusuna 'düşman hukuku' sözleriyle cevap verdi. 23 Nisan resepsiyonunda şunları söyledi: "Burası kokteyl ortamı, imkan olursa tabi ki merhabalaşırız orada bir kısıt yok ama görüşme dediğiniz demokrasilerde olması gereken gibi bir görüşme için herkesin birbirinin hakkına hukukuna saygılı olması lazım. Bize düşman hukuku uygulanıyor. Bir düşman hukuku uyguladığınız muhatabınızla daha sonra ihtiyacınız olduğu zaman da normal bir ilişki beklemeyin." Erdoğan'ın resepsiyondaki sözleri CHP cephesinde, "yeni bir görüşme talebi" olarak yorumlanmış görünüyor. Çünkü belediye başkanları toplantısında hatırlatılan o sözler üzerine Özel'in yeni bir şart koştuğu ortaya çıktı. Özel'in belediye başkanları toplantısındaki özel görüşmelerde, "Cumhurbaşkanı Erdoğan benimle görüşmek için fırsat kolluyor. Ancak bir masa kurulması için iktidarın adım atması lazım. Tutuksuz yargılama süreci başlamazsa görüşme olmaz. Tutuklu başkanlar serbest bırakılmazsa masaya oturmam" dediğini öğrendim. CHP'nin Terörsüz Türkiye ile ilgisi olmayan daha çok Ekrem İmamoğlu'nun serbest kalması yönündeki talepleri de ancak silahlar bırakılırsa yeniden gündeme gelebilir.. CHP Genel Başkanı Özel, hafta sonu yeni yol haritası belirlemek üzere belediye başkanlarıyla buluştu. CHP yönetimi 31 Mart seçimleri sonrası eline geçen büyük fırsatı kullanamadı.

27 Nisan 2026 09:21

Köşe Yazarı

Chp'de Herkes Birbirinden Rahatsız

CHP'li belediye başkanları sadece operasyonlardan rahatsız değil bir rahatsızlıkları daha var. Siyasette ipler gerildikçe faturanın kendilerine çıktığını düşünen CHP'li belediye başkanları partinin tek gündeminin Ekrem İmamoğlu olmasından rahatsızlar. CHP içinde perde gerisindeki homurdanmalarlar artıyor ama İmamoğlu'na yakın isimler de operasyon düzenlenen diğer başkanlardan rahatsız. Hatta İmamoğlu'na yakın isimler Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım gibi yolsuzluk operasyonu düzenlenen diğer belediye başkanlarının kendi imajlarını zedelediğini söylüyor. Üstelik rüşvet talepleri ise 29 Aralık 2025'te dinlemelere takılmış. Halk arasındaki yorumlar ortak: "Hak ediyorlar" CHP'li ABB Mansur Yavaş dikkat çeken çıkış bir yaptı. "Biz bunu seyredemeyiz. Topluca bir karar almamız ve bu kararı tüm dünyaya duyurmamız gerekiyor" dedi. Yavaş'ın sözlerini, "CHP harekete geçiyor başkanlar istifa edebilir. CHP sine- i millete dönüyor" şeklinde yorumlayanlar oldu. CHP Genel Merkezi Silivri'den talimat almayı sürdürürken CHP'li başkanların pervasız hareketleri ortalığa saçıldı. Belliki CHP yönetimini ne kendi belediye başkanları ne de vatandaşlar dinliyor. Genel Başkan dahil butlan kararı çıkması durumunda partiyi Kemal Kılıçdaroğlu'na teslim etmeyip 'kanlarının son damlasına kadar direniş sözü' verenler var.

20 Nisan 2026 08:52

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha