
Ne zaman ki milyonlarca insan, siz, biz, hepimiz; "ekmekten önce adalet isteriz" diyecek anlayışa sahip oluruz o zaman düzlüğe çıkabiliriz. Onlara göre "hak, hukuk ve adalet"in ekonomi ile doğrudan ilgisi olmaz. Tabiî ki esas mesele millet ekseriyetinin "hak, hukuk ve adalet"i talep edip etmediğinde düğümleniyor. Siyasette yaşanan hadiseler biraz da "Sarı öküzü haksız yere gözden çıkarma"ya benziyor. Ülkede yaşanan her hangi bir haksızlık karşısında "Bana dokunmadı" diye seyirci kalanlar olduğu müddetçe "sıra"nın böyle düşünenlere gelmemesi mümkün değildir. Derelerimizde petrol akmasını istemek ve beklemek yerine "hak, hukuk ve adalet" çağrılarını ısrarla sürdürmeye devam edelim deriz.
Kaynak: Yeni Asya
02 Haziran 2026 00:10
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Hukuk Ve Adalet Dünyanın Da Talebi
"Gazze'nin ardından Lübnan'da da İsrail'in neden olduğu büyük bir yıkım yaşanıyor. Uluslararası toplum bu süreçte İsrail'i durdurmakta başarısız oldu. Bu konuda uluslararası topluma çağrınız nedir?" sorusunu da cevaplayan BM Komiseri Türk, hesap verebilirliğin uluslararası gündemde çok daha üst sıralara taşınması gerektiğini, Gazze başta olmak üzere son dönemde yaşanan çatışmaların buna işaret ettiğini kaydetmiş. Bu arada Avrupalı eski liderlerden AB'ye İsrail'e karşı yaptırım çağrısı yapılmış ki bu çağrı da temelinde "adalet çağrısı" olarak yorumlanmalıdır. "AB'nin Filistin'de İsrail'in yasa dışı uygulamalarına göz yummayı bırakmasının zamanı geldi" başlıklı yazıda, AB'nin uluslararası hukuk üzerine kurulduğu ve Birlik üyesi ülkelerin AB yasaları ile uluslararası anlaşmalara bağlı olduğu hatırlatılmış.
13 Haziran 2026 01:04

Gençlere Kim El Uzatacak?
Haberi şöylece özetlemek mümkün: "Yaz aylarının başlamasıyla düğün sezonu hareketlenirken, evlilik hazırlıklarında birçok kalemde artan maliyetler dikkat çekiyor. Gelinlikten düğün salonuna kadar uzanan harcamalar, çiftlerin bütçesini ciddi şekilde zorluyor. Gelin adayları gelinlik denemek üzere gittiği mağazaların bazılarında 500 TL'den 10 bin TL'ye kadar 'gelinlik deneme ücreti' talep ediyor. Düğün yemekleri de bütçeyi en çok etkileyen kalemler arasında yer alıyor. İstanbul'da kişi başı yemek fiyatlarının 1500 TL ile 3 bin TL arasında değişiyor. Düğün salonlarında da fiyatlar 80 bin TL'den başlarken, kişi sayısı ve tercih edilen hizmetlere göre fiyat yükseliyor. Damatlık fiyatları 10 bin TL seviyesinden başlarken, fotoğraf çekimleri 15-20 bin TL bandında ücretlendiriliyor." (karar. Maddî imkansızlıklar sebebiyle evliliklerin ertelenmesi ve ötelenmesi "Büyük Türkiye"ye yakışmaz. Hatırlanacağı üzere Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) "Nikâhın hayırlısı, külfetsiz olanıdır." (Ebu Davud, Nikâh, 32) ve "Üç şeyi geciktirmeyin. Vakti gelince namazı, hazır olunca cenâzeyi ve denk birini bulunca bekârı evlendirmeyi." (Tirmizî, Salât, 13/171) buyurmuştur. Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri de, "İnsanın en fazla ihtiyacını tatmin eden kalbine mukabil bir kalbin mevcut bulunmasıdır ki, her iki taraf sevgilerini, aşklarını, şevklerini mübadele etsinler" demek suretiyle nikâha teşvik etmiştir. Ayrıca "müstehcen yayınlar"ın hem evli olanların aile yuvasını yıktığı hem de gençlerin evlenmesine mani olduğu unutulmamalı.
12 Haziran 2026 00:46

Adalet Çağrıları Duyulsun
Nitekim milattan önce (M.Ö. 535 yılı) yaşamış olan Antik Yunan filozofu Herakleitos'un şöyle dediğini bilenler bilir: "Adaletsizliği bir yangından daha çabuk önlemeliyiz." Günümüzde de adaletsizlikler alıp başını gittiğine göre, "Adaletsizlik (yangını) var, itfaiye gelsin bu yangını el birliği ile söndürelim" demek icap eder. "Adalet! Hemen şimdi" diyen Prof. Dr. Ahmet Özer'den de bu anlamda bir çağrı var: "Bugün yaşananlar sebebiyle toplumun kahir ekseriyeti hukuka güvenmediği gibi birbirine de güvenmiyor. Oysa bütün ilişkilerin temelinde güven vardır, güvensizliğin başladığı yerde her şey biter. Etrafınıza bakın, gençlerin geleceğe olan umutları sönüktür o sebeple ülkeyi terk ediyorlar. (...) Hukuk da hukuksuzluk da suya atılan bir taş gibidir, etrafını dalga dalga yayılarak etkiler. İnsan ilişkilerini etkiler, toplumsal sosyolojiyi etkiler, ekonomik ilişkileri etkiler, kamu düzenini etkiler, ailelerin düzenini, güvenini ve huzurunu etkiler, hasılı kelam her şeyi etkiler. Hukuku düzeltemeseniz hiçbir şeyi düzeltemezsiniz." (www.karar.com, 9 Haziran 2026) Kültür ve Millî Eğitim Eski Bakanı Hüseyin Çelik de şöyle demiş: "Niçin adalet? Dünya Adalet Raporu'na göre Türkiye 143 ülke arasında 118'inci sıradadır. Honduras gibi, Angola gibi ülkeler bile bizim önümüzdedir. Bu çok hazin bir durum değil mi? 2015'te Türkiye 80'inci sıradaydı. 10 yılda 38 basamak düşmüşüz. Adeta çakılmış durumdayız. Şahsî hürriyetler açısından dünyadaki perspektife göre Türkiye, 165 ülke içerisinde 144'üncü sıradadır. Türkiye'de cezaevlerinin kapasitesi 300 bin civarındadır. Yaklaşık rakamlar söylüyorum. Şu anda cezaevlerimizde 420 bin insan var. Bu son infaz yasası ile birlikte aşağı yukarı 100 bine yakın oldu. Bu 500 küsur bin kişidir. Adalet çığlığı, adalete olan özlem, adalet eksikliği, adalet aksaklığı, mahkemelerdeki durum vs. bizim şu anda ekmek kadar, su kadar temel meselemiz durumundadır. Mutlak surette bu problemi aşmak zorundayız." (ankahaber.net, 7 Haziran 2026) Adalet çağrıları artarak devam etmeli ve Türkiye'yi idare edenler de bunları duymalı...
11 Haziran 2026 00:25

Gençlere Tuzak Kuran Kim?
Uzmanlar sanal kumar ve bahis konusunda hem aileleri hem de idarecileri uyarıp, "kazandıran tuzak"lara dikkat çekmişler. "Sanal âlem"de gençlere kurulan tuzak basitçe şöyle işliyor: İlk defa kumar oynayanlara planlı şekilde azar azar kazandırıyorlar. Nitekim, Kent Üniversitesi Taksim Kampüsü'nde düzenlenen "2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu"nda konuşan Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal kumarın Türkiye'de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini hatırlatmış. "Sanal kumar yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılık alanlarından biri haline geldi" diyen Prof. Dr. Ögel, özellikle gençlerin hızlı para kazanma arzusu sebebiyle bu sistemlerin hedef kitlesi haline geldiğine dikkat çekmiş. Ögel ayrıca, "Gençler bir kez (sanal kumara) başladığında kendilerini durdurmakta ciddi güçlük yaşıyor" tespitinde bulunmuş. Gençlere büyük bir tuzak kurulduğu belli.
10 Haziran 2026 00:30

Niçin Vize Alamıyoruz?
Kimse kızmasın ama biz de "vize alamayanlar listesi"nde bulunuyoruz. Tahmin edildiği üzere vize ya da vize randevuları işine "birileri" karışmaya başlamış. İddiaya göre bazı aracılar "bot hesap"larla otomatik olarak açılan vize randevularını topluyor ve belli paralar karşılığında "vize randevu sıraları"nı satıyorlarmış. Ancak esas mesele, Türkiye'yi idare edenlerin "vize meselesi"ni kendilerine dert etmedikleridir. Ne de olsa "idare edenler"in yeşil ya da kırmızı pasaportları var ve bunlar vize kuyruklarından muaf tutuluyor.
09 Haziran 2026 00:15

Belçika'da Olan, Bizde Olmayan...
Belçika'dan gelen "güzel haber"e göre 4 bin 500'den fazla akademisyen ve öğrenciden İsrail'e "akademik boykot" çağrısı yapılmış. (aa.com.tr, 3 Haziran 2026) Resmî haber ajansı Belga'ya göre, akademisyenler, öğrenciler ve kamuoyunca tanınan bazı isimlerin imzasını taşıyan açık mektuba, 1100'den fazla profesörün yanı sıra filozof Slavoj Zizek, gazeteci Rudi Vranckx ve yazar Ish Ait Hamou'nun da aralarında bulunduğu 4 bin 500'den fazla kişi imza atmış. Mektupta, Filistin'deki durumun "giderek kötüleştiği" belirtilerek, İsrail'in bölgedeki eylemlerine de dikkat çekilmiş. Aynı haberdeki bilgilere göre Belçika'da, Ocak 2025'te, 1200'den fazla profesör ve 40 fahrî doktora sahibi dahil 7 binden fazla akademisyenin üniversitelere İsrail ile işbirliklerini sonlandırma çağrısı yaptığı da hatırlatılmış. Belçika ya da başka "yabancı ülke"leri eleştirmek kolay.
06 Haziran 2026 00:37

"Alın Teri"nin Kıymeti...
Esasında işçi haklarına riayet edilmesi beklenin ülkelerin başında "İslâm ülkeleri"nin gelmesi beklenir. Ülkemizde de bazı işçilerin, "Keşke başka patronların yanında çalışsaydım. Yabancılar işçi haklarına daha fazla riayet ediyor" dediklerini muhtemelen sizler de duymuşsunuzdur. Haber özetle şöyle: "ABD'nin Louisiana eyaletinde faaliyet gösteren Fibrebond şirketinin satışı, çalışanları için hayat değiştiren bir ödüle dönüştü. Şirketin sahibi Graham Walker, satıştan elde edilen gelirin yüzde 15'ini 540 çalışanına dağıtma kararı aldı. Wall Street Journal'ın aktardığı bilgilere göre, şirketin sahibi Graham Walker, Eaton'a 1,7 milyar dolara satılan Fibrebond'dan elde edilen gelirin yüzde 15'inin çalışanlara dağıtılmasını şart koştu. Bu kapsamda 540 tam zamanlı çalışan, toplam 240 milyon dolar ikramiye almaya başladı. Ortalama ödeme 443 bin dolar olurken, ikramiyeler çalışanların şirkette beş yıl kalması şartıyla kademeli olarak ödenecek. Uzun süredir şirkette çalışanlar daha yüksek tutarlar elde edecek. Çalışanlar bu paraları genellikle borç kapatmak, araç satın almak, üniversite masraflarını karşılamak ve emeklilik planları yapmak için kullandı. Bir çalışan ise tüm ailesini Meksika'nın ünlü turizm kasabası Cancun'a tatile götürdü. Aldığı ikramiye ile ev kredisini kapatan bir başka çalışan ise hayalini kurduğu giyim mağazasını açtı. Şirketi satın almak isteyen firmalara, çalışanlara yüzde 15 pay verilmesini şart koşan Walker, bu oranın özel bir hesabı olmadığını söyledi. Walker, satıştan ailesinin 1 milyar doların üzerinde gelir elde edeceğini, ancak çalışanların eline geçen yaklaşık çeyrek milyar doların adil olduğunu belirtti." (aa.com.tr, 26 Aralık 2025) Ülkemizde de ara sıra buna benzer haberler duyuluyor, ama esasta çalışanların memnun olmadığı belli.
05 Haziran 2026 00:08

Mescid-i Aksa'ya Sahip Çık!
Bilindiği üzere yeryüzündeki en önemli 3 mescitten biri de Kudüs'teki Mescid-i Aksa'dır. Ebu Hureyre'den (ra) aktarıldığına göre; Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) şöyle buyurmuştur: "(İbâdet için) şu üç mescidden başkasına yolculuk edilmez: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevî ve Mescid-i Aksâ." Neredeyse her gün ya da her hafta yaşanan baskınların sonuncusu vesilesiyle tepki açıklaması yapan Ürdün, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskın ve provokasyonları kınayarak, mabedin yalnızca Müslümanlara ait olduğunu hatırlatmış. Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesi ve Harem-i Şerif'in avlusunda "provokatif davranışlarda" bulunmasına tepki gösterilmiş.
04 Haziran 2026 00:51

Bu Tabloyu Değiştirmek Şart
Gençler belki hatırlamaz, eskiden TV'lerde tekrarlanan "kamu spot"ları olurdu. Bunlardan biri vatandaşları "satış fişi" almaya teşvik eder ve "Sizlerden alınan bu vergiler, yine size elektrik, yol ve su olarak dönecek" denilirdi. Ne var ki bazıları "yol, su, elektrik" meselesini her halde "yolsuzluk" olarak anlamış olacak ki son yıllarda yolsuzluk yapmak sıradan hale geldiği gibi, neredeyse yolsuzluk yapmayanlar "iş bilmez" denilmek suretiyle kınanmaya başlandı. Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün (Transparency International) 2025 Yolsuzluk Algı Endeksi'ne göre dünyada yolsuzluk algısı son 10 yılı aşkın sürenin en kötü seviyesine gerilemiş. 182 ülke ve bölgenin değerlendirildiği endekste küresel ortalama 42 puana düşerken, Türkiye 31 puanla listede 124. sırada yer almış. 0 puan "çok yolsuz", 100 puan ise "çok temiz" kamu sektörü durumunu ifade ediyor. Akıl için yol birdir: Türkiye, yolsuzlukla mücadele edecekse önce "bağımsız yargı, hür medya ve şuurlu sivil toplum"a fırsat vermeli.
03 Haziran 2026 00:35

Küresel Adalet İçin
Ortak açıklamada, Filistin topraklarını gasp eden İsrailli yerleşimcilerin, Batı Şeria'da uyguladığı şiddete işaret edilerek, "Son birkaç ayda Batı Şeria'daki durum önemli ölçüde kötüleşmiştir. Yerleşimci şiddeti eşi benzeri görülmemiş seviyelere ulaşmıştır. İsrail kontrolünün daha da pekiştirilmesi de dahil olmak üzere İsrail hükümetinin politikaları ve uygulamaları, istikrarı ve iki devletli çözüm ihtimalini baltalamaktadır. (...) Uluslararası hukuk açıktır; Batı Şeria'daki İsrail yerleşimleri, yasa dışıdır. E1 bölgesindeki inşaat projeleri de bunun istisnası olmayacaktır. E1 yerleşim projesi, Batı Şeria'yı 2'ye bölecek ve uluslararası hukukun ciddi bir ihlali anlamına gelecektir" değerlendirmesi yapılmış. (aa.com.tr, 22 Mayıs 2026) Uluslararası hukuk ve adalet çağrısı yapılan bu açıklama önemlidir. Bu beyanı sadece "Müslüman ülkelerin gönlünü almak için yapılan bir açıklama" olarak görmek Filistin meselesine de bir fayda sağlamız. Bunu yapmak bir bakıma "dünyadaki iyiler"in bir araya gelmesi ya da "Avrupa ikidir" anlayışıyla "iyi Avrupa" ile birlik kurmak anlamına gelir.
26 Mayıs 2026 00:28

Siyasete Dizayn Mı?
Türkiye bir bakıma 'kapatılmış siyasî partiler'le doludur. Fakat milletin oy vermeyerek kapattığı partiler hariç, siyasî ya da hukukî müdahalelerle kapatılan partiler bir şekilde yollarına devam etmiştir. Çünkü her hangi bir partiyi kapatınca ya da o fikre sahip olanların düşünceleri de kapatılmış olmuyor. Siyasî partilerin kendi içlerinde farklı düşüncelerde olanlar ve hatta birbirine ters düşenler de olur ve olmuştur. Buna rağmen partiler bir şekilde yollarına devam eder. Tabiî ki siyasî partilere hukukî yollarla dizayn verme çalışması ilk defa olmuyor. Tekrarlamakta fayda var: Milletin tasvip etmediği şekilde siyasî rakipleri devre dışı bırakmaya çalışmak Türkiye siyasetine zarar verir.
23 Mayıs 2026 00:35

Kâğıt Kaleme Dönüş
Dünya ülkeleri "daha iyi bir eğitim" için projeler geliştirmeye çalışıyor. Bir dönem hızlı bir şekilde "dijital"e geçilmesi savunulmuş olsa da son zamanlarda yapılan çağrılar, "kitap ve kaleme dönüş" olarak yorumlanabilir. Liberal Parti'nin eğitim sözcüsü Joar Forsell, "Çocukların ihtiyacı olan bilgiyi kazanmalarını istiyorsanız, gerçek kitap okumaları, gerçek bir kâğıda yazmaları ve kâğıt üstündeki gerçek sayılarla işlem yapmaları çok daha iyidir" demiş. Nitekim resmi verilere göre 2015 yılı itibarıyla, devlet liselerinde okuyan öğrencilerin %80'inin bir dijital cihaza bireysel erişimi varmış. (bbc.com, 19 Nisan 2026) Gelinen noktada Liberal Parti'nin eğitim sözcüsü Joar Forsell, "(Öğrencileri) Ekranlardan olabildiğince kurtulmaya çalışıyoruz. Yaş arttıkça kullanım da biraz artabilir, ama özellikle küçük yaşlarda bence hiçbir şekilde ekran kullanmamalıyız" kanaatine sahip.
22 Mayıs 2026 00:19