×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Norma Jeane Mortenson 100 Yaşında!

Norma Jeane Mortenson'un birkaç lakabını sıralasam; örneğin "Sarışın Bomba", "Seks İlahesi", "Bayan Erkek Avcısı", "Masumiyetin Ötesi"... Henüz 36 yaşındayken, kapısında Latince "Cursum Perficio" yani "Yolumu Tamamlıyorum" yazan, yeni taşındığı evinde yaşamına son veren Marilyn Monroe'dan başkası değildi. 5 Ağustos 1962'de Los Angeles'taki 12305 Fifth Helena Drive adresindeki evinde ölü bulunduğunda Hollywood mateme büründü. Marilyn Monroe, anlatıldığına göre yalnız ve saf bir kadındı. 1,66 metrelik boyu modellik için idealdi. Sonra 1947'de "Tehlikeli Yıllar" filminde küçük bir rol alması dikkatleri üzerine çekmesine yetti. John Huston'un "The Asphalt Jungle" filminde ünlü yönetmenin onu adeta bir süs eşyası gibi kullanması, kariyerindeki şansın dönüm noktalarından biri oldu. Marilyn Monroe, salon komedileri için biçilmiş kaftandı. O "süs eşyası", birden işlenebilir bir koz haline geldi. 1953'te Henry Hathaway'in "Niagara" filminde şelaleler önünde adeta şov yaptı. Film seyirci ve hasılat rekorları kırarken, 27 yaşındaki Monroe artık Hollywood'un hakim seks sembolüydü. "Erkekler Sarışınları Sever" filminde saf görünüşlü ama zeki bir kadını başarıyla canlandırdı. Ardından "Bir Milyonerle Nasıl Evlenilir?" filminde baştan aşağıya seksi bedeni ve mimikleriyle oynadı. Ama sonrasında Marilyn Monroe'yu ikon yapan, tek karesiyle simgeleşen film geldi: "Yaz Bekarı". "Sarışın Bomba", arka arkaya çoğunluğu komedi olan filmlerde rol alır. "Bazıları Sıcak Sever" filminde mafyadan kaçan Tony Curtis ile Jack Lemmon, Marilyn Monroe'nun da yer aldığı kadınlar orkestrasına kadın kılığına girerek sığınırlar. Marilyn Monroe dikkatini veremez, repliklerini unutur. "Kestik!" sesleri haykırışa dönüşür. 1961'de Nevada çöllerinde çekilen "Uyumsuzlar" filminde Clark Gable ve Montgomery Clift arasında kalan Monroe, Roslyn karakterini canlandırmakta zorlanır. Tamamlanamayan son filmi "Something's Got to Give" sırasında ise dönüşü olmayan bir yola girer. 5 Ağustos 1962'de Marilyn Monroe'nun ölüm haberi dünyaya bomba gibi düşer. Marilyn Monroe'nun yaşamındaki en büyük gizemlerden biri de Kennedy ailesiyle olan ilişkisiydi. Bence Marilyn Monroe yaralı bir kuş gibiydi. İmajını yaratmak için çok çalışan, komedi ustası, zeki ve çok okuyan bir kadındı. "Sarışın Bomba"ya ikinci eşi Joe DiMaggio sahip çıktı. Doğumunun 100. yılında hâlâ en çok taklit edilen ve en çok anımsanan Marilyn Monroe'nun hayatı da bir film gibiydi.

Reha Erus

Kaynak: Cnn

04 Haziran 2026 10:59

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Reha Erus

'Top Gun' 40 Yaşında

2003 yılında Roma'da, 'Son Samuray' filmi için Tom Cruise ile yuvarlak masada yedi gazeteci röportaj yapıyoruz. Gazete, filmi "Her duyguyu ve olayı gerçekleşmeden önce haber veren, aptallar için yazılmış bir senaryoya sahip." sözleriyle değerlendirdi. Buna karşın 'Top Gun', o yıl seyirci ve hasılat rekorları kırarak 15 milyon dolarlık bütçesinin çok üzerinde bir hasılat elde etti. Yanıtı net oluyor: "Pilotluk brövem var ama Deniz Kuvvetleri bana F-14 ya da başka bir savaş uçağını kullanma izni vermiyor." Bir meslektaşım ise Tom Cruise'a, senaryoyu okuduktan sonra yeniden yazılmasını, bazı bölümlerin çıkarılmasını, adrenalin ve testosteron yüklü sahnelerin artırılmasını, seyirciye daha fazla heyecan verecek görüntülerin eklenmesini isteyip istemediğini soruyor. Ünlü oyuncu, henüz 40 yıl önce bile kendisini kanıtlamış bir olgunlukla, senaryo konusunda ısrarcı olduğunu kabul ederek şunları söylüyor: "Senaryoyu okuduğumda bana katı bir ordu reklamı gibi geldi. Oysa bu bir kült film olabilirdi. Senaristler Jim Cash ve Jack Epps Jr. haftalarca kafa kafaya verdiler ve sonunda 'Top Gun' beklenen düzeye ulaştı." Yıl 1986... Filinta gibi bir asker... Bu arada filmin aksesuarları da "Top Gun Seti" adıyla satışa sunuldu. Val Kilmer, 'Top Gun' filminde Tom Cruise'un gökyüzündeki ezeli rakibi, "Buz Adam" lakaplı Tom "Iceman" Kazansky karakterini canlandırıyordu. Filmin adı 'Top Gun: Maverick' oldu. Pandemi sonrasında, 2022 yılında vizyona giren film, sinema salonlarına hasret kalan seyircinin büyük ilgisi sayesinde hasılat rekorları kırdı. Film altı dalda Oscar'a aday gösterildi ancak yalnızca "En İyi Ses" ödülünü kazandı. Tom Cruise, 36 yıl sonra yeniden gökyüzüne çıkmış ve bir kez daha başarıya ulaşmıştı. Tom Cruise durmuyor. Tom Cruise, 42 yıl sonra yeniden yıldızlar savaşına çıkacak. Eğer'Top Gun 3', aksiyonun yanında insan ile yapay zeka arasındaki etik mücadeleyi, savaşın geleceğini ve teknolojinin insanı nasıl değiştirdiğini anlatabilirse, Tom Cruise yalnızca yeni bir gişe rekoruna imza atmakla kalmayabilir; kariyerinin ilk rekabetçi Oscar'ına da hiç olmadığı kadar yaklaşabilir. Belki de Tom Cruise bu kez yalnızca yeni bir Top Gun filmi çekmeyecek. Ve ben, 'Son Samuray' röportajında Tom Cruise'a neden 'Top Gun' sorusu yönelttiğimin ne kadar doğru bir karar olduğunu bugün bir kez daha anlıyorum.

