
Susan Sontag, "İnsanlarda zevk vardır. Duygularda zevk vardır. Eylemlerde zevk vardır. Ahlakta zevk vardır. Hatta zeka bile bir tür zevktir. Fikirler konusunda bir zevk. Zevk, otomatik olmayan her insani tepkinin temelidir" diyor. Kim olduğumuzu anlamanın yollarından biridir çünkü zevkler. Yani kişisel zevk, insanın kendine daha çok benzemesini sağlar. Zevk sahibi olmak yeniden kazanılması gereken bir beceri. "Hepimiz aynı müziklere, aynı kıyafetlere, aynı dizilere 'maruz' kalıyoruz. Bir şeyi gerçekten sevdiğimiz için mi seviyoruz yoksa önümüze çok kez düştüğü için mi?" sorusu tartışmalı. Çünkü insanlar her zaman birbirine benziyordu. İnsan sosyal bir canlı. Bir gruba (kabileye) ait olmak istiyor. Bir şeyi neden sevip sevmediğini bilme özgürlüğü sağlar. İstanbul'da İngiltere Konsolosluğu'nda düzenlenen King's Birthday Celebration'da (Kral'ın Doğum Günü Kutlaması) İngiltere kendini gelenek, monarşi ya da geçmiş başarıları üzerinden anlatmak yerine inovasyon, eğitim, sürdürülebilirlik ve yeşil enerji üzerinden anlattı. Dolmabahçe Saray Koleksiyonları Müzesi'nde açılan 'Kırık Camların Ardında 33 Kadın' sergisi, ilk bakışta cam mozaik sanatına dair bir sergi gibi görünüyor. Oysa biraz yakından bakınca aslında 33 farklı hayat hikayesinin ortak bir üretim deneyimine dönüştüğünü görüyorsunuz. Cam mozaik sanatçısı Meyçem Ezengin'in öncülüğünde hayata geçirilen sergide, 72 eser yer alıyor. Sergiyi gezerken Kalyon Vakfı Başkanı Reyhan Kalyoncu'nun 'Diyalog Çemberi' adlı çalışmasıyla karşılaştım. "Camın arkasını görebilirsiniz. Saklamaz." Evet, cam mozaik deyince ilk anda akla kırılmak geliyor.
Kaynak: Posta
21 Haziran 2026 07:00
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Telefonla Konuşmak Geri Döndü!
Son 10 yılda gelmiştik bu aşamaya. Yerini mesajlar, ses kayıtları, DM'ler almıştı. Ayrıca artık yapay zeka ile her yazışma değiştirilebiliyor. Çünkü konu, ses değil. Ses kaydında, podcast'lerde, yapay zekalı sohbet botlarında da ses var. Son 10 yılda hayatın neredeyse tamamı 'asenkron' (uyumsuz) hale geldi. Bağlantı kurmak hiç olmadığı kadar kolay ama aynı anda aynı bağlantı niyetiyle 'hizalanabilmek' büyük meziyet. Oysa telefon görüşmesi, iki kişinin aynı anda birbirine ulaşabilmesini gerektiriyor. Aynı anda aynı deneyimleri yaşayabilmenin peşinde. Harvard Profesörü Alison Wood Brooks, "Mesajlar şeker gibidir. Anlık bir tatmin sağlar. Gerçek bir sohbet ise besleyici bir öğün gibidir" diyor... Yapay zeka şirketi Anthropic'in en büyük yatırımcılarından olan Amazon'daki güvenlik araştırmacılarının yakaladığı bir açık, dünya çapında krize dönüştü... Amazon'cular, Anthropic'in yeni modeli Fable 5'e bir yazılım kodu verdi. Hükümet, Fable 5'teki bu yeteneğin kötü niyetli kişilerin elinde güçlü bir siber saldırı aracına dönüşebilme riski olduğunu fark etti. Bunun üzerine Anthropic'in en gelişmiş modelleri olan Fable 5 ve Mythos 5'e ihracat kısıtlaması getirdi! Yakın zamana kadar yapay zeka şirketleri kullanıcı kazanmak için yarışıyordu. Yani yapay zeka modelleri, artık petrol gibi, yarı iletken çipler gibi stratejik bir güç haline geldi. Papa Leo, geçen haftalarda 'Muhteşem İnsanlık' (Magnifica Humanitas) adlı 42 bin kelimelik tarihi bir makale yayımladı.
18 Haziran 2026 07:00

Şöhret Artık Düşük Statü Göstergesi
Yakın zamana kadar gençlerin en büyük hayali ünlü olmaktı. 2000'lerin reality şovlarını ve yetenek yarışmalarını hatırlayın. 2010'da yapılan bir araştırmada 16 yaşındaki gençlerin yarısından fazlası, bir meslek sahibi olmaktansa ünlü olmayı tercih ettiğini söylüyordu. Ancak kültürel sarkaç tersine döndü. İngiltere'de 2026'da yapılan araştırmaya göre Z kuşağının sadece yüzde 9'u ünlü olmak istiyor. Influencer olmayı hedefleyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 5. Gençlerin yüzde 79'u özel bir hayatı tercih ediyor. Aktör Shia LaBeouf, 2014'te Berlin Film Festivali'nde 'Nymphomaniac' filminin galasında kafasına geçirdiği kağıt torbanın üzerine "Artık ünlü değilim" yazarak ironi yapmıştı. Bu denklem tersine döndü. Olmayanlar da öyle görünmek istiyor. Avrupa Birliği'nin jel tırnak ürünlerinde kullanılan bazı maddeleri kanserojen olduğu için yasaklaması da kadınlarda güvenlik kaygıları yarattı... Ayrıcalıklı görünmenin parçası olan jel tırnaklar, zamanla sosyal medyanın ve influencer kültürünün sembolü oldu. Şeffaf renk veren bakım ojeleri, tırnak filtreleri, güçlendirici serumlardan oluşan yeni bir temiz tırnak pazarı oluştu. Monaco'da Formula 1'i takip etmek için süper yatların doldurduğu liman da finansal servetin, lüks tüketimin ve sermayenin ulaştığı uç nokta. İkisi de tarihin aynı döneminde aynı ekonomik sistemin yarattığı tablo. 21. yüzyıl ekonomisinin belki de en büyük paradoksu bu.
14 Haziran 2026 07:00


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

'Yeni Burnum İçin Verdiğim Partiye Davetlisiniz'
'Goodbye Nose' (Hoşça kal burnum), 'New nose, who dis?' (Yeni burun, bu da kim?) yazılı özel pastalar da bunun bir parçası... Ama zaytung değil, gerçek. Sosyal medyada her anını paylaşan bir neslin, estetik ameliyatlarını, beden değişimini de içerik haline getirmesine artık şaşırmıyoruz. Yani bunun hayattaki bir 'dönüm noktası' olarak görülmesi. Bugün bu zincire estetik dönüşümler de eklendi Japonya'da kediler evcil hayvan statüsünden çıkıp milyarlarca dolarlık bir ekonomi yarattı. Bu olgu için kedi ve ekonomi kelimeleri birleştirilerek özel bir kavram bile türetildi: Kedinomi. 2026'da kedilerin Japon ekonomisine katkısı yaklaşık 3 trilyon yen, yani 18.8 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Kedi kafeler, hediyelik eşyalar, yayınevleri, kedi maması üreticileri gibi geniş bir sektör, kedi sevgisinin etrafında şekillenmiş durumda. Bugün ülkede 8.8 milyon kedi var. Evcil kedi ve köpek sayısı, ülkedeki 15 yaş altı çocukların sayısını geçiyor Yaşlanan ve yalnızlaşan toplumlarda evcil hayvanlar giderek daha fazla bir aile üyesi ve duygusal bağ unsuru haline geliyor. Ama ilginç olan kedilerin evcilleşme hikayesinin Japonya'da başlamamış olması. Türkiye'de, özellikle de İstanbul'da kediler şehrin ayrılmaz bir parçası. Japonya kedileri bir kültürel marka ve ekonomik değer olarak konumlandırırken İstanbul'da biz onları kamusal hayatın doğal bir parçası olarak koruyoruz. Bu nedenle arkadaş bombardımanı sosyal gerçekliği daha çok zedeleyebiliyor...
11 Haziran 2026 07:00

İnsan Olmanın Kursu Açıldı
İngiltere'de ' orta sınıf aile'ler, çocuklarını günlük ücreti yaklaşık 400 Sterlin yani yaklaşık 25 bin TL olan görgü ve özgüven kurslarına gönderiyor. İlk bakışta bu kurslar eski dünyanın alışkanlıklarını yaşatmaya çalışan nostaljik girişimler gibi görünebilir. Gençlerin yüzde 59'u 'küçük sohbetlerden kaçındığını' söylüyor. Çocuklar her gün yüzlerce mesaj gönderiyor, onlarca bildirim alıyor ve sürekli iletişim halinde 'görünüyor'. İngiltere'de hükümet 2027'den itibaren müfredata zorunlu bir sözlü iletişim dersleri ekliyor. * Bkz. 30 Ocak 2025'Okuyarak zenginleşmek hayal mi oldu?' başlıklı yazım. ** Bkz. 13 Ekim 2024'Bir çocuğu büyütmek için neden köyün tamamı gerek?' başlıklı yazım. 2025'in son çeyreğinde başlamıştım '2026 en analog (ekran dışı) yıllardan biri olacak' diye sayıklamaya. Tavla oynayabilmek için yıllık 2 bin 500 dolar üyelik ücreti ödemek. New York'ta açılan yeni nesil kulüplerden Lower East Side'daki Club Chess, Pawn Chess Club, Soho'daki 7 Spring en 'hit' mekanlardan. İlk bakışta bunlar eğlence mekanları gibi görünebilir. Oysa hepsi aynı ihtiyaca cevap veriyor: Ekran dışı bağlantı kurmak... Yön bulmayı, tek bir şeye odaklanmayı, aynı masada oturdukları birkaç insanla vakit geçirmeyi... 2026'nın kültürel ruhu tam olarak bu. El yapımı bağımsız dergiler yani insanların kendi imkanlarıyla hazırlayıp bastıkları küçük bağımsız dergiler ('zine'ler) yeniden popülerleşiyor. Dua Lipa ve Callum Turner, aynı anda aynı kitabı okuduklarını fark edince bu aralarında öyle bir bağ kurdu ki geçen hafta evlendiler...
07 Haziran 2026 07:00

Kanye West Gerçekleri
Rapçi Kanye West, İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nda 118 bin kişiye konser verdi. "Neden Avrupa'da orada burada konserleri iptal edilen bir şarkıcının İstanbul'da konser yapmasına izin verildi?" diye hede hödeye. 2022'den itibaren antisemitik paylaşımlar yapması nedeniyle büyük bedeller ödedi. 2026'ya kadar üç kez Nazi yanlısı açıklama yaptı. 2022'deki ilk paylaşımından günler sonra Alman markası Adidas onunla işbirliğini sonlandırdı. Sonra West hakkında 2023'ten itibaren eski çalışanları bir bir dava açmaya başladı. Çünkü iddialar, 2023'e değil, 2021'e dayanıyor. 24 Grammy ödüllü Kanye West, aktif olarak hayırseverlik yapan biri. 2005'te annesiyle müzikle ilgilenen öğrenciler için vakıf kurdu. ABD Başkanı Donald Trump, oğlu Donald Trump Jr'ın düğününe gitmedi. Bu kadın, Harry Loy Anderson Jr'ın kızı. Resmi kayıtlara göre pedofil milyarder Jeffrey Epstein, 1991'den itibaren bu bankada birçok hesap sahibiydi. Epstein belgeleri'nde Harry Loy Anderson'ın 2001 ve 2002'de Epstein'in yaptığı iki kurumsal kredi kartı başvurusunu da onayladığı ortaya çıkmıştı. Bu kartlardan biri, Epstein'in JEGE Inc. şirketi adına yapılmıştı. Yani Epstein'in mali işlerinde aktif rol oynayan bir şahıstı Trump'ın yeni dünürü. 1999'da Anderson'ın Epstein için yazdığı iddia edilen.
04 Haziran 2026 07:00

Güzellikte Yeni Moda: İnsana Benzemek
Ama bir dönem 'kusursuzluk' gibi sunulan yüzler, bugün cazibeli gelmiyor. "Instagram yüzü çöktü. Çünkü çok büyük dudak, çok keskin hatlı yüzler gerçek hayatta aynı etkiyi yaratmadı. Yüz yüze konuşurken o dudak doğru hareket etmiyor. Çok çekik 'Bella' gözleriyle bir pazar kahvaltısında karşılaştığında uygunsuz hissettiriyor. Aslında toplum ilk kez dijital dünyayla gerçek hayatın örtüşmediği noktayı fark etti. Aynı yüzü milyonlarca kez gördük. Bir doygunluğa ulaştık. Sistemi aşırı kullandık, suistimal ettik. Şimdi normalize oluyoruz." Çoğu zaman estetik ve güzellik aynı anlamda kullanılıyor. Ama aynı değiller. 1960'larda güzel kabul ettiğini bugün etmiyorsun. Sadece o dönem için doğrudur. Çünkü beyin oranları ve uyumu biz fark etmeden değerlendiriyor." Normal yüzler, bu çağın ruhunun parçası. Moda dünyasında 'sessiz lüks', dekorasyonda daha sade yaşam alanları, teknolojide 'detoks' arayışı, ilişkilerde daha gerçek olana dönüş... Yüzler de bundan bağımsız değil. Bir dönem insanlar estetik müdahaleyi görünür bir statü göstergesi gibi taşıyordu. Çünkü erişilemez görünmek güç demekti. Şimdi tam tersi. Sessiz kalite, sessiz estetik istiyorlar. Estetiğin var ama bağırmıyor. İnsanlar 'Aa bak ne güzel kız, burnunu yaptırmış' desin istemiyoruz. Doğru tepki 'Ne kadar güzel bir kız' olmalı." "Normalleşme demek, dolguları eritip her işlemi sıfırlamak anlamına gelmiyor. Hastanın oranlarını korumak anlamına geliyor. Yeni dönemde sadece yüzün dışına değil cildin altyapısına da odaklanıyoruz. Amaç, kişiyi kendine benzeyecek halde tutmak. Deri var, deri altı var, yağ tabakası var, kas var, kemik var. Bu katmanların her birine ayrı ayrı bakıyoruz. Uyku kalitesi, kolajen üretimi, kas yapısı, stres eğilimi ve hücresel yaş alma birlikte yönetilmeli." "Normalize olmak, bireyin damak tadının ve algısının ne kadar rafine olduğuyla alakalı. Biz profesyonel müzisyen değiliz. Hafif detone bir şarkıyı dinleyip beğenebiliriz. Ama yanımızda Sertab Erener vardır, o ince nüansı yakalayabilir. Kültür ve eğitim arttıkça kaliteye yönelme olur, abartıdan uzaklaşılır." "Son dönemde Carolyn Bessette- Kennedy gibi 'old money', yani sonradan görme olmayanlara has güzellik trendi yükselişte. Çünkü bu ikonlar kusursuz değiller ve belli görgüye sahipler. Kusursuz kişilerin yüzlerinin hatırlanabilirlik katsayısı daha düşüktür. O yüzden büyük markalar artık Instagram güzellerini kullanmıyor. Bir kez bakıyorsun ve hatırlamıyorsun. Hafif büyük burun, küçük çene gibi farklı bir detay daha akılda kalıcı. Bir miktar standardın dışına düşüyor olmak kişiyi ayrıştırıyor. İri memeyle kalkık kalçayla ilk etapta dikkat çekmek başka, sürdürülebilir beğeni başka. İnsanlar tamamen 'insan yapımı' olunca bir numarası kalmıyor. Sen değilsin ki o çünkü ben yapmışım."
31 Mayıs 2026 07:00

Tenisin Yumurtayla Ne İlgisi Var?
Bu bayram, güncelliğini koruyan tarihsel bir konuya uzanalım istedim... Dünyanın en büyük dört tenis turnuvasından olan Fransa'daki Roland Garros, enteresan bir kavgaya konu oluyor. Örneğin teniste 'sıfır' anlamına gelen 'love', 'iki sayı gerekir' anlamındaki 'deuce', 15-30-40 sayıları... Tartışma en çok Fransız, İngiliz, Avustralyalılar arasında dönüyor. Bir teoriye göre 'love' ifadesi Fransızca yumurta anlamına gelen 'l'oeuf' kelimesinden geliyor. 15-30-40'lık puan sistemi için de benzer kaos var. Bu teoriye göre teniste eşitlik sistemi olduğu için zamanla 45, 40'a dönüştü. Modern tenisin atası kabul edilen avuç içiyle oynanan 'Jeu de Paume' oyununda oyuncular, sayı kazandıkça fileye doğru 15'er ve 10'ar adım ilerliyordu. Bugün, Hampton Court Palace'ta bulunan ve Kral Charles I döneminden kalan tarihi kort, bunun en önemli örneklerinden biri. 'Real tennis' (gerçek tenis) ya da 'royal tennis' (saray tenisi) denen o eski versiyondan dünyada yalnızca 45 kort kaldığı söyleniyor. Aksan kompleksi, eskiden sömürgeleştirilmiş toplumlarda yaşanan baskılardan geliyor. Bu konuda daha önce 23.02.2025'te yayınlanan 'İngilizce'nin sahibi kim?' başlıklı yazıma da göz gezdirmenizi öneririm... Rihanna 38 yaşında. Üç çocuk doğurdu. Toplum kadınlara "Hayata gelişinin en büyük nedeni çocuk doğurmak" mesajı aşılıyor (ki çok doğru).
28 Mayıs 2026 07:00

Köy Öğretmenleri İçin Sanat
Türkiye'nin termal turizm alanındaki dikkat çekici yatırımlarından biri olan BN Hotel Thermal'ta düzenlenen BN Sanat Akademisi'nin ikinci yıl final gecesi için. Ardından bu eserler satışa sunuluyor ve elde edilen gelir Köy Okulları Değişim Ağı'na (KODA) aktarılıyor. "Köy okullarında çok önemli fırsatlar da var" derken doğada öğrenmekten, güçlü öğretmen-öğrenci ilişkilerinden bahsetti. Bugün 30'a yakın eğitim fakültesiyle çalışan KODA, 9 binden fazla öğretmene ve 100 binden fazla çocuğa ulaşmış durumda. Köy öğretmenleri ve çocuklarla ilgili hikayelerden etkilendiğini, sanat yoluyla daha kalıcı bir sosyal fayda üretmek istediklerini söylüyor. BN Sanat Akademisi'nin yarışması da salt sergi düzenlemekten ibaret değil zaten. Bu yıl Mersin, Adana ve Hatay'dan başvuru alan yarışma, büyük şehir sanat çevrelerinin dışında kalan üreticilere alan açıyor. Yusuf Narlı ise BN Sanat Akademisi'ni yalnızca bir yarışma olarak görmediklerini özellikle vurguluyor. "Çukurova'nın yarınlarını güçlendirmek istiyoruz" derken Mersin'in turizm ya da gastronominin ötesinde, kültürel üretimle de anılması gerektiğini söylüyor. Tarihi Fransız Yetimhanesi'nin içinde açılan yeni alan Türkiye'nin farklı şehirlerinden 45 Türk tasarımcıyı aynı çatı altında buluşturuyor.
26 Mayıs 2026 07:00


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

'En İyi Karar' Nasıl Verilir?
İnsanlar artık hızlı karar verebilecek kadar güvende hissetmiyor. 'En iyi karar' diye bir şey yok. İnsan bir karar veriyor ve sonra o kararın içinde yaşayarak onu kendi hayatının en doğru kararına dönüştürüyor. İnsan olmak böyle bir şey zaten. Karar vermek, hata yapmak değildir. Çağın yazarlarının yeni derdi, yapay zeka kullanmadığını ispatlamak oldu. Hayatı boyunca kusursuz yazmaya özen gösteren yazarlar bugün çok iyi yazdıkları zaman "Kesin yapay zekaya yazdırmıştır" yaftasıyla karşı karşıya kalıyor. Yani resmen "Ben robot değilim" demek için işlerini kusurlu hale getiriyorlar. Örneğin Z kuşağı imla işareti olan 'tire'yi gördüğünde bile onu yapay zeka işi sanıyormuş. Geçenlerde eski gazeteci bir arkadaşım "Bazı insanların yazılarını adını görmesen de tanırsın. Seninkileri nerede görsem anlarım" dedi. Heyecanın yerini öfke ve kaygı alıyor. Ama yapay zeka (YZ) hesapta yoktu. Gençler bu belirsizlikle cebelleşirken ABD'deki üniversitelerin mezuniyet törenlerinde ilham vermesi için çağrılıp konuşma yapan CEO'lar da YZ'yi överek soruna tuz biber ekiyor. Google eski CEO'su Eric Schmidt, Big Machine Label Group CEO'su Scott Borchetta ve gayri menkul yöneticisi Gloria Caulfield... En rahatsız edici olan da Borchetta'nın tepki gelince "Bu gerçeğe alışın" demesiydi. Dilerim seneye bu kürsülerde Apple'ın kurucularından Steve Wozniak gibi 'Actual Intelligence' (AI- Gerçek Zeka) konusunda ilham verici konuşma yapanlar çıkar.
23 Mayıs 2026 07:00

Her Şeyologların Arsızlığı
Kendini bebek uyku uzmanı olarak tanıtan kişiler konusunu... Gazeteciler, bir bebek uyku uzmanıyla müşteri gibi görüşme yapıyor. Oysa bunların tamamı, 'ani bebek ölümü sendromu' riskini artırdığı bilinen ve uzak durulması gereken uygulamalar. Bebek uykusu, çocuk gelişimi, sinir sistemi, dikkat eksikliği, travma, hormonlar... Bu kişiler kendilerini 'uyku uzmanı', 'nörostratejist', 'sinir sistemi rehberi', 'kaos koçu' gibi bilimsel çağrışım yapan unvanlarla tanımlıyor. "Sistem size bunu söylemez", "Doğal olan bu", "Annelik sezgine güven" gibi söylemlerle ateşe körükle gidiyorlar. Oysa DEHB varlığı ya da tedavi seçenekleri bilimsel olarak tartışmalı bir alan değil. Ama lüks dünyasında işler tam tersi işlemeye başladı. Geçen hafta Fendi'nin Milano'dan gelen ekibiyle Zuma'da buluştuğum bir yemekte bunu uzun uzun konuştuk. Onlara göre yeni nesil şıklığın özeti artık "Az olan çoktur" anlayışı. Çünkü logoyu göstermek, şık veya lüks hissettirmiyor. Hatta artık 'tasarımın kendisi logoya dönüşüyor' gibi bir ifade kullandılar. Yani eski lüks "Beni görün" diyordu. Yeni lüks "Beni tanı" diyor.
17 Mayıs 2026 07:00

Cannes'da Yeni Dönem: Sanat Politiktir
"Politika ve sanat birbirinden ayrılmaz. Birbiriyle çatışmazlar da. Bir sanat eserinin politik bir söylem içermesi, onu sanat düşmanı yapmaz. Ne kadar güçlü politik mesaj verirseniz verin, bunu yeterince sanatsal bir şekilde ifade etmiyorsanız ortaya çıkan şey propaganda olur." Bu sözler, 79'uncusu düzenlenen Cannes Film Festivali'nin jüri başkanı Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook'a ait. Bu sadece sanat üzerine yapılmış bir yorum değil. Bu yılki Berlin Film Festivali'ne (Berlinale) verilmiş de bir cevap aynı zamanda. Çünkü Berlinale'nin jüri başkanı Alman yönetmen Wim Wenders, Gazze işgali hakkındaki görüşü sorulduğunda "Sinemacılar olarak siyasetin dışında kalmalıyız" demişti. Kendisi Cannes tarihindeki ilk Güney Koreli jüri başkanı. Çünkü Cannes özellikle 3 yıldır siyasi mesajları istemiyor. Cannes tarihsel olarak Berlinale kadar politik bir festival değildi. *Bkz. 15 Şubat 2026'Berlin Film Festivali'nde ne oluyor?' yazım. 61'inci Venedik Bienali başlarken bu yıl onlarca pavyonda grev vardı. İsrail'in bienale katılmasını protesto ediyordu sanat temsilcileri. Bu, 1968'den bu yana bienaldeki ilk büyük grevdi. Türkiye, Belçika, Avusturya, Hollanda, İspanya, Fransa, Finlandiya, Güney Kore dahil 27 ulusal pavyon kısmen ya da tamamen kapatıldı. "Kültür ve sanat, soykırımı örtbas eden bir perdeye dönüşmemeli" dediler. Kültürel kurumların işgal ve savaş karşısında tarafsız olamayacağını bir kez daha hatırlattılar Biliyorsunuz dünyadaki büyük servetin sahibi son 20 yıldır teknoloji devleri. Amaç, "Bak bunları yaparsan daha özgün ve yaratıcı görünürsün" demek.
14 Mayıs 2026 07:00

Sosyal Medya Çağında İdeal Annelik
Kadınlar için yaşamın doğal bir parçası olması gerekirken annelik, artık alınması zor bir karar ve bir sosyal statü hedefi gibi sunuluyor. 'Pazar'dan kastım, ideal annelik anlatısı üzerinden satılan her şeyi kapsıyor. Tradwife denilen yeni nesil ev hanımlığı akımından ilk kez Mayıs 2024'te bahsetmiştim. Aralık 2024'te kadınları yeniden 'dişil enerji'ye döndürmeyi vaadeden 'soft girl/yumuşak kadın' estetiğini yazmıştım. Ev hanımlığı becerileri, kadınlar için yeni bir içerik ekonomisi yarattı. 1950'lerin çiftlik hayatından fırlamış gibi yaşayan hanımlar milyarlarca kez izlendi. Nara Smith, Hannah Neeleman (üstte) gibi ünlü tradwife örnekleri, zengin kocalarının imkanlarıyla ev hanımlığı hünerlerini sergiliyor. 20 bin dolarlık ömür boyu doğurganlık bütçesi sağlıyorlar. Tüp bebek tedavi desteği de sunuluyor. Spermlerini dondurmak için erkek çalışanlar da aynı şekilde faydalanabiliyor. Dünyada gezip gördüğü her yerdeki doğal ışık ve su yansımalarını tablolarına işleyen Ünlü'nün İstanbul'u anlattığı eserleri, 300 yıllık Venedik Sarayı Palazzo Mora'da sergilenmeye başlandı. Ünlü; Balat, Bebek, Adalar, Beyoğlu ve İstanbul başlıklı çalışmalarını, dünyadan sanatseverlerle 22 Kasım'a kadar burada buluşturuyor.
10 Mayıs 2026 07:00