
30 Haziran günü bildiğiniz gibi 2021'den beri "koruyucu aile günü" olarak "kutlanıyor". Diğer yanıyla "koruyucu aile" nedir, ne değildir hakkında kamuoyunu bilgilendirmek, farkındalık sağlamak ve en önemlisi insanları bu yönde harekete geçirmek. Dün Ankara'da yapılan "korucu aile çalıştayı" dolayısıyla bir konuşma yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş son rakamları verdi. "Bugün 11 bin 22 çocuğumuz, 9 bin 277 koruyucu ailemizin yanında hayatını sürdürüyor. Her bir koruyucu ailemiz sadece bir çocuğun hayatına değil ülkemizin daha güçlü yarınlarına da değer katıyor. 0-6 yaş aralığında kurulan güven bağının çocuklarımız için ne kadar kıymetli olduğunu biliyoruz. Bu doğrultuda 0-3 yaş aralığında 2 bin 229, 4-6 yaş aralığında ise 2 bin 57 çocuğumuz koruyucu ailelerimizin yanında sevgiyle büyüyor. 1345 özel gereksinimli çocuğumuz da koruyucu ailelerimizin yanında bakım ve koruma altında bulunuyor" diyerek büyük iyilik hareketine dair bakanlık olarak verilen destekleri, yapılan hizmetleri anlattı. Benim de bir oturumunu yönettiğim çalıştayda koruyucu aileler, sivil toplum kuruluşları, uzmanlar, bakanlık çalışanları ve "gönül elçileri" sıfatıyla mekanizmanın dişlilerini oluşturan 81 ilin vali eşi "çocuğun üstün yararı" gayesinde buluştu. Koruyucu Aile modelini başlatan kişidir Cumhurbaşkanımızın eşi. Tam da bu nedenle "koruyucu ailelerin koruyucu annesi"dir kendisi...
Kaynak: Star
30 Haziran 2026 11:02
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Nato Ankara Zirvesine Övgü
NATO'nun geleceğine dair şüphelerin belirdiği bir dönemde büyük beklentilerle yapılan 36. NATO Ankara zirvesi askeri ve siyasi sonuçlarıyla çokça değerlendirilecektir. NATO Genel Sekreteri Rutte, ABD Başkanı Trump ve diğer devlet başkanları zirveyi "son derece başarılı" bulduklarını defalarca ifade ettiler. Antalya ve İstanbul ziyaretlerini saymazsak 17 yıl sonra ilk kez bir ABD Başkanı geldi başkent Ankara'ya. Avrupalı müttefikleriyle arası epey açık olan ABD Başkanı Trump "Erdoğan çağırdığı için" geldiğinin altını birkaç kez çizdi. Büyük bir salonda binden fazla gazeteciyi bir arada görünce "vaov" demekten alıkoyamadı kendini. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Türkiye'ye duyulan güvenin bir nişanesi olarak 32 NATO üyesi ülkenin devlet ve hükümet başkanları eksiksiz geldi Ankara'ya. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Ay Yıldız Karargâhı, Ankara Ticaret Odası, Dolmabahçe Sarayı, Çankaya Köşkü, Millet Kütüphanesi zirvenin mekanlarıydı. Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, İletişim Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ayrı ayrı ve bir arada -Trump gibi söylersek- "harika bir iş çıkardılar ortaya". Zirvenin yapıldığı gün, tüm dünyanın meselesi ve ailelerin endişesi haline gelen "çocuklar ve dijital ortam" konulu yuvarlak masa toplantısına başkanlık etti Emine Hanım. Aynı anda hem Cumhurbaşkanlığı muhafız alayı hem yeniçeri alayı, hem günümüz ritüelleri hem 2200 yıl öncesinden başlayarak 16 büyük Türk devletinin askeri temsili... Ve kuşkusuz 2004 NATO İstanbul zirvesi ile 2026 NATO Ankara zirvesi arasındaki pek çok değişkeni değiştiren şeydir.
09 Temmuz 2026 19:34

Ankara Nato'dan Ne İstiyor?
NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanları ile davetli ülkelerin liderleri bugün başkent Ankara'da. Soğuk Savaş boyunca Türkiye'ye SSCB sınırındaki "ileri karakol" gözüyle bakıldığı, "piyade gücü" ile tanımlandığı vakıadır. "Batı" kaynaklı askeri, siyasi, ekonomik ve kültürel müdahaleler nedeniyle bu sorunlu sınıflandırma ve sınırlandırmalara razı gelindiği de öyle. "Bölgesel sahiplenme doktrini", "kazan-kazan siyaseti", "360 derece dış politika" doktrinleriyle hareket eden Türkiye bugün NATO'nun diğer üyelerince de "merkez ülke". Tüm ekosistemiyle beraber yerli ve otonom bir savunma sanayiine sahip Türkiye. Kendi özerk güvenlik yapılarını oluşturmak için çeşitli hamleler yaptılar ama her şey yolunda gitse bile (-ki asker bulamamalarından bütçe oluşturamamalarına kadar sorun çok) caydırıcı olabilmeleri için 15-25 yıla ihtiyaç var. O kadar ki kendi vaziyetinden haberi olmayan, kibirli ve küstah Avrupa Komisyonu komiserleri bile üçer beşer çıkarma yaptı geçen hafta Ankara'ya. Ev sahibi Erdoğan'dan ve Trump'ın "çok akıllı adamlar" dediği çalışma arkadaşlarından çeşitli formlar, anlaşmalar, süreçler içinde bunu istiyor NATO. - Sahada ve masada sahip olduğu güçle dünyada adaletin ve merhametin hakim olmasını istiyor. - NATO üyelerinin hayran ve muhtaç olduğu savunma sanayii gücüne tek başına ve hatta müttefiklerinin yaptırımlarına/kısıtlamalarına rağmen sahip oldu Türkiye. - Türkiye yaptırımların son bulmasını istiyor. - Yerli yapım insansız savaş uçağımız KAAN için F110'ların motorlarının verilmesini bekliyor Ankara. Türkiye eski Türkiye değil. - İttifak üyelerinden birinin Türkiye'nin sınır komşularından birine yönelik saldırısında da NATO'nun taraf olmasını istemiyor Türkiye.
07 Temmuz 2026 23:01

Ankara Nato'dan Ne İstiyor?
NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanları ile davetli ülkelerin liderleri bugün başkent Ankara'da. Soğuk Savaş boyunca Türkiye'ye SSCB sınırındaki "ileri karakol" gözüyle bakıldığı, "piyade gücü" ile tanımlandığı vakıadır. "Batı" kaynaklı askeri, siyasi, ekonomik ve kültürel müdahaleler nedeniyle bu sorunlu sınıflandırma ve sınırlandırmalara razı gelindiği de öyle. "Bölgesel sahiplenme doktrini", "kazan-kazan siyaseti", "360 derece dış politika" doktrinleriyle hareket eden Türkiye bugün NATO'nun diğer üyelerince de "merkez ülke". Tüm ekosistemiyle beraber yerli ve otonom bir savunma sanayiine sahip Türkiye. Kendi özerk güvenlik yapılarını oluşturmak için çeşitli hamleler yaptılar ama her şey yolunda gitse bile (-ki asker bulamamalarından bütçe oluşturamamalarına kadar sorun çok) caydırıcı olabilmeleri için 15-25 yıla ihtiyaç var. O kadar ki kendi vaziyetinden haberi olmayan, kibirli ve küstah Avrupa Komisyonu komiserleri bile üçer beşer çıkarma yaptı geçen hafta Ankara'ya. Ev sahibi Erdoğan'dan ve Trump'ın "çok akıllı adamlar" dediği çalışma arkadaşlarından çeşitli formlar, anlaşmalar, süreçler içinde bunu istiyor NATO. - Sahada ve masada sahip olduğu güçle dünyada adaletin ve merhametin hakim olmasını istiyor. - NATO üyelerinin hayran ve muhtaç olduğu savunma sanayii gücüne tek başına ve hatta müttefiklerinin yaptırımlarına/kısıtlamalarına rağmen sahip oldu Türkiye. - Türkiye yaptırımların son bulmasını istiyor. - Yerli yapım insansız savaş uçağımız KAAN için F110'ların motorlarının verilmesini bekliyor Ankara. Türkiye eski Türkiye değil. - İttifak üyelerinden birinin Türkiye'nin sınır komşularından birine yönelik saldırısında da NATO'nun taraf olmasını istemiyor Türkiye.
07 Temmuz 2026 11:04

Nato Öncesi: Ankara'da Pozitif Hava
103 yıllık Türkiye Cumhuriyetinin 23 yılında seçim kazanıp hükümetler kuran ve millet iradesinin hâkim olabilmesi için demokrasinin ve milli egemenliğin önündeki her engeli, hileyi, desiseyi sabırla kaldırıp istikametini de bozmayan bir siyasi hareketin liderince kurulmuş " hak edilmiş " bir cümle. Nitekim konuşmanın devamında tespitini şöyle gerekçelendirdi Cumhurbaşkanı: "Türkiye, küresel sistemde meydana gelen değişimleri en doğru okuyan, rasyonel politikalar geliştirerek, bu süreci en iyi yöneten ülkelerden biridir. İmkânlarımızın olduğu kadar potansiyelimizin de farkındayız. En son İran krizinde, Türkiye'nin ve Türk dış politikasının ulaştığı yüksek kapasiteyi tekrar görme imkanı elde ettik. Aklıselimi, sağduyuyu, hakkaniyeti merkeze alan siyasetimizle ülkemizi bu ateş çemberinden uzakta tuttuk. Şu bir gerçek ki, İran krizi sürecinde yaşananlar Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu herkese göstermiştir. Yine bu süreç, Türkiye'nin tecrübeli, güvenilir ve ehil kadrolar tarafından yönetildiğini bir kez daha teyit etmiştir. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, kriz yönetiminde ülkemize sağladığı asimetrik avantajlar berraklaşmıştır." Ankara'da siyasi çevrelerde, düşünce kuruluşlarında, akademide ve medyada sıklıkla yapılan değerlendirmelerin de özeti sayılabilir bu mülahaza. · Türkiye NATO'da çevreden merkeze geçmektedir: Türkiye, NATO'ya katıldığı 1952 yılında daha çok İttifak'ın güneydoğu kanadında bir cephe ülkesi olarak konumlanırken bugün bu rolün değiştiğini, Türkiye'nin NATO'da çevreden merkeze geçtiğini görüyoruz. · "Türkiye NATO'nun 360 derece güvenlik anlayışının merkezindedir": Günümüzde NATO'nun yalnızca doğudan gelen tehditlere odaklanması bir eksiklik olacaktır. · "Türkiye krizlerde gerilimi azaltan aktördür": Türkiye'nin yaklaşımı, gerilimi artırmamak, çatışmayı derinleştirmemek, diplomasiye alan açmak şeklindedir. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, güvenli liman olarak ön plana çıkmakta, bir "Türkiye ekseni " inşa etmektedir. * "NATO Ankara Zirvesi Türkiye'nin diplomatik ağırlığını görünür kılacak": 2026 Ankara Zirvesi yalnızca bir ev sahipliği meselesi değil. Bu çerçevede Ankara, yüzde 3,5 2 + 1,5 hedefine 2030 sonunda ulaşmayı hedeflemektedir. * "Türkiye'nin yerli ve millî savunma sanayisi NATO için de güç çarpanıdır": Türk Savunma sanayisi, Türkiye'nin stratejik otonomisini artıran ve NATO'nun toplam kapasitesine katkı sunan bir unsurdur.
25 Haziran 2026 16:30

Hatay'da Yeni Hayat
Sahadaki o hummalı çalışmayı, 7/24 çabayı, her şeyi en kısa sürede ve en güzel şekilde tamamlamaya çalışanları görünce medyanın "verimsiz" ve "gereksiz" gündem maddelerinden utanırım. Bu yazımda Hatay'a dair şahitliğimi detaylıca anlatmak istiyorum o nedenle. 11 ili aynı anda yıkan asrın felaketinde sadece Hatay'da 23 binden fazla canımızı kaybetmiştik ne yazık ki. 6 Şubat öncesinde hükümetin Hatay'daki dayanıksız yapılara yönelik kentsel dönüşüm çabalarını "rantsal dönüşüm" diye engelleyen, mitingler düzenleyip konuyu mahkemeye taşıyarak süreci uzatan muhalefet partileri bile anlatılamadı. Toprak yatışmış, renkler geri gelmiş Hatay'a. Hatay'a bir grup gazeteciyle beraber Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın organize ettiği "sofra ve miras" programı kapsamında gittim. Üç yıldır ilk kez konusu "deprem" olmayan bir program için Hatay'a gitmek bile şehrin kendi gündemine döndüğünün bir işareti sayılmalı. Malumunuz, İletişim Başkanlığı bir süredir Türk mutfağını Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde "kamu diplomasisinin" önemli bir ayağı olarak yeniden kodluyor. Geçen ay Gaziantep'te yapılan, haftaya Afyon'da yapılacak olan gastrodiplomasinin ikinci durağı idi Hatay. Çok kültürlülüğün, geçiş yollarının, aynı anda Akdeniz'in, Torosların ve Ortadoğu'nun, denizin ve toprağın ortak mahsulü demek zaten Hatay mutfağı. Nitekim Hatay Valisi Mustafa Masatlı'nın verdiği bilgiye göre Hatay'ın 5 Şubat 2023'te 25 olan coğrafi işaretli ürün sayısı 70'i aşmış. Türkiye sıralamasında üçüncü olmuş böylece Hatay. Öte yandan Hatay'daki kadın kooperatif sayısının 35'ten 53'e çıktığını, devletin tüm imkanlarıyla kadın emeğini desteklediğini duymak ise ayrıca memnuniyet verici.
23 Haziran 2026 08:54


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Erdoğan Sağlam Kale, Chp Kara Delik
Akdeniz'de özellikle Kıbrıs Adası'nda fitne ateşinin yakılmak istendiğini gördüklerini ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyleyen Erdoğan'ın uyarısı sertti: "İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail'in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz'de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler. Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın, kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur". Daha önce "güvenli takip mesafesinde takip ediyoruz" dediği CHP'deki koltuk krizine dair duruşunu dün de tekrarladı Cumhurbaşkanı. "Gazi Mustafa Kemal'in partisini affınıza sığınarak söylüyorum pavyon masalarına düşürenler kendileridir. CHP'deki anafor bizi zerre ilgilendirmiyor. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız" diyerek keskin bir set çekti Erdoğan. Önce Kılıçdaroğlu'na "feragat et" dedi, sonra Özgür Özel'e "ateşe körükle gitme". Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi kah "tıpış tıpış oy veren sürü", kimi zaman İmamoğlu'nun dediği gibi "kendisini yapraklarla beraber alkışlamaya mecbur", bayat yahut çalıntı seçim sloganları, tutulmayan seçim vaatleri, yönetilemeyen ama kasası soyulan belediyeler, çalınan kurultaylar, bölünmeler, hizipler, dün piro dediğine bugün hain demek zorunda kalmalar... Kemal Kılıçdaroğlu mutlak butlan kararından beridir açık ve net konuşuyor. Önce Salı günkü Grup krizini siyasi olgunlukla atlattı, Özgür Özel tüm çiğliğiyle göründü. 9 vekilin ortak özelliği İmamoğlu'nun da dahil olduğu İBB ve Aziz İhsan Aktaş yolsuzluk ve ceza davalarında adı geçen isimler olmaları. Kemal Kılıçdaroğlu bugün ise Özel taraftarlarının da olacağı Parti Meclisinde "arınma" kararlarını ilerletecek. "Koltuğunu altından çalıp sırtından bıçakladıkları" CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na hain demek, bela okumak, koro halinde küfretmek, genel merkeze sokmamak, CHP Grup salonuna sokmamak, kürsüye çıkarmamak için oturup günlerce düşünmek...
11 Haziran 2026 10:21

Erdoğan Sağlam Kale, Chp Kara Delik
Akdeniz'de özellikle Kıbrıs Adası'nda fitne ateşinin yakılmak istendiğini gördüklerini ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyleyen Erdoğan'ın uyarısı sertti: "İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail'in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz'de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler. Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın, kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur". Daha önce "güvenli takip mesafesinde takip ediyoruz" dediği CHP'deki koltuk krizine dair duruşunu dün de tekrarladı Cumhurbaşkanı. "Gazi Mustafa Kemal'in partisini affınıza sığınarak söylüyorum pavyon masalarına düşürenler kendileridir. CHP'deki anafor bizi zerre ilgilendirmiyor. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız" diyerek keskin bir set çekti Erdoğan. Önce Kılıçdaroğlu'na "feragat et" dedi, sonra Özgür Özel'e "ateşe körükle gitme". Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi kah "tıpış tıpış oy veren sürü", kimi zaman İmamoğlu'nun dediği gibi "kendisini yapraklarla beraber alkışlamaya mecbur", bayat yahut çalıntı seçim sloganları, tutulmayan seçim vaatleri, yönetilemeyen ama kasası soyulan belediyeler, çalınan kurultaylar, bölünmeler, hizipler, dün piro dediğine bugün hain demek zorunda kalmalar... Kemal Kılıçdaroğlu mutlak butlan kararından beridir açık ve net konuşuyor. Önce Salı günkü Grup krizini siyasi olgunlukla atlattı, Özgür Özel tüm çiğliğiyle göründü. 9 vekilin ortak özelliği İmamoğlu'nun da dahil olduğu İBB ve Aziz İhsan Aktaş yolsuzluk ve ceza davalarında adı geçen isimler olmaları. Kemal Kılıçdaroğlu bugün ise Özel taraftarlarının da olacağı Parti Meclisinde "arınma" kararlarını ilerletecek. "Koltuğunu altından çalıp sırtından bıçakladıkları" CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na hain demek, bela okumak, koro halinde küfretmek, genel merkeze sokmamak, CHP Grup salonuna sokmamak, kürsüye çıkarmamak için oturup günlerce düşünmek...
11 Haziran 2026 04:15

Chp Grup Savaşı 1.0
İkisi de aynı yerde aynı saatte CHP Grup toplantısı yapacağını ilan ederek "düello" havasına girdi bile. Yetkinin ve mührün kendisinde olduğunu, "parti disiplinine uymayan", "yolsuzluğa, arsızlığa –ve elbette İmamoğlu'na- bulaşanları" temizleyeceğine dair kararlı tutum sergilemesi arada kalanları etkileyecektir. 38. Kurultayda para ve menfaat karşılığında delege oylarının fesada uğratıldığı ortaya çıkan "değişimci grup" koltuğu bırakmamak için CHP'yi ateşe atmaktan çekinmiyor. 2023 seçimlerinde muhalefeti –tüm sorunlarına rağmen- bir araya getirmeyi başaran ama Erdoğan'ı yenmeyi başaramayan Kılıçdaroğlu'nun en büyük handikapı bu. İmamoğlu-Özel ekibi Kılıçdaroğlu'nu 13 yıl boyunca seçim kazanamamakla suçluyorlar. Oysa CHP tek parti döneminden yani 1950'den beri hiç seçim kazanamadı. İBB başta olmak üzere belediyelerde CHP'li belediye başkanlarının "nasılsa iktidara geliyoruz" gevşekliğiyle büyük bir rüşvet-yolsuzluk çarkı kurması, ellerine geçen yetkiyle en yakınlarından başlayarak yolsuzluk-arsızlık kültürü geliştirmesi ve vatandaşa karşı sorumluluğunu unutması bugün içine düşülen bataklığın en büyük sebebi. Geçen Pazar günü 40 noktada yapılan ara seçimlerde -Özgür Özel atlı konvoylarla meydanlara çıkıp hava basmasına rağmen- CHP tam bir hezimet yaşadı.
09 Haziran 2026 10:46

Chp Grup Savaşı 1.0
İkisi de aynı yerde aynı saatte CHP Grup toplantısı yapacağını ilan ederek "düello" havasına girdi bile. Yetkinin ve mührün kendisinde olduğunu, "parti disiplinine uymayan", "yolsuzluğa, arsızlığa –ve elbette İmamoğlu'na- bulaşanları" temizleyeceğine dair kararlı tutum sergilemesi arada kalanları etkileyecektir. 38. Kurultayda para ve menfaat karşılığında delege oylarının fesada uğratıldığı ortaya çıkan "değişimci grup" koltuğu bırakmamak için CHP'yi ateşe atmaktan çekinmiyor. 2023 seçimlerinde muhalefeti –tüm sorunlarına rağmen- bir araya getirmeyi başaran ama Erdoğan'ı yenmeyi başaramayan Kılıçdaroğlu'nun en büyük handikapı bu. İmamoğlu-Özel ekibi Kılıçdaroğlu'nu 13 yıl boyunca seçim kazanamamakla suçluyorlar. Oysa CHP tek parti döneminden yani 1950'den beri hiç seçim kazanamadı. İBB başta olmak üzere belediyelerde CHP'li belediye başkanlarının "nasılsa iktidara geliyoruz" gevşekliğiyle büyük bir rüşvet-yolsuzluk çarkı kurması, ellerine geçen yetkiyle en yakınlarından başlayarak yolsuzluk-arsızlık kültürü geliştirmesi ve vatandaşa karşı sorumluluğunu unutması bugün içine düşülen bataklığın en büyük sebebi. Geçen Pazar günü 40 noktada yapılan ara seçimlerde -Özgür Özel atlı konvoylarla meydanlara çıkıp hava basmasına rağmen- CHP tam bir hezimet yaşadı.
09 Haziran 2026 01:58

Kılıçdaroğlu'nun Günahı
CHP'li delege ve üyelerin itiraz ve itiraflarıyla başlayan 38. Olağan Kurultay davasından çıkan "mutlak butlan" kararı CHP'yi ortadan ikiye bölmüş görünüyor. "Satın alınmış delege" oyuyla yani "kirli parayla finanse edilmiş bir siyasi operasyonla" parti yönetimine geçtiği anlaşılan Özgür Özel ve yakın çevresi bunu "onur" meselesi olarak lanse ederken, koltuğunun hileyle çalındığını düşünen Kemal Kılıçdaroğlu yeni durumu hem hırsızlardan "hesap sorma" hem partiyi bunlardan "arındırma" fırsatı olarak görüyor. Amaç "mağdur" imajı yaratmak, CHP tabanı ve kamuoyunu yanına çekmek, yanında tutmak ve Kılıçdaroğlu üzerinde baskı kurarak hem ihraçları önlemek hem ilk kurultayda partiyi yeniden ele geçirmek. Bu amaçla CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun bilgisi ve izni hilafına kendini apar topar CHP Grup Başkanı seçtirdi. Bugün de –ilan edildiği üzere- 13.30'da –yine CHP Genel Başkanı'nın bilgisi izni iradesi dışında- ve ilginç şekilde onun adına bir grup konuşması yapacak. Dün akşam saatlerinde 111 CHP milletvekili ortak bir deklarasyona imza atarak 12 Temmuz'da olağanüstü kurultay yapılması için taleplerini ilan ettiler. Otobüs üstünde -Atatürk'ün Nutuk'unu bile doğru düzgün okuyamayan genç bir CHP'linin dengesiz davranışlarını kontrol etmeye çalışırken de, Anıtkabir'e düzenlediği korsan ziyarette çelenk üstüne koymak için cebinde gizlice taşıdığı "Özgür Özel – CHP Genel Başkanı" yazılı fiyonk için arbede çıkarmasını da, açıklamalarındaki bağlam sorununu da başka neyle açıklayacağız. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bayramlaşma konuşmasında "CHP'ye sızan Fetö'cüleri, hırsızları, yolsuzları, arsızları vaktiyle sezip partiden temizlemediğim için özür dilerim" demesi gibi tıpkı.
02 Haziran 2026 16:34

Tanka Reverans, Toma'ya Hamle
** Recep Tayyip Erdoğan ise siyaset yolculuğu boyunca "biz bu yola kefenimizi giyip çıktık" derken ölümü göze aldığını ilan ediyordu. Daha geçen aylarda -o vakitler CHP Genel Başkanı olan- Özgür Özel, Muhammed Mursi örneğini vererek tehdit etti Cumhurbaşkanı'nı. 27 Mayıs 1960 ile işlemeye başlayan darbe mekaniği 12 Mart 1971 muhtırası, 12 Eylül 1980 darbesi ve 28 Şubat 1997 post-modern darbesiyle sonuç aldı. 12 Eylül darbesini Washington'a haber veren dönemin ABD büyükelçisi raporuna "bizim çocuklar başardı" notunu düşerken Türkiye'de demokrasiye vurulan darbelerin sahibini de açık ediyordu. Bir benzerini 2020'de "Erdoğan'ı devirmek için CHP'yi destekleyeceğiz" diyen ABD Başkan -adayı Joe Biden açık etmişti. ** 27 Nisan 2007'de AK Parti ve Erdoğan'a çarptı darbe stratejisi. Gölge CIA olarak bilinen Stratfor ışıklarını bile kapatmış olan uçağın rotasını an be an yayınlarken Erdoğan "Milletin gücünden daha büyük güç görmedim ben" diyerek vatandaşı meydanlara direnmeye çağırıyordu. Menderes'i astırmayı "siyasi maharet" sanan damar şimdilerde TOMA'ya hamle etmekle övünmekte.
28 Mayıs 2026 16:12

Chp'de: Hizip Forever
CHP'nin adı kadar meşhur bir ifadedir "klikler partisi CHP" vurgusu. Turan Feyzioğlu'nun Güven Partisini kurup ayrılması; Ecevit'in Karaoğlan rüzgârı ve İnönü'nün tasfiye edilmesi; 80 darbesinde tüm partiler gibi CHP de kapatılır, SHP adıyla boy gösterilir. Ulusalcı, devletçi çizgideki Baykal CHP'si İSKİ skandalıyla kirlenip sarsılırken 28 Şubat sürecindeki pozisyonu ve darbeci damarı nedeniyle halka/millete üstten bakan parti konumunu pekiştirir. Parti içindeki Deniz Baykalcılar, çare Sarıgülcüler ile Önder Sav ve çevresi CHP'nin şanını "kurultaylar ve hizipler partisi" olarak yürütmeye yetti. "Devletçi CHP"yi aldı, devletle kavga eden, devlete kafa tutan, devlet kurumlarını yıpratmaya çalışan bir parti hüviyetine soktu. İddiası CHP'yi "Yeni CHP" yapmaktı. Bu sayede 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ipi göğüsleyemese de CHP'nin hiç görmediği bir oy oranına, yüzde 49'a ulaşmayı başardı. 3-4 Kasım 2023'teki CHP kurultayına da bu havada gidildi. CHP'li üyelerin, belediye başkanlarının, partiden isimlerin şikayet, itiraf ve iddialarıyla başlayan soruşturma süreci Mahkeme'nin "CHP'de yönetim değişikliği siyasi irade hırsızlığıyla yapıldığı" kararıyla hükme bağlandı. Bir asırlık CHP hizip tarihi bize bunu böyle gösteriyor.
26 Mayıs 2026 10:47