05 Temmuz 2026 11:24

Reha Erus

Üretiyoruz Ama Tüketmiyoruz; Enginarın Hikayesi

En çok dolmasını severim. Türkiye'de yılda kişi başına ortalama sadece 450 gram enginar tüketiliyormuş. Bu rakam İtalya'da 8,55, İspanya'da 5,42, Cezayir'de 2,55 ve Arjantin'de 2,46 kilogram. Enginar tüketimini olumsuz etkileyen üç temel neden var: Dikenli ve tüylü olması, ayıklanmasının zor olması ve ülkemizde özellikle çanak kısmının temizlenerek satılması nedeniyle fiyatının yüksekliği. Faydaları saymakla bitmiyor. Özellikle kadınlar için oldukça faydalı. Birleşmiş Milletler'e bağlı FAO'nun (Gıda ve Tarım Örgütü) verilerine göre ülkemizde yılda yaklaşık 40 bin ton enginar üretiliyor. İtalya'da yılda 390 bin, İspanya'da 240 bin, Mısır'da ise 190 bin ton enginar üretiliyor. Ülkemizde enginar daha çok bir Ege sebzesi olarak biliniyor. Özellikle nispeten küçük, mor renkli, ince kabuklu ve yemesi kolay olan Viola cinsi enginarı çok severim. Eşim, enginar yapraklarını limon ve maydanozla kaynatır, suyunu içer. Ben ayrıca her gün enginar özü içeren takviyeler kullanıyorum. Deve dikeni, karahindiba ve enginar ekstresi karaciğer ve safra kesesi sağlığı açısından oldukça faydalı. Etkisini gerçekten hissediyorum. Yukarıda saydığım nedenler; dikenli olması, ayıklanmasının zorluğu ve fiyatının yüksekliği, enginar tüketimini ne yazık ki sınırlıyor. Burada en önemli sorun toplum olarak enginarı yeterince tanımamamız. Zeytinyağlı enginar, etli enginar, iç baklalı enginar, enginar dolması, fırında enginar, enginarlı makarna, enginarlı risotto, salata ve pizzalar bunlardan sadece birkaçıdır. Son yıllarda enginar sirkesi de ilgi görüyor. Bunun yanında enginar turşusu, konserve ürünleri, enginar ezmesi, hatta yapraklarından hazırlanan bitki çayları da sofralarda yer bulabiliyor. Enginar da bunların en değerlilerinden biridir. Kısacası enginarın bize sağladığı faydalar saymakla bitmez.

02 Temmuz 2026 12:02

Reha Erus

Millilerin Hollywood Finali: Geç Gelen Zafer

Sabahın beşinde, uyku sersemi televizyonu açıp ekranda bir anda Brad Pitt ile Edward Norton'u görmek, şaşkınlığın ötesinde kafamı da karıştırdı. Kendimi toparlayana kadar, bir an Hollywood'da sandım. Koca SoFi Stadı'nda 74 bin kişilik rekor seyirci vardı. Elini çenesine yaslamış, düşünceli görünen Leonardo DiCaprio... Üzerinde ABD Milli Takımı forması var. ABD'nin attığı erken golde kameralar, golün tekrarını göstermek yerine Brad Pitt ile Edward Norton'un sevinç paylaşımını ekrana taşıyor. Üstelik Brad Pitt ile Edward Norton'un loca komşusu. Hafızalarda kalan tek şey, Hollywood yıldızlarının son maçımızda tribünleri renklendirmesi ve maçın oyuncusu Arda Güler'i alkışlamaları oldu. Eminim sevgili okurlarımız, "Bu kadar Hollywood yıldızını anlattın, peki sahada neler oldu?" diye soracaktır. Belki de bu yüzden bu maçı yıllar sonra hatırlayanlar, 3-2'lik galibiyetten önce tribündeki Brad Pitt'i, Leonardo DiCaprio'yu, Edward Norton'u ve diğer Hollywood yıldızlarını konuşacak. Futbol bazen 90 dakikadan ibaret değildir; bazen tribünler de maçın başrol oyuncusu olur. Bu yüzden Los Angeles'tan akıllarda kalan sadece 3 puan değil; Brad Pitt'in sevinci, Leonardo DiCaprio'nun endişesi ve Hollywood'un ay-yıldızlı formaya gösterdiği ilgiydi.

28 Haziran 2026 10:59

Reha Erus

Sahi, Bir De Akdeniz Oyunları Var

Akdeniz Oyunları, Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerin katıldığı ve dört yılda bir düzenlenen uluslararası bir spor organizasyonudur. Oyunların tarihçesini kısaca şöyle özetleyebiliriz: 1948 Londra Olimpiyatları sırasında, Uluslararası Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Mısırlı Muhammed Tahir Paşa, Akdeniz'e kıyısı bulunan ülkeler arasında her dört yılda bir düzenlenecek yeni bir spor organizasyonu oluşturulmasını önerdi. Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından oylamaya sunulan bu proje kabul edildi ve ilk Akdeniz Oyunları, 1951 yılında Mısır'ın liman kenti İskenderiye'de gerçekleştirildi. 1967 Tunus Akdeniz Oyunları'na kadar yalnızca erkek sporcuların katıldığı organizasyon, Türkiye'de ilk kez 1971 yılında İzmir'de düzenlendi. İzmir, benim basın mensubu olarak takip ettiğim ilk Akdeniz Oyunları oldu. Afrika, Asya ve Avrupa'yı simgeleyen üç olimpiyat halkasının yarısının dalgalı sulara gömülüyormuş gibi göründüğü beyaz bayrak, 75 yıllık tarihinde 20. kez İtalya'nın Taranto kentinde dalgalanacak. Akdeniz Oyunları tarihinde 2462 madalya ile en fazla madalya kazanan ülke olan İtalya, bu organizasyona son kez ev sahipliği yapacağını belirtirken, oyunlar için 383 milyon euroluk bütçe ayrıldığını açıkladı. Türkiye ise toplam 970 madalya ile, 1.821 madalyalı Fransa'nın ardından üçüncü sırada yer alıyor. Taranto Akdeniz Oyunları'nda 26 ülke, 32 spor branşında mücadele edecek. Akdeniz Oyunları yalnızca sportif bir organizasyon değildir. Her seferinde "Bu son kez yapılacak" dedirten Akdeniz Oyunları, 2030 organizasyonunu da kurtarmış görünüyor. Böylece ev sahipliği yapacak ülkeler yalnız bırakılmaz ve her dört yılda bir "Acaba düzenlenecek mi?" endişesi yaşanmaz.

26 Haziran 2026 11:35

Reha Erus

24 Yıllık Hasret 97 Dakikada Kabusa Döndü

Ağustos 2024'te Paraguay Milli Takımı'nın başına getirildi. Dünya Kupası finallerine 16 yıldır katılamayan Güney Amerika temsilcisi, elemelerde Brezilya'yı 1-0, Arjantin'i 2-1 ve Uruguay'ı 2-0 yenerek mağlubiyet yüzü görmedi. "Lokum gibi rakipler", "Kolay kura" derken, "Nasıl olsa hepsini yeneriz" inancı bizi daha ilk maçta çuvallattı. Avustralya savunmasının boy ortalaması 1,90 metrenin üzerindeydi ve biz onların arasında 1.72 metrelik Kerem Aktürkoğlu'nu adeta sandviç yaptık. Rahmetli Arjantinli "Sihirbaz" lakaplı teknik adam Helenio Herrera; "Top fileyle buluşmadıkça her şut hatadır; direkten dönenler dahil" derdi. Avustralya ve Paraguay toplamda elin parmakları kadar şut çekmedi ama Uğurcan kalesinde 3 gol gördü. Cesurca takım sayısını 48'e çıkardı ve böylece adını yeni öğrendiğimiz Curaçao'nun yanı sıra Yeşil Burun Adaları, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Ürdün, Tunus, Özbekistan, Bosna-Hersek, Irak ve Panama gibi alışık olmadığımız ülke takımlarını da sahada görebildik. 23.Dünya Kupası Finalleri'ne üç futbolcu altıncı kez katılıyor: Portekiz kaptanı Cristiano Ronaldo, Arjantin'in yıldızı Lionel Messi ve Meksika kalecisi Guillermo Ochoa. 39 günde 104 maçın oynanacağı bu büyük şölende, bana göre şimdilik göze çarpan oyuncular şunlar: İlk sırada kesinlikle Yeşil Burun Adaları takımının 40 yaşındaki kalecisi Vozinha var. Kupanın bir numaralı favorisi İspanya'yı kurtarışlarıyla adeta tek başına durduran file bekçisi, bir anda şöhrete ulaşan ilk yıldız oldu. 15 milyon takipçisiyle büyük dikkat çeken kaleci, verdiği röportajda 15 bin dolarlık vize teminatını ödeyemediği için annesini şampiyonaya getiremediğini söyledi. Lionel Messi, Ronaldo'nun futbol arenasındaki en büyük rakibi. Biz ise bu Dünya Kupası'ndan elenen ilk takım olarak tarihe geçtik. Futbol her şeyden önce bir takım oyunudur. Ne yazık ki bu turnuvada zaman zaman aynı formayı giyen oyuncular topluluğu görüntüsü verdik, gerçek bir takım görüntüsü değil. İkinci büyük hata ise aşırı özgüven oldu. Dünya Kupası gibi organizasyonlarda bunun bedeli ağır olur. Bu takım için altyapılarda, kulüplerde ve milli takım organizasyonunda büyük çabalar harcandı.

22 Haziran 2026 10:48

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Reha Erus

Mutsuzluk Getiren Mutluluk Şarkısı: Felıcıtà

Ankara Namık Kemal İlk ve Ortaokulu'ndaki yaklaşık 50 öğrencili 4. sınıftan sonra, sadece 7 sıralı bir sınıfta okumak beni çok etkilemişti. Öğretmenimiz Miss Prior, onu bize Romina Power olarak tanıttı. Daha bir haftası dolmadan, babası ünlü aktör Tyrone Power İspanya'da "Hazreti Süleyman ve Saba Melikesi" filminin çekimleri sırasında George Sanders ile düello sahnesini çekerken aniden fenalaştı. Romina Power sahnede hiç topuklu ayakkabı giymedi. Ylenia'nın kaybolması Romina Power'i perişan ettti ve ağır bir depresyona sürükledi. Geçen yıl verdiği bir röportajda Romina Power, başlarına gelenleri, şöhretlerine şöhret katan 1982 tarihli "Felicità" şarkısına bağladı ve şöyle dedi: "Bu şarkıyı hiç söylemek istememiştim. Al Bano ısrar etti. Basit sözlü bir şarkıydı ve büyük bir hataydı." Bu nedenle onun yıllar sonra dönüp "Felicità" şarkısını uğursuz bulması anlaşılabilir bir duygudur. "Felicità"nın söz yazarı Cristiano Minellono ile bestecileri Dario Farina ve Gino De Stefani, Romina Power'in şarkı hakkında yaptığı yorumu hakaret olarak değerlendirerek şu açıklamayı yaptılar: "Bir insan özenle yaptığı çorbaya tükürmez." "Felicità" ne bir kader yazdı ne de bir aileyi dağıttı. Bana göre "Felicità" uğursuz bir şarkı değildir. Ne var ki Romina Power "Felicità" için böyle düşünürken İtalya'da tüm zamanların en çok satan albümlerinden biri oldu. 29 yıllık evlilikleri sona erdiğinde, "Felicità"nın kendisine mutluluk değil mutsuzluk getirdiğinde ısrar ediyor ve şöyle diyordu: "Böylesine basit şarkı sözlerinden bir felsefe yaratmak bence mantık dışı". Al Bano ise kendisinden hayli genç olan Loredana Lecciso'yu hayat arkadaşı olarak dünyaya tanıttı. Eğer gerçekten uğursuz olduğuna inansalardı, konserlerine yine "Felicità" ile başlamazlardı 2013 yılında menajerler, Romina Power ve Al Bano'yu yeniden bir araya getirmeyi başardılar ve Moskova'da üç ayrı konser verdiler. İşin tuhafı, konserlerine Romina Power'in uğursuzluk getirdiğine inandığı mutluluk şarkısı "Felicità" ile başlıyorlar. Romina Power çok kısa bir süre okul arkadaşım olmuştu. Her seferinde kendisinden "Felicità"yı mırıldanması istenirdi. Bence "Felicità", gerçekten iz bırakan bir mutluluk şarkısı. Şimdi tekrar dinledim; Romina ve Al Bano'yu andım.

18 Haziran 2026 09:36

Reha Erus

Nasıl Olsa Kazanırız Yenilgisi

Hatta daha da ileri giderek, "Lokum gibi eşleşmeler" yorumunu yaptık ve kendimizi bir anda dev aynasında gördük. Her birinin boyu 1.90 metrenin üzerinde. Daha çok zaman var. Ancak bu kez karşımızdaki ekip, adeta "Çanakkale Geçilmez" savunması yaptı. Evet, "Nasıl olsa kazanırız" şartlanması bizi yaktı. Ancak bazı oyuncularımızın maça yeterince adapte olamaması ve Teknik Direktör Vincenzo Montella'nın oyuncu değişikliklerinde geç kalması, onu bu yenilginin başlıca sorumlularından biri hâline getirdi. Zaten büyük ölçüde onun yönetiminde hem Avrupa Şampiyonası'na hem de Dünya Kupası'na katılma başarısını gösterdik. Montella'nın hatası şuydu: Madem Kenan'ın sakatlığı ciddi değildi, o zaman ilk dakikadan itibaren sahada olabilirdi. "Atamayana atarlar" sözü de boşuna söylenmemiştir. Tekrar ediyorum: Bu yenilgi, "Nasıl olsa kazanırız" anlayışının getirdiği ağır bir yenilgidir.

14 Haziran 2026 11:21

Reha Erus

Evet - Hayır Derken, Aynen

TRT'de 1985 yılında pazar günleri yayınlanmaya başlayan ve büyük ilgi gören Evet – Hayır yarışma programını, efsane sunucu rahmetli Erkan Yolaç yönetiyordu. Yarışmacılar, belirli bir süre boyunca sorulan sorulara "evet" veya "hayır" diye yanıt vermeyecekti. Erkan Yolaç, soruları peş peşe sıralayıp bir de tuzaklar ekleyince yarışmacıların büyük çoğunluğu refleks olarak "evet" ya da "hayır" diyordu. Zaten Erkan Yolaç'ın ününe ün katması ve programın rekor düzeyde izlenmesi, "evet" ve "hayır"ın çaresizlik yaratmasındandı. Günümüzde bu programı, Power FM'de akşam kuşağında radyo sunucusu Geveze yapıyor. Çünkü yarışmacılar sıkıştıklarında bu iki kelime yerine "aynen"i kullanmaya başladılar. Geveze, yarışmada "aynen" kelimesinin kullanımını da yasaklayınca yarışmacılar karşısında üstünlüğü ele geçirmiş oldu. Özellikle telefonda bir soru sorduğunuzda karşılığında mutlaka "aynen" yanıtı geliyor. Karşımdaki hanım, 2 dakika 6 saniye içinde tam 11 kez "aynen" kelimesini kullandı. "evet" ve "hayır" çoktan mazide kalmış. Ağzımdan refleks olarak "aynen" kelimesi çıktı. Rahmetli Erkan Yolaç'ın "Evet – Hayır" yarışmasından sonra, Geveze'nin de "aynen" kelimesini yasaklamasını oldukça yerinde buluyorum.

13 Haziran 2026 09:29

Reha Erus

Dünya Kupası'nda Bir Hakemimizin Olmaması Beni Kahrediyor

Dünya Kupası nihayet bugün başlıyor. Meksika, Kanada ve ABD'nin ev sahipliği yaptığı bu dev futbol şölenine 24 yıl sonra yeniden katılıyoruz. Bu arada FIFA tarafından görevlendirilen ve 52 orta hakemden biri olan Somalili Omar Abdülkadir Artan, diplomatik pasaporta sahip olmasına rağmen herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin ülkeye alınmadı. FIFA Hakem Kurulu Başkanı, eski İtalyan hakem Pierluigi Collina'nın belirlediği listede, Dünya Kupası'na katılmayan ülkelerden bile çok sayıda orta hakem bulunuyor. Örneğin Çin Halk Cumhuriyeti'nden, El Salvador'dan, Gabon'dan ve Moritanya'dan hakemler var; ancak Türkiye'den bir hakem yok! Yapılan hesaplamalara göre organizasyonun ev sahibi olan üç ülkeye sağlayacağı toplam gelir yaklaşık 90 milyar dolar olacak. Maçları yerinde izleyecek futbolseverlerin otel, ulaşım, yeme-içme ve diğer harcamalarının en az 25 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Dünya genelinde yaklaşık 2 milyar kişinin maçları televizyon ve dijital platformlardan takip edeceği tahmin ediliyor. Uzmanlar, turnuva boyunca yaklaşık 1,2 milyar kutu bira tüketileceğini, ikinci sırada ise kolanın yer alacağını öngörüyor. Bu Dünya Kupası'nda Milli Takımımız'ın yanı sıra bir orta hakemimizin de düdük çalması, moral açısından ilaç gibi gelirdi.

11 Haziran 2026 10:15

Reha Erus

Tatlı Hayat: Orient Express'in İkinci Baharı

Kendine özgü laciverte çalan renkleri ve üzerlerindeki altın sarısı "Wagons-Lits" yazısı beni heyecanlandırdı. Orient Express'in yolu yeniden İstanbul'a düşecekti. Çünkü ilk resmi seferin 22 Ekim'de yapılacağı açıklanmıştı. Paris'ten hareket edecek, yataklı ve iki restoran vagonundan oluşan bu trenin adı Orient Express olarak belirlendi. İlk imzalar 4 Temmuz 1883'te Paris'te atıldı. Şark Ekspresi'nin güzergahı Paris, Münih, Salzburg, Viyana, Budapeşte ve Bükreş üzerinden İstanbul Sirkeci Garı olarak planlanmıştı. İlk sefer 4 Ekim 1883 yılında gerçekleştirildi. Yolcular arasında ünlü isimlerin yanı sıra Sultan II. Abdülhamid ile röportaj yapmak isteyen İngiliz gazeteciler de bulunuyordu. Agatha Christie'nin Pera Palas'ın 411 numaralı odasında yazdığı Doğu Ekspresi'nde Cinayet, Şark Ekspresi'ni konu alan eserlerin en ünlülerinden biridir. Orient Express ile ilgili ilk film ise Almanlar tarafından II. Dünya Savaşı sırasında, 1944 yılında propaganda amacıyla çekildi. Orient Express son düzenli seferini 1977 yılında yaptı. Benim Bakırköy'de hızlı tren peronunda gördüğüm Orient Express ise yepyeni bir hattın habercisiydi. Ostiense, Roma'nın ikinci büyük garı. Roma ile İstanbul'u yeniden buluşturan bu yeni hattın adı ise "La Dolce Vita – Orient Express", yani "Tatlı Hayat – Şark Ekspresi". Belki hepimiz La Dolce Vita – Orient Express'in lüks vagonlarında seyahat edemeyeceğiz. Bu yolculuk için sabit bilet fiyatı yaklaşık 2.000 euro, yani yaklaşık 1 milyon TL. Ancak şimdiden yer bulmanın oldukça zor olduğu söyleniyor. Daha çok Amerikalılar'ın ilgi gösterdiği bu Agatha Christie atmosferindeki "Tatlı Hayat" yolculuğu, eminim benim gibi birçok seyahat tutkununu heyecanlandırıyordur.

07 Haziran 2026 11:35

Reha Erus

Ennio Morricone Bayramıma Damgasını Vurdu

The Beach Boys, The Supremes, The Kinks, The Temptations, Dave Clark Five, Herman's Hermits, The Minstrels, The Byrds, Bee Gees ve The Animals gibi topluluklar… The Beatles'ın en sevdiğim şarkılarından biri olan "Things We Said Today"i de araya sıkıştırdım. Luciano Pavarotti'nin "Caruso"sunu pür dikkat dinlerken birden aklıma büyük maestro Ennio Morricone geldi. Hemen YouTube'a girdim ve "The Best of Ennio Morricone"yi açtım. Henüz yedi yaşındayken piyano başına oturmuştu Ennio Morricone. "Bir Avuç Dolar İçin", "İyi, Kötü ve Çirkin" derken şöhreti dünyaya yayıldı. "Bir Zamanlar Amerika", Giuseppe Tornatore'nin Oscar ödüllü "Nuovo Cinema Paradiso"su ve Joan Baez'in seslendirdiği, Sacco ile Vanzetti'nin trajik hikâyesini anlatan filmin unutulmaz ağıtı… Yanıtı tek kelimeydi: Sonra eklemişti: "Odama çekilir, piyanomun başına otururum. İlham geldiğinde notalar kendiliğinden akmaya başlar." Notaların bu sihirbazını tanımak benim için büyük bir onurdu. 2020 yılında, 91 yaşındayken geçirdiği talihsiz bir düşme sonucu kalçasını kırdı ve aramızdan ayrıldı. Ennio Morricone'yi her dinlediğimde, böylesine büyük bir başarının nasıl elde edildiğini hep düşünmüşümdür. Bu nedenle Ennio Morricone'nin eserleri sinema tarihinin yaşayan hafızasıdır. Bazı besteciler filmlere müzik yazar. Ennio Morricone ise müziği filmin ayrılmaz bir karakterine dönüştürürdü. Bayramda Ennio Morricone'nin eserlerinin büyük bir bölümünü yeniden dinlemek bana huzur ve mutluluk verdi.

01 Haziran 2026 09:58

Reha Erus

Elektrikli Ferrari: Şahlanan Atın İntiharı

"Cavallo Rampante" (Şahlanan At) logosunu her zaman çok beğenmişimdir. Ferrari'nin bugün dünya çapında bir tutkuya dönüşen "Şahlanan At" logosunun da çok özel bir hikayesi vardır. 1923 yılında İtalyan Kontes Paolina Baracca, firma kurucusu Enzo Ferrari'ye, savaş pilotu olan oğlunun uçağında bulunan şahlanan at figürünü hediye eder. İstediği kadar 2,5 saniyede 96 kilometre hıza çıksın; koyu Ferrari tutkunları bu yeni modeli adeta protesto ediyor. Apple'dan ayrıldıktan sonra LoveFrom şirketini kuran Jony Ive ve Marc Newson'un tasarladığı "Luce" (Işık) adlı elektrikli Ferrari modelinin, 550 bin eurodan satışa sunulması da ayrı bir tartışma yarattı. Ferrari'nin ilk elektrikli modeli "Luce", Vatikan'da Papa 14. Tanıtımın hemen ardından Milano Borsası'nda Ferrari hisseleri yaklaşık yüzde 8 değer kaybetti. İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini yaptığı açıklamada: "Ferrari'den başka her şeye benziyor. Acaba Enzo Ferrari görse ne derdi? Üstelik aşırı pahalı." ifadelerini kullandı. 1.035 beygir gücündeki 310 km hız yapabilen araç için Ferrari'nin eski CEO'su Luca Cordero di Montezemolo ise bir efsanenin yok edilme riskinden söz ederek şöyle konuştu: "Umarım o muhteşem Şahlanan At logosunu kaldırırlar. Bu, Made in Italy ruhuna bir hakarettir. Tek tesellim, Çinliler'in bunu kopyalamayacak olması." Ferrari müşterilerinin büyük bölümünü, Körfez ülkelerinin zenginleri ile Silicon Valley'in genç, dinamik ve beyaz gömlekli teknoloji girişimcileri oluşturuyor. Dört tekerlekten çekişli yeni Ferrari Luce için şirketin patronu ve başkanı John Elkann ise tasarımın iddialı olduğunu ve başarı beklediklerini belirterek şunları söyledi: "Bu yeni model, Ferrari'yi dünya çapında anında tanınır hale getirerek geleceğe taşıyacaktır." Benim içimdeki Ferrari'den de sanki bir şeyler eksildi. Doğrusu, "Şahlanan At" logosunun zarar görmesini istemem. Ferrari aslında yalnızca bir otomobil markası değildir. Çünkü Ferrari'nin tasarımında sadece mühendislik değil, duygu da vardır. Elektrikli Ferrari modeli, Ferrari tutkunlarını ikiye böldü. Elektrikli Ferrari ise birçok tutkun için ilk kez "sessiz bir Ferrari" fikrini gündeme taşıdı. Çünkü "Şahlanan At" sadece bir logo değildir.

29 Mayıs 2026 11:35

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha