×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

İbb Davasında Savcının 5 Sanık İçin İstediği Tahliye Kararı Genişledi

Son kararla birlikte davada tahliye edilen tutuklu sanık sayısı 51'e yükseldi "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 414 sanığın yargılandığı davada mahkeme, aylık tutukluluk incelemesi kapsamında 9 sanığın tahliyesine karar verdi. Cumhuriyet savcısı, aylık tutukluluk incelemesi kapsamında 5 sanığın tahliyesini talep ederken, mahkeme 9 sanık hakkında tahliye kararı verdi. Gecesini gündüze katarak daha iyi bir şehir için çalıştığını belirten Gülten, "Hiçbir zaman kişisel menfaat gözetmedim. Hakkımda yapılan incelemeler de bunu açıkça ortaya koymaktadır. İBB'deki 6 yıllık görevim ve toplamda 17 yıllık kamu hizmetim boyunca edindiğim mal varlığım ortadadır. 30 Nisan 2025 tarihinden bu yana tutukluyum." ifadelerini kullandı. Mahkeme; firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun çalışanı Ahmet Güldü, iş insanı Yunus Göçer, yapımcı ve yönetmen Hasan Yalaz, Kültür AŞ Bilgi Teknolojileri Müdürü Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, eski İBB Medya AŞ Genel Müdürü İpek Elif Atayman, İBB Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Yavuz Saltık, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu ve eski Kültür AŞ İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan'ın tahliyesine karar verdi. 107 tutuklu sanıkla başlayan İBB davasında yapılan ilk tutukluluk incelemesinde 18, ikincisinde 15, üçüncüsünde ise 9 sanık tahliye edilmişti.

Kaynak: Habertürk, Anadolu Ajansı

18 Haziran 2026 19:00

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Benzer Haberler

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

İbb Davasında 53. Gün: Savcı 5 İsmin Tahliyesini Talep Etti

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 77'si tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasının 53. celsesi görülüyor. 4 bin sayfalık iddianameye bakıldığında Ramazan Gülten hakkında bir eylem görülemediğini söyleyen Ermaner, "Savcılık iddianameyi 4 bin sayfa yapabilmek için sürekli aynı ifadeleri kopyalamış. Müvekkilimin adı eylemin hiçbir yerinde yok, sadece ceza istenen kısımda adı geçiyor" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, "300'e yakın polis Üsküdar Salacak Sahili'nde bir büfenin yıkılmaması için 3 gün nöbet tuttu. 2 TOMA 300'e yakın polis bir büfeyi neden korur. Kimin talimat verdiğini çok iyi biliyorum. Bu genç arkadaşımız (Ramazan Gülten) saldırıya uğradı. Böyle bir süreçten geçti İstanbul" dedi. Gülten, "Hayır" yanıtını verdi. Zeytinburnu'nda yapılan ve İstanbul'un silüetini bozduğu için simgesel bir yapı haline gelen "16:9" adlı projeyle birlikte herkesin istediğini yapamaması gerektiğinin tartışıldığını ifade eden Gülten, o dönemki İBB yetkililerinin sorumlu olduğuna dikkati çekti. İBB davasının 53. celsesi görülüyor / Çizim: Tarık Tolunay İddianamenin değerlendirme bölümünde silüet onaylarının "örgütün irtikap yöntemi için sıkça başvurduğu bir araç olduğuna değinildiğini" söyleyen Gülten, hazırlanan bilirkişi raporunda ise hukuka aykırı işlem bulunmadığının açıkça ortaya konduğunu belirtti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor. Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 402 kişi "sanık" olarak bulunuyor. İddianamede yer alan "örgüt" şemasında, tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu iddia ediliyor. İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor. İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. İddianamede, tutuklu İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

18 Haziran 2026 17:31

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Cumhuriyet Silivri'den Bildiriyor! İbb Davasında 53. Gün... Savcı 5 Kişinin Tahliyesini İstedi: İpek Elif Atayman Da Aralarında!

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında olduğu, 68 kişinin tutuklu yargılandığı 414 sanıklı İBB davasının 53'üncü günü, dün savunmasına başlayan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten ile devam etti. 2019'da başlayan İmamoğlu döneminden önce, İBB tarafından verilen bazı silüet onaylarının sürelerini ekrana yansıtan Ermaner "Yüzlerce günlük onay süreleri varken bir problem olmamış. Benim müvekkilim daha kısa sürede verilen silüet onaylarını geciktirdiği iddiasıyla tutuklu" ifadelerini kullandı. Silüet onaylarıyla ilgili beyanlarını sürdüren Ermaner, "Savcılık iş adamlarını salona getirmek istemediği için rüşvet olarak değil irtikap olarak değerlendirmiş" dedi. Gülten'i soruşturmaya dahil eden gizli tanık Ladin'in ifadesi olduğunu hatırlatan Ermaner, "İfadeleri iddianameye bile eklenmedi ve bizim çapraz sorgu hakkımız elimizden alındı. Savcılık, kendi düşüncelerini Ladin'in ifadesiymiş gibi aktarmış olabilir" diye konuştu. Gülten'in ihale yekilisi olarak görev yapmadığını ve yalnızca üst düzey yetkili olduğu için cezalandırılmasının istediğini belirten Ermaner, "Buğra Gökce'nin de söylediği gibi ihalelere oy birliğiyle karar veriliyor. Bu, Ak Partililer de bu oylamalarda var demek ama biz burada onlara dair bir suçlama göremiyoruz" ifadelerini kullandı. Ramazan Gülten'in tahliyesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı. İmamoğlu'nun ardından Fatih Keleş'in örgüt üyeliği ile ilgili Gülten'e sorduğu sorunun ardından mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi. İmamoğlu salondan çıkarken babasının ve kayınpederinin salonda olduğunu belirterek "Çok güçlüyüz, çok güçlüyüz, çok güçlüyüz" dedi. Aranın ardından Gülten'in avukat savunmaları alınacak. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakim ve savcının kısar sorularının ardından Gülten'e görev süreci ve hakkındaki suçlamalarla ilgili sorular yöneltti. İmamoğlu, Gülten'e kendisinden herhangi bir usulsüz imar talimatı alıp almadığını sordu. Gülten, İmamoğlu ile geçmişte bir tanışıklığı olmadığını belirterek, kendisine yöneltilen soruya "Kanunsuz olarak nitelendirilecek hiçbir şey olmadı" yanıtını verdi. İmamoğlu, Üsküdar sahilindeki yıkım sürecine de değinerek Gülten'in kamu görevlisi olarak saldırıya uğradığı olayı hatırlattı. Kaçak yapıların kaldırılması için çalışma yürütüldüğünü söyleyen İmamoğlu, bu süreçte Gülten ve ekibinin görev yaptığını ifade etti. Duruşmada Gülten'e İstanbul'daki imar süreçleriyle ilgili sorular yönelten İmamoğlu, "7 yıllık görev sürenizde size tek bir kişiye özel alan oluşturulması, tahsis, ihale ya da usulsüz imar işlemi için talimat geldi mi?" diye sordu. Gülten, "Asla gelmedi" yanıtını verdi. Ayrıca bazı kişilerin İmamoğlu'nun adını kullanarak kendilerine ulaştığını ancak bu taleplere itibar etmediklerini söyledi. İmamoğlu, kendisi hakkında yöneltilen örgüt suçlamasına da değinerek, belediye yönetiminde kişisel çıkar doğrultusunda hareket edilmediğini söyledi. İmar artışı veya ruhsat süreçleri konusunda da Gülten'e soru yönelten İmamoğlu, "Tek bir parsel için 'bunu yapın, ruhsattan geçirin' diye önünüze bir dosya koyduk mu?" dedi. Gülten bu soruya da "Hayır Başkanım" yanıtını verdi. İmamoğlu ayrıca, imar süreçleriyle ilgili yönelttiği soruda iktidara bazı basın kuruluşlarının kullandığı binalarla ilgili de iddiada bulundu. İmamoğlu, Yeni Şafak gazetesinin Topkapı'daki şehir parkı üzerindeki binasının kaçak olduğunu belirterek "Kaçak binada gazetecilik yapıyor" ifadelerini kullandı. İmamoğlu savunmasının sonunda Gülten'e teşekkür ederek, "Bu ülkede namuslu insanlar, en az namussuzlar kadar cesur olmak zorundadır. İyi ki varsın Ramazan Bey" ifadelerini kullandı. Savunmasının son bölümünde Ernest Hemingway'in İhtiyar Balıkçı romanından örnek veren Gülten, İBB'de yaptıkları çalışmaları şu sözlerle anlattı: "Belediyeciliğin yalnızca beton, kaldırım ve asfalttan ibaret sayıldığı bir dönemde; kreşlerle, kent lokantalarıyla, engelli kamplarıyla, halk süt, askıda fatura uygulamalarıyla, meydanlarla ve yaşam vadileriyle dayanışmayı, eşitliği ve adaleti büyüten bir anlayış ortaya konmuştur. Bu anlayış, ulusal ve uluslararası ölçekte de yerel yönetimlere örnek olmuştur." Cezaevindeyken dünyaya gelen kızı Maya hakkında konuşan Gülten, doğuma katılmak için verdiği dilekçelerin yanıtsız bırakıldığını açıkladı. Gülten, bu süreci şöyle anlattı: "Kızımın dünyaya geldiğini, doğumdan tam 10 saat sonra, avukat görüş kabininde öğrendim. Bütün bu mahrumiyetin içinde elimden gelen tek şey, kızıma 2 masal kitabı hediye edebilmek oldu." Dün yarım kalan savunmasına devam eden Gülten, ilk olarak kendisine irtikap suçlaması yöneltilen eylemlerle ilgili konuştu. Gülten, bu kapsamda suçlama konusu yapılan silüet onaylarının tek bir kişinin takdirine bağlı olarak değil, çok disiplinli teknik bir değerlendirme ve müzakere sürecinin sonucu olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Silüet onay süreçleri üzerinden irtikap suçu inşa edilmeye çalışılması, maddi olgulara dayanmayan, varsayıma dayalı bir kurgudan ibarettir. Oysa iddianamede yer almayan, adeta buharlaşan gizli tanık Ladin'in savcılığa sunduğu 32 adet silüet onayına ilişkin proje listesi bilirkişi incelemesine konu edilmiş yapılan inceleme sonucunda herhangi bir hukuka aykırı işlem bulunmadığı açıkça ortaya konulmuştur." Hakkında ileri sürülen bir diğer suçlamanın ise ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık iddiaları olduğunu belirtilen Gülten, " Bu kapsamda iddianamede, idare tarafından yapılan gelir getirici ihalelerde, belediye encümen üyesi olarak ihale komisyonlarında üye sıfatıyla bulunmam veya zaman zaman vekâleten bu görevi üstlenmeme yer verilmiş. Ancak iddianamede, hangi fiilimin ihaleye fesat karıştırma veya nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin tek bir somut tespit bulunmuyor " diye konuştu. Savunmasının son kısmına yaklaşırken hakkındaki örgüt üyeliği iddialarına yönelik de konuşan Gülten, " Benim örgüt üyeliğim iddiasının dayanağı olarak gösterilen hususlar; beş yıl İmar Müdürü, bir yıl İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak yürüttüğüm görevlerin gereği olan iş ve işlemlerden ibaret " ifadelerini kullandı. İddianamede örgüt üyeliğine dayanak olarak gösterilen tek delilin HTS kayıtları olduğuna dikkat çeken Gülten, "Birlikte görev yaptığımız kişilerle, kamu hizmetlerinin aksamaması için iletişim kurmamızdan daha doğal bir şey yok" derken söz konusu kayıtlardan biri olan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yaptığı telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı: "Örneğin bu HTS kayıtları arasında tarafıma soru olarak yöneltilen görüşmelerden biri de Sayın Ekrem İmamoğlu ile yaptığım görüşmedir. Daha önce de ifade ettiğim üzere, 30 Mayıs 2023 tarihinde Üsküdar sahilindeki kaçak yapıların yıkımı sırasında saldırıya uğramıştım.

18 Haziran 2026 11:33

Aziz İhsan Aktaş Davası | Oya Tekin Gözyaşlarını Tutamadı: Merhamet Değil, Adalet İstiyorum!

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor. Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edildi. Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörüldü. Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuldu. Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraati, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

18 Haziran 2026 15:20

İbb'ye Yönelik 'Yolsuzluk' Davasında 5 Sanık Hakkında Tahliye Talebi

İmamoğlu'nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten savunmasında, "Suçlama, somut bir fiile değil, tamamen hukuka uygun davranmamın suç gibi gösterilmesine dayanmaktadır. Nitekim müşteki beyanlarında ve etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadelerde adım geçmemektedir. İddianamede bile yer verilmeyen gizli tanık Ladin'in beyanında ismim geçmektedir. Beyanın da bilirkişi incelemesiyle dayanaksız olduğu ortaya konulmaktadır. İrtikap suçuna ilişkin etkin pişmanlık, müşteki ve tanık beyanlarının hiçbirinde ismim geçmemektedir. Eyleme konu edilen imar planını hazırlayan birim İmar Müdürlüğü değil, başka bir müdürlüktür. Sözkonusu tarihte, yani imar planının hazırlanarak Meclis'e gönderildiği süreçte ben İmar Şube Müdürü olarak görev yapmaktaydım; ancak İmar Şube Müdürlüğü'nün imar planı hazırlama veya bu planları Meclis'e sevk etme gibi bir yetkisi bulunmamaktadır. Sözde örgüt yöneticisinden talimat aldığım ileri sürülmektedir. Fatih Keleş ile herhangi bir irtibatım yoktur. Soruşturma makamı, bu iddiayı destekleyecek tek bir iletişim kaydını ortaya koyamamıştır. Örgüt üyeliği iddiasına dayanak gösterilen hususlar; 5 yıl İmar Müdürü, 1 yıl da İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak yürüttüğüm görevlerin gereği olan iş ve işlemlerden ibarettir. İddia edilen hususlar, görevim kapsamında yürüttüğüm idari faaliyetler ve kamu görevimin doğal sonucu olan mesleki temaslardan başka birşey değildir. Dayanak olarak gösterilen tek delil ise HTS kayıtlarıdır. Oysa bu kayıtların tek başına herhangi bir suç isnadına dayanak oluşturması mümkün değildir. Kaldı ki iletişim kurduğum kişiler; uzun zamandır mesleki ilişkiler içinde bulunduğum kamu görevlileridir. Birlikte görev yaptığımız kişilerle kamu hizmetlerinin aksamaması için iletişim kurmamızdan daha doğal bir şey yoktur. Fatih Keleş ile aramda tek bir iletişim kaydına dahi yer verilmemiştir. Birçok görüşme örgütsel ilişki kurma amacıyla yapılmış gibi delil olarak sunulurken, hiyerarşik olarak bağlı olduğum iddia edilen kişiyle hiçbir iletişim kaydının bulunmaması, isnadın çelişkisini açıkça ortaya koymaktadır" dedi. Gülten, "Kızımın dünyaya geldiğini, doğumdan tam 10 saat sonra avukat görüş kabininde öğrendim. Sonraki hafta, şansımıza açık görüş haftasıydı. Henüz 1 haftalık olan kızımla 1 saatliğine tanışabildik. Biberonunun içeri alınabilmesi için bile mücadele etmek zorunda kaldık. Bugün kızımız Maya 11 aylık. Birçok ilkini kaçırdım; saymakla bitmez. İlk kez 'Baba' dediğini ise mahkeme salonunda eşimin aktarımıyla öğrendim. Önümüzdeki pazar ilk Babalar günümüz. Sırada ilk yaşı, ilk adımları ve daha nice ilkleri var. Bugün bu mahrumiyetin içinde elimden gelen tek şey, kızıma iki masal kitabı hediye etmek oldu. Hücremin avlusunda gelişini izlediğim yavru kuşlardan ilham alarak, kızımın dünyaya gelişini müjdelemek için yaptığı yolculuğu ilk masal kitabımda anlattım. Aslında bu iki kitap; bir babanın özlemi, bir annenin fedakarlığı ve bir ailenin birbirine tutunma çabasıdır. Her zorluğun üstesinden gelen eşim de bu masal kitaplarını resmetti. Biz, birlikte yaşayamadığımız anıları unutulmasın diye masallara dönüştürmek zorunda kaldık" dedi.

18 Haziran 2026 17:37

İbb Davasında 9 Tahliye

İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 68'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 53. gününde tutukluluğa ilişkin değerlendirmesini yapan mahkeme, firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun çalışanı Ahmet Güldü, iş insanı Yunus Göçer, Yapımcı ve Yönetmen Hasan Yalaz, Kültür A.Ş. Bilgi Teknolojileri Müdürü Erdinç Çolak, Reklamcı Alper Aydın, İBB Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü İpek Elif Atayman, İBB Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Yavuz Saltık, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu ve eski Kültür AŞ İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan'ın tahliyesine karar verdi. 143 eylemde 161 milyarlık kamu zararının tespit edildiği asrın yolsuzluk ve rüşvet davasında 2 bin 352 yıla kadar hapsi istenen örgüt lideri Ekrem İmamoğlu 'nun da aralarında bulunduğu 68'i tutuklu 414 sanık Silivri'de hakim karşısına çıktı.

18 Haziran 2026 17:45

Aziz İhsan Aktaş Davasında Oya Tekin Ve Celal Tekin Savunma Yaptı: 'Ayrıcalık Değil, Adalet İstiyoruz'

İstanbul — İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı iddia edilen "çıkar amaçlı suç örgütü" ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davanın karar duruşmasının dördüncü gününde, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve avukat eşi Celal Tekin esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yaptı. Kendisinin Aktaş ile yalnızca belediye başkanı seçildikten sonra yapılan tebrik görüşmesinde karşılaştığını belirten Oya Tekin, "Amaç belli; rüşvet anlaşmasını ispatlamak gerekiyor ama varsayımlarla ispatlamak gerekiyor" dedi. Savunmasının sonunda gözyaşlarını tutmakta zorlanan Oya Tekin, dosyada kendisine yöneltilen suçlamaları destekleyen herhangi bir somut delil bulunmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada yalnızca kendim için konuşmuyorum. Bu davada verilecek karar, seçilmiş bir belediye başkanının hangi delillerle suçlanabileceğine ve özgürlüğünden hangi gerekçelerle mahrum bırakılabileceğine ilişkin olacaktır. Benim hakkımda rüşvet aldığımı ya da suç işlediğimi ortaya koyan somut delil nedir? Bu soruya verilecek cevabın dosyada bulunmadığını düşünüyorum. Bir yılı aşkın süredir özgürlüğünden mahrum bırakılmış birisi olarak şunu söylemek istiyorum; tutukluluk bir tedbirdir, hüküm değildir. Eksik araştırmalar tamamlanmadan, lehimize olan deliller değerlendirilmeden verilecek bir hükmün hem vicdanlarda hem de hukuk önünde tartışılacağını düşünüyorum. Yıllar sonra insanlar bu dosyaya baktıklarında verilen kararların kanaatlere göre mi yoksa delillere göre mi verildiğini soracaklar. Eğer suç işlediğimi gösteren somut ve tartışmasız bir delil varsa bunun sonucuna katlanmaya hazırım. Ama böyle bir delil yoksa bir insanın özgürlüğünün varsayımlarla elinden alındığı bir kararın parçası olmak istemiyorum. Bugün sizden ayrıcalık, lütuf ya da merhamet istemiyorum. Yalnızca dosyaya ve delillere bakmanızı istiyorum. Adalet istiyorum." Celal Tekin: Davada bütün yük üzerimize bırakıldı Oya Tekin'in ardından savunma yapan tutuklu eşi Avukat Celal Tekin de dosyadaki suçlamaların yasal unsurlarının oluşmadığını söyledi. Dosyada rüşvet iddialarının somutlaştırılamadığını savunan Celal Tekin, şu değerlendirmeyi yaptı: "Kamu görevlisi ile görüşme, anlaşma, yönlendirme ya da zorlama olmadığı delillerden ve beyanlardan anlaşılmıştır. Bir suç örgütü davasında örgüt liderinin zorlandığını iddia etmek, ciddiyetten uzak olduğu gibi iddianamenin ve yargılamanın da ruhuna aykırıdır. Rüşvet deniliyorsa, rüşvet verdiği veya aracılık ettiği iddia edilen firma sahiplerinin suçlanmaması ya maddi bir hatadan ya da hukuki bir eksiklikten kaynaklanmaktadır. Mahkeme huzurunda firma sahipleri belediye başkanını tanımadıklarını ve görüşmediklerini beyan etmişlerdir. Bu durumda rüşvet anlaşmasının yapıldığı nasıl iddia edilebilir?" Banka kayıtlarının da iddiaları doğrulamadığını savunan Celal Tekin, savunmasını şu sözlerle tamamladı: "Yapılan yargılamada faturaların günler öncesinden kesildiği, belediyeden gelecek paranın nereye ödeneceğinin belli olduğu ve gelen paranın bir kısmının başka bir taşınmaz alımında kullanıldığı banka kayıtlarıyla ortaya çıkmıştır. Önceden ödeneceği yer belli olan bir paranın rüşvet karşılığı ödendiği nasıl kabul edilecektir? Oya Tekin'in olayın hiçbir aşamasında olmadığı, herhangi bir görüşme, yönlendirme ya da organizasyon yapmadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Buna rağmen yalnızca suç örgütü lideri olduğu iddia edilen kişinin sürekli değişen beyanlarına dayanılarak isnat oluşturulamaz. Dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Bu nedenle beraat kararı verilmesi hukuki bir zorunluluktur. Öncelikle tutukluluk halinin kaldırılmasını ve beraat kararı verilmesini talep ediyoruz."

18 Haziran 2026 15:16

İbb Davasında 9 Kişi İçin Tahliye Kararı

Mahkeme heyeti 9 kişinin tahliye edilmesine karar verdi. CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 68'i tutuklu, 414 sanıklı İBB davasının duruşmasına, 53'üncü gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. 59 kişinin tutukluluk hali devam edecek.

18 Haziran 2026 17:13

"Imamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" Davasının 53. Duruşması Devam Ediyor: 5 Kişiye Tahliye Talebi

Cumhuriyet savcısı, aralarında iş insanı Yunus Göçer, yapımcı Hasan Yalaz ve eski Medya AŞ Genel Müdürü İpek Elif Atayman'ın da bulunduğu 5 sanığın tahliyesini, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Mahkeme, talebi değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin, 68'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davada, cumhuriyet savcısı aylık tutukluluk incelemesi kapsamında 5 sanığın tahliyesini istedi. Gecesini gündüze katarak daha iyi bir şehir için çalıştığını belirten sanık Gülten, "Hiçbir zaman kişisel menfaat gözetmedim. Hakkımda yapılan incelemeler de bunu açıkça ortaya koymaktadır. İBB'deki 6 yıllık görevim ve toplamda 17 yıllık kamu hizmetim boyunca edindiğim mal varlığım ortadadır. 30 Nisan 2025 tarihinden bu yana tutukluyum." dedi.

18 Haziran 2026 17:34

Son Dakika...ibb Davasında 9 İsme Tahliye Kararı!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da sanıkları arasında yer aldığı, 68 kişinin tutuklu bulunduğu ve toplam 414 sanığın yargılandığı İBB davasında 53'üncü gün duruşmaları gerçekleştirildi. Silüet onaylarının tek bir kişinin kararıyla verilmediğini, farklı uzmanlık alanlarının katkısıyla yürütülen teknik inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ortaya çıktığını belirten Gülten, "Silüet onay süreçleri üzerinden irtikap suçu inşa edilmeye çalışılması, maddi olgulara dayanmayan, varsayıma dayalı bir kurgudan ibarettir. Nitekim iddianamenin değerlendirme bölümünde, silüet onaylarının sözde örgütün irtikap yöntemi için sıkça başvurduğu bir araç olduğu yönünde peşin bir kabul ve önyargısıyla hareket edilmiş. Oysa iddianamede yer almayan, adeta buharlaşan gizli tanık Ladin'in savcılığa sunduğu 32 adet silüet onayına ilişkin proje listesi bilirkişi incelemesine konu edilmiş, yapılan inceleme sonucunda herhangi bir hukuka aykırı işlem bulunmadığı açıkça ortaya konulmuştur" dedi. İmamoğlu'nun, kendisinden herhangi bir usulsüz imar talimatı alıp almadığını sorması üzerine Gülten, "Kanunsuz olarak nitelendirilecek hiçbir şey olmadı" yanıtını verdi. Bu soruya Gülten, "Asla gelmedi" cevabını verdi. Gülten ise "Hayır Başkanım" yanıtını verdi.

18 Haziran 2026 17:14

İmamoğlu Davasında 5 Sanığa Tahliye Talebi

'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında savcı, aralarında iş adamı Yunus Göçer, yapımcı Hasan Yalaz ve eski İBB iştirak müdürlerinin de bulunduğu 5 sanığın tahliyesini, diğer sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamını talep etti. 'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşması, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 53. oturumuyla devam etti.

18 Haziran 2026 18:14

'Imamoğlu Davasında' Flaş Gelişme: 9 Sanık İçin Tahliye Kararı!

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 68'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davada toplam 9 sanığın tahliyesine karar verildi. Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada mahkeme, 9 sanığın tahliyesine hükmetti. Daha önce birleşen dosyalar kapsamında 42 sanığın tahliyesine karar verilmişti.

18 Haziran 2026 18:11

İbb Davasında Ara Mütalaa: 5 İsme Tahliye Talebi

143 eylemde 161 milyarlık kamu zararının tespit edildiği asrın yolsuzluk ve rüşvet davasında 2 bin 352 yıla kadar hapsi istenen örgüt lideri Ekrem İmamoğlu 'nun da aralarında bulunduğu 68'i tutuklu 414 sanık Silivri'de hakim karşısına çıktı. Savcı davanın 53. gününde tutukluluğa ilişkin ara mütalaasında 5 ismin tahliyesini talep etti.

18 Haziran 2026 17:45

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha