
İlk olarak yandaş Abdülkadir Selvi tarafından gündeme getirilen S-400'lerin üçüncü bir ülkeye verileceği haberine Rusya'dan "doğrulama" geldi. "ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası" (CAATSA), Türkiye'nin 2017'de S-400 satın almasının ardından Trump'ın ilk döneminde Kongre'den geçmişti. Son dönemlerde "meşruiyet" karşılığında yeniden rotayı iyiden iyiye ABD'ye kıran Saray rejimi, şimdi bu yaptırımlardan kurtulmak için S-400 sistemlerinden kurtulmaya çalışıyor. Keleşoğlu, S-400 meselesini ve gelinen noktayı şöyle değerlendirdi: "S-400 meselesi, Türkiye açısından başından itibaren askeri değil, siyasi bir meseleydi. ABD'ye, özellikle o dönemdeki Suriye politikası nedeniyle yaşanan gerilim üzerinden mesaj verilmek isteniyordu. İlk Trump döneminde ilişkiler gerilmişti. Ancak köprünün altından çok sular aktı. Suriye'deki dengelerin dönüşümüyle Esad rejiminin yıkılması, Ukrayna Savaşı, ABD ile Türkiye arasında yeni bir yakınlaşma iklimi doğurdu. Gelinen noktada Türkiye, zaten askeri açıdan kullanılması güç, kendi hava savunma mimarisine entegre edilmesi imkansız hale gelmiş S-400'lerden kurtularak ABD'nin organize ettiği NATO güvenlik sistemine tam manasıyla geri dönmüş oluyor. O netameli ilişki böylece sona erdirilmiş oluyor. Türkiye, F-35 programının kurucu üretici ortağıydı ve bu ortaklıktan ciddi mali getiri de sağlıyordu. Ancak S-400 alımıyla bu ortaklıktan çıkarıldı. Şimdi ise F-35'i bu kez müşteri sıfatıyla alacak konuma geliyor. ABD'nin bunu neden yaptığına bakacak olursak: Ortadoğu politikalarında bir yakınlaşma var. Suriye meselesi çözüldü, Kürt meselesinde belli bir ortaklaşmaya gidilmiş, yoldaki pürüzler de temizlenmiş görünüyor. Rusya'nın tutumu ise kritik. Putin bu transfere izin verecek mi? Şunu hatırlamak lazım, silah satışlarında son kullanıcıya ilişkin hükümler bulunuyor ve satıcı ülkenin yeniden satış için izin vermesi gerekiyor. Bu bilgiyle birlikte Rusların ikna edileceğini düşünüyorum. Erdoğan ile Putin arasındaki kişisel ilişki burada belirleyici olacak. Bunun elbette bir bedeli, bir karşılığı olacak. Putin, özellikle son dönemde Türkiye'nin ABD ve NATO'ya daha da yaklaşmasından rahatsızlığını birçok kez belli etti. S-400'lerin yeniden satışına taş koyup koymayacağını hep birlikte göreceğiz. S-400'lerin Türkiye'nin mülkiyetinden çıkması durumunda, başkan geniş yetkilerini kullanarak bu yasanın önünü açabilir ve Türkiye'ye yönelik yaptırımların kalkmasının önünde hukuki bir engel kalmaz." İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde öğretim üyesi Doçent Dr. Sıtkı Egeli ise bu kararın fevri alındığına ve bedeline dikkat çekti: "S-400, aceleyle, tartılmadan verilmiş bir karardı. 15 Temmuz sonrasının atmosferiyle alındığı açıktı. Ancak bu kararın uzun vadede Türkiye'nin stratejik çıkarlarıyla örtüşmeyeceğine dair uyarılar ve eleştiriler o dönemde de yapılmıştı, ama dikkate alınmadı. Nitekim aradan geçen 9-10 yılın sonunda gelinen nokta ortada: Türkiye balistik füzelerin hedefinde kaldığında bile S-400'ler kullanılamadı, NATO'nun ve ABD'nin savunma sistemleri devreye girmek zorunda kaldı. Bu sistemin alımı, Türkiye'nin Batı ile olan ilişkilerini güçlendirmedi, tam tersine 9 yıldır hala giderilememiş olan bir güvenilmezlik algısı yarattı. Ankara şimdi bu algı engelini aşarak Avrupa'nın güvenlik mimarisine tekrar dahil olmaya çalışıyor. Diğer taraftan S-400 alınması, Hava Kuvvetleri vechesinde ciddi bir muharip uçak boşluğu ve operasyonel zafiyet oluşturdu. Türkiye şimdi bu boşluğu Eurofighter alımları ve F-35'e geri dönüş çabalarıyla kapatmaya çalışıyor. Ama bu arada 9 yıl kaybedildi. F-35'ten atılmamız sonucu yaklaşık 10-11 milyar dolarlık iş kaybı, F-35 uçaklarına yapılmış devasa yatırımın boşa gitmesi ve bir de üzerine gelen yaptırımlar... S-400 alımının uzun vadeli bir planlama değil, ani ve sonuçları düşünülmeden alınmış fevri bir karar olduğu artık çok daha net görülüyor. Türkiye'nin yeniden NATO eksenine dönmeye çalıştığı bugün, o eksenden sapmanın Türkiye'ye maliyeti ve getirdiği kayıplar daha iyi anlaşılıyor." RUSYA'NIN GOLÜYDÜ "Rusya, S-400 satışıyla NATO'ya ve ABD'ye karşı Türkiye üzerinden müthiş bir gol atmıştı. Şimdi o topu kalede tutabilecek fazla bir şey yapamıyor. F-35 meselesine gelirsek, Türkiye'nin F-35 alacağı zaten 1990'lardan beri bilinen, girilmiş bir yoldu. Rusya açısından sürpriz değil. Rusya S-400 hamlesiyle satranç tahtasında Türkiye'yi, NATO'yu ve ABD'yi ters köşeye yatırdı. Türkiye F-35'lerine 10 yıl geç kavuşmuş olacak ve bu arada üretim ortaklığından da dışlandı. Yani Rusya S-400 satışıyla çok önemli avantaj ve kazanımlar elde etti. Şimdiyse işler normale dönüyor ve esasen Rusya çok olumsuz bir duruma da düşmüyor. Bu sürecin devamında Rusya'nın Türkiye'yle köprüleri atacağını düşünmüyorum." Bütün itirazlara rağmen 2019'da 2,5 milyar dolara Rusya'dan alınan S-400'ler 10 yıldır Ankara'da askeri depolarda bekletiliyordu. İktidarın Suriye'de Rusya ile yakınlaşma doğrultusunda "siyasi rüşvet" olarak nitelendirilen S-400 alımı ABD ve NATO üyesi ülkeler tarafından da şiddetle eleştirilmişti. Bu verinin Rusya'ya ulaşması ise Moskova'ya F-35'in "görünmezliğini" etkisiz kılacak radar güncellemeleri yapma fırsatı tanıyor.
Kaynak: Birgün
11 Temmuz 2026 05:00
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Güncelleme - İzmir'de Tarım Alanından Makiliğe Sıçrayan Yangın Kontrol Altına Alındı
İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 6 uçak, 4 helikopter, 20 arazöz, 4 su ikmal aracı ve 2 dozer sevk edildi.
11 Temmuz 2026 21:14

Gencay Özcan Gözaltına Alındı
15 Temmuz darbe girişimine "tiyatro" dedikleri iddiasıyla haklarında soruşturma başlatılan iki CHP'li meclis üyesinden biri olan İBB Meclisi 2. Başkanvekili Gencay Özcan, emniyetteki ifadesinin ardından savcılık talimatıyla gözaltına alındı. NE OLMUŞTU İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Bahçelievler Belediye Meclisi'nde düzenlenen "15 Temmuz Şehitlerini Anma Programı"nda darbe girişimine "tiyatro" ifadesi kullandıkları iddiasıyla CHP'li Meclis 1. Başkanvekili Nazife Aktaş ile Meclis Üyesi Gencay Özcan hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan resen soruşturma başlatmıştı.
11 Temmuz 2026 21:01

Meteorolojiden Aydın İçin Yüksek Sıcaklık Uyarısı
Türkiye'nin en sıcak illerinden olan Aydın'da, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması beklenirken, hafta sonu etkisini artıracak sıcak hava dalgasıyla birlikte hava sıcaklığı Pazar günü 40 dereceye kadar yükselecek. Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi'nin yayımladığı hava tahmin raporuna göre Aydın'da sıcak hava etkisini sürdürecek. Sabah saatlerinde 28 derece civarında seyredecek hava sıcaklığı, 09.00-12.00 saatleri arasında 33 dereceye, 12.00-15.00 saatleri arasında ise 38 dereceye kadar yükselecek. Meteoroloji'nin 5 günlük tahminine göre ise Aydın'da 12 Temmuz Pazar günü hava sıcaklığının 23 ila 40 derece arasında seyretmesi beklenirken, Pazartesi, Salı ve Çarşamba günlerinde de en yüksek sıcaklığın 39 derece olması tahmin ediliyor.
11 Temmuz 2026 21:00

"Şehit Ve Şahit" Programında Duygusal Anlar! Demokrasi Ve Milli Birlik Günü Anısına Program Düzenlendi
15 Temmuz'da yaşanan hain darbe girişiminin 10. yılı nedeniyle 15 Temmuz Derneği tarafından düzenlenen Demokrasi ve Milli Birlik Günü 10. yıl anma programında Şehit ve Şahit' isimli programda şehit yakınları ve gaziler duygusal anlar yaşadı. 15 Temmuz Şehitler Derneği, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği ve Türk Telekom katkıları ile Atatürk Kültür Merkezi binasında 15 Temmuz Derneği tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü 10. yıl anma 'Şehit ve Şahit' isimli program düzenlendi. Şehit yakınları ve Gazileri 15 Temmuzu unutturmayacaklarını söylediler. 15 Temmuz Derneği tarafından Beyoğlu'ndaki Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleştirilen program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Tarıkdaroğlu, şehitlerin aziz hatırasını yad ederken aynı zamanda milletin o gece gösterdiği vakur duruşa da yeniden şahit olduğunu belirterek, "15 Temmuz gecesi ülkenin semalarında uçaklar alçak uçuş yapıp tanklar sokağa çıktı. Milletin iradesine, devletin bekasına, demokrasimizin kalbine kast edildi. Fakat o karanlık gecede bu millet korkuya teslim olmadı. O gece milletimiz kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bir çağrısıyla meydanlara indi. Ezanına, bayrağına, istiklaline ve istikbaline sahip çıktı. Kimi elinde bayrakla, kimi dilinde dua ile kimi göğsünde imanla tarihin akışını değiştirdi. O gece aziz milletimiz dünyaya şu hakikati bir kez daha haykırdı ve gösterdi, bu topraklarda irade milletindir. Bu ülkede son sözü millet söyler. Bu vatana kasteden hiçbir odak, milletimizi imanını ve cesaretini asla aşamaz." diye konuştu. 15 Temmuz'u anmanın, sadece o karanlık geceden milli iradeye yönelen saldırının mahiyetini kavramaktan ibaret olmadığını ifade eden Tarıkdaroğlu,15 Temmuz'u anlamak, milletimizin hangi değerler etrafında kenetlendiğini, hangi ruhla ayağa kalktığını ve hangi bedenlerle bugünlere geldiğini idrak etmektir. Çünkü 15 Temmuz, milletimizin karakterini ortaya koyan tarihi bir dönüm noktasıdır. O gece meydanlara çıkan her bir vatandaşımız hürriyetine sahip çıkan birer şahit oldu. Bugün bizlere düşen görev, bu destanı her zaman yaşatmaktır." Tarıkdaroğlu, şehitlerimizin bıraktığı mirasın bu ülkenin bağımsızlığı, gazilerin taşıdığı izlerin ise milletin hürriyet mührü olduğunu vurgulayarak, "Şehit yakını ve gazilerin, milletin hafızasında daima müstesna bir yere sahiptir. Bu inançla şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi her alanda desteklemek, yanlarında olmak için çalışmalarımızı büyük bir hassasiyetle sürdürüyoruz." dedi. İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'da İletişim Başkanlığı koordinasyonunda bir hafta boyunca çeşitli etkinliklerin gerçekleştirileceğini belirterek, "10 yıl önce bir ihanet kalkışmasıyla karşı karşıya geldik. Düşünmedikleri şuydu, Sayın Cumhurbaşkanımızın cesareti, milletimizin feraseti, milletimizin dirayeti daha da önemlisi Allah'ın yardımıyla bu millet bu devleti uçurumun kenarından aldı." Eski Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Mahir Ünal, hatırlamak gerektiğini belirterek, 15 Temmuz gecesinin unutulursa her şeyin unutulacağını söyledi. O gece bizzat milletin varlığına kast edildiğini belirten Ünal, "O gece öyle sahiciydi ki her şey, öyle samimiydi ki her şey. Ben burada bulunan şehit yakınlarımızı varlıklarıyla bize o geceyi hatırlatan ve evlatlarına bu mirası aktararak bunu yaşatan şehit yakınlarımıza ve gazilerimize minnettarlığımızı bir kez daha ifade ediyorum." dedi. 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail hakkı Turunç, "Şehit yakınlarını dinlediğimde vatan sevgisine şuur katarak. Allah nasip etti bu günleri gördüm. Şehit yakınlarına hizmet etmek benim için ne mutlu. Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen şehit ve gazilerimize teşekkür ediyorum" dedi. Şehit yakını Şüheda Derneği Başkanı Gülsu Yağcı, "O gece hedef alınan ülkemizin bağımsızlığı ve milletin iradesini teslim almaktı. Fakat milletimizin dirayeti ihaneti bertaraf etti. 15 Temmuz da insanlar canlarını kurtarmak için değil vatanını kurtarmak için mücadele verdi. Çanakkale'de hasıl kadınlar ön saflarda yer aldıysa 15 temmuz da da ön saflarda yer almıştır. Vatanımız için can verenleri yadediyoruz" dedi. Şüheda Gençlik Kolları Başkanı Muhammet Ömer Tuncel, "Bu millet şehitlerini unutmaz unutturmaz. Gençlik bu ülkenin umudu olacaktır" Gazi Ahmet Alkılıç, "Şehit anneleri ve balarına karşı yapacağım konuşmada nereye gideceğini bilen çocuklar yetiştirdiğiniz için ellerinizden öpüyorum kafamdan ve kolumdan vurularak gazi oldum. Demek ki benim bu dünyada yapacaklarım varmış" dedi Şehit yakını Özcan Koçak, "Babam şehidim Mustafa Koçak öleceğimi bilsem de çıkacağım diyerek hainlere karşı göksünü siper edip şehit oldu. Yarınlarını kanlarla teminat altına alan şehitlerimiz için şairlerimiz çok anlamlı şiirler yazmıştır." Gazi Mehmet Emin Ertaş, "O gecenin acısını hala yüreğimde yaşıyorum. Milletimizin birlik olduğunda neleri gerçekleştireceğinin göstergesidir. 15 Temmuz darbesi, yabancı güçlerin işgali ve ihaneti ile yüzleştik. Milletin üzerine ağır silahlarla ateş edildi. 15 Temmuz Türkiye siyasi tarihinin darbelerinin tekrar yazılmasıdır demiştim. 1960 darbesi ile başlayan darbeler sinsilesi 15 Temmuz darbe girişimi ile mezara gömüldü. 15 Temmuz şehitler köprüsüne giden milletimizin çıplak elle tankları susturduğunu gövdesini siper ettiğine bende gördüm. Bugün hatim ve şehit şahit proğramları ile başladık. Türkiye'nin iradesine kast edenler her zaman olacaktır. İrade bizim zafer bizim sözü ile bu göstermekteyiz" şeklinde konuştu.
11 Temmuz 2026 20:53

Karasu'da Karaya Oturan Gemi Yaklaşık 71 Günün Sonunda Kurtarıldı
Karasu sahilinde 1 Mayıs tarihinde fırtına ve olumsuz hava şartları sebebiyle karaya oturan Kamerun bandıralı, 80 metre uzunluğundaki "NINOVA" isimli kuru yük gemisini kurtarmak için hazırlanan plan doğrultusunda 7 Temmuz'da kurtarma çalışmaları başlatıldı. Karasu Sahil Güvenlik Komutanlığı gözetiminde yürütülen çalışmalarda, gemideki bin 775 tonluk amonyum sülfat yükünün tahliyesi için 300 ton kapasiteli "Bahri Reis - III" isimli nakliye gemisi yanaştırıldı.
11 Temmuz 2026 20:31

Tamirhanede Facia. Stajyer Öğrenci Hayatını Kaybetti
Osmaniye'de 16 yaşındaki meslek lisesi öğrencisi, traktörü tamir etmeye çalışırken hayatını kaybetti. Kazada Mehmet Kesme (16) hayatını kaybetti.
11 Temmuz 2026 20:23

Jayden Adams Neden Öldü?
2026 FIFA Dünya Kupası'nda Güney Afrika Milli Takımı forması giyen 25 yaşındaki orta saha oyuncusu Jayden Adams hayatını kaybetti. Güney Afrika futbolunun son yıllarda yetiştirdiği en önemli isimlerden biri olarak gösterilen Jayden Adams'ın 25 yaşında hayatını kaybetmesi spor dünyasını yasa boğdu. 25 yaşındaki Jayden Adams'ın hayatını kaybettiği resmi makamlar ve futbol otoriteleri tarafından doğrulandı. Grup aşamasında Meksika ve Çekya karşılaşmalarına ilk 11'de başlayan başarılı orta saha oyuncusu, Güney Kore maçında ise sonradan oyuna dahil oldu.
11 Temmuz 2026 20:17