×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Türkiye Güçlendikçe Fetö'yü Kullananların Eli Zayıflayacak…

FETÖ denilen ihanetin, Çanakkale ruhu ile millet sinesinde söndürüldüğü günün 10. yıldönümü. FETÖ, sadece bir istihbarat, terör ve ihanet şebekesi değil. 15 Temmuz'u doğru okumak, FETÖ'nün, yabancı istihbarat örgütleri ile birlikte hareket ettiğini unutmamaktan geçiyor. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) 26 Mayıs 2017'de TBMM Darbe Araştırma Komisyonu'na gönderdiği 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin raporunda; FETÖ'nün 170 ülkede faal olduğu, ana karargâh merkezinin ABD olduğu ve yabancı istihbarat servislerinin şemsiyesi altında çalıştığı ifade edildi. 23 Ocak 2019'da Polis Akademisi Başkanlığınca hazırlanan "Uluslararası bir tehdit olarak FETÖ" başlıklı raporda, başta ABD olmak üzere örgütün Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu, Afrika, Rusya, Orta Asya ve Kafkaslardaki yapılanması ile ilgili kapsamlı bilgiler sıralandı. FETÖ/PDY'nin lider kadrosunda yer alan Mustafa Özcan, 10.10.2013'te F. Gülen'e; MİT Müsteşarlığı'nın ABD'de örgüte karşı yürüttüğü faaliyetlerden, 'irtibat kanalları' (CIA) aracılığıyla haberdar olduğunu iletti. İki gün önce İçişleri ve Adalet Bakanlıkları, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik 81 ilde 968 şüpheli hakkında operasyon başlatıldığını bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün 15 Temmuz Sempozyumu'na gönderdiği mesajı hatırlatalım: 'Hizmet' diyerek, 'himmet' diyerek, 'eğitim' diyerek milletimizin halisane duygularını 40 yıl boyunca istismar eden ihanet şebekesinin asıl niyeti, 15 Temmuz gecesi ortaya çıkmıştır.

Hüseyin Gülerce

Kaynak: Star

15 Temmuz 2026 16:30

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Hüseyin Gülerce

İşte Belgeler; Yazıcıoğlu, Fetö Elebaşının Talimatı İle Öldürüldü…

Bilindiği gibi Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin 25 Mart 2009'da düşen helikopterde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma dosyası, 190 klasörlük adli arşiv ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Muhsin Yazıcıoğlu' nun 17 yıl önceki ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında, "silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak" ile "tasarlayarak kasten öldürme" suçlamalarından 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, şüphelilerin; Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) faaliyetleri kapsamında Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza kırımına uğraması olayına ilişkin "tasarlayarak kasten öldürme" suçuna iştirak ettikleri belirlendi. Dönemin İstanbul Hava Mahrem İmamı Erol Sağlam'ın 21 Mart 2009'da İstanbul'dan Diyarbakır'a, buradan da Malatya'ya geçtiği belirlendi. Ortak irtibat konumundaki Cağfer Sarıkaya'nın, 15 Temmuz darbe girişiminde, Akıncı Üssü'nde yakalanan Harun Biniş ve firari Adil Öksüz ile birlikte 23 Mart 2009'da İstanbul'dan ABD'ye gittiği tespit edildi. Mesajda şu ifadelerin kullanıldığı belirlendi: "Benim başıma Yazıcıoğlu hadisesi gelince hemen İzmir'e gittim. Barbaros abiyle görüştüm. O, büyüğümüzle konuştu. Sabah İstanbul'da heyet toplandı. Öğlen El Aziz'e geldim, noktayı koyduk. Tereyağından kıl çeker gibi iş halledildi. Amerika'ya gittiğimde büyüğümüz, sürecin en sıkıntılı hadisesiydi, dedi." Yazıcıoğlu'nun ölüm anına ait görüntülerin saklandığı bir flash belleğin uzun süre Bank Asya'nın şifreli kasasında tutulduğu, 2015'te Pensilvanya'ya götürüldüğü, beyanlar arasında yer aldı.

18 Temmuz 2026 13:17

Hüseyin Gülerce

Chp'de Dananın Kuyruğu Koptu Kopacak…

Özgür Özel ve İmamoğlu'nun, suçlanan herkesi suçsuz ilan etmelerine karşılık Kılıçdaroğlu'nun; "aklanın da gelin" kararlılığı devam ediyor. Özgür Özel yeni bir parti ile yola çıkarken CHP yönetiminin raporları sayesinde, "İktidarımızın önü yargı ile kesilmek isteniyor" iddiaları boşa düşecek... İmamoğlu ve Özgür Özel, CHP'de kalıp mücadele etme hesaplarının tutmadığını artık görüyorlar. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Nefes gazetesinden Deniz Zeyrek' in sorularını cevaplarken "Ne olursa olsun, parti içinde kalalım" gibi bir noktada da değiliz. Yeni parti kurduğumuzda CHP'den tamamen vedalaşmış olacağız" dedi. Özgür Özel, yeni parti kurma konusunda ilk defa böylesine net konuşuyor. Bir de yedek parti kullanma düşüncesi var: "Baskın bir seçim ihtimaline karşı da seçime girme yeterliliği olan ya da seçime girme yeterliliğine çok yakın bir partiyi devralmak." İmamoğlu-Özel ikilisinin yargıya yönelik suçlamaları devam ederken yeni yargı kararları, İmamoğlu/Özel ikilisinin morallerini tamamen bozuyor. CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali istemiyle açılan davada mahkeme, daha önce verilen tedbir ara kararının devamına hükmetti. Gürsel Tekin başkanlığındaki kayyım heyeti görevine devam edecek. Duruşma 16 Ekim saat 11.00'e bırakıldı. Dikkat 16 Ekim'e... İmamoğlu ve Özel'in yeni parti kurma kararı tam bir macera olacak. Siyasette hesaplar, hele böyle ana gövdeden ayrılıp tutunmak, pek kolay değil. Bunun tek istisnası AK Parti'dir. AK Parti'nin neden başarılı olduğunu İmamoğlu tayfasının iyi irdelemesi/analiz etmesi gerekir. Tek bir ifade ile açıklayayım millet istedi öyle oldu... Şaibelere bulaşmış İmamoğlu ve Özel'i, milletin istediğini söylemek abesle iştigal etmektir. CHP'de olan bitenler; asrın en büyük yolsuzluk, rant, soygun iddiaları, MASAK raporları, HTS kayıtları, belgeler ve itiraflarla ortaya kondu. Nasıl bir parti kurarlarsa kursunlar yargı; İmamoğlu ve Özgür Özel'in yakasını bırakmayacaktır. Davalar sonuçlandığında görülecektir ki Özgür Özel'in, "biz sütten çıkmış ak kaşık gibiyiz" üfürmesi, geri tepen bir silah gibi olacaktır.

11 Temmuz 2026 23:10

Hüseyin Gülerce

Ankara Nato Zirvesinde Neler Oluyor Neler…

1. Türkiye geçmiş dönemlerin aksine NATO'nun dış yörüngesinde bir uydu ülke değildir. "ASELSAN, ROKETSAN, STM ve TÜBİTAK'ın yüklenicileri arasında yer alacağı bu projeler, önümüzdeki yıllarda İttifak'ın caydırıcılık mimarisinin omurgasını oluşturacak" dedi. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, konuyu özetledi: " Coğrafyamızın gücü ve askeri gücümüzle yer aldığımız NATO'da, artık savunma sanayisi gücümüzle de önemli bir oyuncu olma durumumuzu pekiştirdik. NATO'nun beyni Türkiye'ye emanet edildi. Görev bizzat ASELSAN'a verildi. Akyol'un bu konudaki açıklaması şöyle: "Bugün, üye ülkelerin ortaklaşa geliştireceği yeni nesil teknolojilere yönelik yatırım programı kapsamında, alçak dünya yörüngesinde (LEO), güvenli haberleşme uydularının tasarımı görevi ASELSAN'a tevdi edilmiştir. Bu görev, ülkemizin uzay teknolojileri alanındaki mühendislik yetkinliğine ve uluslararası düzeyde duyulan güvene önemli bir göstergedir." 1 Haziran 2025-31 Mayıs 2026 dönemi verilerine göre Türkiye, 178 ülkeye savunma ve havacılık ürünü ihraç etti. Ülke bazındaki sıralamada ilk üç sırayı ise NATO müttefikleri oluşturdu. Verilere göre, NATO üyesi ülkelere yapılan ihracat 6 milyar 235 milyon 676 bin dolara ulaşırken bu rakam, sektörün toplam ihracatının yüzde 57.28'ini oluşturdu. 2. Sadece NATO bünyesinde değil özellikle ABD/İsrail- İran savaşı ile Türkiye bölgesinde de yıldızı parlayan bir devlet olmuştur. ABD basını, Türk İHA'ları, hava savunma sistemleri ve elektronik harp çözümlerinin, özellikle ABD'ye bağımlılığı azaltmak isteyen ülkelerin ilgisini çektiğini yazıyor. ABD-İran savaşı, Körfez ülkelerini kendi savunmaları konusunda yeni yollar/alternatifler arayışına yöneltti. Türkiye bu arayışta ilk akla gelen ülke oldu. Bölgesel, hatta küresel çatışmalarda Türkiye'nin öne çıkan arabulucu, dengeli rolü dış politikada yeni bir ağırlık merkezi oluşturuyor. Trump'la yakınlığı olan, NATO içinde bulunan Türkiye, aynı zamanda Putin'le de güvenilir bir yakınlık içinde. Hatta AB ile ABD arasında bile arabulucu rolünde bir Türkiye var. İçeride bazı iflah olmaz Erdoğan düşmanları, fitne kazanına odun taşısa da dış basında yapılan yorumlarda, "Türkiye'nin hem Washington hem de Moskova ile yürüttüğü dengeli dış politika, Avrupa ülkelerinin güvenlik ve diplomaside Türkiye'yi vazgeçilmez bir ortak olarak görmesini sağladı" deniyor.

08 Temmuz 2026 14:33

Hüseyin Gülerce

İmamoğlu Ve Özgür Özel'i, Murat Ongun Yaktı…

Yargı, asrın yolsuzluk, rüşvet, rant, soygun iddiası davasına, "İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davası adını verdi. Murat Ongun'un, yıllık 3 milyon 700 bin TL tutarındaki lüks bir konutta kiracı olduğu ortaya çıkmıştı. Ev kirası ve depozito ödemesi içeren 4.5 milyon TL'lik transfer bizzat eşi Zeynep Ongun tarafından yapılmıştı. Aylık geliri 80 bin TL olan eşi Zeynep Ongun, aylık kirası 310 bin TL olan ev için parayı nereden bulduğu sorulduğunda "Giresun'a gidip kayınvalidemden 2 kilo altın aldım, bunu Rize'de bir kuyumcuda bozdurup şahsi hesabıma yatırdım" demişti. Zeynep Ongun, "Kuyumcu tarafından düzenlenen gider pusulasını imzalamam gerektiği bana söylenmedi. Bundan dolayı imzalamamış olabilirim " diye açıklama yaptı. 2025 yılında aylık kira 416 bin TL'ye yükseldi ve 4,9 milyon TL'ye çıkan yıllık kira tutarını Zeynep Ongun yine yıllık peşin olarak yatırdı. Duruşmada son olarak çapraz sorgusu yapılan Ongun'a, savcı "Beykoz'da sitedeki ev sizin mi yoksa kiralık mı?" sorusunu yöneltti. "Kiralık, keşke benim olsa" diyen Ongun, savcının "Kirayı siz mi ödediniz, belediye mi?" sorusuna, "Konunun bana yöneltilen suçlamalarla bir ilgisi yok. Kiracı olmaktan suçlanan tek kişiyim. Yanıt vermemeyi tercih ediyorum." diyerek cevap vermedi. 1. Murat Ongun, İmamoğlu tarafından villada oturmasına göz yumulan biri. 2. Murat Ongun'un villada oturmasından Özgür Özel'in haberinin olmaması mümkün değil.

04 Temmuz 2026 09:27

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Hüseyin Gülerce

İmamoğlu-özel, Maceralı Yeni Yola Giriyor…

İmamoğlu-Özel ikilisi nihayet CHP'den ayrılmanın kararını verdi. 10 Haziran'da da Özgür Özel'e yakın 9 milletvekili tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edildi. Özel, "Biz partimizdeyiz ama yeni bir yürüyüşün, yeni bir yaklaşımın içindeyiz. Parti yeni de olsa mevcut partide devam da olsa yeni bir siyaseti müjdeliyoruz. Biz Türkiye'de yeni bir yol açıyoruz" dedi. Dün de CHP Grup Toplantısında noktayı koydu: "İşgal bitmezse bu milleti seçeneksiz bırakmayacağız. Bir kapı kapanırsa yenileri açılır." Aslında İmamoğlu ve Özgür Özel, cambaza bak oyununu devam ettiriyorlar. Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında tutuklanan Muhittin Böcek, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ek ifadesinde Ekrem İmamoğlu'nun, adaylık karşılığında kendisinden 15 milyon euro talep ettiğini ve bu paranın 5 milyon euro'luk kısmını ödediğini ileri sürdü. Yine soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından Uşak Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özkan Yalım, 26 Haziran'da savcılığa ek ifade verdi. Yalım, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kullanımına sunulmak üzere helikopter alınmak istendi, parti yönetiminde mali işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı olan Özgür Karabat benimle WhatsApp üzerinden irtibata geçerek, alınacak olan helikopterle alakalı araştırma yapmamı istedi. Özgür Özel, alınacak olan helikopterin özellikle Sikorsky tipi olmasını istemişti" diyor. Ama kamuoyunun beklediği cevabı ne İmamoğlu ne Özgür Özel bugüne kadar vermedi: "Böyle şeyler olmadı. Özgür Özel'in bahçe duvarına para bırakılmadı. İmamoğlu genel başkan olmadığı halde belediye başkan adaylarını, para alarak belirlemedi. Söylendiği yerde telefonu sinyal vermedi." Bunları hiç duymadık.

01 Temmuz 2026 11:16

Hüseyin Gülerce

Chp'de Kaos; Erdoğan'ın Yeni Bir Siyasî İklim Çağrısı…

CHP için "daha beter olsunlar" diye düşünenlerin aksine; devlet aklının, Türkiye'yi yönetme sorumluluğunun getirdiği bir üslup ile konuştu. Siyasî gelişmelerin bir yol haritası gibi anladığım o bölümü dikkatlerinize sunmak istiyorum: "Bir partinin iç meselesinin, TBMM çatısının ve demokrasinin meselesi hâline getirilmeye çalışıldığında buna kayıtsız kalamayız. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmalar son günlerde aynen buna evrilmiş. Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığına gölge düşürülmekte, siyaset kurumu yıpratılmaktadır. Lafa gelince 'Cumhuriyet'i biz kurduk', Atatürk'ün partisi olmakla övünen bir siyasi oluşumun böyle bir noktaya savrulması kaygı vericidir. Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini de paralize ediyor. Çok başlılık, muhalefetle birlikte demokratik siyasete de zarar veriyor. Açık söyleyeyim, biz, bu durumun sürdürebilir olmadığına inanıyoruz. Bizim duruşumuz ilk günden beri bellidir, iktidarı denetleme görevini layıkıyla ifa eden güçlü bir muhalefet, güçlü bir demokrasinin mütemmim cüzüdür. Vesayet altındaki bir muhalefet, demokrasi için ne kadar tehlikeliyse toplumdan kopuk, tamamen kendi iç gündemine sıkışmış, politika ve değer üretemeyen bir muhalefet de aynı ölçüde risklidir. Türkiye'nin selameti açısından muhalefetin de iktidar kadar dinamik, hızlı, üretken, çalışkan olması gerekir. Meselelerinin çözümü noktasında muhalefet de iktidar kadar yapıcı davranmalı, yasama süreçlerine olumlu katkıda bulunmalıdır. Türkiye siyasetinde yıkıcı rekabet yerine eserlerin, fikirlerin, hizmetlerin yarıştığı yeni bir iklimin hâkim olmasını istiyoruz. Muhalefet partilerinin, özellikle gelecekteki 1,5-2 senelik zaman diliminde Meclis gündemine gelen konularda çözümsüzlüğü savunmak yerine, Türkiye'nin ve Türk milletinin menfaatlerini önceleyen bir tavır sergilemesi gerekir. Sırf iktidara yarayacak diye ülkenin hayrına olacak işlere takoz koymak doğru bir yöntem olmaz. Şunu ifade etmek isterim ki, ister iktidar ister muhalefet sıralarında olalım, hepimiz, ifadesini ve iradesini temsil ettiğimiz milletimize karşı sorumluluk taşıyoruz. Hepimiz, milletin vazife yüklediği, milletin emanetini omuzlamış insanlarız. Birinci görevimiz, ülkeye ve millete hizmettir. Hiçbirimizin bundan daha büyük bir işi yoktur ve olamaz." Bu sorumlu, kucaklayıcı üslup, Terörsüz Türkiye sürecinde iç cephenin sağlamlığı, tahkim edilmesi adına da büyük önem ve değer taşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısını tekrarlayalım: "İktidar ve muhalefet; hepimiz, milletin vazife yüklediği, milletin emanetini omuzlamış insanlarız. Birinci görevimiz, ülkeye ve millete hizmettir. Hiçbirimizin bundan daha büyük bir işi yoktur ve olamaz."

27 Haziran 2026 15:46

Hüseyin Gülerce

Özel, "Seçilmiş" Değil, Tezgâh İle Seçilmiş Başkan…

Kemal Kılıçdaroğlu bu hafta da Meclis'te kürsüye çıkmazken Özgür Özel TBMM'de Grup Toplantısında konuştu. Ayrı dünyaların iki CHP'si var şu anda. MYK toplantısı sonrası açıklama yapan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, olağan kurultayla ilgili olarak Eylül ayının ilk haftasından itibaren kongre sürecini başlatacaklarını açıkladı. Özgür Özel ise Grup Toplantısında resmen umut tacirliği yaptı. Tutturmuşlar bir "seçilmiş Genel Başkan" teranesi, ama gerçeği sürekli görmezden geliyor, dikkat dağıtıyorlar. 38. Kurultay'da yargı; delegelerin oyunun satın alındığı, belediyelerde iş/koltuk verildiği tespit edilmiş ve Özgür Özel'in hile ile, oyun ile, tezgâh ile seçildiği, dolayısıyla bu seçimin ve sonrakilerin geçersiz olduğunu ortaya koymuş. Dün son olarak "ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız" dedi. Malum medya, CHP'li kalemşorlar ha bire anketler yayınlıyor, Özgür Özel'in CHP'den ayrılıp kuracağı partinin birinci parti olduğunu dayatıyorlar. Özgür Özel bir lider değil. Dün kürsüden diyor ki, "seçilmişler talimatı, görevi milletten alırlar." Biz de diyoruz ki, İmamoğlu'nun parası ile seçilenler talimatı, İmamoğlu'ndan alırlar.

24 Haziran 2026 04:34

Hüseyin Gülerce

Fetö Elebaşı, Yazıcıoğlu Suikastının Emrini Neden Verdi?

15 Temmuz 2016'daki darbe teşebbüsü ile gerçek yüzü ortaya çıkmış bu ihanet örgütü, 252 millet evladını şehit etti. Türk milletinin yiğit evladı, Büyük Birlik Partisinin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009'da 5 kişi ile birlikte kendisini taşıyan helikopterin düşmesi sonucu şehit düştü. FETÖ ile mücadelede yeni bir dönem başlıyor. Hürriyet gazetesi yazarı Nedim Şener, "Ankara Başsavcı Vekili Ömer Örücü ile yaptığım kısa görüşme 17 yıl sonra da olsa gerçeklerin ortaya çıkacağına dair umutları yeşertti" diye yazdı. Başsavcı Vekili Örücü 'nün şu ifadelerine yer verdi: " Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Bakanımızın, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması konusunda, 'soruşturma kime dokunursa dokunsun, ucu nereye giderse gitsin' talimatıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız sonuna kadar gidecek, gerçeği ortaya çıkaracak ve adalet mutlaka yerini bulacak. Bu Türk yargısının Türk milletine verdiği sözün yerine getirilmesidir. " Adalet Bakanı Akın Gürlek, dört gün önce sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) firarilerinin takibinin titiz şekilde yürütüldüğünü belirterek, "Adalet er ya da geç tecelli edecek ve bu ihanet şebekesinin tüm mensupları hukuk önünde hesap verecektir." ifadelerini kullandı. Adalet Bakanlığı, "FETÖ" soruşturmaları kapsamında yurt dışında firari durumda bulunan kişilerin Türkiye'ye iadesi için yeni bir çalışma başlattı. Bakanlık tarafından hazırlanan çalışma kapsamında, ilk etapta 52 kişi hakkında iade talep dosyalarının güncellendiği bildirildi. Muhsin Yazıcıoğlu cinayetinin aydınlatılması davası, FETÖ ihanet örgütü ile ilgili yeni ve sarsıcı pek çok gerçeği daha ortaya çıkaracaktır. Yazıcıoğlu cinayeti/suikastı, FETÖ elebaşı Gülen'in bizzat talimatı ile işlendi.. Şunu açıkça biliyoruz ki, 15 Temmuz gecesi tanklardan, helikopterlerden, savaş uçaklarından milletimizin masum evlatlarına ateş açılması emrini bizzat FETÖ elebaşı verdi. Bunun en kuvvetli delillerinden biri de 15 Temmuz'dan sonra ortaya çıkan FETÖ bağlantılarıdır. Helikopterde inceleme yapan kaza kırım ekibinde yer alan eski Yarbay Davut Uçum ve eski astsubay Aydın Özsıcak, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişimi ve 2 polisin şehit edilmesine ilişkin Muğla'da görülen davada, ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezalarına çarptırılmıştı. FETÖ elebaşı Gülen, Muhsin Yazıcıoğlu'na; kontrolüne girmeyen ve ileride kendisinin önünü kesecek lider şahsiyetlerden biri olduğu için suikast yaptırdı. Kendisinin mehdi/beklenen salih zat olduğuna inanan, beyinlerine çip taktığı etrafındakileri de buna inandıran FETÖ elebaşı, "mehdi"liğinin önünde engel gördüğü herkesi hedef aldı. Ona göre en büyük engel de Cumhurbaşkanı Erdoğan'dı. Haçlı/Siyonist tezgâhı olan 15 Temmuz darbe girişiminin asıl hedefi de "Erdoğan'sız Türkiye" idi...

20 Haziran 2026 16:08

Hüseyin Gülerce

İmamoğlu-özel Arasındaki Köprüler Atılırken…

Bugün CHP'nin 38. Olağan Kurultayındaki şaibenin yargıda sonlandırılması var. Bu meselenin ikinci perdesi İmamoğlu ve Özel için çok önemli. 6 kişilik 'Arınma Komisyonu'nda bazı belediye başkanları için de yeni ihraç süreçleri yolda. İmamoğlu ve Özgür Özel'e, CHP'den ayrılmanın dışında bir yol kalmıyor. Nitekim Kılıçdaroğlu T24'te Murat Sabuncu'ya yaptığı açıklamalarda, "Mücadele CHP içinde mi devam etmeli, yoksa yeni bir parti mi kurulmalı?" sorusuna, "ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız" diyor. CNN Türk'te katıldığı programda konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, Ekrem İmamoğlu'nun CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olmadığını söyleyerek, "Cumhurbaşkanlığı Ofisi de kapandı. Ortada hiçbir şey yokken cumhurbaşkanı adayı diyemezsin" dedi. Silivri Cezaevi'nden İlke TV'ye yaptığı konuşmada aynen şunları söylüyor: "Dâhili bedhah kayyımın ne düşündüğünü bilmem, ilgilenmiyorum da. Milletimize de huzurlarının kaçmaması adına bu kişiyi kâale almamasını tavsiye ederim." Bedhah, "başkasının kötülüğünü isteyen, kötü yürekli" kişi anlamına gelen bir sıfat. Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nde, "İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır" ifadesini İmamoğlu alenen istismar ediyor.

17 Haziran 2026 08:04

Hüseyin Gülerce

Chp; Tak Butlanı Koluna Herkes Kendi Yoluna…

Dikkatler, her gün yeni bir tasfiye/ihraç kararı alan Kemal Kılıçdaroğlu'nun hamlelerinde... "Bugün bakalım ne olacak?" Evet, çarşamba günü Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'e yakınlıklarıyla bilinen 9 milletvekili kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildi. Özgür Özel'in "CHP Grup Başkanı" sıfatını kullanması konusunda da tartışma sürüyor. TBMM Başkanlığı, CHP Genel Merkezi'nin itirazını değerlendiriyor. Cem Bey kendilerine, "Bu partinin bir genel başkanı vardır. Muhatabınız orasıdır" diye adres gösteriyor. Şahindur, "Önce aklanmaları lazım" diyor. Yargıya intikal eden belediyelerdeki yolsuzluk, rüşvet, rant, bavul/baklava kutularında dolarlarla/eurolarla iş çevirme, delege satın alma, villalara çökme organize suç iddialarını inkar eden sadece Özgür Özel ve avenesi... Son söylediği şu: "Biz de yeni parti heveslisi değiliz, yeni parti son çare, onu söyledim. Bizi de CHP içinde siyaset yapamayacak hale getirir, Türkiye'yi normal bir düzleme CHP ile taşıma umudumuzu yok ederlerse; o zaman mecburen yeni parti kurulur." Belki biraz iddialı olacak ama İmamoğlu ve Özgür Özel'in en iyi günleri bu günler...

13 Haziran 2026 16:05

Hüseyin Gülerce

Kılıçdaroğlu Tasfiye Düğmesine Bastı

Özgür Özel'i dinleyenler, "hain Kemal" sloganı, Kemal Kılıçdaroğlu'nu dinleyenler ise "Hırsız Özgür, Rüşvetçi Özgür, Hain Özgür" sloganını attılar. Kılıçdaroğlu'nun kararlılığı netti: "CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmadı. Bunu söylediğim için eleştiriyorlar. Ben sana para vereyim sen bana oy ver. Böyle bir şeyi bu parti kabul etmez. İradesini para ile satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır. İradesini para ile alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim." Özgür Özel ve İmamoğlu, yargıya intikal etmiş suçlamalara bugüne kadar hiç cevap vermedi. Evet, Özgür Özel "ben seçilmiş genel başkanım" deyip duruyor ama "iradesini para ile satan delegelerin oyu" ile seçildiğini unutturmaya çalışıyor. CHP'liler "Hırsız Cafer" sloganı attı. Bilindiği gibi Özgür Özel Mart 2025'te İngiliz BBC'ye verdiği röportajda da İngiltere Başbakanı Starmer'a adeta yalvararak "Terk edilmişlik hissediyoruz. Bu nasıl dostluk?" demişti. Özgür Özel dünkü konuşmasında 26 Temmuz'da Kurultay yapılmasını istedi. Kılıçdaroğlu Kurultay konusunda şunu söyledi: "Ben kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette genel başkanımızı erdemli oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak, dolarlar havada savrulmayacak..." Özgür Özel, sanki hiçbir şey olmamış gibi mevcut delegelerle yine tezgâh kurma peşinde. CHP yandaşı TV kanallarında, yandaş yazarların köşelerinde hiç dile getirilmeyen bir konuyu da Kılıçdaroğlu dile getirdi: "Dünya değişiyor, Orta Doğu değişiyor. Peki CHP bu konuda ne söylüyor, dış politikada ne söylüyor? Daha bu devletin çıkarlarını, CHP savunmayacaksa kimler savunacak?" Görüldüğü gibi CHP'de sadece çıkar çatışması yok.

10 Haziran 2026 09:18

Hüseyin Gülerce

Kılıçdaroğlu Tasfiye Düğmesine Bastı

Özgür Özel'i dinleyenler, "hain Kemal" sloganı, Kemal Kılıçdaroğlu'nu dinleyenler ise "Hırsız Özgür, Rüşvetçi Özgür, Hain Özgür" sloganını attılar. Kılıçdaroğlu'nun kararlılığı netti: "CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmadı. Bunu söylediğim için eleştiriyorlar. Ben sana para vereyim sen bana oy ver. Böyle bir şeyi bu parti kabul etmez. İradesini para ile satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır. İradesini para ile alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim." Özgür Özel ve İmamoğlu, yargıya intikal etmiş suçlamalara bugüne kadar hiç cevap vermedi. Evet, Özgür Özel "ben seçilmiş genel başkanım" deyip duruyor ama "iradesini para ile satan delegelerin oyu" ile seçildiğini unutturmaya çalışıyor. CHP'liler "Hırsız Cafer" sloganı attı. Bilindiği gibi Özgür Özel Mart 2025'te İngiliz BBC'ye verdiği röportajda da İngiltere Başbakanı Starmer'a adeta yalvararak "Terk edilmişlik hissediyoruz. Bu nasıl dostluk?" demişti. Özgür Özel dünkü konuşmasında 26 Temmuz'da Kurultay yapılmasını istedi. Kılıçdaroğlu Kurultay konusunda şunu söyledi: "Ben kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette genel başkanımızı erdemli oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak, dolarlar havada savrulmayacak..." Özgür Özel, sanki hiçbir şey olmamış gibi mevcut delegelerle yine tezgâh kurma peşinde. CHP yandaşı TV kanallarında, yandaş yazarların köşelerinde hiç dile getirilmeyen bir konuyu da Kılıçdaroğlu dile getirdi: "Dünya değişiyor, Orta Doğu değişiyor. Peki CHP bu konuda ne söylüyor, dış politikada ne söylüyor? Daha bu devletin çıkarlarını, CHP savunmayacaksa kimler savunacak?" Görüldüğü gibi CHP'de sadece çıkar çatışması yok.

10 Haziran 2026 03:54

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha