
Millet 6 Şubat'ta aynı anda 9 şehrimizi vuran afetin şokuyla sarsılırken, kimileri depremi "fırsat" olarak gördü. Haluk Levent üzerinden başlayan soruşturmanın ardından "Oltaya geldik" diye ağlayanların samimiyetine zerre kadar inanmıyorum. Baksanıza, "ayıldık" diyenler, deprem zamanı "Ahbap'a çökecekler" yazıları yazan Fatih Altaylı ve benzerlerinin son günlerdeki Haluk Levent eleştirilerini aydınlanmalarına referans gösteriyor. Toplumun en bilinçli, en "eğitimli" kesimi olduklarını söyleyip, kendileri gibi düşünmeyen insanlara "cahil" dedikten sonra her defasında aynı tuzağa düşmenin kaçınılmaz sonucu bu.
Kaynak: Sabah
15 Temmuz 2026 07:23
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Melih Altınok
Gazze'de 7 Ekim 2023'ten beri süren acı, ateşkes sonrası da dinmedi. 12 yaşındaki Fatma'nın bir gününü takip edelim; onun hikâyesi binlerce çocuğun gerçeği. Sabahın erken saatlerinde, hasarlı bir binanın ikinci katında veya naylon çadırda uyanıyor Fatma. Annesi "Kalk kızım, su kamyonu gelecek" diyor. Fatma bidonları topluyor. Güneş yakıcı, su az, kişi başı 6-10 litre. "Karnım acıkınca su içiyorum" diyor yaşıtları. Korku hiç bitmiyor: "Bir daha bomba düşer mi? Annem gider mi?" diye düşünüyor içinden. Arkadaşlarıyla "Kalem taşıyan çocuklar istiyoruz, taş değil" diye şiir yazıyorlar. "Yıkıldı ama mutlu olmaya karar verdim" diyor. Yine de travma ağır. Fatma'nın bir günü Gazze'deki 1 milyondan fazla çocuğun özeti. Kaynaklar: UNICEF Gazze Çocuk Odaklı Değerlendirme Raporu (Mayıs 2026), OCHA İnsani Durum Raporları, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verileri, Al Jazeera saha tanıklıkları ve Gazze Sağlık Bakanlığı kayıtları.
19 Temmuz 2026 07:44

Melih Altınok
Dijital arşivlerin silinmesi ise tek bir tuşa bakıyor. Elektronik âlemin kralı Elon Musk, İskenderiye Kütüphanesi'nin yanışını hâlâ büyük bir trajedi olarak görüyor. Bu yüzden xAI ile Grokipedia' yı "modern İskenderiye Kütüphanesi" olarak adlandırdı. Musk da bu yüzden Grokipedia'yı tarafsız ve açık kaynaklı bir alternatif olarak öne çıkarıyor. Ne var ki ironik olan şu: Musk'ın kendi platformu X'te de benzer tartışmalar sürüyor. Bu da dijital platformların gücü kimin elinde olursa olsun hafızayı ve erişimi kolayca kontrol edebileceğini gösteriyor. Eski bir ansiklopedi ya da roman, yarın erişilemez hâle gelen dijital kayıtlardan daha güvenilirdir. Elbette dijital dünyayı tamamen reddetmek yanlış.
18 Temmuz 2026 07:24

Melih Altınok
Trump seçildiğinde bu köşede şunları yazmıştım: "Trump'ın tek rakibi kendisi. Ve zayıf karnı da Netanyahu ile ilişkisi. Kendisini iktidara taşıyan MAGA tabanına karşı vaatlerini yerine getirir ve devleti ABD'nin FETÖ'sü olan İsrail'den kurtarabilir se muktedir olabilir. Aksi hâlde değişim diyerek kendisini Başkan yapan seçmenin gözünde 'idare eden' Demokratlardan farkı kalmaz. Ama Trump'ın sıradanlaştığı bir tabloda bile yükselen Cumhuriyetçi eğilim alternatifsiz kalıp Demokratlara yönelmez. Başkan Yardımcısı James David Vance bu görev için biçilmiş kaftan..." Geçtiğimiz günlerde JD Vance' in Joe Rogan' a verdiği röportajı izlerken o satırları hatırladım. "Epstein'in açıkça Amerikan istihbaratının en üst seviyeleriyle bağlantıları vardı. Açıkça İsrail istihbaratının en üst seviyeleriyle bağlantıları vardı" dedi. İran müzakereleriyle ilgili olarak da açıkça İsrailli bazı aktörleri hedef aldı: "İsrail hükümeti içinde bizi müzakerelerden uzaklaştırmaya, savaşı sonsuza dek sürdürmeye çalışan insanlar var. Cevabım'Cehenneme git!' Ben Amerikan halkı için ne yapmam gerekiyorsa onu yapacağım." Trump da aynı doğrultuda adım atıyor. Netanyahu'ya Suriye ve Lübnan'dan güçlerini geri çekme çağrısı yaparken, Türkiye'ye CAATSA yaptırımlarını kaldırma ve F-35 satışını değerlendirme sinyali verdi. 2026 ara seçimleri yaklaşırken İsrail karşıtlığı, Amerikan siyasetinde yükselen bir değer hâline geliyor.
17 Temmuz 2026 07:43

Melih Altınok
Say say bitmez... Zaten zirve süresince F-35'ler ve CAATSA yaptırımları konusunda olumlu açıklamaların önünü almak için çırpındı. Katar'ın hediye ettiği uçakla Türkiye'ye gelen ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilk karşılaşmasında uçağından bahseden Trump'a karşı psikolojik harekata başladılar.
13 Temmuz 2026 07:21

Melih Altınok
Dün, sadece 31 yıl önce Avrupa'nın göbeğinde 8 bin 372 Boşnak sivilin sadece Müslüman olduğu için hunharca öldürüldüğü Srebrenitsa soykırımının yıldönümüydü. Batı ittifakının bileşenleri, savunma harcamalarını yüzde 5'e çıkarma hedefine nasıl ulaşacaklarını tartışmak için bir araya geldiler. Böyle bir konjonktürde ev sahibi Türk devletinin, katılımcı ülkelerin liderlerine hediye ettiği altıpatları diline dolayan "diplomasi uzmanları" komik olduklarının farkında değiller. Bereket, dünyanın en büyük silah üreticisi olan Avrupalı liderlerin, hediye karşısında sergiledikleri sıkıcı şovu "medeniyetin tezahürü" sayan sömürge aydınlarına artık kimse itibar etmiyor. Çiçek çocuğu pozlarında, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın hediye tercihi üzerinde tepinmelerinin, rekabetin silah kartellerinin aleyhine değişmesine yakılan bir ağıt olduğunu herkes görüyor.
12 Temmuz 2026 07:27

Melih Altınok
S-400 Türkiye'ye zaman kazandırdı Kremlin Sözcüsü Peskov konuyla ilgili bir soru üzerine, "Bu konuda söyleyebileceğim tek şey, bunun son derece hassas bir mesele olduğudur. Ancak bu konuda Türk tarafıyla temas hâlindeyiz ve temaslarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Madem geri adım atacaktık, neden bu savunma sistemlerini alıp ABD ile aramızı bozduk" deniliyor. Türkiye, ABD ve Almanya'nın 2012'de Suriye'ye karşı Kahramanmaraş'ta kurduğu Patriot füze sistemini geri çekeceklerini duyurmaları üzerine hava savunma sistemi kurma amacıyla kolları sıvadı. Aralık 2017'de 2 batarya + opsiyon için 2.5 milyar dolarlık anlaşma imzalandı. Temmuz 2019'da ilk sevkiyat Türkiye'ye ulaştı. Özgür Özel yönetiminin medya sorumlusu Burhanettin Bulut'un kendisine para teklif ettiğini, gazeteci kiralamanın "demokrasi suçu" olduğunu anlatarak reddettiğini söylüyor. Özdil' in, Enver Aysever'e, Özel döneminde genel merkezin maaşa bağladığı gazeteciler olduğunu açıklayan Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanına yaptığı çağrı da ibretlik: "Özgür Özel ve ekibinin, namuslu gazetecileri linç ettirmek için maaşa bağladığı sözde muhalif görünümlü tetikçiler ve sosyal medya aparatları, isim isim açıklanmalı; çünkü bunlar para karşılığında sadece CHP'ye karşı değil, Cumhuriyet'e karşı, Türk halkına karşı suç işledi." Evet, ortada yeni bir durum yok.
11 Temmuz 2026 07:28

Melih Altınok
Çin, Rusya ve İsrail'in gözünden Türkiye'deki NATO Zirvesi Ankara'da 7-8 Temmuz 2026'da düzenlenen NATO Zirvesi küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir arenaya dönüştü. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, NATO'yu "Soğuk savaş zihniyetini terk etmemekle" suçladı ve "Çin tehdidini abartmayı bırakın" çağrısı yaptı. Çin, zirve sonuçlarını "NATO'nun Rusya'ya odaklanırken aslında kendini Çin'e karşı hazırladığı" şeklinde yorumladı. Rusya Dışişleri, NATO'nun Ukrayna'ya 70 milyar euro taahhüdünü "savaşın uzatılması" olarak gördü. ABD Başkanı Trump'ın Suriye'deki yaptırımları kaldırma sinyalleri ve Türkiye'ye yönelik "Erdoğan'ı seviyorum, F-35'ler masada" açıklamaları Tel Aviv'de tedirginlik yarattı. İsrail basını, Trump'ın "Türkiye'yi kazanma" stratejisini "İsrail'in stratejik yalnızlaşması" olarak yorumladı. Çin ve Rusya ittifakı "çöküşe doğru" görürken, Trump'ın pragmatizmi Türkiye'yi merkeze koydu.
10 Temmuz 2026 07:10

Melih Altınok
Tüm dünyada gözlerin Ankara'ya çevrilmesinin asıl sebebi NATO Zirvesi değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump'ın buluşmasıydı. Zira "Erdoğan'la görüşmek için Ankara'ya gidiyorum" mesajını uçakta da tekrar eden Trump'ın, Türkiye'de yeni bir sayfa açmaya geldiğinin herkes farkında. Nitekim Erdoğan'ın samimi karşılamasını analiz eden Fox News'ün, "Başkan Trump'a dokunulması, temas edilmesi alışıldık bir durum değil. Trump'ın bunu kabullenmesi ve karşılık vermesi, aralarındaki özel bağı gösteriyor. Erdoğan, diğer NATO liderlerinden açık ara ayrılıyor" şeklinde analizi de gözler önünde doğrulandı. Trump, bugüne kadar NATO'da güneydoğu kanadı rolünü üstlenen Türkiye'yi "merkezde" konumlandırıyor.
08 Temmuz 2026 07:26

Melih Altınok
Artık ne NATO eski NATO ne de Türkiye eski Türkiye. Türkiye'nin savunma sanayii atılımı bu denklemi güçlendiriyor; özellikle NATO 3.0 perspektifiyle birlikte Türkiye için yeni fırsatlar doğuyor. Öte yandan Türkiye, 2010'lardan beri hızlanan savunma hamlesiyle "tüketici" olmaktan çıkıp "üretici" ye dönüştü. NATO 3.0, bu tabloyu Türkiye lehine değiştirme potansiyeli taşıyor. 480 binden fazla personeli, güçlü kara kuvvetleri ve hızla gelişen savunma sanayiiyle Türkiye, NATO 3.0'da doğal bir öncü aktör haline geliyor. Doğu Akdeniz'deki enerji denklemi, Suriye'deki dinamikler ve Karadeniz güvenliği gibi öncelikler, NATO 3.0'ın Avrupa merkezli yapısında daha fazla ses getirebilir. NATO 3.0, klasik "ABD şemsiyesi altında bekleme" modelinden çıkıp daha dengeli, daha çok kutuplu bir yapıya işaret ediyor. NATO 3.0 da karşılıklı bağımlılığı daha olgun ve Türkiye için daha avantajlı bir seviyeye taşıma fırsatı sunuyor.
06 Temmuz 2026 07:13

Melih Altınok
Kâğıthane' de pek çok ev ve işyerini su bastı. Vs. vs. Yüzünü gören cennetlik Belediye Başkan Vekilimiz, 5 bin 726 personel ve 2 bin 35 araçla gelen ihbarlara müdahale ettiklerini açıkladı. Tamı tamına 5 bin 726 kişi! Keşke meteoroloji uyarı yapar yapmaz, belediyemizin o 5 bin 726 personeli, o 2 bin 35 araca atlayıp İstanbul'un kritik noktalarına gitseydi. "İlk defa mı sel oluyor" diyenleri saymazsak gerçi şimdi de bir şey diyen yok ya. Belediyenin iş yapmamasına bahane üretmek "muhaliflik" olmuş. Baksanıza, NATO Zirvesi öncesi caddelerine insan işi asfalt dökülen, kaldırımları yapılan, çöpleri toplanan Ankara'da yapmayana değil yapana söylenenler var. Aklıma, Kars' ın bakımsızlığından ötürü belediyeden değil işgal sırasında şehri ayağa kaldıran Ruslardan şikâyet eden fıkra karakterinin sözleri geliyor: "Kaç yıl olmuş, insan arada gelip Kars'ın hâli nicedir diye bakmaz mı?" Şaka bir yana.
05 Temmuz 2026 07:22

Melih Altınok
İran 'da dün 4 ay önce öldürülen Ali Hamaney' in cenaze töreni vardı. Gazetenin özel haberinden öğreniyoruz ki, İsrail, İran'la barış görüşmeleri sürerken Tahran'ın iki önemli ismini hedef almış. Uçakta İran heyeti var. ABD bu yüzden hem Tel Aviv'e "Dur" diyor hem de arabulucular üzerinden Tahran'ı uyarıyor. İranlılara "Dikkat edin, hedeftesiniz" mesajı gidiyor. Kalibaf ve Erakçi gibi isimler de o listede. Ama ABD masaya oturunca, "Şimdi vurursanız kimseyle konuşamayız" diyor. İlginç olan, tüm bu riske rağmen İran heyeti görüşmeleri bırakmıyor. Olsa olsa Erakçi'yi ve Kalibaf'ı içeride "Trump'ın koruduğu Amerikancılar" diye yaftalamaya çalışıyorlardır.
04 Temmuz 2026 07:26

Melih Altınok
Anlayacağınız, son başkanlarının kendisine esprili bir şekilde "kral" demesi de İngiltere Kralı'nın ABD ziyaretinde "demokrasi" vurgusu yapması da boşuna değil. Demokratlar ve küreselcilerin kontrolündeki ABD ile İngiliz basını da, 250 yılı, monarşiye karşı isyanla başlayan "Amerikan deneyinin" Trump'la birlikte kontrolden çıktığı teması üzerinden okuyor. Trump karşıtı eylemlerde "Kral Yok", "Monarşi Değil Demokrasi", "Bir Anayasamız Var, Kral Değil" sloganları atan Amerikalılar belli ki tarihlerini unutmuşlar. Evet, belki herkese küfretmek serbest ama siyahilerin ülke nüfusunun yüzde 13'ünü, cezaevi popülasyonunun ise yüzde 40'ını oluşturduğu bir atmosfer hâkim ABD'ye. Son 80 yılda işbaşına gelen ABD başkanlarının neden oldukları yıkımlar düşünüldüğünde Trump belki de en "masum" kralları.
03 Temmuz 2026 07:09