×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Kreşte Can Pazarı! 5 Yaşındaki Çocuk Fare Zehriyle Oynadı

Yaşananları anlatan Gürcan Yılmaz, "29 Haziran'da öğle saatlerinde kreşten eşime bir telefon geldi. 'Çocuğunuz okul bahçesinde oynarken, içerisinde zehirli madde bulunan ve haşereyle mücadele amacıyla kullanılan fare istasyonlarını tekmeleyerek açtı. İçindeki zehiri parçaladı ve bir süre oynadı. Bu zehre maruz kaldı. Daha sonra kreşteki öğretmenlerin bunu görmesiyle eli ve ağzı lavaboda yıkandı. Tedbir amacıyla da maalesef yoğurt yedirildi' diye eşime bildirildi. Biz bu durumu olaydan yaklaşık 40 dakika sonra haber aldık. Bizim de oraya gitmemiz yaklaşık bir saati buldu. Bu süre zarfında çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Tabii bu zehir, içerisinde bulunan kimyasallar sebebiyle insan bünyesinde çok ciddi sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Bunu öğrenince hemen kreşe gidip çocuğumu alarak hastaneye götürmek istedim. 'Bir şey olmaz' şeklinde cevaplar aldık. Zehir firmasına danıştıklarını, bünyesi kadar zehre maruz kalmadıkça, yani yemedikçe hayati tehlikesinin olmayacağını söylediler. Biz tabii bu teselli içeren şeyleri çok dinleyemedik. Burada hayati bir durum söz konusu" dedi. L.'yi kreşten alarak hastaneye götürdüklerini aktaran Yılmaz, "Hastaneye gittiğimizde acilden giriş yaptık. Acildeki doktorlar durumun ciddiyetini anlayınca hemen bizi üst kattaki polikliniğe sevk ettiler. Burada sağ olsun bizimle ilgilenen doktor, hemen Sağlık Bakanlığı'nın Zehir Danışma Hattı'nı aradı. Böyle durumlarda bu şekilde reaksiyon verilmesi gerektiğini bize söyledi. Tabii okuldan, yani kreşten böyle bir reaksiyon olmamış. Görüşmenin ardından Zehir Danışma Hattı'ndan bize, çocuğun 72 saat süren bir karantinaya alınması gerektiği, izole bir ortamda tutulması, kimsenin temas etmemesi, hemşirelerin ve doktorların bile maske ve eldivenle müdahalelerini yapması gerektiği iletildi. O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı" şeklinde konuştu. Yılmaz, kızının iki gün hastanede gözetim altında tutulduğunu ifade ederek, "Burada ağır önleyici tedaviler aldık. Çocuğun bünyesinde, psikolojik ve bedensel olarak çok ağır izler bırakan test ve tedavi süreçleri geçirdik. Burada ağır dediğim, çocuk bu süreçten etkilendi ve korktu. Zehir olduğunu öğrenince tabii ki korktu. Dolayısıyla biz de korktuk. İki gün hastanede yattıktan ve testlerimiz Allah'a çok şükür temiz çıktıktan sonra taburcu edildik. Doktorumuz bize bir gün de evde izlememiz gerektiğini söyledi. O bir günü de geçirdikten sonra tekrar hastaneye geldik ve yeniden kan testi yapıldı. Bu 3 günlük kan testlerinin sonucu Allah'tan temiz çıktı" diye konuştu. Güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Okulda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, böyle ciddi kimyasal ve zehir içeren maddelerin çocukların oyun alanının ortasında bulunması kabul edilebilir değil. Bakın, bunun altını çizerek söylüyorum, beden eğitimi alanının ortasında. Çocukların oyuncak zannedip alabileceği bir şekilde duruyor. Burası 2 metrekare, 3 metrekarelik bir alan bile değil. Ben görüntüleri izledim. Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor. Kızım yerde otururken kutuyu alıyor. Bize söylenen, çocuğun tekmeleyerek zehir kutusunu açtığıydı. Ben görüntülerde böyle bir şey göremedim. Bu zehir istasyonlarını kullanan yetkililere de sorduğumda, bunun kilitli mekanizma altında olması gerektiğini söylediler. Müdahaleyle bile açılmaması gerektiğini ilettiler. İnsan olarak biz de şunu düşünüyoruz; çocuk oyun alanında zehirin ne işi var. Ben bunu okul yetkililerine de ilettim. 'Madem koyuyorsunuz, üzerine neden önleyici bir tedbir almıyorsunuz? Çocuklar buna nasıl erişebiliyor? Bunu nasıl alıp içini açarak zehirli maddeyle temas edebiliyor?' diye sordum. Bu 2-3 dakika sürüyor. Çocuk yaklaşık 2-2,5 dakika o zehirle oynuyor. Öğretmeni oyun alanının başında başka bir çocukla ilgileniyor. Daha sonra başka bir öğretmen bunun farkına varınca alıp elini yıkamaya götürüyorlar. Elini yıkamaya götüren yetkili kişi, artık o kurumda görevi ne bilmiyorum, çocuğu lavaboya bırakıyor. Çocuk lavaboda 5-10 saniye yalnız kalıyor. O süre zarfında elini ağzına sürüyor ve acı bir tat aldığını söylüyor öğretmenine. Daha sonra yoğurt yediriyorlar." Anaokulunda uygulanan müdahaleyi de eleştiren Yılmaz, "Böyle kara düzen tedbirlerin alınması, çocuklarımızı emanet ettiğimiz, savunmasız çocuklarımızı emanet ettiğimiz böyle bir kurumda bu kadar ciddiyetsiz davranılması bizi gerçekten şoka uğrattı. Buna tedbir bile diyemeyeceğim. Böyle bir uygulamanın yapılması kabul edilebilir değil. Bu olayda öğretmeni suçlu ilan ettiler. 'Öğretmen oranın sorumluluğundaydı' şeklinde bize cevap verdiler. Zehir firmasının onlara o zehirin orada olması gerektiğini söylediğini, onların da müdahale etmediğini belirttiler. Bir eğitimci gözüyle o zehirin orada olamayacağını düşünmemişler. Eğitimciyi de geçtik, bir anne-baba gözüyle o zehirin orada olmaması gerektiğini düşünememişler. Bizim için çok zorlu bir süreçti. Çocuğumuza her dakika bir şey olacak mı korkusuyla yaşadık açıkçası. Bu süreçte bir iki defa bizimle görüştüler. Çok pişman olduklarını, çok üzgün olduklarını ve böyle bir olayın yaşanmaması gerektiğini söylediler. Ancak burada yaşanan tedbirsizlik ve ciddiyetsizlik, böyle bir eğitim kurumunda bizi çok üzdü" ifadelerini kullandı. Yılmaz, sözlerini şöyle noktaladı: "Çocuğumuzun doğum gününe 2-3 gün kala, biz doğum günü hazırlıkları yaparken böyle bir şeyin yaşanması bizi gerçekten derinden üzdü. Çocuğumuzu da çok üzdü. Bütün planlarımız iptal oldu. Çocuğumuzun okul süreci iptal oldu. Bizim işimiz sekteye uğradı. Çocuğumuz küçük yaşına rağmen o zorlu test süreçlerinden geçti. Aldığı ilaçları görünce biraz korku yaşadı. Tabii biz de korktuk. Test sonucunu, daha doğrusu adli sonucu bekleyeceğiz. İnşallah süreç iki taraf için de hayırlı olur. Bize büyük bir ders oldu. Bundan sonra çocuğumuzu yazdıracağımız okulda bu gibi tedbirleri daha iyi araştırmaya karar verdik. Buradan bütün velilere de bunu öneriyorum. Öğretmenlerin eğitim durumlarını, meslek lisesi mi yoksa akademik mezun mu olduklarını, okulun iş güvenliği şartlarını, aldığı önlemleri ve sağlık tedbirlerinin ciddiyetini gerçekten çok iyi araştırsınlar."

Kaynak: Yeni Akit

16 Temmuz 2026 06:35

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Benzer Haberler

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Kreşte Skandal! Kutuyu Açan 5 Yaşındaki Çocuk Ölümden Döndü

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde 5 yaşındaki çocuk, eğitim gördüğü özel anaokulunun oyun alanında fare zehiriyle temas edince zehirlenme şüphesiyle 2 gün hastanede gözetim altında tutuldu. Olay, 29 Haziran günü öğle saatlerinde Gölcük'teki bir özel anaokulunda meydana geldi. 2 GÜN HASTANEDE GÖZETİM TUTULDU Durumu fark eden görevlilerin çocuğun elini ve ağzını yıkadığı, ardından tedbir amacıyla yoğurt yedirdiği iddia edildi. Zehir Danışma Hattı ile yapılan görüşmenin ardından hastaneye yatırılan küçük çocuk, 2 gün boyunca gözetim altında tutuldu. ÇOCUĞA YOĞURT YEDİRMİŞLER Minik L.'nin babası Gürcan Yılmaz konuyla ilgili yasal işlem başlattıklarını bildirdi. Yaşananları anlatan Gürcan Yılmaz, "29 Haziran'da öğle saatlerinde kreşten eşime bir telefon geldi. 'Çocuğunuz okul bahçesinde oynarken, içerisinde zehirli madde bulunan ve haşereyle mücadele amacıyla kullanılan fare istasyonlarını tekmeleyerek açtı. İçindeki zehiri parçaladı ve bir süre oynadı. Bu zehre maruz kaldı. Daha sonra kreşteki öğretmenlerin bunu görmesiyle eli ve ağzı lavaboda yıkandı. Tedbir amacıyla da maalesef yoğurt yedirildi' diye eşime bildirildi. Biz bu durumu olaydan yaklaşık 40 dakika sonra haber aldık. Bizim de oraya gitmemiz yaklaşık bir saati buldu. Bu süre zarfında çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Tabii bu zehir, içerisinde bulunan kimyasallar sebebiyle insan bünyesinde çok ciddi sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Bunu öğrenince hemen kreşe gidip çocuğumu alarak hastaneye götürmek istedim. 'Bir şey olmaz' şeklinde cevaplar aldık. Zehir firmasına danıştıklarını, bünyesi kadar zehre maruz kalmadıkça, yani yemedikçe hayati tehlikesinin olmayacağını söylediler. Biz tabii bu teselli içeren şeyleri çok dinleyemedik. Burada hayati bir durum söz konusu" dedi. 'O GÜN HEMEN HASTANEYE YATIŞIMIZ YAPILDI',L.'yi kreşten alarak hastaneye götürdüklerini aktaran Yılmaz, "Hastaneye gittiğimizde acilden giriş yaptık. Acildeki doktorlar durumun ciddiyetini anlayınca hemen bizi üst kattaki polikliniğe sevk ettiler. Burada sağ olsun bizimle ilgilenen doktor, hemen Sağlık Bakanlığı'nın Zehir Danışma Hattı'nı aradı. Böyle durumlarda bu şekilde reaksiyon verilmesi gerektiğini bize söyledi. Tabii okuldan, yani kreşten böyle bir reaksiyon olmamış. Görüşmenin ardından Zehir Danışma Hattı'ndan bize, çocuğun 72 saat süren bir karantinaya alınması gerektiği, izole bir ortamda tutulması, kimsenin temas etmemesi, hemşirelerin ve doktorların bile maske ve eldivenle müdahalelerini yapması gerektiği iletildi. O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı" şeklinde konuştu. "ÇOCUK BU SÜREÇTEN ETKİLENDİ VE KORKTU' Yılmaz, kızının iki gün hastanede gözetim altında tutulduğunu ifade ederek, "Burada ağır önleyici tedaviler aldık. Zehir olduğunu öğrenince tabii ki korktu. Bu 3 günlük kan testlerinin sonucu Allah'tan temiz çıktı" diye konuştu. Güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Okulda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, böyle ciddi kimyasal ve zehir içeren maddelerin çocukların oyun alanının ortasında bulunması kabul edilebilir değil. Burası 2 metrekare, 3 metrekarelik bir alan bile değil. Bu 2-3 dakika sürüyor. Çocuk yaklaşık 2-2,5 dakika o zehirle oynuyor. Çocuk lavaboda 5-10 saniye yalnız kalıyor. Daha sonra yoğurt yediriyorlar." Anaokulunda uygulanan müdahaleyi de eleştiren Yılmaz, "Böyle kara düzen tedbirlerin alınması, çocuklarımızı emanet ettiğimiz, savunmasız çocuklarımızı emanet ettiğimiz böyle bir kurumda bu kadar ciddiyetsiz davranılması bizi gerçekten şoka uğrattı. Ancak burada yaşanan tedbirsizlik ve ciddiyetsizlik, böyle bir eğitim kurumunda bizi çok üzdü" ifadelerini kullandı. Yaşanan olayın ardından ilgili ekiplerce anaokulundan incelenmek üzere numune alındığını anlatan Gürcan Yılmaz, adli sürecin yakından takipçisi olacaklarını bildirdi. Söz konusu okul hakkında CİMER'e ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne de şikayette bulunduklarını söyleyen Yılmaz, kızının doğum gününe günler kala büyük bir korku yaşadıklarını dile getirdi. Yılmaz, sözlerini şöyle noktaladı: "Çocuğumuzun doğum gününe 2-3 gün kala, biz doğum günü hazırlıkları yaparken böyle bir şeyin yaşanması bizi gerçekten derinden üzdü. Tabii biz de korktuk. Öğretmenlerin eğitim durumlarını, meslek lisesi mi yoksa akademik mezun mu olduklarını, okulun iş güvenliği şartlarını, aldığı önlemleri ve sağlık tedbirlerinin ciddiyetini gerçekten çok iyi araştırsınlar."

15 Temmuz 2026 14:45

Kocaeli'de Kreşte "Fare Zehri" Dehşeti: 5 Yaşındaki Çocuk Hastanelik Oldu

Yaşananları anlatan Gürcan Yılmaz, "29 Haziran'da öğle saatlerinde kreşten eşime bir telefon geldi. 'Çocuğunuz okul bahçesinde oynarken, içerisinde zehirli madde bulunan ve haşereyle mücadele amacıyla kullanılan fare istasyonlarını tekmeleyerek açtı. İçindeki zehiri parçaladı ve bir süre oynadı. Bu zehre maruz kaldı. Daha sonra kreşteki öğretmenlerin bunu görmesiyle eli ve ağzı lavaboda yıkandı. Tedbir amacıyla da maalesef yoğurt yedirildi' diye eşime bildirildi. Biz bu durumu olaydan yaklaşık 40 dakika sonra haber aldık. Bizim de oraya gitmemiz yaklaşık bir saati buldu. Bu süre zarfında çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Tabii bu zehir, içerisinde bulunan kimyasallar sebebiyle insan bünyesinde çok ciddi sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Bunu öğrenince hemen kreşe gidip çocuğumu alarak hastaneye götürmek istedim. 'Bir şey olmaz' şeklinde cevaplar aldık. Zehir firmasına danıştıklarını, bünyesi kadar zehre maruz kalmadıkça, yani yemedikçe hayati tehlikesinin olmayacağını söylediler. Biz tabii bu teselli içeren şeyleri çok dinleyemedik. Burada hayati bir durum söz konusu" dedi. L.'yi kreşten alarak hastaneye götürdüklerini aktaran Yılmaz, "Hastaneye gittiğimizde acilden giriş yaptık. Acildeki doktorlar durumun ciddiyetini anlayınca hemen bizi üst kattaki polikliniğe sevk ettiler. Burada sağ olsun bizimle ilgilenen doktor, hemen Sağlık Bakanlığı'nın Zehir Danışma Hattı'nı aradı. Böyle durumlarda bu şekilde reaksiyon verilmesi gerektiğini bize söyledi. Tabii okuldan, yani kreşten böyle bir reaksiyon olmamış. Görüşmenin ardından Zehir Danışma Hattı'ndan bize, çocuğun 72 saat süren bir karantinaya alınması gerektiği, izole bir ortamda tutulması, kimsenin temas etmemesi, hemşirelerin ve doktorların bile maske ve eldivenle müdahalelerini yapması gerektiği iletildi. O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı" şeklinde konuştu. Yılmaz, kızının iki gün hastanede gözetim altında tutulduğunu ifade ederek, "Burada ağır önleyici tedaviler aldık. Çocuğun bünyesinde, psikolojik ve bedensel olarak çok ağır izler bırakan test ve tedavi süreçleri geçirdik. Burada ağır dediğim, çocuk bu süreçten etkilendi ve korktu. Zehir olduğunu öğrenince tabii ki korktu. Dolayısıyla biz de korktuk. İki gün hastanede yattıktan ve testlerimiz Allah'a çok şükür temiz çıktıktan sonra taburcu edildik. Doktorumuz bize bir gün de evde izlememiz gerektiğini söyledi. O bir günü de geçirdikten sonra tekrar hastaneye geldik ve yeniden kan testi yapıldı. Bu 3 günlük kan testlerinin sonucu Allah'tan temiz çıktı" diye konuştu. Güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Okulda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, böyle ciddi kimyasal ve zehir içeren maddelerin çocukların oyun alanının ortasında bulunması kabul edilebilir değil. Bakın, bunun altını çizerek söylüyorum, beden eğitimi alanının ortasında. Çocukların oyuncak zannedip alabileceği bir şekilde duruyor. Burası 2 metrekare, 3 metrekarelik bir alan bile değil. Ben görüntüleri izledim. Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor. Kızım yerde otururken kutuyu alıyor. Bize söylenen, çocuğun tekmeleyerek zehir kutusunu açtığıydı. Ben görüntülerde böyle bir şey göremedim. Bu zehir istasyonlarını kullanan yetkililere de sorduğumda, bunun kilitli mekanizma altında olması gerektiğini söylediler. Müdahaleyle bile açılmaması gerektiğini ilettiler. İnsan olarak biz de şunu düşünüyoruz; çocuk oyun alanında zehirin ne işi var. Ben bunu okul yetkililerine de ilettim. 'Madem koyuyorsunuz, üzerine neden önleyici bir tedbir almıyorsunuz? Çocuklar buna nasıl erişebiliyor? Bunu nasıl alıp içini açarak zehirli maddeyle temas edebiliyor?' diye sordum. Bu 2-3 dakika sürüyor. Çocuk yaklaşık 2-2,5 dakika o zehirle oynuyor. Öğretmeni oyun alanının başında başka bir çocukla ilgileniyor. Daha sonra başka bir öğretmen bunun farkına varınca alıp elini yıkamaya götürüyorlar. Elini yıkamaya götüren yetkili kişi, artık o kurumda görevi ne bilmiyorum, çocuğu lavaboya bırakıyor. Çocuk lavaboda 5-10 saniye yalnız kalıyor. O süre zarfında elini ağzına sürüyor ve acı bir tat aldığını söylüyor öğretmenine. Daha sonra yoğurt yediriyorlar." Anaokulunda uygulanan müdahaleyi de eleştiren Yılmaz, "Böyle kara düzen tedbirlerin alınması, çocuklarımızı emanet ettiğimiz, savunmasız çocuklarımızı emanet ettiğimiz böyle bir kurumda bu kadar ciddiyetsiz davranılması bizi gerçekten şoka uğrattı. Buna tedbir bile diyemeyeceğim. Böyle bir uygulamanın yapılması kabul edilebilir değil. Bu olayda öğretmeni suçlu ilan ettiler. 'Öğretmen oranın sorumluluğundaydı' şeklinde bize cevap verdiler. Zehir firmasının onlara o zehirin orada olması gerektiğini söylediğini, onların da müdahale etmediğini belirttiler. Bir eğitimci gözüyle o zehirin orada olamayacağını düşünmemişler. Eğitimciyi de geçtik, bir anne-baba gözüyle o zehirin orada olmaması gerektiğini düşünememişler. Bizim için çok zorlu bir süreçti. Çocuğumuza her dakika bir şey olacak mı korkusuyla yaşadık açıkçası. Bu süreçte bir iki defa bizimle görüştüler. Çok pişman olduklarını, çok üzgün olduklarını ve böyle bir olayın yaşanmaması gerektiğini söylediler. Ancak burada yaşanan tedbirsizlik ve ciddiyetsizlik, böyle bir eğitim kurumunda bizi çok üzdü" ifadelerini kullandı. Yılmaz, sözlerini şöyle noktaladı: "Çocuğumuzun doğum gününe 2-3 gün kala, biz doğum günü hazırlıkları yaparken böyle bir şeyin yaşanması bizi gerçekten derinden üzdü. Çocuğumuzu da çok üzdü. Bütün planlarımız iptal oldu. Çocuğumuzun okul süreci iptal oldu. Bizim işimiz sekteye uğradı. Çocuğumuz küçük yaşına rağmen o zorlu test süreçlerinden geçti. Aldığı ilaçları görünce biraz korku yaşadı. Tabii biz de korktuk. Test sonucunu, daha doğrusu adli sonucu bekleyeceğiz. İnşallah süreç iki taraf için de hayırlı olur. Bize büyük bir ders oldu. Bundan sonra çocuğumuzu yazdıracağımız okulda bu gibi tedbirleri daha iyi araştırmaya karar verdik. Buradan bütün velilere de bunu öneriyorum. Öğretmenlerin eğitim durumlarını, meslek lisesi mi yoksa akademik mezun mu olduklarını, okulun iş güvenliği şartlarını, aldığı önlemleri ve sağlık tedbirlerinin ciddiyetini gerçekten çok iyi araştırsınlar."

15 Temmuz 2026 14:29

Kreşte Akılalmaz İhmal İddiası: Fare Zehriyle Temas Eden Çocuk Hastanelik Oldu

Yaşananları anlatan Gürcan Yılmaz, "29 Haziran'da öğle saatlerinde kreşten eşime bir telefon geldi. 'Çocuğunuz okul bahçesinde oynarken, içerisinde zehirli madde bulunan ve haşereyle mücadele amacıyla kullanılan fare istasyonlarını tekmeleyerek açtı. İçindeki zehiri parçaladı ve bir süre oynadı. Bu zehre maruz kaldı. Daha sonra kreşteki öğretmenlerin bunu görmesiyle eli ve ağzı lavaboda yıkandı. Tedbir amacıyla da maalesef yoğurt yedirildi' diye eşime bildirildi. Biz bu durumu olaydan yaklaşık 40 dakika sonra haber aldık. Bizim de oraya gitmemiz yaklaşık bir saati buldu. Bu süre zarfında çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Tabii bu zehir, içerisinde bulunan kimyasallar sebebiyle insan bünyesinde çok ciddi sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Bunu öğrenince hemen kreşe gidip çocuğumu alarak hastaneye götürmek istedim. 'Bir şey olmaz' şeklinde cevaplar aldık. Zehir firmasına danıştıklarını, bünyesi kadar zehre maruz kalmadıkça, yani yemedikçe hayati tehlikesinin olmayacağını söylediler. Biz tabii bu teselli içeren şeyleri çok dinleyemedik. Burada hayati bir durum söz konusu" dedi. L.'yi kreşten alarak hastaneye götürdüklerini aktaran Yılmaz, "Hastaneye gittiğimizde acilden giriş yaptık. Acildeki doktorlar durumun ciddiyetini anlayınca hemen bizi üst kattaki polikliniğe sevk ettiler. Burada sağ olsun bizimle ilgilenen doktor, hemen Sağlık Bakanlığı'nın Zehir Danışma Hattı'nı aradı. Böyle durumlarda bu şekilde reaksiyon verilmesi gerektiğini bize söyledi. Tabii okuldan, yani kreşten böyle bir reaksiyon olmamış. Görüşmenin ardından Zehir Danışma Hattı'ndan bize, çocuğun 72 saat süren bir karantinaya alınması gerektiği, izole bir ortamda tutulması, kimsenin temas etmemesi, hemşirelerin ve doktorların bile maske ve eldivenle müdahalelerini yapması gerektiği iletildi. O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı" şeklinde konuştu. Yılmaz, kızının iki gün hastanede gözetim altında tutulduğunu ifade ederek, "Burada ağır önleyici tedaviler aldık. Çocuğun bünyesinde, psikolojik ve bedensel olarak çok ağır izler bırakan test ve tedavi süreçleri geçirdik. Burada ağır dediğim, çocuk bu süreçten etkilendi ve korktu. Zehir olduğunu öğrenince tabii ki korktu. Dolayısıyla biz de korktuk. İki gün hastanede yattıktan ve testlerimiz Allah'a çok şükür temiz çıktıktan sonra taburcu edildik. Doktorumuz bize bir gün de evde izlememiz gerektiğini söyledi. O bir günü de geçirdikten sonra tekrar hastaneye geldik ve yeniden kan testi yapıldı. Bu 3 günlük kan testlerinin sonucu Allah'tan temiz çıktı" diye konuştu. Güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Okulda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, böyle ciddi kimyasal ve zehir içeren maddelerin çocukların oyun alanının ortasında bulunması kabul edilebilir değil. Bakın, bunun altını çizerek söylüyorum, beden eğitimi alanının ortasında. Çocukların oyuncak zannedip alabileceği bir şekilde duruyor. Burası 2 metrekare, 3 metrekarelik bir alan bile değil. Ben görüntüleri izledim. Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor. Kızım yerde otururken kutuyu alıyor. Bize söylenen, çocuğun tekmeleyerek zehir kutusunu açtığıydı. Ben görüntülerde böyle bir şey göremedim. Bu zehir istasyonlarını kullanan yetkililere de sorduğumda, bunun kilitli mekanizma altında olması gerektiğini söylediler. Müdahaleyle bile açılmaması gerektiğini ilettiler. İnsan olarak biz de şunu düşünüyoruz; çocuk oyun alanında zehirin ne işi var. Ben bunu okul yetkililerine de ilettim. 'Madem koyuyorsunuz, üzerine neden önleyici bir tedbir almıyorsunuz? Çocuklar buna nasıl erişebiliyor? Bunu nasıl alıp içini açarak zehirli maddeyle temas edebiliyor?' diye sordum. Bu 2-3 dakika sürüyor. Çocuk yaklaşık 2-2,5 dakika o zehirle oynuyor. Öğretmeni oyun alanının başında başka bir çocukla ilgileniyor. Daha sonra başka bir öğretmen bunun farkına varınca alıp elini yıkamaya götürüyorlar. Elini yıkamaya götüren yetkili kişi, artık o kurumda görevi ne bilmiyorum, çocuğu lavaboya bırakıyor. Çocuk lavaboda 5-10 saniye yalnız kalıyor. O süre zarfında elini ağzına sürüyor ve acı bir tat aldığını söylüyor öğretmenine. Daha sonra yoğurt yediriyorlar." Anaokulunda uygulanan müdahaleyi de eleştiren Yılmaz, "Böyle kara düzen tedbirlerin alınması, çocuklarımızı emanet ettiğimiz, savunmasız çocuklarımızı emanet ettiğimiz böyle bir kurumda bu kadar ciddiyetsiz davranılması bizi gerçekten şoka uğrattı. Buna tedbir bile diyemeyeceğim. Böyle bir uygulamanın yapılması kabul edilebilir değil. Bu olayda öğretmeni suçlu ilan ettiler. 'Öğretmen oranın sorumluluğundaydı' şeklinde bize cevap verdiler. Zehir firmasının onlara o zehirin orada olması gerektiğini söylediğini, onların da müdahale etmediğini belirttiler. Bir eğitimci gözüyle o zehirin orada olamayacağını düşünmemişler. Eğitimciyi de geçtik, bir anne-baba gözüyle o zehirin orada olmaması gerektiğini düşünememişler. Bizim için çok zorlu bir süreçti. Çocuğumuza her dakika bir şey olacak mı korkusuyla yaşadık açıkçası. Bu süreçte bir iki defa bizimle görüştüler. Çok pişman olduklarını, çok üzgün olduklarını ve böyle bir olayın yaşanmaması gerektiğini söylediler. Ancak burada yaşanan tedbirsizlik ve ciddiyetsizlik, böyle bir eğitim kurumunda bizi çok üzdü" ifadelerini kullandı. Yılmaz, sözlerini şöyle noktaladı: "Çocuğumuzun doğum gününe 2-3 gün kala, biz doğum günü hazırlıkları yaparken böyle bir şeyin yaşanması bizi gerçekten derinden üzdü. Çocuğumuzu da çok üzdü. Bütün planlarımız iptal oldu. Çocuğumuzun okul süreci iptal oldu. Bizim işimiz sekteye uğradı. Çocuğumuz küçük yaşına rağmen o zorlu test süreçlerinden geçti. Aldığı ilaçları görünce biraz korku yaşadı. Tabii biz de korktuk. Test sonucunu, daha doğrusu adli sonucu bekleyeceğiz. İnşallah süreç iki taraf için de hayırlı olur. Bize büyük bir ders oldu. Bundan sonra çocuğumuzu yazdıracağımız okulda bu gibi tedbirleri daha iyi araştırmaya karar verdik. Buradan bütün velilere de bunu öneriyorum. Öğretmenlerin eğitim durumlarını, meslek lisesi mi yoksa akademik mezun mu olduklarını, okulun iş güvenliği şartlarını, aldığı önlemleri ve sağlık tedbirlerinin ciddiyetini gerçekten çok iyi araştırsınlar."

15 Temmuz 2026 14:14

Kreşte Ölümcül İhmal: Aile Hukuk Savaşı Başlattı

Baba Gürcan Yılmaz, yaptığı açıklamada, "Çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Çocuk oyun alanında zehirin ne işi var" dedi. Yaşananları anlatan Gürcan Yılmaz, "29 Haziran'da öğle saatlerinde kreş ten eşime bir telefon geldi. ' Çocuğunuz okul bahçesinde oynarken, içerisinde zehirli madde bulunan ve haşereyle mücadele amacıyla kullanılan fare istasyonlarını tekmeleyerek açtı. İçindeki zehiri parçaladı ve bir süre oynadı. Bu zehre maruz kaldı. Daha sonra kreşteki öğretmenlerin bunu görmesiyle eli ve ağzı lavaboda yıkandı. Tedbir amacıyla da maalesef yoğurt yedirildi' diye eşime bildirildi. Biz bu durumu olaydan yaklaşık 40 dakika sonra haber aldık. Bizim de oraya gitmemiz yaklaşık bir saati buldu. Bu süre zarfında çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Tabii bu zehir, içerisinde bulunan kimyasallar sebebiyle insan bünyesinde çok ciddi sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Bunu öğrenince hemen kreşe gidip çocuğumu alarak hastaneye götürmek istedim. 'Bir şey olmaz' şeklinde cevaplar aldık. Zehir firmasına danıştıklarını, bünyesi kadar zehre maruz kalmadıkça, yani yemedikçe hayati tehlikesinin olmayacağını söylediler. Biz tabii bu teselli içeren şeyleri çok dinleyemedik. Burada hayati bir durum söz konusu " dedi. "O GÜN HEMEN HASTANEYE YATIŞIMIZ YAPILDI" L.'yi kreşten alarak hastaneye götürdüklerini aktaran Yılmaz, " Hastaneye gittiğimizde acilden giriş yaptık. Acildeki doktorlar durumun ciddiyetini anlayınca hemen bizi üst kattaki polikliniğe sevk ettiler. Burada sağ olsun bizimle ilgilenen doktor, hemen Sağlık Bakanlığı'nın Zehir Danışma Hattı'nı aradı. Böyle durumlarda bu şekilde reaksiyon verilmesi gerektiğini bize söyledi. Tabii okuldan, yani kreşten böyle bir reaksiyon olmamış. Görüşmenin ardından Zehir Danışma Hattı'ndan bize, çocuğun 72 saat süren bir karantinaya alınması gerektiği, izole bir ortamda tutulması, kimsenin temas etmemesi, hemşirelerin ve doktorların bile maske ve eldivenle müdahalelerini yapması gerektiği iletildi. O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı" şeklinde konuştu. "BİR ARKADAŞI, ZEHİRİ OYUN ALANININ ORTASINDAN ALIYOR VE KIZIMA GETİRİYOR" Güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: " Okulda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, böyle ciddi kimyasal ve zehir içeren maddelerin çocukların oyun alanının ortasında bulunması kabul edilebilir değil. Bakın, bunun altını çizerek söylüyorum, beden eğitimi alanının ortasında. Çocukların oyuncak zannedip alabileceği bir şekilde duruyor. Burası 2 metrekare, 3 metrekarelik bir alan bile değil. Ben görüntüleri izledim. Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor. Kızım yerde otururken kutuyu alıyor. Bize söylenen, çocuğun tekmeleyerek zehir kutusunu açtığıydı. Ben görüntülerde böyle bir şey göremedim. Bu zehir istasyonlarını kullanan yetkililere de sorduğumda, bunun kilitli mekanizma altında olması gerektiğini söylediler. Müdahaleyle bile açılmaması gerektiğini ilettiler. İnsan olarak biz de şunu düşünüyoruz; çocuk oyun alanında zehirin ne işi var. Ben bunu okul yetkililerine de ilettim. 'Madem koyuyorsunuz, üzerine neden önleyici bir tedbir almıyorsunuz? Çocuklar buna nasıl erişebiliyor? Bunu nasıl alıp içini açarak zehirli maddeyle temas edebiliyor?' diye sordum. Bu 2-3 dakika sürüyor. Çocuk yaklaşık 2-2,5 dakika o zehirle oynuyor. Öğretmeni oyun alanının başında başka bir çocukla ilgileniyor. Daha sonra başka bir öğretmen bunun farkına varınca alıp elini yıkamaya götürüyorlar. Elini yıkamaya götüren yetkili kişi, artık o kurumda görevi ne bilmiyorum, çocuğu lavaboya bırakıyor. Çocuk lavaboda 5-10 saniye yalnız kalıyor. O süre zarfında elini ağzına sürüyor ve acı bir tat aldığını söylüyor öğretmenine. Daha sonra yoğurt yediriyorlar. " "BÖYLE BİR UYGULAMA BİZİ ŞOKA UĞRATTI" Anaokulunda uygulanan müdahaleyi de eleştiren Yılmaz, " Böyle kara düzen tedbirlerin alınması, çocuklarımızı emanet ettiğimiz, savunmasız çocuklarımızı emanet ettiğimiz böyle bir kurumda bu kadar ciddiyetsiz davranılması bizi gerçekten şoka uğrattı. Buna tedbir bile diyemeyeceğim. Böyle bir uygulamanın yapılması kabul edilebilir değil. Bu olayda öğretmeni suçlu ilan ettiler. 'Öğretmen oranın sorumluluğundaydı' şeklinde bize cevap verdiler. Zehir firmasının onlara o zehirin orada olması gerektiğini söylediğini, onların da müdahale etmediğini belirttiler. Bir eğitimci gözüyle o zehirin orada olamayacağını düşünmemişler. Eğitimciyi de geçtik, bir anne-baba gözüyle o zehirin orada olmaması gerektiğini düşünememişler. Bizim için çok zorlu bir süreçti. Çocuğumuza her dakika bir şey olacak mı korkusuyla yaşadık açıkçası. Bu süreçte bir iki defa bizimle görüştüler. Çok pişman olduklarını, çok üzgün olduklarını ve böyle bir olayın yaşanmaması gerektiğini söylediler. Ancak burada yaşanan tedbirsizlik ve ciddiyetsizlik, böyle bir eğitim kurumunda bizi çok üzdü" ifadelerini kullandı. "Çocuğumuzun doğum gününe 2-3 gün kala bu olayın yaşanması bizi derinden üzdü" Yaşanan olayın ardından ilgili ekiplerce anaokulundan incelenmek üzere numune alındığını anlatan Gürcan Yılmaz, adli sürecin yakından takipçisi olacaklarını bildirdi. Yılmaz, sözlerini şöyle noktaladı: " Çocuğumuzun doğum gününe 2-3 gün kala, biz doğum günü hazırlıkları yaparken böyle bir şeyin yaşanması bizi gerçekten derinden üzdü. Çocuğumuzu da çok üzdü. Bütün planlarımız iptal oldu. Çocuğumuzun okul süreci iptal oldu. Bizim işimiz sekteye uğradı. Çocuğumuz küçük yaşına rağmen o zorlu test süreçlerinden geçti. Aldığı ilaçları görünce biraz korku yaşadı. Tabii biz de korktuk. Test sonucunu, daha doğrusu adli sonucu bekleyeceğiz. İnşallah süreç iki taraf için de hayırlı olur. Bize büyük bir ders oldu. Bundan sonra çocuğumuzu yazdıracağımız okulda bu gibi tedbirleri daha iyi araştırmaya karar verdik. Buradan bütün velilere de bunu öneriyorum. Öğretmenlerin eğitim durumlarını, meslek lisesi mi yoksa akademik mezun mu olduklarını, okulun iş güvenliği şartlarını, aldığı önlemleri ve sağlık tedbirlerinin ciddiyetini gerçekten çok iyi araştırsınlar. "

15 Temmuz 2026 13:57

Kreşte Fare Zehiri İle Oynayan Çocuk Hastanelik Oldu

Baba Gürcan Yılmaz, yaptığı açıklamada, "Çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Çocuk oyun alanında zehirin ne işi var" dedi Yaşananları anlatan Gürcan Yılmaz, "29 Haziran'da öğle saatlerinde kreşten eşime bir telefon geldi. 'Çocuğunuz okul bahçesinde oynarken, içerisinde zehirli madde bulunan ve haşereyle mücadele amacıyla kullanılan fare istasyonlarını tekmeleyerek açtı. İçindeki zehiri parçaladı ve bir süre oynadı. Bu zehre maruz kaldı. Daha sonra kreşteki öğretmenlerin bunu görmesiyle eli ve ağzı lavaboda yıkandı. Tedbir amacıyla da maalesef yoğurt yedirildi' diye eşime bildirildi. Biz bu durumu olaydan yaklaşık 40 dakika sonra haber aldık. Bizim de oraya gitmemiz yaklaşık bir saati buldu. Bu süre zarfında çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Tabii bu zehir, içerisinde bulunan kimyasallar sebebiyle insan bünyesinde çok ciddi sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Bunu öğrenince hemen kreşe gidip çocuğumu alarak hastaneye götürmek istedim. 'Bir şey olmaz' şeklinde cevaplar aldık. Zehir firmasına danıştıklarını, bünyesi kadar zehre maruz kalmadıkça, yani yemedikçe hayati tehlikesinin olmayacağını söylediler. Biz tabii bu teselli içeren şeyleri çok dinleyemedik. Burada hayati bir durum söz konusu" dedi. "Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor" Güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Okulda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, böyle ciddi kimyasal ve zehir içeren maddelerin çocukların oyun alanının ortasında bulunması kabul edilebilir değil. Bakın, bunun altını çizerek söylüyorum, beden eğitimi alanının ortasında. Çocukların oyuncak zannedip alabileceği bir şekilde duruyor. Burası 2 metrekare, 3 metrekarelik bir alan bile değil. Ben görüntüleri izledim. Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor. Kızım yerde otururken kutuyu alıyor. Bize söylenen, çocuğun tekmeleyerek zehir kutusunu açtığıydı. Ben görüntülerde böyle bir şey göremedim. Bu zehir istasyonlarını kullanan yetkililere de sorduğumda, bunun kilitli mekanizma altında olması gerektiğini söylediler. Müdahaleyle bile açılmaması gerektiğini ilettiler. İnsan olarak biz de şunu düşünüyoruz; çocuk oyun alanında zehirin ne işi var. Ben bunu okul yetkililerine de ilettim. 'Madem koyuyorsunuz, üzerine neden önleyici bir tedbir almıyorsunuz' Çocuklar buna nasıl erişebiliyor' Bunu nasıl alıp içini açarak zehirli maddeyle temas edebiliyor'' diye sordum. Bu 2-3 dakika sürüyor. Çocuk yaklaşık 2-2,5 dakika o zehirle oynuyor. Öğretmeni oyun alanının başında başka bir çocukla ilgileniyor. Daha sonra başka bir öğretmen bunun farkına varınca alıp elini yıkamaya götürüyorlar. Elini yıkamaya götüren yetkili kişi, artık o kurumda görevi ne bilmiyorum, çocuğu lavaboya bırakıyor. Çocuk lavaboda 5-10 saniye yalnız kalıyor. O süre zarfında elini ağzına sürüyor ve acı bir tat aldığını söylüyor öğretmenine. Daha sonra yoğurt yediriyorlar." "Böyle bir uygulama bizi şoka uğrattı" Anaokulunda uygulanan müdahaleyi de eleştiren Yılmaz, "Böyle kara düzen tedbirlerin alınması, çocuklarımızı emanet ettiğimiz, savunmasız çocuklarımızı emanet ettiğimiz böyle bir kurumda bu kadar ciddiyetsiz davranılması bizi gerçekten şoka uğrattı. Buna tedbir bile diyemeyeceğim. Böyle bir uygulamanın yapılması kabul edilebilir değil. Bu olayda öğretmeni suçlu ilan ettiler. 'Öğretmen oranın sorumluluğundaydı' şeklinde bize cevap verdiler. Zehir firmasının onlara o zehirin orada olması gerektiğini söylediğini, onların da müdahale etmediğini belirttiler. Bir eğitimci gözüyle o zehirin orada olamayacağını düşünmemişler. Eğitimciyi de geçtik, bir anne-baba gözüyle o zehirin orada olmaması gerektiğini düşünememişler. Bizim için çok zorlu bir süreçti. Çocuğumuza her dakika bir şey olacak mı korkusuyla yaşadık açıkçası. Bu süreçte bir iki defa bizimle görüştüler. Çok pişman olduklarını, çok üzgün olduklarını ve böyle bir olayın yaşanmaması gerektiğini söylediler. Ancak burada yaşanan tedbirsizlik ve ciddiyetsizlik, böyle bir eğitim kurumunda bizi çok üzdü" ifadelerini kullandı. "Çocuğumuzun doğum gününe 2-3 gün kala bu olayın yaşanması bizi derinden üzdü" Yaşanan olayın ardından ilgili ekiplerce anaokulundan incelenmek üzere numune alındığını anlatan Gürcan Yılmaz, adli sürecin yakından takipçisi olacaklarını bildirdi. Yılmaz, sözlerini şöyle noktaladı: "Çocuğumuzun doğum gününe 2-3 gün kala, biz doğum günü hazırlıkları yaparken böyle bir şeyin yaşanması bizi gerçekten derinden üzdü. Çocuğumuzu da çok üzdü. Bütün planlarımız iptal oldu. Çocuğumuzun okul süreci iptal oldu. Bizim işimiz sekteye uğradı. Çocuğumuz küçük yaşına rağmen o zorlu test süreçlerinden geçti. Aldığı ilaçları görünce biraz korku yaşadı. Tabii biz de korktuk. Test sonucunu, daha doğrusu adli sonucu bekleyeceğiz. İnşallah süreç iki taraf için de hayırlı olur. Bize büyük bir ders oldu. Bundan sonra çocuğumuzu yazdıracağımız okulda bu gibi tedbirleri daha iyi araştırmaya karar verdik. Buradan bütün velilere de bunu öneriyorum. Öğretmenlerin eğitim durumlarını, meslek lisesi mi yoksa akademik mezun mu olduklarını, okulun iş güvenliği şartlarını, aldığı önlemleri ve sağlık tedbirlerinin ciddiyetini gerçekten çok iyi araştırsınlar."

15 Temmuz 2026 14:00

Anaokulunda Skandal İhmal: Fare Zehri Çocuğun Eline Geçti, Hastane Dibindeyken Yoğurt Yedirmişler!

