
Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde, 9 Kasım 2025 gecesi yaşanan ve bir güvenlik görevlisinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan bıçaklı saldırının perde arkası, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameyle gün yüzüne çıktı. Antalya'da otel önünde gürültü yapan şahısları "müşteriler rahatsız oluyor" diyerek uyaran güvenlik görevlisi Tahsin Göker, çıkan kavgada bıçaklanarak yaşamını yitirdi. Görüntülerde, Eyyüp T.'nin cebinden çıkardığı bıçakla Tahsin Göker ve çalışma arkadaşı Talat K.B.'ye doğru hamle yaptığı, Göker'in yere düştüğü sırada ise bıçağı göğüs bölgesine sapladığı tespit edildi. Tutuklu sanık Eyyüp T. ise ifadesinde, "Bize küfür edildiğini duyunca abimin ölümü aklıma geldi, kendimi kaybettim" diyerek öldürme kastı olmadığını savundu.
Kaynak: Yeni Birlik
02 Haziran 2026 15:22
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Antalya'da Güvenlik Görevlisi Tahsin Göker'in 'Müşteriler Rahatsız Oluyor' Uyarısının Sonu Ölüm Oldu
Olay, 9 Kasım 2025 tarihinde saat 02.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Selçuk Mahallesi Musalla Sokak'ta bulunan bir otelin önünde meydana geldi. Rapora göre, kavga sırasında Eyyüp T.'nin cebinden çıkardığı kesici aletle Tahsin Göker ve Talat K.B.'nin bulunduğu yöne doğru hareket ettiği, Tahsin Göker'in yere düştüğü sırada Eyyüp T.'nin elindeki kesici aleti Göker'in göğüs bölgesine doğru savurduğu, olayın ardından Eyyüp T. ile Halil S.'nin koşarak uzaklaştıkları belirtildi. "Müşteriler rahatsız oluyor diye uyardılar" İddianamede ifadesine yer verilen otel çalışanı Hakan Korkmaz, olay gecesi resepsiyonda görevli olduğunu, saat 02.00 sıralarında otelin önünde iki kişinin alkol aldığını ve otel müşterilerinin bu durumdan rahatsız olduğunu söyledi. "Eyyüp bıçağı savururken kolumdan yaralandım" İddianamede, olay sırasında kolundan yaralanan mağdur şüpheli Halil S.'nin ifadesine de yer verildi. Halil S., arkadaşı Eyyüp T.'nin bu sırada "iki gözüm" şeklinde bir ifade kullandığını, ancak tam olarak ne söylediğini hatırlamadığını belirterek, bu sözün ardından bir anda kavga başladığını beyan etti. Halil S., Başsavcılıkta alınan ifadesinde de emniyetteki beyanını tekrar ettiğini belirterek, "Olay günü maktul Tahsin Göker ve arkadaşı Talat K.B. ile yaşanan kavga sırasında Eyyüp maktule bıçağı savururken, Eyyüp'ün bu hamlesi kolumdan yaralanmama sebebiyet vermiştir" dedi. Bu yaralanma nedeniyle arkadaşı Eyyüp T.'den şikayetçi olmadığını ifade eden Halil S., kavga sırasında Tahsin Göker ve Talat K.B.'nin üzerine geldiğini ileri sürerek, "Maktul ile arkadaşı bana saldırdığında ben kendimi korumak için maktule yumruk attığımı hatırlıyorum ancak bu sırada Eyyüp daha bıçağı çıkarmamıştı" şeklinde beyanda bulundu. "Talat bana kafa attı" İddianamede sanık Eyyüp T.'nin savunmasına da yer verildi. Eyyüp T., olay günü arkadaşı Halil S. ile Kaleiçi'ne gittiklerini belirterek, "Saat 01.30 sıralarında arkadaşım Halil ile Kaleiçi'ne gittik. Saat 02.00 gibi olayın meydana geldiği Dejavu Otel'in ana giriş kapısının 10-15 metre aşağısındaki kapının önünde oturmaya başladık. Bu kapının otel kapısı olduğu anlaşılmıyordu. Arkadaşım Halil marketten aldığı birayı içiyordu, ben de telefonla uğraşıyordum. Kesinlikle yüksek sesle konuşmuyorduk. Bizi kimse otel müşterilerini rahatsız ettiğimiz için uyarmadı. Zaten uyarılacak ya da rahatsızlık verecek bir davranışımız da yoktu" dedi. Eyyüp T., bir süre sonra otel önüne iki kişinin çıktığını ileri sürerek, "Bize bakarak sigara içiyorlardı. Bu sırada ismini olay nedeniyle öğrendiğim Talat isimli şahıs bize 'Gidin buradan' dedi. Ben de 'Tamam iki gözüm, gidiyoruz' dedim. Bunun üzerine hem maktul hem de Talat, bize küfür ederek Halil'in ve benim üzerime yürümeye başladı. Talat bana kafa attı. Bunun etkisiyle yere düşerken arkamdaki duvara tutundum" ifadelerini kullandı. Eyyüp T., üzerinde bıçak olduğunu Halil S.'nin bilmediğini öne sürerek, "Bu olay, maktul ve arkadaşı Talat'ın bize küfür etmesi ve Talat'ın beni darp etmesi üzerine gerçekleşmiştir. Bana hakaret edilmesinden ve darp edilmemden dolayı şikayetçiyim. Maktulü öldürme kastıyla hareket etmedim. Sabıkam yoktur, henüz 20 yaşındayım. İstemeden ve kontrolüm dışında gerçekleşen bu olaydan dolayı ben ve ailem çok mağdur olduk" dedi.
02 Haziran 2026 20:54

Gürültü Yapıyorsunuz Diye Uyardı, Canından Oldu
Olay, 9 Kasım 2025 tarihinde saat 02.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Selçuk Mahallesi Musalla Sokak'ta bulunan bir otelin önünde meydana geldi. Rapora göre, kavga sırasında Eyyüp T.'nin cebinden çıkardığı kesici aletle Tahsin Göker ve Talat K.B.'nin bulunduğu yöne doğru hareket ettiği, Tahsin Göker'in yere düştüğü sırada Eyyüp T.'nin elindeki kesici aleti Göker'in göğüs bölgesine doğru savurduğu, olayın ardından Eyyüp T. ile Halil S.'nin koşarak uzaklaştıkları belirtildi. "Müşteriler rahatsız oluyor diye uyardılar" İddianamede ifadesine yer verilen otel çalışanı Hakan Korkmaz, olay gecesi resepsiyonda görevli olduğunu, saat 02.00 sıralarında otelin önünde iki kişinin alkol aldığını ve otel müşterilerinin bu durumdan rahatsız olduğunu söyledi. "Eyyüp bıçağı savururken kolumdan yaralandım" İddianamede, olay sırasında kolundan yaralanan mağdur şüpheli Halil S.'nin ifadesine de yer verildi. Halil S., Başsavcılıkta alınan ifadesinde de emniyetteki beyanını tekrar ettiğini belirterek, "Olay günü maktul Tahsin Göker ve arkadaşı Talat K.B. ile yaşanan kavga sırasında Eyyüp maktule bıçağı savururken, Eyyüp'ün bu hamlesi kolumdan yaralanmama sebebiyet vermiştir" dedi. Bu yaralanma nedeniyle arkadaşı Eyyüp T.'den şikayetçi olmadığını ifade eden Halil S., kavga sırasında Tahsin Göker ve Talat K.B.'nin üzerine geldiğini ileri sürerek, "Maktul ile arkadaşı bana saldırdığında ben kendimi korumak için maktule yumruk attığımı hatırlıyorum ancak bu sırada Eyyüp daha bıçağı çıkarmamıştı" şeklinde beyanda bulundu. "Talat bana kafa attı" İddianamede sanık Eyyüp T.'nin savunmasına da yer verildi. Eyyüp T., olay günü arkadaşı Halil S. ile Kaleiçi'ne gittiklerini belirterek, "Saat 01.30 sıralarında arkadaşım Halil ile Kaleiçi'ne gittik. Saat 02.00 gibi olayın meydana geldiği Dejavu Otel'in ana giriş kapısının 10-15 metre aşağısındaki kapının önünde oturmaya başladık. Bu kapının otel kapısı olduğu anlaşılmıyordu. Arkadaşım Halil marketten aldığı birayı içiyordu, ben de telefonla uğraşıyordum. Kesinlikle yüksek sesle konuşmuyorduk. Bizi kimse otel müşterilerini rahatsız ettiğimiz için uyarmadı. Zaten uyarılacak ya da rahatsızlık verecek bir davranışımız da yoktu" dedi. Eyyüp T., bir süre sonra otel önüne iki kişinin çıktığını ileri sürerek, "Bize bakarak sigara içiyorlardı. Bu sırada ismini olay nedeniyle öğrendiğim Talat isimli şahıs bize 'Gidin buradan' dedi. Ben de 'Tamam iki gözüm, gidiyoruz' dedim. Bunun üzerine hem maktul hem de Talat, bize küfür ederek Halil'in ve benim üzerime yürümeye başladı. Talat bana kafa attı. Bunun etkisiyle yere düşerken arkamdaki duvara tutundum" ifadelerini kullandı. "Bize edilen küfürler, iki sene önce ölen abimi aklıma getirdi" Kavganın söylediği şekilde başladığını savunan Eyyüp T., "Hiçbir suçum olmadığı halde bize edilen küfürler, iki sene önce ölen abimi aklıma getirdi. Ben duvara tutunurken arkadaşım Halil'i maktul ve Talat'ın dövdüklerini gördüm. Bunun üzerine arkadaşımı kurtarmak ve şahısları korkutmak amacıyla üzerimdeki bıçağı savurdum. Ortam karanlık olduğu için bıçağı savururken maktulü ve arkadaşını görmedim. Maktulün yaralandığını fark etmedim. Yaralandığını görmüş olsam yardım ederdim. Yaralandığını anlayınca bıçağı kolluk görevlilerine teslim ettim" şeklinde beyanda bulundu. Eyyüp T., üzerinde bıçak olduğunu Halil S.'nin bilmediğini öne sürerek, "Bu olay, maktul ve arkadaşı Talat'ın bize küfür etmesi ve Talat'ın beni darp etmesi üzerine gerçekleşmiştir. Bana hakaret edilmesinden ve darp edilmemden dolayı şikayetçiyim. Maktulü öldürme kastıyla hareket etmedim. Sabıkam yoktur, henüz 20 yaşındayım. İstemeden ve kontrolüm dışında gerçekleşen bu olaydan dolayı ben ve ailem çok mağdur olduk" dedi.
02 Haziran 2026 15:56

"Müşteriler Rahatsız Oluyor" Uyarısının Sonu Ölüm Oldu Düğününe Sayılı Günler Kala Uyardığı 2 Kişi Tarafından Öldürüldü, O Anlar Güvelik Kamerasına Yansıdı İddianamede Savcı Kasten Öldürmekten Yargılama İstedi Sanık, "Yaralandığını Fark Etmedim" Dedi
Olay, 9 Kasım 2025 tarihinde saat 02.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Selçuk Mahallesi Musalla Sokak'ta bulunan bir otelin önünde meydana geldi. Rapora göre, kavga sırasında Eyyüp T.'nin cebinden çıkardığı kesici aletle Tahsin Göker ve Talat K.B.'nin bulunduğu yöne doğru hareket ettiği, Tahsin Göker'in yere düştüğü sırada Eyyüp T.'nin elindeki kesici aleti Göker'in göğüs bölgesine doğru savurduğu, olayın ardından Eyyüp T. ile Halil S.'nin koşarak uzaklaştıkları belirtildi. "Müşteriler rahatsız oluyor diye uyardılar" İddianamede ifadesine yer verilen otel çalışanı Hakan Korkmaz, olay gecesi resepsiyonda görevli olduğunu, saat 02.00 sıralarında otelin önünde iki kişinin alkol aldığını ve otel müşterilerinin bu durumdan rahatsız olduğunu söyledi. "Eyyüp bıçağı savururken kolumdan yaralandım" İddianamede, olay sırasında kolundan yaralanan mağdur şüpheli Halil S.'nin ifadesine de yer verildi. Halil S., Başsavcılıkta alınan ifadesinde de emniyetteki beyanını tekrar ettiğini belirterek, "Olay günü maktul Tahsin Göker ve arkadaşı Talat K.B. ile yaşanan kavga sırasında Eyyüp maktule bıçağı savururken, Eyyüp'ün bu hamlesi kolumdan yaralanmama sebebiyet vermiştir" dedi. Bu yaralanma nedeniyle arkadaşı Eyyüp T.'den şikayetçi olmadığını ifade eden Halil S., kavga sırasında Tahsin Göker ve Talat K.B.'nin üzerine geldiğini ileri sürerek, "Maktul ile arkadaşı bana saldırdığında ben kendimi korumak için maktule yumruk attığımı hatırlıyorum ancak bu sırada Eyyüp daha bıçağı çıkarmamıştı" şeklinde beyanda bulundu. "Talat bana kafa attı" İddianamede sanık Eyyüp T.'nin savunmasına da yer verildi. Eyyüp T., olay günü arkadaşı Halil S. ile Kaleiçi'ne gittiklerini belirterek, "Saat 01.30 sıralarında arkadaşım Halil ile Kaleiçi'ne gittik. Saat 02.00 gibi olayın meydana geldiği Dejavu Otel'in ana giriş kapısının 1015 metre aşağısındaki kapının önünde oturmaya başladık. Bu kapının otel kapısı olduğu anlaşılmıyordu. Arkadaşım Halil marketten aldığı birayı içiyordu, ben de telefonla uğraşıyordum. Kesinlikle yüksek sesle konuşmuyorduk. Bizi kimse otel müşterilerini rahatsız ettiğimiz için uyarmadı. Zaten uyarılacak ya da rahatsızlık verecek bir davranışımız da yoktu" dedi. Eyyüp T., bir süre sonra otel önüne iki kişinin çıktığını ileri sürerek, "Bize bakarak sigara içiyorlardı. Bu sırada ismini olay nedeniyle öğrendiğim Talat isimli şahıs bize 'Gidin buradan' dedi. Ben de 'Tamam iki gözüm, gidiyoruz' dedim. Bunun üzerine hem maktul hem de Talat, bize küfür ederek Halil'in ve benim üzerime yürümeye başladı. Talat bana kafa attı. Bunun etkisiyle yere düşerken arkamdaki duvara tutundum" ifadelerini kullandı. "Bize edilen küfürler, iki sene önce ölen abimi aklıma getirdi" Kavganın söylediği şekilde başladığını savunan Eyyüp T., "Hiçbir suçum olmadığı halde bize edilen küfürler, iki sene önce ölen abimi aklıma getirdi. Ben duvara tutunurken arkadaşım Halil'i maktul ve Talat'ın dövdüklerini gördüm. Bunun üzerine arkadaşımı kurtarmak ve şahısları korkutmak amacıyla üzerimdeki bıçağı savurdum. Ortam karanlık olduğu için bıçağı savururken maktulü ve arkadaşını görmedim. Maktulün yaralandığını fark etmedim. Yaralandığını görmüş olsam yardım ederdim. Yaralandığını anlayınca bıçağı kolluk görevlilerine teslim ettim" şeklinde beyanda bulundu. Eyyüp T., üzerinde bıçak olduğunu Halil S.'nin bilmediğini öne sürerek, "Bu olay, maktul ve arkadaşı Talat'ın bize küfür etmesi ve Talat'ın beni darp etmesi üzerine gerçekleşmiştir. Bana hakaret edilmesinden ve darp edilmemden dolayı şikayetçiyim. Maktulü öldürme kastıyla hareket etmedim. Sabıkam yoktur, henüz 20 yaşındayım. İstemeden ve kontrolüm dışında gerçekleşen bu olaydan dolayı ben ve ailem çok mağdur olduk" dedi.
02 Haziran 2026 15:15

Park Cinayetinde Kan Donduran İtiraf! 18 Yaşındaki Mehmet'i Öldürüp Yemek Yemeye Gitmişler
Gaziantep'te 30 Ağustos 2025'te parkta motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz'in ölümüne ilişkin davanın 3'üncü duruşması Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. 'OLAYDAN SONRA YEMEK YEDİK' Duruşmada savunma yapan Sanık Ş.Z., "Annem beni arayarak ablamın evinin kurşunlandığını söyledi. Bunun üzerine ailemle birlikte ablamın evine gittik. Evin camında üç adet kurşun izi gördüm. Daha sonra Muhammet Arda Ç.'yi aradım. Telefonu açtı ve bana, 'Ablanın evine ateş eden bizdik, ne olmuş yani? İstersen bir araya gelip konuşalım' dedi. Ben de akşam saatlerinde buluşabileceğimizi söyledim. Sanık Volkan bana ne olduğunu sordu. Başta anlatmak istemedim ancak ısrar edince yaşananları anlattım. Böylece diğer sanıklar da olayı öğrenmiş oldu. Muhammet Murat D.'yi maktulün arayıp aramadığını ya da mesaj atıp atmadığını hatırlamıyorum. Ancak Murat abi bana, maktulün kendisini aradığını ve beni sorduğunu söyledi. Murat abi de ona, 'Evet, seni soruyorum. Bir kardeşimle ilgili bir mesele var, onu çözelim' şeklinde cevap vermişti. Daha sonra buluşmaya karar verdiler ve maktul Murat'a konum gönderdi. O sırada tüm sanıklar aynı evdeydi. Hepimiz aynı motosiklete binemediğimiz için Volkan bizimle gelemeyeceğini söyledi. Volkan'a ait araca üç kişi bindik ve olay yerine gittik. Maktul ile iki kişinin parkta oturduğunu gördük. Motosikletten inmeden yanlarına doğru yaklaştık. Maktul bizi görünce eliyle işaret etti. Ardından maktulün yanındaki şahıs bize ateş açtı. Bunun üzerine Murat abi de karşı tarafa ateş etmeye başladı. Olay yerinde sağa ya da sola kaçabileceğim bir alan yoktu. Panik halinde motosikleti onların bulunduğu yöne sürdüm. Hiç durmadan maktul ve arkadaşlarının yanından geçerek uzaklaştım. Geçerken yerde yatan ya da vurulmuş kimseyi görmedim. Olay yerinden ayrılırken arkamdan dört-beş el silah sesi daha duydum. Daha sonra bağ evine gittik. Dört kişiydik ve yanımızda başka kimse yoktu. Olaydan sonra yemek yedik ve yaşananları konuştuk. Volkan abi bize kızarak, 'Neden böyle bir şey yaptınız' dedi. Daha sonra kolluk kuvvetleri tarafından yakalandık. Böyle bir olayın yaşanmış olmasından dolayı üzgünüm" dedi. Sanık Muhammet Murat D., "Olaydan bir gün önce sanıklardan Eyüp beni aradı ve Ümit ile birlikte olduğunu, alkol aldıklarını söyledi. Gece saat 23.00 sıralarında yanıma geldiler. Birlikte alkol aldık, ardından uyuduk. Sabah Volkan beni arayarak yanıma gelmek istediğini söyledi. Yanında sanık Ş.'nin de olduğunu belirtti. Daha sonra sanık Ş. ağlayarak ablasının evinin kurşunlandığını anlattı. Kendisine polise haber verip vermediklerini sordum. Bana sürekli tehdit edildiklerini söyledi. Ben de kimsenin durduk yere tehdit etmeyeceğini söyledim ve karşı tarafı arayarak konuşmayı teklif ettim. Volkan, kadınların bulunduğu bir eve ateş edilmemesi gerektiğini söyleyerek tepki gösterdi. Karşı taraf da cevap verdi. Daha sonra taraflar birbirlerinden özür diledi. Eve ateş eden kişinin Mehmet olduğunu söylediler. Mehmet'in yerini öğrenebilecek ortak bir arkadaşımıza ulaştım. Maktul Mehmet Akdeniz'i tanıyıp tanımadığını sordum ve olayı anlattım. Arkadaşım, Mehmet'in böyle bir şey yapmayacağını söyledi. Ben de konuyu konuşup halledelim dedim. sanık Ş. ve ailesi ağlamaya devam edince üzüldüm. Daha sonra maktul bana ulaştı. sanık Ş.'nin anlattıklarını bildiğini, ancak benim bilmediğim bazı şeyler olduğunu söyledi. Buluşmak için konum göndereceğini belirtti ve bir yerde görüşmeyi teklif etti. Bir süre sonra Volkan, sanık Ş. ve Eyüp dışarı çıktı. Nereye gittiklerini sorduğumda motosiklet almaya gittiklerini söylediler. Daha sonra Volkan'ı aradım ve gidip konuşmamız gerektiğini söyledim. Ardından sanık Ş. ve Eyüp geri geldi. Önce araba ile gitmeyi düşündük, ancak daha sonra motosikletle gitmeye karar verdik. Mavi motosiklete sanık Ş. ile birlikte bindik. Motosikleti sanık Ş. kullanıyordu. Benim amacım yalnızca sanık Ş. ile birlikte gidip konuşmaktı. Eyüp ve Ümit'in olaydan haberi yoktu, aslında bağ evine gideceklerdi ve bu nedenle bizimle gelmişlerdi. Olay yerine vardığımızda maktul beni arayarak nerede olduğumuzu sordu. Ben de yolda olduğumuzu söyledim. Parka ulaştığımızda silah sesi duydum. Bunun üzerine silahımı çıkardım ve yere doğru ateş ettim. sanık Ş. de 'Silah var' diye bağırıyordu. Silah sesleri devam edince şarjördeki tüm mermileri kullandım. Daha sonra olay yerinden ayrıldık. Eyüp'ü arayarak bağ evine gideceğimizi söylemek istedim. Eyüp bana, 'Hani sadece konuşacaktınız, neden size ateş ettiler?' dedi. Ben de bize ateş edildiği için karşılık verdiğimizi söyledim. Bağ evine gittiğimizde Eyüp kapıyı açtı. Yaşananları anlattım. Eyüp ve Ümit olaydan o anda haberdar oldu. Aç oldukları için Volkan'ı arayıp yemek istedik. Bir süre sonra maktule ait telefondan bana mesaj geldi. Mesajda durumumuzun nasıl olduğu soruluyordu. Bunun üzerine maktulün sosyal medya hesabını aradım. Telefona çıkan kişi kendisini maktulün ağabeyi olarak tanıttı. Vurulan biri olup olmadığını sordum. O da maktulün hastaneye kaldırıldığını söyledi. Bu haberi arkadaşlarıma ilettim. Hepimizin morali bozuldu. Sinirlendiğim için bağırdım. Maktulün ağabeyini tekrar arayarak yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını sordum. Bizi hastaneye çağırdı. Ben de olay yerine yalnızca konuşmak amacıyla gittiğimizi, kötü bir niyetimizin olmadığını söyledim. Daha sonra sanık Ş. ve Volkan bağ evinden ayrıldı. Bir süre sonra maktulün hayatını kaybettiğini öğrendik. Olay nedeniyle çok öfkelendim. sanık Ş.'yi darp etmeyi düşündüm ancak kendisi orada değildi. Eyüp ve Ümit beni sakinleştirmeye çalıştı. Daha sonra polis tarafından ifadeye çağrıldım. Rezidansa geçeceğimi ve oradan alınabileceğimi söyledim. Yaya olarak rezidansa giderken sanık Ş. ve Volkan ile karşılaştım. Ardından teslim oldum. Maktulle herhangi bir husumetim yoktu. Keşke bu olay hiç yaşanmasaydı. Yaşananlardan dolayı pişmanım" ifadelerini kullandı. Tanık Cemal H. ise olay günü yaşananları anlatarak, "Mehmet'i evinden ben aldım. Birlikte parka gittik. Mehmet sürekli telefonla görüşüyordu. Parkta bir banka oturduk. Mehmet telefonda bulunduğumuz yeri tarif ediyordu. Bir süre sonra sanıklar seri şekilde ateş etmeye başladı. Ateş ettikten sonra hiç durmadan yanımızdan geçerek uzaklaştılar. Bu sırada Mehmet vurulduğunu söyledi. Daha sonra parkın yanından geçen başka bir motosikletten de ateş açıldı. Ardından hastaneye gittik. Bizim tarafımızdan hiç kimse silah kullanmadı. Benim üzerimde de silah yoktu" şeklinde konuştu. Olay, 30 Ağustos tarihinde Şahinbey ilçesine bağlı Bülbülzade Parkı'nda meydana geldi.
02 Haziran 2026 11:16

Gaziantep'te Parkta Katledilmişti: Mehmet Akdeniz Cinayetinde Akılalmaz 'Yemek' Detayı!
Gaziantep'te 30 Ağustos 2025'te parkta motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz'in ölümüne ilişkin davanın 3'üncü duruşması Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada savunma yapan Sanık Ş.Z., "Annem beni arayarak ablamın evinin kurşunlandığını söyledi. Bunun üzerine ailemle birlikte ablamın evine gittik. Evin camında üç adet kurşun izi gördüm. Daha sonra Muhammet Arda Ç.'yi aradım. Telefonu açtı ve bana, 'Ablanın evine ateş eden bizdik, ne olmuş yani? İstersen bir araya gelip konuşalım' dedi. Ben de akşam saatlerinde buluşabileceğimizi söyledim. Sanık Volkan bana ne olduğunu sordu. Başta anlatmak istemedim ancak ısrar edince yaşananları anlattım. Böylece diğer sanıklar da olayı öğrenmiş oldu. Muhammet Murat D.'yi maktulün arayıp aramadığını ya da mesaj atıp atmadığını hatırlamıyorum. Ancak Murat abi bana, maktulün kendisini aradığını ve beni sorduğunu söyledi. Murat abi de ona, 'Evet, seni soruyorum. Bir kardeşimle ilgili bir mesele var, onu çözelim' şeklinde cevap vermişti. Daha sonra buluşmaya karar verdiler ve maktul Murat'a konum gönderdi. O sırada tüm sanıklar aynı evdeydi. Hepimiz aynı motosiklete binemediğimiz için Volkan bizimle gelemeyeceğini söyledi. Volkan'a ait araca üç kişi bindik ve olay yerine gittik. Maktul ile iki kişinin parkta oturduğunu gördük. Motosikletten inmeden yanlarına doğru yaklaştık. Maktul bizi görünce eliyle işaret etti. Ardından maktulün yanındaki şahıs bize ateş açtı. Bunun üzerine Murat abi de karşı tarafa ateş etmeye başladı. Olay yerinde sağa ya da sola kaçabileceğim bir alan yoktu. Panik halinde motosikleti onların bulunduğu yöne sürdüm. Hiç durmadan maktul ve arkadaşlarının yanından geçerek uzaklaştım. Geçerken yerde yatan ya da vurulmuş kimseyi görmedim. Olay yerinden ayrılırken arkamdan dört-beş el silah sesi daha duydum. Daha sonra bağ evine gittik. Dört kişiydik ve yanımızda başka kimse yoktu. Olaydan sonra yemek yedik ve yaşananları konuştuk. Volkan abi bize kızarak, 'Neden böyle bir şey yaptınız' dedi. Daha sonra kolluk kuvvetleri tarafından yakalandık. Böyle bir olayın yaşanmış olmasından dolayı üzgünüm" dedi. Sanık Muhammet Murat D., "Olaydan bir gün önce sanıklardan Eyüp beni aradı ve Ümit ile birlikte olduğunu, alkol aldıklarını söyledi. Gece saat 23.00 sıralarında yanıma geldiler. Birlikte alkol aldık, ardından uyuduk. Sabah Volkan beni arayarak yanıma gelmek istediğini söyledi. Yanında sanık Ş.'nin de olduğunu belirtti. Daha sonra sanık Ş. ağlayarak ablasının evinin kurşunlandığını anlattı. Kendisine polise haber verip vermediklerini sordum. Bana sürekli tehdit edildiklerini söyledi. Ben de kimsenin durduk yere tehdit etmeyeceğini söyledim ve karşı tarafı arayarak konuşmayı teklif ettim. Volkan, kadınların bulunduğu bir eve ateş edilmemesi gerektiğini söyleyerek tepki gösterdi. Karşı taraf da cevap verdi. Daha sonra taraflar birbirlerinden özür diledi. Eve ateş eden kişinin Mehmet olduğunu söylediler. Mehmet'in yerini öğrenebilecek ortak bir arkadaşımıza ulaştım. Maktul Mehmet Akdeniz'i tanıyıp tanımadığını sordum ve olayı anlattım. Arkadaşım, Mehmet'in böyle bir şey yapmayacağını söyledi. Ben de konuyu konuşup halledelim dedim. sanık Ş. ve ailesi ağlamaya devam edince üzüldüm. Daha sonra maktul bana ulaştı. sanık Ş.'nin anlattıklarını bildiğini, ancak benim bilmediğim bazı şeyler olduğunu söyledi. Buluşmak için konum göndereceğini belirtti ve bir yerde görüşmeyi teklif etti. Bir süre sonra Volkan, sanık Ş. ve Eyüp dışarı çıktı. Nereye gittiklerini sorduğumda motosiklet almaya gittiklerini söylediler. Daha sonra Volkan'ı aradım ve gidip konuşmamız gerektiğini söyledim. Ardından sanık Ş. ve Eyüp geri geldi. Önce araba ile gitmeyi düşündük, ancak daha sonra motosikletle gitmeye karar verdik. Mavi motosiklete sanık Ş. ile birlikte bindik. Motosikleti sanık Ş. kullanıyordu. Benim amacım yalnızca sanık Ş. ile birlikte gidip konuşmaktı. Eyüp ve Ümit'in olaydan haberi yoktu, aslında bağ evine gideceklerdi ve bu nedenle bizimle gelmişlerdi. Olay yerine vardığımızda maktul beni arayarak nerede olduğumuzu sordu. Ben de yolda olduğumuzu söyledim. Parka ulaştığımızda silah sesi duydum. Bunun üzerine silahımı çıkardım ve yere doğru ateş ettim. sanık Ş. de 'Silah var' diye bağırıyordu. Silah sesleri devam edince şarjördeki tüm mermileri kullandım. Daha sonra olay yerinden ayrıldık. Eyüp'ü arayarak bağ evine gideceğimizi söylemek istedim. Eyüp bana, 'Hani sadece konuşacaktınız, neden size ateş ettiler?' dedi. Ben de bize ateş edildiği için karşılık verdiğimizi söyledim. Bağ evine gittiğimizde Eyüp kapıyı açtı. Yaşananları anlattım. Eyüp ve Ümit olaydan o anda haberdar oldu. Aç oldukları için Volkan'ı arayıp yemek istedik. Bir süre sonra maktule ait telefondan bana mesaj geldi. Mesajda durumumuzun nasıl olduğu soruluyordu. Bunun üzerine maktulün sosyal medya hesabını aradım. Telefona çıkan kişi kendisini maktulün ağabeyi olarak tanıttı. Vurulan biri olup olmadığını sordum. O da maktulün hastaneye kaldırıldığını söyledi. Bu haberi arkadaşlarıma ilettim. Hepimizin morali bozuldu. Sinirlendiğim için bağırdım. Maktulün ağabeyini tekrar arayarak yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını sordum. Bizi hastaneye çağırdı. Ben de olay yerine yalnızca konuşmak amacıyla gittiğimizi, kötü bir niyetimizin olmadığını söyledim. Daha sonra sanık Ş. ve Volkan bağ evinden ayrıldı. Bir süre sonra maktulün hayatını kaybettiğini öğrendik. Olay nedeniyle çok öfkelendim. sanık Ş.'yi darp etmeyi düşündüm ancak kendisi orada değildi. Eyüp ve Ümit beni sakinleştirmeye çalıştı. Daha sonra polis tarafından ifadeye çağrıldım. Rezidansa geçeceğimi ve oradan alınabileceğimi söyledim. Yaya olarak rezidansa giderken sanık Ş. ve Volkan ile karşılaştım. Ardından teslim oldum. Maktulle herhangi bir husumetim yoktu. Keşke bu olay hiç yaşanmasaydı. Yaşananlardan dolayı pişmanım" ifadelerini kullandı. Tanık Cemal H. ise olay günü yaşananları anlatarak, "Mehmet'i evinden ben aldım. Birlikte parka gittik. Mehmet sürekli telefonla görüşüyordu. Parkta bir banka oturduk. Mehmet telefonda bulunduğumuz yeri tarif ediyordu. Bir süre sonra sanıklar seri şekilde ateş etmeye başladı. Ateş ettikten sonra hiç durmadan yanımızdan geçerek uzaklaştılar. Bu sırada Mehmet vurulduğunu söyledi. Daha sonra parkın yanından geçen başka bir motosikletten de ateş açıldı. Ardından hastaneye gittik. Bizim tarafımızdan hiç kimse silah kullanmadı. Benim üzerimde de silah yoktu" şeklinde konuştu. Olay, 30 Ağustos tarihinde Şahinbey ilçesine bağlı Bülbülzade Parkı'nda meydana geldi.
02 Haziran 2026 10:50

18 Yaşındaki Mehmet'in Katilinden Pişkince Savunma! 'Açtık, Yemek Yedik'
Gaziantep'te 30 Ağustos 2025 tarihinde motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz'in cinayetine ilişkin görülen davada 3. duruşma görüldü. Duruşmada savunma yapan Sanık Ş.Z., "Annem beni arayarak ablamın evinin kurşunlandığını söyledi. Bunun üzerine ailemle birlikte ablamın evine gittik. Evin camında üç adet kurşun izi gördüm. Daha sonra Muhammet Arda Ç.'yi aradım. Telefonu açtı ve bana, 'Ablanın evine ateş eden bizdik, ne olmuş yani? İstersen bir araya gelip konuşalım' dedi. Ben de akşam saatlerinde buluşabileceğimizi söyledim. Sanık Volkan bana ne olduğunu sordu. Başta anlatmak istemedim ancak ısrar edince yaşananları anlattım. Böylece diğer sanıklar da olayı öğrenmiş oldu. Muhammet Murat D.'yi maktulün arayıp aramadığını ya da mesaj atıp atmadığını hatırlamıyorum. Ancak Murat abi bana, maktulün kendisini aradığını ve beni sorduğunu söyledi. Murat abi de ona, 'Evet, seni soruyorum. Bir kardeşimle ilgili bir mesele var, onu çözelim' şeklinde cevap vermişti. Daha sonra buluşmaya karar verdiler ve maktul Murat'a konum gönderdi. O sırada tüm sanıklar aynı evdeydi. Hepimiz aynı motosiklete binemediğimiz için Volkan bizimle gelemeyeceğini söyledi. Volkan'a ait araca üç kişi bindik ve olay yerine gittik. Maktul ile iki kişinin parkta oturduğunu gördük. Motosikletten inmeden yanlarına doğru yaklaştık. Maktul bizi görünce eliyle işaret etti. Ardından maktulün yanındaki şahıs bize ateş açtı. Bunun üzerine Murat abi de karşı tarafa ateş etmeye başladı. Olay yerinde sağa ya da sola kaçabileceğim bir alan yoktu. Panik halinde motosikleti onların bulunduğu yöne sürdüm. Hiç durmadan maktul ve arkadaşlarının yanından geçerek uzaklaştım. Geçerken yerde yatan ya da vurulmuş kimseyi görmedim. Olay yerinden ayrılırken arkamdan dört-beş el silah sesi daha duydum. Daha sonra bağ evine gittik. Dört kişiydik ve yanımızda başka kimse yoktu. Olaydan sonra yemek yedik ve yaşananları konuştuk. Volkan abi bize kızarak, 'Neden böyle bir şey yaptınız' dedi. Daha sonra kolluk kuvvetleri tarafından yakalandık. Böyle bir olayın yaşanmış olmasından dolayı üzgünüm" dedi. Sanık Muhammet Murat D., "Olaydan bir gün önce sanıklardan Eyüp beni aradı ve Ümit ile birlikte olduğunu, alkol aldıklarını söyledi. Gece saat 23.00 sıralarında yanıma geldiler. Birlikte alkol aldık, ardından uyuduk. Sabah Volkan beni arayarak yanıma gelmek istediğini söyledi. Yanında sanık Ş.'nin de olduğunu belirtti. Daha sonra sanık Ş. ağlayarak ablasının evinin kurşunlandığını anlattı. Kendisine polise haber verip vermediklerini sordum. Bana sürekli tehdit edildiklerini söyledi. Ben de kimsenin durduk yere tehdit etmeyeceğini söyledim ve karşı tarafı arayarak konuşmayı teklif ettim. Volkan, kadınların bulunduğu bir eve ateş edilmemesi gerektiğini söyleyerek tepki gösterdi. Karşı taraf da cevap verdi. Daha sonra taraflar birbirlerinden özür diledi. Eve ateş eden kişinin Mehmet olduğunu söylediler. Mehmet'in yerini öğrenebilecek ortak bir arkadaşımıza ulaştım. Maktul Mehmet Akdeniz'i tanıyıp tanımadığını sordum ve olayı anlattım. Arkadaşım, Mehmet'in böyle bir şey yapmayacağını söyledi. Ben de konuyu konuşup halledelim dedim. sanık Ş. ve ailesi ağlamaya devam edince üzüldüm. Daha sonra maktul bana ulaştı. sanık Ş.'nin anlattıklarını bildiğini, ancak benim bilmediğim bazı şeyler olduğunu söyledi. Buluşmak için konum göndereceğini belirtti ve bir yerde görüşmeyi teklif etti. Bir süre sonra Volkan, sanık Ş. ve Eyüp dışarı çıktı. Nereye gittiklerini sorduğumda motosiklet almaya gittiklerini söylediler. Daha sonra Volkan'ı aradım ve gidip konuşmamız gerektiğini söyledim. Ardından sanık Ş. ve Eyüp geri geldi. Önce araba ile gitmeyi düşündük, ancak daha sonra motosikletle gitmeye karar verdik. Mavi motosiklete sanık Ş. ile birlikte bindik. Motosikleti sanık Ş. kullanıyordu. Benim amacım yalnızca sanık Ş. ile birlikte gidip konuşmaktı. Eyüp ve Ümit'in olaydan haberi yoktu, aslında bağ evine gideceklerdi ve bu nedenle bizimle gelmişlerdi. Olay yerine vardığımızda maktul beni arayarak nerede olduğumuzu sordu. Ben de yolda olduğumuzu söyledim. Parka ulaştığımızda silah sesi duydum. Bunun üzerine silahımı çıkardım ve yere doğru ateş ettim. sanık Ş. de 'Silah var' diye bağırıyordu. Silah sesleri devam edince şarjördeki tüm mermileri kullandım. Daha sonra olay yerinden ayrıldık. Eyüp'ü arayarak bağ evine gideceğimizi söylemek istedim. Eyüp bana, 'Hani sadece konuşacaktınız, neden size ateş ettiler?' dedi. Ben de bize ateş edildiği için karşılık verdiğimizi söyledim. Bağ evine gittiğimizde Eyüp kapıyı açtı. Yaşananları anlattım. Eyüp ve Ümit olaydan o anda haberdar oldu. Aç oldukları için Volkan'ı arayıp yemek istedik. Bir süre sonra maktule ait telefondan bana mesaj geldi. Mesajda durumumuzun nasıl olduğu soruluyordu. Bunun üzerine maktulün sosyal medya hesabını aradım. Telefona çıkan kişi kendisini maktulün ağabeyi olarak tanıttı. Vurulan biri olup olmadığını sordum. O da maktulün hastaneye kaldırıldığını söyledi. Bu haberi arkadaşlarıma ilettim. Hepimizin morali bozuldu. Sinirlendiğim için bağırdım. Maktulün ağabeyini tekrar arayarak yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını sordum. Bizi hastaneye çağırdı. Ben de olay yerine yalnızca konuşmak amacıyla gittiğimizi, kötü bir niyetimizin olmadığını söyledim. Daha sonra sanık Ş. ve Volkan bağ evinden ayrıldı. Bir süre sonra maktulün hayatını kaybettiğini öğrendik. Olay nedeniyle çok öfkelendim. sanık Ş.'yi darp etmeyi düşündüm ancak kendisi orada değildi. Eyüp ve Ümit beni sakinleştirmeye çalıştı. Daha sonra polis tarafından ifadeye çağrıldım. Rezidansa geçeceğimi ve oradan alınabileceğimi söyledim. Yaya olarak rezidansa giderken sanık Ş. ve Volkan ile karşılaştım. Ardından teslim oldum. Maktulle herhangi bir husumetim yoktu. Keşke bu olay hiç yaşanmasaydı. Yaşananlardan dolayı pişmanım" ifadelerini kullandı.
02 Haziran 2026 09:59

Cinayeti İşledikten Sonra Yemek Yemişler
Sanık, olayın ardından bağ evine giderek yemek yediklerini ve yaşananları arkadaşlarına anlattıklarını ifade etti Gaziantep'te, 30 Ağustos 2025'te, parkta motosikletli kişilerin silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz'in ölümüne ilişkin davanın 3'üncü duruşması Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada savunma yapan sanık Ş.Z., "Annem beni arayarak ablamın evinin kurşunlandığını söyledi. Bunun üzerine ailemle birlikte ablamın evine gittik. Evin camında üç adet kurşun izi gördüm. Daha sonra Muhammet Arda Ç.'yi aradım. Telefonu açtı ve bana, 'Ablanın evine ateş eden bizdik, ne olmuş yani? İstersen bir araya gelip konuşalım' dedi. Ben de akşam saatlerinde buluşabileceğimizi söyledim. Sanık Volkan bana ne olduğunu sordu. Başta anlatmak istemedim ancak ısrar edince yaşananları anlattım. Böylece diğer sanıklar da olayı öğrenmiş oldu. Muhammet Murat D.'yi maktulün arayıp aramadığını ya da mesaj atıp atmadığını hatırlamıyorum. Ancak Murat abi bana, maktulün kendisini aradığını ve beni sorduğunu söyledi. Murat abi de ona, 'Evet, seni soruyorum. Bir kardeşimle ilgili bir mesele var, onu çözelim' şeklinde cevap vermişti. Mehmet Akdeniz, 18 yaşında hayattan koparıldı. Daha sonra buluşmaya karar verdiler ve maktul, Murat'a konum gönderdi. O sırada tüm sanıklar aynı evdeydi. Hepimiz aynı motosiklete binemediğimiz için Volkan bizimle gelemeyeceğini söyledi. Volkan'a ait araca üç kişi bindik ve olay yerine gittik. Maktul ile iki kişinin parkta oturduğunu gördük. Motosikletten inmeden yanlarına doğru yaklaştık. Maktul bizi görünce eliyle işaret etti. Ardından maktulün yanındaki şahıs bize ateş açtı. Bunun üzerine Murat abi de karşı tarafa ateş etmeye başladı. Olay yerinde sağa ya da sola kaçabileceğim bir alan yoktu. Panik halinde motosikleti onların bulunduğu yöne sürdüm. Hiç durmadan maktul ve arkadaşlarının yanından geçerek uzaklaştım. Geçerken yerde yatan ya da vurulmuş kimseyi görmedim. Olay yerinden ayrılırken arkamdan dört-beş el silah sesi daha duydum. Daha sonra bağ evine gittik. Dört kişiydik ve yanımızda başka kimse yoktu. Olaydan sonra yemek yedik ve yaşananları konuştuk. Volkan abi bize kızarak, 'Neden böyle bir şey yaptınız?' dedi. Daha sonra kolluk kuvvetleri tarafından yakalandık. Böyle bir olayın yaşanmış olmasından dolayı üzgünüm" dedi. Sanık Muhammet Murat D. ise, "Olaydan bir gün önce sanıklardan Eyüp beni aradı ve Ümit ile birlikte olduğunu, alkol aldıklarını söyledi. Gece saat 23.00 sıralarında yanıma geldiler. Birlikte alkol aldık, ardından uyuduk. Sabah Volkan beni arayarak yanıma gelmek istediğini söyledi. Yanında sanık Ş.'nin de olduğunu belirtti. Daha sonra sanık Ş. ağlayarak ablasının evinin kurşunlandığını anlattı. Kendisine polise haber verip vermediklerini sordum. Bana sürekli tehdit edildiklerini söyledi. Ben de kimsenin durduk yere tehdit etmeyeceğini söyledim ve karşı tarafı arayarak konuşmayı teklif ettim. Volkan, kadınların bulunduğu bir eve ateş edilmemesi gerektiğini söyleyerek tepki gösterdi. Karşı taraf da cevap verdi. Daha sonra taraflar birbirlerinden özür diledi. Eve ateş eden kişinin Mehmet olduğunu söylediler. Mehmet'in yerini öğrenebilecek ortak bir arkadaşımıza ulaştım. Maktul Mehmet Akdeniz'i tanıyıp tanımadığını sordum ve olayı anlattım. Arkadaşım, Mehmet'in böyle bir şey yapmayacağını söyledi. Ben de konuyu konuşup halledelim dedim. sanık Ş. ve ailesi ağlamaya devam edince üzüldüm. Daha sonra maktul bana ulaştı. sanık Ş.'nin anlattıklarını bildiğini, ancak benim bilmediğim bazı şeyler olduğunu söyledi. Buluşmak için konum göndereceğini belirtti ve bir yerde görüşmeyi teklif etti. Bir süre sonra Volkan, sanık Ş. ve Eyüp dışarı çıktı. Nereye gittiklerini sorduğumda motosiklet almaya gittiklerini söylediler. Daha sonra Volkan'ı aradım ve gidip konuşmamız gerektiğini söyledim. Ardından sanık Ş. ve Eyüp geri geldi. Önce araba ile gitmeyi düşündük, ancak daha sonra motosikletle gitmeye karar verdik. Mavi motosiklete sanık Ş. ile birlikte bindik. Motosikleti sanık Ş. kullanıyordu. Benim amacım yalnızca sanık Ş. ile birlikte gidip konuşmaktı. Eyüp ve Ümit'in olaydan haberi yoktu, aslında bağ evine gideceklerdi ve bu nedenle bizimle gelmişlerdi. Olay yerine vardığımızda maktul beni arayarak nerede olduğumuzu sordu. Ben de yolda olduğumuzu söyledim. Parka ulaştığımızda silah sesi duydum. Bunun üzerine silahımı çıkardım ve yere doğru ateş ettim. Sanık Ş. de 'Silah var' diye bağırıyordu. Silah sesleri devam edince şarjördeki tüm mermileri kullandım. Daha sonra olay yerinden ayrıldık. Eyüp'ü arayarak bağ evine gideceğimizi söylemek istedim. Eyüp bana, 'Hani sadece konuşacaktınız, neden size ateş ettiler?' dedi. Ben de bize ateş edildiği için karşılık verdiğimizi söyledim. Bağ evine gittiğimizde Eyüp kapıyı açtı. Yaşananları anlattım. Eyüp ve Ümit olaydan o anda haberdar oldu. Aç oldukları için Volkan'ı arayıp yemek istedik. Bir süre sonra maktule ait telefondan bana mesaj geldi. Mesajda durumumuzun nasıl olduğu soruluyordu. Bunun üzerine maktulün sosyal medya hesabını aradım. Telefona çıkan kişi kendisini maktulün ağabeyi olarak tanıttı. Vurulan biri olup olmadığını sordum. O da maktulün hastaneye kaldırıldığını söyledi. Bu haberi arkadaşlarıma ilettim. Hepimizin morali bozuldu. Sinirlendiğim için bağırdım. Maktulün ağabeyini tekrar arayarak yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını sordum. Bizi hastaneye çağırdı. Ben de olay yerine yalnızca konuşmak amacıyla gittiğimizi, kötü bir niyetimizin olmadığını söyledim. Daha sonra sanık Ş. ve Volkan bağ evinden ayrıldı. Bir süre sonra maktulün hayatını kaybettiğini öğrendik. Olay nedeniyle çok öfkelendim. sanık Ş.'yi darp etmeyi düşündüm ancak kendisi orada değildi. Eyüp ve Ümit beni sakinleştirmeye çalıştı. Daha sonra polis tarafından ifadeye çağrıldım. Rezidansa geçeceğimi ve oradan alınabileceğimi söyledim. Yaya olarak rezidansa giderken sanık Ş. ve Volkan ile karşılaştım. Ardından teslim oldum. Maktulle herhangi bir husumetim yoktu. Keşke bu olay hiç yaşanmasaydı. Yaşananlardan dolayı pişmanım" ifadelerini kullandı.
02 Haziran 2026 10:17

Güvenlik Görevlisi Tahsin'i Öldüren Sanık İçin Müebbet Talebi
ANTALYA'da otelin önünde içki içtiği gerekçesiyle kendisini uyaran güvenlik görevlisi Tahsin Göker'i (26) çıkan kavgada öldüren Eyyüp Taşan (21) ile yanındaki Halil S. ANTALYA'da otelin önünde içki içtiği gerekçesiyle kendisini uyaran güvenlik görevlisi Tahsin Göker'i (26) çıkan kavgada öldüren Eyyüp Taşan (21) ile yanındaki Halil S.'nin ömür boyu hapsi istendi. Olay, 9 Kasım 2025'te saat 02.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Selçuk Mahallesi Musalla Sokak'taki otelin önünde meydana geldi. Tartışmanın büyümesi ile Eyyüp Taşan, Göker'i göğsünden bıçakladı. Olayın ardından Eyyüp Taşan ile Halil S. kaçtı. Tahsin Göker ile iş arkadaşı Talat Kağan Başak'ın, otel önünde alkol alan Eyyüp Taşan ve arkadaşı Halil S. ile kavga ettiği, Eyyüp Taşan'ın Göker'i bıçakladığı, ardından Taşan ile Halil S.'nin kaçtığı anlar görüntülere yansıdı. Tutuklu sanık Eyyüp Taşan ise kolluk ifadelerinin değil, savcılıktaki ifadelerinin geçerli olduğunu belirterek, "Olayın heyecanıyla verdiğim ifadenin yanlış yazıldığını daha sonra anladım. İlk ifademi okumadan imzalamıştım. Arkadaşımla oturduğumuz yerin otel kapısı olduğu anlaşılmıyordu. Arkadaşım Halil, marketten aldığı alkolü içiyordu ben de telefonla uğraşıyordum. Kesinlikle yüksek sesle konuşmuyorduk. Uyarılacak bir hareketimiz yoktu. 'Gidin buradan' dediler, 'Tamam iki gözüm' dedim. İsmi Talat olan kişi, bana küfretmeye başladı. Hiçbir şey yapmadım, küfürleri duyunca aklıma ölen abim geldi. Bana kafa atıldı. Ben düştükten sonra arkadaşımı dövdüklerini gördüm. Bıçağı da korkutmak için savurdum. Maktulün yaralandığını görmedim. Maktulü öldürme kastım yoktu. Bana edilen küfürlerden dolayı ben de şikayetçiyim. Ben ve ailem mağdur olduk" dedi.
02 Haziran 2026 15:00

Antalya'da Otel Önünde 'Sessiz Olun' Cinayeti: Tahsin Gökeri'i Acımasızca Katletmişlerdi! İşte İstenen Ceza...
Acı olayda, Göker'in annesinin "Nikah kapısı morg kapısı oldu" sözleri yürekleri dağlamıştı. Olay, 9 Kasım 2025'te saat 02.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Selçuk Mahallesi Musalla Sokak'taki otelin önünde meydana geldi. Güvenlik görevlisi Tahsin Göker, görev yaptığı otelin önünde oturup içki içen Eyyüp Taşan ve arkadaşı Halil S.'yi kalkmaları yönünde uyardı. Tartışmanın büyümesi ile Eyyüp Taşan, Göker'i göğsünden bıçakladı. Tahsin Göker ile iş arkadaşı Talat Kağan Başak'ın, otel önünde alkol alan Eyyüp Taşan ve arkadaşı Halil S. ile kavga ettiği, Eyyüp Taşan'ın Göker'i bıçakladığı, ardından Taşan ile Halil S.'nin kaçtığı anlar görüntülere yansıdı. Maktul Göker'in yanında bulunan güvenlik görevlisi Talat Kağan Başak ise olay günü Tahsin Göker ile şüphelilerin yanına giderek 'Arkadaşlar sizi daha önce uyardım, 50 metre aşağı gidip orada sabaha kadar için, müşteriler rahatsız oluyor' dediğini, bir şüphelinin 'Tamam gözüm' dediğini, bunun üzerine 'Ben sizin akranınız değilim, güzellikle uyarıyorum, ne yapmak istiyorsunuz' dedikten sonra şüphelilerin üzerlerine yürüdüğünü, kendisini korumak için şüphelilerden birinin kafasını ittirdiğini, aralarında arbede çıktığını kaydetti. Tutuklu sanık Eyyüp Taşan ise kolluk ifadelerinin değil, savcılıktaki ifadelerinin geçerli olduğunu belirterek, "Olayın heyecanıyla verdiğim ifadenin yanlış yazıldığını daha sonra anladım. İlk ifademi okumadan imzalamıştım. Arkadaşımla oturduğumuz yerin otel kapısı olduğu anlaşılmıyordu. Arkadaşım Halil, marketten aldığı alkolü içiyordu ben de telefonla uğraşıyordum. Kesinlikle yüksek sesle konuşmuyorduk. Uyarılacak bir hareketimiz yoktu. 'Gidin buradan' dediler, 'Tamam iki gözüm' dedim. İsmi Talat olan kişi, bana küfretmeye başladı. Hiçbir şey yapmadım, küfürleri duyunca aklıma ölen abim geldi. Bana kafa atıldı. Ben düştükten sonra arkadaşımı dövdüklerini gördüm. Bıçağı da korkutmak için savurdum. Maktulün yaralandığını görmedim. Maktulü öldürme kastım yoktu. Bana edilen küfürlerden dolayı ben de şikayetçiyim. Ben ve ailem mağdur olduk" dedi.
02 Haziran 2026 15:27

'Tamam Gözüm' Dedi, Dakikalar Sonra Kan Aktı! Güvenlik Görevlisini Öldüren Sanık İçin Müebbet Talebi
Düğün hazırlığı yaptığı öğrenilen 26 yaşındaki Göker'in ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanık Eyyüp Taşan ile yanındaki Halil S. hakkında ömür boyu hapis cezası talep edildi. Olay, 9 Kasım 2025'te saat 02.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Selçuk Mahallesi Musalla Sokak'taki otelin önünde meydana geldi. Tartışmanın büyümesi ile Eyyüp Taşan, Göker'i göğsünden bıçakladı. Tahsin Göker ile iş arkadaşı Talat Kağan Başak'ın, otel önünde alkol alan Eyyüp Taşan ve arkadaşı Halil S. ile kavga ettiği, Eyyüp Taşan'ın Göker'i bıçakladığı, ardından Taşan ile Halil S.'nin kaçtığı anlar görüntülere yansıdı. Olaya ilişkin 2 sanık hakkında 'Kasten öldürme' suçundan hazırlanan iddianame, 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Maktul Göker'in yanında bulunan güvenlik görevlisi Talat Kağan Başak ise olay günü Tahsin Göker ile şüphelilerin yanına giderek 'Arkadaşlar sizi daha önce uyardım, 50 metre aşağı gidip orada sabaha kadar için, müşteriler rahatsız oluyor' dediğini, bir şüphelinin 'Tamam gözüm' dediğini, bunun üzerine 'Ben sizin akranınız değilim, güzellikle uyarıyorum, ne yapmak istiyorsunuz' dedikten sonra şüphelilerin üzerlerine yürüdüğünü, kendisini korumak için şüphelilerden birinin kafasını ittirdiğini, aralarında arbede çıktığını kaydetti. Tutuklu sanık Eyyüp Taşan ise kolluk ifadelerinin değil, savcılıktaki ifadelerinin geçerli olduğunu belirterek, "Olayın heyecanıyla verdiğim ifadenin yanlış yazıldığını daha sonra anladım. İlk ifademi okumadan imzalamıştım. Arkadaşımla oturduğumuz yerin otel kapısı olduğu anlaşılmıyordu. Arkadaşım Halil, marketten aldığı alkolü içiyordu ben de telefonla uğraşıyordum. Kesinlikle yüksek sesle konuşmuyorduk. Uyarılacak bir hareketimiz yoktu. 'Gidin buradan' dediler, 'Tamam iki gözüm' dedim. İsmi Talat olan kişi, bana küfretmeye başladı. Hiçbir şey yapmadım, küfürleri duyunca aklıma ölen abim geldi. Bana kafa atıldı. Ben düştükten sonra arkadaşımı dövdüklerini gördüm. Bıçağı da korkutmak için savurdum. Maktulün yaralandığını görmedim. Maktulü öldürme kastım yoktu. Bana edilen küfürlerden dolayı ben de şikayetçiyim. Ben ve ailem mağdur olduk" dedi.
02 Haziran 2026 15:26

Cinayetten Sonra Yemek Yemişler!
Gaziantep'te 30 Ağustos 2025'te parkta motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz'in ölümüne ilişkin davada sanığın savunması dikkat çekti. Olayın ardından harekete geçen Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayla ilgili 2 si Mehmet Akdeniz'in arkadaşı, 1'i saldırganlara yardım eden şahıs olmak üzere toplam 7 şüpheliyi olayda kullanılan silahlarla birlikte yakalayarak gözaltına almıştı. Duruşmada savunma yapan Sanık Ş.Z., "Annem beni arayarak ablamın evinin kurşunlandığını söyledi. Bunun üzerine ailemle birlikte ablamın evine gittik. Evin camında üç adet kurşun izi gördüm. Daha sonra Muhammet Arda Ç.'yi aradım. Telefonu açtı ve bana, 'Ablanın evine ateş eden bizdik, ne olmuş yani? İstersen bir araya gelip konuşalım' dedi. Ben de akşam saatlerinde buluşabileceğimizi söyledim. Sanık Volkan bana ne olduğunu sordu. Başta anlatmak istemedim ancak ısrar edince yaşananları anlattım. Böylece diğer sanıklar da olayı öğrenmiş oldu. Muhammet Murat D.'yi maktulün arayıp aramadığını ya da mesaj atıp atmadığını hatırlamıyorum. Ancak Murat abi bana, maktulün kendisini aradığını ve beni sorduğunu söyledi. Murat abi de ona, 'Evet, seni soruyorum. Bir kardeşimle ilgili bir mesele var, onu çözelim' şeklinde cevap vermişti. Daha sonra buluşmaya karar verdiler ve maktul Murat'a konum gönderdi. O sırada tüm sanıklar aynı evdeydi. Hepimiz aynı motosiklete binemediğimiz için Volkan bizimle gelemeyeceğini söyledi. Volkan'a ait araca üç kişi bindik ve olay yerine gittik. Maktul ile iki kişinin parkta oturduğunu gördük. Motosikletten inmeden yanlarına doğru yaklaştık. Maktul bizi görünce eliyle işaret etti. Ardından maktulün yanındaki şahıs bize ateş açtı. Bunun üzerine Murat abi de karşı tarafa ateş etmeye başladı. Olay yerinde sağa ya da sola kaçabileceğim bir alan yoktu. Panik halinde motosikleti onların bulunduğu yöne sürdüm. Hiç durmadan maktul ve arkadaşlarının yanından geçerek uzaklaştım. Geçerken yerde yatan ya da vurulmuş kimseyi görmedim. Olay yerinden ayrılırken arkamdan dört-beş el silah sesi daha duydum. Daha sonra bağ evine gittik. Dört kişiydik ve yanımızda başka kimse yoktu. Olaydan sonra yemek yedik ve yaşananları konuştuk. Volkan abi bize kızarak, 'Neden böyle bir şey yaptınız' dedi. Daha sonra kolluk kuvvetleri tarafından yakalandık. Böyle bir olayın yaşanmış olmasından dolayı üzgünüm" dedi.
02 Haziran 2026 10:08


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Güvenlik Görevlisi Tahsin'i Öldüren Sanık İçin Müebbet Talebi: Kavga Görüntüleri Güvenlik Kamerasında
Antalya'da otelin önünde içki içtiği gerekçesiyle kendisini uyaran güvenlik görevlisi Tahsin Göker'i (26) çıkan kavgada öldüren Eyyüp Taşan (21) ile yanındaki Halil S.'nin ömür boyu hapsi istendi. Olay, 9 Kasım 2025'te saat 02.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Selçuk Mahallesi Musalla Sokak'taki otelin önünde meydana geldi. Güvenlik görevlisi Tahsin Göker, görev yaptığı otelin önünde oturup içki içen Eyyüp Taşan ve arkadaşı Halil S.'yi kalkmaları yönünde uyardı.
02 Haziran 2026 15:22

Antalya'da Güvenlik Görevlisi Cinayetinin 2 Sanığına Müebbet Hapis Cezası İstemi
Antalya Cumhuriyet Savcılığınca, sanıklar E.T. ve H.S. hakkında hazırlanan iddianame, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, suçu müşterek iştirak halinde işledikleri gerekçesiyle iki sanığın da "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi. - Olay Kaleiçi mevkisinde bir otelin önünde 9 Kasım 2024 tarihinde meydana gelen olayda, güvenlik görevlisi olarak çalışan Tahsin Göker (26) ve mesai arkadaşı Talat Kağan Başak, otelin önünde oturan E.T. (20) ile H.S'yi (18) bulundukları yerden uzaklaşmaları için uyarması üzerine taraflar arasında kavga çıkmıştı Kavgada, E.T. tarafından bıçakla yaralanan güvenlik görevlisi Göker kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
02 Haziran 2026 14:14

Cinayeti İşledikten Sonra Yemek Yemişler
Gaziantep'te, 30 Ağustos 2025'te parkta motosikletli kişilerin silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz'in ölümüne ilişkin davada sanığın savunması dikkat çekti.
02 Haziran 2026 10:09

Damatlık Giyecekti, Kefen Giydi! Güvenlik Görevlisi Böyle Katledildi: O Anlar Kamerada
Düğününe sayılı günler kala uyardığı 2 kişi tarafından öldürüldü, o anlar güvelik kamerasına yansıdı Antalya'da görev yaptığı otelin önünde alkol alıp gürültü yaptıkları gerekçesiyle uyardığı 2 kişiyle çıkan tartışmada kalbine aldığı bıçak darbesiyle hayatını kaybeden güvenlik görevlisi Tahsin Göker'in ölümüne ilişkin iddianame hazırlandı.
02 Haziran 2026 15:40

"Müşteriler Rahatsız Oluyor" Uyarısının Sonu Ölüm Oldu
Güvenlik kamerasına da anbean yansıyan olayla ilgili iddianamede, sanık Eyyüp T. hakkında ' kasten öldürme ', 'olası kastla silahla basit yaralama' ve '6136 sayılı Kanuna muhalefet', mağdur şüpheli Halil S. hakkında ise 'kasten öldürme' suçundan cezalandırma talep edildi.
02 Haziran 2026 20:51