Kocaeli'nde özel bir anaokulunun oyun alanında fare zehiriyle temas ettiği iddia edilen 5 yaşındaki çocuk, zehirlenme şüphesiyle 2 gün hastanede gözetim altında tutuldu. Baba Gürcan Yılmaz, "Çocuk oyun alanında zehrin ne işi var? Hastane dibindeyken çocuğa yoğurt yedirmişler" diyerek ihmal iddiasında bulundu. Yaşananları anlatan Gürcan Yılmaz, "29 Haziran'da öğle saatlerinde kreşten eşime bir telefon geldi. 'Çocuğunuz okul bahçesinde oynarken, içerisinde zehirli madde bulunan ve haşereyle mücadele amacıyla kullanılan fare istasyonlarını tekmeleyerek açtı. İçindeki zehiri parçaladı ve bir süre oynadı. Bu zehre maruz kaldı. Daha sonra kreşteki öğretmenlerin bunu görmesiyle eli ve ağzı lavaboda yıkandı. Tedbir amacıyla da maalesef yoğurt yedirildi' diye eşime bildirildi. Biz bu durumu olaydan yaklaşık 40 dakika sonra haber aldık. Bizim de oraya gitmemiz yaklaşık bir saati buldu. Bu süre zarfında çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Tabii bu zehir, içerisinde bulunan kimyasallar sebebiyle insan bünyesinde çok ciddi sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Bunu öğrenince hemen kreşe gidip çocuğumu alarak hastaneye götürmek istedim. 'Bir şey olmaz' şeklinde cevaplar aldık. Zehir firmasına danıştıklarını, bünyesi kadar zehre maruz kalmadıkça, yani yemedikçe hayati tehlikesinin olmayacağını söylediler. Biz tabii bu teselli içeren şeyleri çok dinleyemedik. Burada hayati bir durum söz konusu" dedi. 72 SAAT KARANTİNA KARARI L.'yi kreşten alarak hastaneye götürdüklerini aktaran Yılmaz, "Hastaneye gittiğimizde acilden giriş yaptık. Acildeki doktorlar durumun ciddiyetini anlayınca hemen bizi üst kattaki polikliniğe sevk ettiler. Burada sağ olsun bizimle ilgilenen doktor, hemen Sağlık Bakanlığı'nın Zehir Danışma Hattı'nı aradı. Böyle durumlarda bu şekilde reaksiyon verilmesi gerektiğini bize söyledi. Tabii okuldan, yani kreşten böyle bir reaksiyon olmamış. Görüşmenin ardından Zehir Danışma Hattı'ndan bize, çocuğun 72 saat süren bir karantinaya alınması gerektiği, izole bir ortamda tutulması, kimsenin temas etmemesi, hemşirelerin ve doktorların bile maske ve eldivenle müdahalelerini yapması gerektiği iletildi. O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı" şeklinde konuştu. "ÇOCUK BU SÜREÇTEN ETKİLENDİ VE KORKTU" Yılmaz, kızının iki gün hastanede gözetim altında tutulduğunu ifade ederek, "Burada ağır önleyici tedaviler aldık. Çocuğun bünyesinde, psikolojik ve bedensel olarak çok ağır izler bırakan test ve tedavi süreçleri geçirdik. Burada ağır dediğim, çocuk bu süreçten etkilendi ve korktu. Zehir olduğunu öğrenince tabii ki korktu. Dolayısıyla biz de korktuk. İki gün hastanede yattıktan ve testlerimiz Allah'a çok şükür temiz çıktıktan sonra taburcu edildik. Doktorumuz bize bir gün de evde izlememiz gerektiğini söyledi. O bir günü de geçirdikten sonra tekrar hastaneye geldik ve yeniden kan testi yapıldı. Bu 3 günlük kan testlerinin sonucu Allah'tan temiz çıktı" diye konuştu. "ÇOCUK OYUN ALANINDA ZEHRİN NE İŞİ VAR" Güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Okulda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, böyle ciddi kimyasal ve zehir içeren maddelerin çocukların oyun alanının ortasında bulunması kabul edilebilir değil. Bakın, bunun altını çizerek söylüyorum, beden eğitimi alanının ortasında. Çocukların oyuncak zannedip alabileceği bir şekilde duruyor. Burası 2 metrekare, 3 metrekarelik bir alan bile değil. Ben görüntüleri izledim. Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor. Kızım yerde otururken kutuyu alıyor. Bize söylenen, çocuğun tekmeleyerek zehir kutusunu açtığıydı. Ben görüntülerde böyle bir şey göremedim. Bu zehir istasyonlarını kullanan yetkililere de sorduğumda, bunun kilitli mekanizma altında olması gerektiğini söylediler. Müdahaleyle bile açılmaması gerektiğini ilettiler. İnsan olarak biz de şunu düşünüyoruz; çocuk oyun alanında zehrin ne işi var. Ben bunu okul yetkililerine de ilettim. 'Madem koyuyorsunuz, üzerine neden önleyici bir tedbir almıyorsunuz? Çocuklar buna nasıl erişebiliyor? Bunu nasıl alıp içini açarak zehirli maddeyle temas edebiliyor?' diye sordum. Bu 2-3 dakika sürüyor. Çocuk yaklaşık 2-2,5 dakika o zehirle oynuyor. Öğretmeni oyun alanının başında başka bir çocukla ilgileniyor. Daha sonra başka bir öğretmen bunun farkına varınca alıp elini yıkamaya götürüyorlar. Elini yıkamaya götüren yetkili kişi, artık o kurumda görevi ne bilmiyorum, çocuğu lavaboya bırakıyor. Çocuk lavaboda 5-10 saniye yalnız kalıyor. O süre zarfında elini ağzına sürüyor ve acı bir tat aldığını söylüyor öğretmenine. Daha sonra yoğurt yediriyorlar." "BÖYLE DAVRANILMASI BİZİ ŞOKA UĞRATTI" Anaokulunda uygulanan müdahaleyi de eleştiren Yılmaz, "Böyle kara düzen tedbirlerin alınması, çocuklarımızı emanet ettiğimiz, savunmasız çocuklarımızı emanet ettiğimiz böyle bir kurumda bu kadar ciddiyetsiz davranılması bizi gerçekten şoka uğrattı. Buna tedbir bile diyemeyeceğim. Böyle bir uygulamanın yapılması kabul edilebilir değil. Bu olayda öğretmeni suçlu ilan ettiler. 'Öğretmen oranın sorumluluğundaydı' şeklinde bize cevap verdiler. Zehir firmasının onlara o zehrin orada olması gerektiğini söylediğini, onların da müdahale etmediğini belirttiler. Bir eğitimci gözüyle o zehrin orada olamayacağını düşünmemişler. Eğitimciyi de geçtik, bir anne-baba gözüyle o zehrin orada olmaması gerektiğini düşünememişler. Bizim için çok zorlu bir süreçti. Çocuğumuza her dakika bir şey olacak mı korkusuyla yaşadık açıkçası. Bu süreçte bir iki defa bizimle görüştüler. Çok pişman olduklarını, çok üzgün olduklarını ve böyle bir olayın yaşanmaması gerektiğini söylediler. Ancak burada yaşanan tedbirsizlik ve ciddiyetsizlik, böyle bir eğitim kurumunda bizi çok üzdü" ifadelerini kullandı.

15 Temmuz 2026 15:18

Kreşte Fare Zehiri İle Oynayan Çocuk Hastanelik Oldu Oyun Alanındaki Fare Zehiriyle Temas Etti "Özel Bir Hastanenin Hemen Dibinde Olmalarına Rağmen Çocuğa Yoğurt Yedirmişler"

Baba Gürcan Yılmaz, yaptığı açıklamada, "Çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Çocuk oyun alanında zehirin ne işi var" dedi. Yaşananları anlatan Gürcan Yılmaz, "29 Haziran'da öğle saatlerinde kreşten eşime bir telefon geldi. 'Çocuğunuz okul bahçesinde oynarken, içerisinde zehirli madde bulunan ve haşereyle mücadele amacıyla kullanılan fare istasyonlarını tekmeleyerek açtı. İçindeki zehiri parçaladı ve bir süre oynadı. Bu zehre maruz kaldı. Daha sonra kreşteki öğretmenlerin bunu görmesiyle eli ve ağzı lavaboda yıkandı. Tedbir amacıyla da maalesef yoğurt yedirildi' diye eşime bildirildi. Biz bu durumu olaydan yaklaşık 40 dakika sonra haber aldık. Bizim de oraya gitmemiz yaklaşık bir saati buldu. Bu süre zarfında çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Tabii bu zehir, içerisinde bulunan kimyasallar sebebiyle insan bünyesinde çok ciddi sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Bunu öğrenince hemen kreşe gidip çocuğumu alarak hastaneye götürmek istedim. 'Bir şey olmaz' şeklinde cevaplar aldık. Zehir firmasına danıştıklarını, bünyesi kadar zehre maruz kalmadıkça, yani yemedikçe hayati tehlikesinin olmayacağını söylediler. Biz tabii bu teselli içeren şeyleri çok dinleyemedik. Burada hayati bir durum söz konusu" dedi. "O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı" L.'yi kreşten alarak hastaneye götürdüklerini aktaran Yılmaz, "Hastaneye gittiğimizde acilden giriş yaptık. Acildeki doktorlar durumun ciddiyetini anlayınca hemen bizi üst kattaki polikliniğe sevk ettiler. Burada sağ olsun bizimle ilgilenen doktor, hemen Sağlık Bakanlığı'nın Zehir Danışma Hattı'nı aradı. Böyle durumlarda bu şekilde reaksiyon verilmesi gerektiğini bize söyledi. Tabii okuldan, yani kreşten böyle bir reaksiyon olmamış. Görüşmenin ardından Zehir Danışma Hattı'ndan bize, çocuğun 72 saat süren bir karantinaya alınması gerektiği, izole bir ortamda tutulması, kimsenin temas etmemesi, hemşirelerin ve doktorların bile maske ve eldivenle müdahalelerini yapması gerektiği iletildi. O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı" şeklinde konuştu. "Çocuk bu süreçten etkilendi ve korktu" Yılmaz, kızının iki gün hastanede gözetim altında tutulduğunu ifade ederek, "Burada ağır önleyici tedaviler aldık. Çocuğun bünyesinde, psikolojik ve bedensel olarak çok ağır izler bırakan test ve tedavi süreçleri geçirdik. Burada ağır dediğim, çocuk bu süreçten etkilendi ve korktu. Zehir olduğunu öğrenince tabii ki korktu. Dolayısıyla biz de korktuk. İki gün hastanede yattıktan ve testlerimiz Allah'a çok şükür temiz çıktıktan sonra taburcu edildik. Doktorumuz bize bir gün de evde izlememiz gerektiğini söyledi. O bir günü de geçirdikten sonra tekrar hastaneye geldik ve yeniden kan testi yapıldı. Bu 3 günlük kan testlerinin sonucu Allah'tan temiz çıktı" diye konuştu. "Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor" Güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Okulda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, böyle ciddi kimyasal ve zehir içeren maddelerin çocukların oyun alanının ortasında bulunması kabul edilebilir değil. Bakın, bunun altını çizerek söylüyorum, beden eğitimi alanının ortasında. Çocukların oyuncak zannedip alabileceği bir şekilde duruyor. Burası 2 metrekare, 3 metrekarelik bir alan bile değil. Ben görüntüleri izledim. Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor. Kızım yerde otururken kutuyu alıyor. Bize söylenen, çocuğun tekmeleyerek zehir kutusunu açtığıydı. Ben görüntülerde böyle bir şey göremedim. Bu zehir istasyonlarını kullanan yetkililere de sorduğumda, bunun kilitli mekanizma altında olması gerektiğini söylediler. Müdahaleyle bile açılmaması gerektiğini ilettiler. İnsan olarak biz de şunu düşünüyoruz; çocuk oyun alanında zehirin ne işi var. Ben bunu okul yetkililerine de ilettim. 'Madem koyuyorsunuz, üzerine neden önleyici bir tedbir almıyorsunuz? Çocuklar buna nasıl erişebiliyor? Bunu nasıl alıp içini açarak zehirli maddeyle temas edebiliyor?' diye sordum. Bu 23 dakika sürüyor. Çocuk yaklaşık 22,5 dakika o zehirle oynuyor. Öğretmeni oyun alanının başında başka bir çocukla ilgileniyor. Daha sonra başka bir öğretmen bunun farkına varınca alıp elini yıkamaya götürüyorlar. Elini yıkamaya götüren yetkili kişi, artık o kurumda görevi ne bilmiyorum, çocuğu lavaboya bırakıyor. Çocuk lavaboda 510 saniye yalnız kalıyor. O süre zarfında elini ağzına sürüyor ve acı bir tat aldığını söylüyor öğretmenine. Daha sonra yoğurt yediriyorlar." "Böyle bir uygulama bizi şoka uğrattı" Anaokulunda uygulanan müdahaleyi de eleştiren Yılmaz, "Böyle kara düzen tedbirlerin alınması, çocuklarımızı emanet ettiğimiz, savunmasız çocuklarımızı emanet ettiğimiz böyle bir kurumda bu kadar ciddiyetsiz davranılması bizi gerçekten şoka uğrattı. Buna tedbir bile diyemeyeceğim. Böyle bir uygulamanın yapılması kabul edilebilir değil. Bu olayda öğretmeni suçlu ilan ettiler. 'Öğretmen oranın sorumluluğundaydı' şeklinde bize cevap verdiler. Zehir firmasının onlara o zehirin orada olması gerektiğini söylediğini, onların da müdahale etmediğini belirttiler. Bir eğitimci gözüyle o zehirin orada olamayacağını düşünmemişler. Eğitimciyi de geçtik, bir annebaba gözüyle o zehirin orada olmaması gerektiğini düşünememişler. Bizim için çok zorlu bir süreçti. Çocuğumuza her dakika bir şey olacak mı korkusuyla yaşadık açıkçası. Bu süreçte bir iki defa bizimle görüştüler. Çok pişman olduklarını, çok üzgün olduklarını ve böyle bir olayın yaşanmaması gerektiğini söylediler. Ancak burada yaşanan tedbirsizlik ve ciddiyetsizlik, böyle bir eğitim kurumunda bizi çok üzdü" ifadelerini kullandı.

15 Temmuz 2026 14:00

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Kreşte Fare Zehri Kabusu! Minik Çocuk Dakikalarca Oynadı: Hastaneye Götürmek Yerine Yoğurt Yedirip…

Yaşananları anlatan Gürcan Yılmaz, "29 Haziran'da öğle saatlerinde kreşte n eşime bir telefon geldi. 'Çocuğunuz okul bahçesinde oynarken, içerisinde zehirli madde bulunan ve haşereyle mücadele amacıyla kullanılan fare istasyonlarını tekmeleyerek açtı. İçindeki zehiri parçaladı ve bir süre oynadı. Bu zehre maruz kaldı. Daha sonra kreşte ki öğretmenlerin bunu görmesiyle eli ve ağzı lavaboda yıkandı. Tedbir amacıyla da maalesef yoğurt yedirildi' diye eşime bildirildi. Biz bu durumu olaydan yaklaşık 40 dakika sonra haber aldık. Bizim de oraya gitmemiz yaklaşık bir saati buldu. Bu süre zarfında çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Tabii bu zehir, içerisinde bulunan kimyasallar sebebiyle insan bünyesinde çok ciddi sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Bunu öğrenince hemen kreşe gidip çocuğumu alarak hastaneye götürmek istedim. 'Bir şey olmaz' şeklinde cevaplar aldık. Zehir firmasına danıştıklarını, bünyesi kadar zehre maruz kalmadıkça, yani yemedikçe hayati tehlikesinin olmayacağını söylediler. Biz tabii bu teselli içeren şeyleri çok dinleyemedik. Burada hayati bir durum söz konusu" dedi. L.'yi kreşte n alarak hastaneye götürdüklerini aktaran Yılmaz, "Hastaneye gittiğimizde acilden giriş yaptık. Acildeki doktorlar durumun ciddiyetini anlayınca hemen bizi üst kattaki polikliniğe sevk ettiler. Burada sağ olsun bizimle ilgilenen doktor, hemen Sağlık Bakanlığı'nın Zehir Danışma Hattı'nı aradı. Böyle durumlarda bu şekilde reaksiyon verilmesi gerektiğini bize söyledi. Tabii okuldan, yani kreşte n böyle bir reaksiyon olmamış. Görüşmenin ardından Zehir Danışma Hattı'ndan bize, çocuğun 72 saat süren bir karantinaya alınması gerektiği, izole bir ortamda tutulması, kimsenin temas etmemesi, hemşirelerin ve doktorların bile maske ve eldivenle müdahalelerini yapması gerektiği iletildi. O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı" şeklinde konuştu. Güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Okulda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, böyle ciddi kimyasal ve zehir içeren maddelerin çocukların oyun alanının ortasında bulunması kabul edilebilir değil. Bakın, bunun altını çizerek söylüyorum, beden eğitimi alanının ortasında. Çocukların oyuncak zannedip alabileceği bir şekilde duruyor. Burası 2 metrekare, 3 metrekarelik bir alan bile değil. Ben görüntüleri izledim. Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor. Kızım yerde otururken kutuyu alıyor. Bize söylenen, çocuğun tekmeleyerek zehir kutusunu açtığıydı. Ben görüntülerde böyle bir şey göremedim. Bu zehir istasyonlarını kullanan yetkililere de sorduğumda, bunun kilitli mekanizma altında olması gerektiğini söylediler. Müdahaleyle bile açılmaması gerektiğini ilettiler. İnsan olarak biz de şunu düşünüyoruz; çocuk oyun alanında zehirin ne işi var. Ben bunu okul yetkililerine de ilettim. 'Madem koyuyorsunuz, üzerine neden önleyici bir tedbir almıyorsunuz? Çocuklar buna nasıl erişebiliyor? Bunu nasıl alıp içini açarak zehirli maddeyle temas edebiliyor?' diye sordum. Bu 2-3 dakika sürüyor. Çocuk yaklaşık 2-2,5 dakika o zehirle oynuyor. Öğretmeni oyun alanının başında başka bir çocukla ilgileniyor. Daha sonra başka bir öğretmen bunun farkına varınca alıp elini yıkamaya götürüyorlar. Elini yıkamaya götüren yetkili kişi, artık o kurumda görevi ne bilmiyorum, çocuğu lavaboya bırakıyor. Çocuk lavaboda 5-10 saniye yalnız kalıyor. O süre zarfında elini ağzına sürüyor ve acı bir tat aldığını söylüyor öğretmenine. Daha sonra yoğurt yediriyorlar." Anaokulunda uygulanan müdahaleyi de eleştiren Yılmaz, "Böyle kara düzen tedbirlerin alınması, çocuklarımızı emanet ettiğimiz, savunmasız çocuklarımızı emanet ettiğimiz böyle bir kurumda bu kadar ciddiyetsiz davranılması bizi gerçekten şoka uğrattı. Buna tedbir bile diyemeyeceğim. Böyle bir uygulamanın yapılması kabul edilebilir değil. Bu olayda öğretmeni suçlu ilan ettiler. 'Öğretmen oranın sorumluluğundaydı' şeklinde bize cevap verdiler. Zehir firmasının onlara o zehirin orada olması gerektiğini söylediğini, onların da müdahale etmediğini belirttiler. Bir eğitimci gözüyle o zehirin orada olamayacağını düşünmemişler. Eğitimciyi de geçtik, bir anne-baba gözüyle o zehirin orada olmaması gerektiğini düşünememişler. Bizim için çok zorlu bir süreçti. Çocuğumuza her dakika bir şey olacak mı korkusuyla yaşadık açıkçası. Bu süreçte bir iki defa bizimle görüştüler. Çok pişman olduklarını, çok üzgün olduklarını ve böyle bir olayın yaşanmaması gerektiğini söylediler. Ancak burada yaşanan tedbirsizlik ve ciddiyetsizlik, böyle bir eğitim kurumunda bizi çok üzdü" ifadelerini kullandı. "ÇOCUĞUMUZUN DOĞUM GÜNÜNE 2-3 GÜN KALA BU OLAYIN YAŞANMASI BİZİ DERİNDEN ÜZDÜ" Yaşanan olayın ardından ilgili ekiplerce anaokulundan incelenmek üzere numune alındığını anlatan Gürcan Yılmaz, adli sürecin yakından takipçisi olacaklarını bildirdi. Yılmaz, sözlerini şöyle noktaladı: "Çocuğumuzun doğum gününe 2-3 gün kala, biz doğum günü hazırlıkları yaparken böyle bir şeyin yaşanması bizi gerçekten derinden üzdü. Çocuğumuzu da çok üzdü. Bütün planlarımız iptal oldu. Çocuğumuzun okul süreci iptal oldu. Bizim işimiz sekteye uğradı. Çocuğumuz küçük yaşına rağmen o zorlu test süreçlerinden geçti. Aldığı ilaçları görünce biraz korku yaşadı. Tabii biz de korktuk. Test sonucunu, daha doğrusu adli sonucu bekleyeceğiz. İnşallah süreç iki taraf için de hayırlı olur. Bize büyük bir ders oldu. Bundan sonra çocuğumuzu yazdıracağımız okulda bu gibi tedbirleri daha iyi araştırmaya karar verdik. Buradan bütün velilere de bunu öneriyorum. Öğretmenlerin eğitim durumlarını, meslek lisesi mi yoksa akademik mezun mu olduklarını, okulun iş güvenliği şartlarını, aldığı önlemleri ve sağlık tedbirlerinin ciddiyetini gerçekten çok iyi araştırsınlar."

15 Temmuz 2026 13:41

Kreşte Akılalmaz İhmal: Küçük Çocuk Kutuyu Açtı, Karantinaya Alındı

Olay, 29 Haziran günü öğle saatlerinde Gölcük'teki bir özel anaokulunda meydana geldi. Olaydan yaklaşık 40 dakika sonra bilgilendirilen aile, L.'yi okuldan alarak yakındaki özel hastaneye götürdü. Telefonda kendilerine çocuklarının zehirli madde ile temas ettiğinin anlatıldığını söyleyen baba Yılmaz, şunları kaydetti: "'Kreşteki öğretmenlerin bunu görmesiyle eli ve ağzı lavaboda yıkandı. Tedbir amacıyla da maalesef yoğurt yedirildi' diye eşime bildirildi. Biz bu durumu olaydan yaklaşık 40 dakika sonra haber aldık. Bizim de oraya gitmemiz yaklaşık bir saati buldu. - Bu süre zarfında çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Tabii bu zehir, içerisinde bulunan kimyasallar sebebiyle insan bünyesinde çok ciddi sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Bunu öğrenince hemen kreşe gidip çocuğumu alarak hastaneye götürmek istedim. 'Bir şey olmaz' şeklinde cevaplar aldık. - Zehir firmasına danıştıklarını, bünyesi kadar zehre maruz kalmadıkça, yani yemedikçe hayati tehlikesinin olmayacağını söylediler. Biz tabii bu teselli içeren şeyleri çok dinleyemedik. Burada hayati bir durum söz konusu." L.'yi kreşten alarak hastaneye götürdüklerini aktaran Yılmaz, "Acildeki doktorlar durumun ciddiyetini anlayınca hemen bizi üst kattaki polikliniğe sevk ettiler. Zehir Danışma Hattı'ndan bize, çocuğun 72 saat süren bir karantinaya alınması gerektiği, izole bir ortamda tutulması, kimsenin temas etmemesi, hemşirelerin ve doktorların bile maske ve eldivenle müdahalelerini yapması gerektiği iletildi. O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı." şeklinde konuştu. Yılmaz, kızının iki gün hastanede gözetim altında tutulduktan sonra taburcu edildiğini belirterek şunları anlattı:: "- Okulda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, böyle ciddi kimyasal ve zehir içeren maddelerin çocukların oyun alanının ortasında bulunması kabul edilebilir değil. - Ben görüntüleri izledim. Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor. Kızım yerde otururken kutuyu alıyor. Bize söylenen, çocuğun tekmeleyerek zehir kutusunu açtığıydı. Ben görüntülerde böyle bir şey göremedim. Bu zehir istasyonlarını kullanan yetkililere de sorduğumda, bunun kilitli mekanizma altında olması gerektiğini söylediler. - Böyle kara düzen tedbirlerin alınması, çocuklarımızı emanet ettiğimiz, savunmasız çocuklarımızı emanet ettiğimiz böyle bir kurumda bu kadar ciddiyetsiz davranılması bizi gerçekten şoka uğrattı." Yaşanan olayın ardından ilgili ekiplerce anaokulundan incelenmek üzere numune alındığını anlatan Gürcan Yılmaz, adli sürecin yakından takipçisi olacaklarını bildirdi.

15 Temmuz 2026 14:35

Kreşte Akıl Almaz İhmal: Küçük Çocuk Fare Zehiriyle Hastanelik Oldu!

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde özel bir anaokulunda eğitim gören 5 yaşındaki çocuğun, okulun oyun alanında fare zehiriyle temas ettiği iddiası üzerine zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldığı ve iki gün boyunca gözetim altında tutulduğu öğrenildi. 29 Haziran günü öğle saatlerinde Gölcük'te bulunan özel bir anaokulunda meydana geldi. İddiaya göre, çocukların oyun oynadığı alanda bulunan fare zehiri istasyonu başka bir çocuk tarafından yerinden alınarak 5 yaşındaki L.'nin yanına getirildi. Yılmaz, eşinin telefonla aranarak kızlarının fare zehiriyle temas ettiğinin bildirildiğini, ancak kendilerine olaydan yaklaşık 40 dakika sonra haber verildiğini söyledi. Kızlarını okuldan alır almaz hastaneye götürdüklerini anlatan Yılmaz, acil serviste yapılan değerlendirmenin ardından Sağlık Bakanlığı Zehir Danışma Hattı ile görüşüldüğünü söyledi. Yılmaz, görüşme sonrasında çocuklarının gözetim altında tutulmasına karar verildiğini belirterek, "O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı. İki gün boyunca hastanede kaldık. Ardından doktorumuzun tavsiyesiyle bir gün de evde gözlem altında tuttuk. Yapılan kan testlerinin tamamı temiz çıktı." dedi.

15 Temmuz 2026 14:37

Kocaeli'de Kreşte Fare Zehiriyle Oynayan Çocuk Hastanede Tedavi Edildi

Kocaeli'de bir anaokulunda oynanan fare zehiri nedeniyle 5 yaşındaki çocuk hastaneye kaldırıldı, okul yönetimi hakkında yasal işlem başlatıldı. Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde bir özel anaokulunda, 5 yaşındaki L. isimli çocuğun fare zehiri ile oynadığı iddia edildi. Olay, 29 Haziran günü öğle saatlerinde meydana gelirken, çocuk zehirle temas ettikten sonra 2 gün hastanede gözetim altında tutuldu.

15 Temmuz 2026 13:29

Anaokulunda Fare Zehiri Skandalı! Hastaneye Götürmek Yerine Yoğurt Yedirdiler

Kocaeli'de özel bir anaokulunda oyun alanındaki fare zehiriyle temas ettiği iddia edilen 5 yaşındaki çocuk, öğretmenlerine elini ağzına götürdüğünü söylemesinin ardından hastaneye götürülmek yerine iddiaya göre yoğurt yedirildi. Ailesi tarafından hastaneye kaldırılan çocuk 2 gün gözetim altında tutulurken, okul yönetimi hakkında şikayette bulunuldu. Yılmaz, "Çocuğum öğretmenlerine elini ağzına götürdüğünü ve acı bir tat aldığını söylemiş. Buna rağmen özel hastanenin hemen yanında olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler. Biz olaydan yaklaşık 40 dakika sonra haberdar edildik. Çocuğumu alıp hastaneye götürmek istediğimizde bize 'Bir şey olmaz' denildi" ifadelerini kullandı. "Bir çocuk kutuyu oyun alanının ortasından alıp kızıma getiriyor. Görüntülerde bize anlatıldığı gibi kutunun tekmelenerek açıldığına dair bir durum göremedim. Bu tür istasyonların kilitli olması gerektiği söylendi. Çocuk oyun alanında zehirin ne işi var?" diyen Yılmaz, okul yönetimi hakkında CİMER'e ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne de şikayette bulunduklarını açıkladı.

15 Temmuz 2026 15:23

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha