
Altyapı yatırımlarının hızlandırılması ve yenilikçi finansman modellerinin geliştirilmesi açısından önemli bir buluşma olan forumda konuşan Avrasya Tüneli Yönetim Kurulu Başkanı Başar Arıoğlu, "Yapı Merkezi olarak Türkiye'de, içinde olduğumuz iki büyük kamu-özel işbirliği (KÖİ) projesi, Avrasya Tüneli ve 1915 Çanakkale Köprüsü de bu vizyonla ele alındı. Bu projeler, dayanıklılığın tek bir özellik olmadığını; tasarım, inşaat, finansman ve işletme süreçlerinin tamamında gösterilen sürekli bir çabanın sonucu olduğunu ortaya koyuyor" dedi. Avrasya Tüneli'nin, dayanıklılık konusunda dünya mühendislik literatürüne çok şey kazandırdığını vurgulayan Arıoğlu, şunları söyledi: "Tünelin yaşam döngüsü boyunca, orijinal teknik şartnamelerin ötesine geçen birçok iyileştirme gerçekleştirdik. Bunlar arasında, geliştirilmiş güvenlik sistemleri, ileri izleme teknolojileri ve çok çeşitli koşullar altında güvenli ve kesintisiz hizmeti sağlamak için sürekli operasyonel iyileştirmeler yer alıyor. Bu yaklaşımın önemi belirsizlik dönemlerinde ortaya çıktı. Örneğin pandemide trafik yoğunluğu önemli ölçüde ve öngörülemez şekilde değişti. Buna rağmen tünel, operasyonel sürekliliğini ve finansal istikrarını korumayı başardı. Kamu ve özel sektör arasındaki güçlü iş birliği vazgeçilmezdir." - Toplam yatırım bedeli 1 milyar 245 milyon dolar olan projeye 10 farklı finans sağlayıcıdan 960 milyon dolarlık yabancı yatırım sağlandı. Türkiye'deki büyük çaplı kamu-özel ortaklıklı projelerin ekonomik dalgalanmalara dayanıklı sürdürülebilir bir finansman modeliyle hayata geçirildiğini vurgulayan Ulaştırma Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Yalçın Eyigün forumda yaptığı konuşmada şunları kaydetti: "Türkiye, son 20 yılda kamu-özel sektör işbirliği (PPP) projelerinde önemli deneyim ve uzmanlık geliştirdi. Örneğin, dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprülerinden biri olan 1915 Çanakkale Köprüsü, sadece mühendislik ustalığını değil, aynı zamanda uzun vadeli finansal istikrarı ve varlık değerini de temsil ediyor. Benzer şekilde, Avrasya Tüneli, yüksek trafik yoğunluğu, jeoteknik sorunlar ve sismik riskler gibi mühendislik zorluklarını ele almak için inşa edilmiş olup, yüksek hizmet sürekliliğini sağlayacak şekilde işletiliyor. Ayrıca, önemli bir ulaşım koridoru olan Kuzey Marmara Otoyolu, titiz planlaması, esnek mühendislik yapısı ve sağlam sözleşme çerçevesi sayesinde uzun vadeli değer yaratıyor. Avrasya Tüneli ve 1915 Çanakkale Köprüsü projeleri, UNECE PIERS metodolojisi kullanılarak değerlendirildikten sonra en iyi uygulamalar olarak seçildi." Avrasya Tüneli İşletme Direktörü Murat Gücüyener ise, Avrasya Tüneli'nin 16 milyonluk bir metropol için oyunun kurallarını değiştiren bir mobilite çözümü olduğunu vurguladı. İstanbul'un dünyada trafikte en fazla zaman kaybeden şehirlerden biri olduğuna işaret eden Gücüyener, şunları söyledi: "Tünel her gün 80 binden fazla yolculuğa ev sahipliği yapıyor. Avrasya Tüneli kullanıcılarına günlük 77 dakikalık zaman tasarrufu sağlıyoruz. KÖİ'lerin gerçek değeri yalnızca ne inşa ettiğimizde değil, bunları nasıl işlettiğimizde, geliştirdiğimizde ve topluma nasıl değer sunduğumuzda saklı. Avrasya Tüneli bunun güçlü bir örneğidir." Yapı Merkezi'nin de başkanı olan Başar Arıoğlu, Ortadoğu'daki son gelişmelerin yatırım stratejilerini yeniden şekillendirdiğini belirtti.
Kaynak: Milliyet
30 Nisan 2026 07:25
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Nba Avrupa İcra Direktörü'nden Milliyet'e Özel Açıklamalar: 1 Milyar Dolar Aşıldı Gözdesi İstanbul
Türk basketbolunun altın çağını yaşadığını belirten George Aivazoglou, "Türkiye'de önemli sayıda takım ve kuruluşla görüşüyoruz" dedi. Nitekim NBA Europe'ta yer alacak 10 ila 12 kalıcı franchise'dan (takım) birine İstanbul'un ev sahipliği yapması bekleniyor. "İstanbul dünyanın en iyi şehirlerinden biri. Çok köklü bir spor geleneği var. Tarihi olan, tutkulu destekçilere sahip harika kulüplere sahipsiniz" diyen Aivazoglou, şunları söyledi: "Türkiye'de öne çıkan takımlar futboldaki büyük başarıların yanı sıra, basketbola dair güçlü vizyona sahipler. (Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray gibi) En ilginç şeylerden biri de, geçmişte belki de basketbola o kadar büyük yatırım yapmamış olsalar bile, bu tür takımların bizimki gibi bir projeyi, varlıklarını sağlamlaştırmak ve genişletmek adına bir fırsat olarak görmeleri. Dolayısıyla, bence İstanbul bu açıdan oldukça eşsiz. Avrupa'da bu kadar çok heyecan verici spor projesinin bir arada varlık gösterdiği şehir sayısı çok az." George Aivazoglou, "Türkiye'de önemli sayıda takım ve kuruluşla görüşüyoruz. İstanbul en gözde şehirlerden biri. Biz sadece yatırımcıların veya onların finansman gücünün peşinde değiliz. Gelecek 100 yılın ligini inşa ederken, bu dönüşümde bize yardımcı olacak ortaklar arıyoruz. Yönetme becerisi, taraftar kitlesi, sahaya rekabetçi takım sürebilme konularına odaklanmış durumdayız. İstanbul da bu ortak paydanın büyük bir kısmını bulduğumuz şehirlerden biri" ifadesini kullandı. Basketbolun Türk taraftarlar tarafından çok sevildiğinin altını çizen Aivazoglou, "NBA'in Türkiye'deki taraftar nezdindeki performansına baktığımda bile, buranın dünyadaki en önemli pazarlarımızdan biri olduğunu görmek mümkün. Biz de buna yatırım yapmak istiyoruz. Bunu daha da büyütmek; birlikte bir sonraki aşmaya taşımak istiyoruz. İstanbul, kalıcı bir franchise'a sahip olacak mı, diye sordunuz. Evet hedefimiz bu yönde. İlk aşamada odaklandığımız 12 şehirden biri İstanbul. İstanbul'un bu karmanın içerisinde yer alacağı konusunda oldukça iyimseriz" diye konuştu. George Aivazoglou, 'Ne kadarlık bir yatırım öngörüyorsunuz" sorusu karşısında net rakam vermedi ama 'unprecedented' ifadesini kullandı. Yani emsalsiz. Ve devam etti: "Belirlediğimiz 12 şehrin tamamına yönelik olağanüstü bir ilgiyle karşılaştık. Yatırımın büyük bir kısmı da gelecek vaat eden oyuncular için olacak." NBA Europe için ilk teklif turu mart ayı sonunda tamamlanırken verilen tekliflerin 500 milyon dolar ile 1 milyar dolar arasında değiştiği belirtilmişti. Aivazoglou, "Bahsi geçen aralık, bize ulaşan tekliflerin de içinde yer aldığı bir aralık. Kararın yüzde 50'den fazlasını, bu projeyi kiminle hayata geçireceğimiz ve birlikte neyi inşa etmeyi hedeflediğimiz belirleyecek" dedi. ■ İlk planlamaya göre, bu takımların 10 ila 12'si kalıcı franchise'lardan oluşacak; geri kalan 4 ila 6 kontenjanın sahipleri ise liyakat esasına göre, FIBA bünyesindeki yerel liglerde ve Basketbol Şampiyonlar Ligi'nde (BCL) sergilenen sportif performansa göre belirlenecek.
14 Haziran 2026 08:23

Potansiyel Yüksek Kahve Hız Kesmez
Philips markasını bünyesinde bulunduran Versuni Türkiye Genel Müdürü Esin Karadede ile kahve pazarını, yaşanan değişim ve dönüşümü, işin geleceğini konuştuk. Türkiye'de kahve artık günlük rutinin çok güçlü bir parçası. Araştırmalarımıza göre tüketicilerin yüzde 82'si her gün kahve tüketiyor; bu oran Avrupa ortalamasının da üzerinde. Türk tüketicisinin günde ortalama 2–3 fincan kahve tüketmesi, yılda 800–1.000 fincanlık yüksek bir hacme işaret ediyor. ■ Türkiye'de aynı evde hem Türk kahvesi hem latte hem de filtre kahve hazırlanabiliyor. Yaptığımız araştırma da bu durumu destekliyor; Türk hanelerinin yüzde 53.3'ünde geleneksel Türk kahvesi pişerken, aynı evde yaşayanların yüzde 40'ı latte, yüzde 33.3'ü filtre kahve ve yüzde 31.3'ü soğuk kahve de hazırlıyor. Araştırmalarımıza göre Türkiye'de kullanıcıların yüzde 73'ü kahve hazırlarken pratiklik arıyor ve bu oran Avrupa ortalamasının üzerinde. Bu da bize teknolojinin artık yalnızca "ekstra özellik" değil, doğrudan satın alma kararını etkileyen temel unsurlardan biri haline geldiğini gösteriyor. Kahve makinesi artık sadece bir mutfak aleti değil, ev sahibinin tarzını ve zevkini yansıtan bir tasarım objesi, hatta bir "arzu nesnesi" haline geldi. Eskiden tezgâhın bir köşesine saklanan makineler, bugün sosyal medyadaki o meşhur "kahve köşesi" akımıyla salonların veya çalışma odalarının baş köşesinde sergileniyor. Günde 75 milyon bardak kahve! Philips'in kahve yolculuğu 1950'lere dayanıyor. Yani yalnızca "premium" söylemi yeterli değil; ürünün gerçekten hayatı kolaylaştırması, kaliteyi hissettirmesi ve günlük rutine değer katması gerekiyor. Türkiye'de ise geleneksel kahve kültürüyle yeni nesil espresso alışkanlıklarının aynı anda büyüdüğünü görüyoruz. Bizim için önemli olan da bu dönüşümü teknolojiyle desteklerken, kahvenin o "ev hissini" ve ritüel tarafını koruyabilmek.
22 Mayıs 2026 07:31

Türkiye'ye Dev Robot Fabrikası!
Hasan Peker, "Tarım ve savunma sanayi robotlarımız dünyaya yayılacak" dedi. "150'si mühendis 200'ü aşkın çalışanlı Pek Automotiv şu an 4 farklı tesiste üretim yapıyor. İşe girerken önceliğimiz tarımdı" diyen Peker, "Şu anda aylık 30 hasat robotu üretiyoruz. Traktörden daha ucuz. Avrupa'da şimdiden 18 distrübütör ile anlaştık. Tarım robotları ile başladık ama savunma sanayi 10 yıl öncesine göre bir anda ivme kazandı, burada da hızlı ilerliyoruz. Bizim işimiz son teknolojiye dayalı insansız kara aracı üretmek" şeklinde konuştu. "1 robot 15 bin parçadan oluşuyor, tüm parçalar Türkiye'den geliyor" ifadesini kullanan Peker, şöyle devam etti: "Manisa'da yılda 6 bin adetlik üretimle başlayıp, 10 bin adete ulaşmayı hedefliyoruz. 400 kişi istihdam edilecek. Yüzde 75 ihracat hedefliyoruz." Bu yatırımın en önemli boyutlarından birinin devlet tarafından sağlanan stratejik teşvik olduğunu anlatan Peker, "Projemiz'Türkiye Teşviği' kapsamında değerlendirildi. Peker Holding olarak bu model kapsamında doğrudan davet alan şirketlerden biriyiz. 250 milyon dolarlık yatırım teşviği aldık. Slovenya şu anda Ar-Ge merkezimiz. Tüm teknolojiler bize ait. GPS değil kendi radar ve Wi-Fi ağ sistemlerimizle tarama ve veri toplamayı sağlıyoruz. Manisa'yı seri üretim ve küresel dağıtım üssümüz haline getiriyoruz. Yatırıma 2027'nin ikinci çeyrekte başlamayı, üretime geçişi ise 2 yıl içinde hedefliyoruz" dedi. Savunma sanayi kolunda geliştirilen yangın söndürme robotu için NATO sertifikası aldıklarını belirten Hasan Peker, "1.3 tonluk oldukça hafif yangın söndürme robotumuz, insansız çalışıyor. 1 ton su kullanabiliyor. Özellikle orman yangınları için köpük sistemi avantajı. Seri üretime hazır hale gelen robotlar arasında mayın toplayıcı, drone avlayıcı makineler de yer alıyor" dedi. "Robotik, yapay zekâ ve ileri sensörlü, hava şartları ve zeminden etkilenmeyen yeni nesil bir tarım modeli geliştiriyoruz" diyen Mikhail Kostkin, şunları söyledi: "Tek bir makine üzerine farklı ekipmanlar entegre edilebiliyor; böylece üzüm, elma, portakal gibi farklı ürünlerin hasadı aynı sistem üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Gücünü 48 voltluk enerji kaynağından alıyor. Muadillerinden 40 kat daha az enerji tüketerek ciddi verimlilik sergiliyor. Bir traktörün yıllık 40 bin dolarlık yakıt masrafını bin dolar seviyesine indiriyor. Farklı ülkelerden 25 sipariş aldık. Fransa'da üzüm, Brezilya'da portakal, Orta Avrupa'da elma, asma-üzüm, Almanya'da şerbetçi otu gibi farklı ürünler için geliştirildi." 1- İnsansız, tamamen otonom.
20 Mayıs 2026 07:30

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan Kritik Mesaj! 'Verileri Elde Tutan Küresel Aktör Olur'
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, etkinlikte yaptığı konuşmada "Bugün veri merkezleri sıradan bir dijital altyapı unsuru değil stratejik yatırım, kritik altyapı ve dijital egemenlik bileşeni. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka alanlarında dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyoruz. Yapılan iş birliği, bu vizyonun sahadaki en güçlü karşılıklarından. "AI Compute" yaklaşımıyla veri egemenliği, regülasyon uyumu ve siber güvenlik açısından ülkemizin konumunu güçlendirecek, benzeri girişimlere örnek teşkil edecek bir model ortaya çıkmış durumda" dedi. "Yeni dönemin petrolü yani temel hammaddesi artık veri" diyen Yılmaz, şunları kaydetti: "Artık dünyada gücün kontrolü veriden ve bu verileri elde tutmaktan geçiyor. Global bir aktör olabilmek için bu şart. Biz de bu alanda yapılacak veri merkezi yatırımlarıyla bölgemizde bir merkez olabilir, yatırımları ülkemize çekebiliriz." NGN Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Erol, "Güvenilir altyapı, veri bağımsızlığı ve veri güvenliği... Bu üç başlık, günümüzde yalnızca teknoloji şirketleri için değil, ülkeler için de varoluşsal bir öncelik haline geldi. Bu gerçeği yıllar önce gördük ve Star of Bosphorus Veri Merkezi'ni hayata geçirdik. Cerebrum Tech ile attığımız bu adım ise, o altyapıyı yapay zekâ çağına taşıyor. Hedefimiz net; Türkiye, yalnızca veri üreten değil, o veriyi kendi zekâsıyla işleyen bir ülke olacak" dedi. Cerebrum Tech'in Başkanı Erdem Erkul ise, "NGN ile kurduğumuz bu iş birliği, Türkiye'nin teknolojiyi üreten ve ihraç eden bir konuma gelmesi hedefine hizmet ediyor. 'Yerli bulut üzerinde çalışan yerli yapay zeka' modelimiz veri egemenliği ve yapay zeka önderliği için attığımız önemli bir adım" dedi. Yapay zekâ ve 'meslekler ölecek' yaklaşımına esprili bir dille karşılık veren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Yapay zekâya şunu sormak lazım; "Seni geliştirirken istihdamı nasıl koruruz?" Yapay zekâ buna bir cevap verirse, çok memnun oluruz... Yapay zekâ mutlaka belli meslekleri ortadan kaldıracak. Bundan daha önemlisi hemen hemen tüm mesleklerin icra ediş biçimini dönüştürecek ama aynı zamanda yeni iş alanları da oluşturacak, buna hazırlanılmalı" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile tesisi ziyaret eden Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, "138 sismik izolatör üzerine inşa edilerek en gelişmiş veri merkezlerinden biri olan Star of Bosphorus'un altyapısı ile Cerebrum Tech iş birliği milli teknoloji ekonomimize güç katacak" dedi.
09 Mayıs 2026 07:24

Oyun Planı Hazır: Yükseğe Uçacak
Bu ayın başında THY'nin Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanlığı'na atanan Prof. Dr. Murat Şeker, uçuşların durduğu ülkelerin toplam kapasitenin yüzde 6'sını oluşturduğunu belirtirken; şimdilik hazirana kadar bu noktalara uçuş yapılmayacağını söyledi ve şunları ekledi: "Ortadoğu'da uçuşlar durunca uçaklarımızı Afrika, Orta Asya, Uzakdoğu ve Avrupa'ya yönlendirdik. Fırsat olan kârlı gördüğümüz her yere uçacağız. Pandemide olduğu gibi kargo tarafına da ağırlık verdik. Kargo sürpriz yapıyor. Tahminleri güncelliyoruz." Pandemiden sonra THY'nin seviye atladığını belirten Murat Şeker, "13 milyar dolarlık cirolardan 23 milyar dolarlara geldi. 350 uçaktan 534'e ulaştı" şeklinde konuştu. 3.4 milyar dolarlık yük Jet yakıtlarındaki rekor artışa değinen Şeker, "Savaştan önce ton başına 650-700 dolar jet yakıtı öngörümüz vardı. Artan petrol fiyatlarıyla 1660 dolara kadar çıkacağını tahmin ediyoruz. Şu anda 1590 dolar. Brent petrol ile jet yakıtı arasında 11 katlık fark vardı. Bu fark 15 kata kadar çıktı. Jet yakıtı arzından temmuz ve ağustosa kadar risk görmüyoruz. Ana tedarikçimiz Socar ve Tüpraş. Fakat artan yakıt fiyatları nedeniyle ikinci çeyrek zorlu olacak, kârlılığı sınırlandıracak. Savaş öncesi yakıt için 6.1 milyar dolar bütçelemiştik. Baz senaryomuza göre bu, 9.5 milyar dolara çıkabilir" dedi. Aslında yıla çok iyi bir başlangıç yaptıklarını ifade eden Şeker, şunları kaydetti: "2025'in son çeyreğinden itibaren 2026'nın ocak ve şubat ayı tahminimizden çok iyi gidiyordu. Hatta bütçeyi revize etmeyi planlıyorduk. 28 Şubat'ta ilk saldırı başlayınca mart ayının tamamını etkiledi. Pandemiden en hızlı çıkan hava yoluyduk. Bu süreci de dikkatli bir şekilde yöneterek en az zararla atlatacağız. Bu senenin zorluklarını sindirip 2027 yılına hazır olacağız." "Jet yakıtının 2 katına yakın artması havacılık sektörünü olumsuz etkiledi" ifadelerini kullanan Murat Şeker, "Yakıt, toplam maliyetin yaklaşık yüzde 30'unu oluşturuyor. Sektörün kâr ortalaması, low cost havayollarıyla birlikte yüzde 3.5 civarındaydı. Yani yakıt maliyeti 2 katına çıkınca kâr marjınız kalmıyor. Her şeyi silip süpüren bir etki yaratıyor. İkinci çeyrek bizim için zorlu geçecek. Aynen pandemide yaptığımız gibi hat hat operasyonları ve ileri rezervasyonları takip ediyoruz. Frekans ve yakıt harcı artırabileceğimiz rotalara bakıyoruz" diye konuştu. "İlk 3 ayda gelirimiz geçen yılın yüzde 21 üzerinde gerçekleşti. Yolcu gelirleri yüzde 20 artış, kargo gelirinde yüzde 30 artış oldu" diyen Şeker, "İlk 3 ayda yolcu kapasitesi (arz edilen koltuk kilometre) yüzde 9 arttı. Yolcu sayısı yüzde 13 artışla 21 milyona ulaştı. Doluluk oranı 3 puan artarak yüzde 80.5'e çıktı. Business class'ta doluluk 4 puan artışla yüzde 83.5'e çıkarak rekor kırdı. Kargo tonajı da yüzde 15 artarak 552 bin tona ulaştı" bilgisini paylaştı.
01 Mayıs 2026 06:59

Zorlu Yolda Rekor Kârâ Yelken Açtı
Bankacılıkta 169 yıllık köklü tarihi bulunan BBVA'nın 2018 sonundan bu yana CEO'luk koltuğunda oturan Onur Genç, 2021'de yıllık net kâr rakamında ilk kez 5 milyar euro sınırını, 2024'te ise bunu ikiye katlayıp 10 milyar euro'yu aştı. Türkiye'nin BBVA için büyüme stratejisinin merkezinde yer alan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Genç, şunları söyledi: "Türkiye 2025'te yüzde 30'un üzerinde kâr büyümesi gerçekleştirdi. Zorlu ve dalgalı bir ortamda bu performansı elde etmek bizim için çok önemli. Bu da Türkiye'nin uzun vadeli potansiyeline olan güvenimizi artırıyor. Toplam aktifler içinde yüzde 10 paya sahip olan Türkiye, gruba kazandırılan her dört yeni müşteriden birini oluşturarak büyümenin en güçlü kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor." BBVA, bankacılık sektöründe OpenAI'nin stratejik ortağı. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten müşteri memnuniyetine değinerek, "Hiper kişiselleştirilmiş hizmetler ile günlük 20 milyon aksiyon, 10 milyon müşteri teması gerçekleştiriyoruz. Bu verileri yapay zekâ ile analiz ederek aksiyona dönüştürüyoruz. Hiper kişiselleştirilmiş deneyim sunmaya odaklanıyoruz. Empati bizim için yaptığımız her işin merkezinde yer alıyor" dedi. "Türkiye'de hanehalkı tüketiminin yüzde 75'i kredi kartlarıyla yapılıyor. Pandemi sonrasında nakitten karta dönüş çok hızlandı ve yüzde 75'lere geldi" diye konuşan Ceren Acer Kezik, "Ortalama kişi başına düşen kart sayısında çok hızlı bir artış var. Şu anda bu 3.5 civarında. Regülasyonlar nedeniyle (kart limiti gibi) çoklu bankayla çalışma isteği ve ilk kez banka müşterisi olanların kart talebi bunda etkili oldu" ifadelerini kullandı. Garanti BBVA'nın yapay zekâ odaklı dönüşümünü anlatan İlker Kuruöz, "900'e yakın yapay zekâ modeli ile çalışıyoruz. Pendik'te geliştirdiğimiz yapay zekâ modelleriyle Ugi'yi yaklaşık 200 konuda müşteriyle konuşabilir hale getirdik. AI alanında BBVA grubunda 25 ülke içinde İspanya ve Meksika ile birlikte Türkiye'merkez' ülke konumunda. Buradaki deneyimlerimizi yurt dışına transfer ediyoruz" diye konuştu.
20 Nisan 2026 08:41

'5g Çağında Da Öncülüğümüzü Sürdürüyoruz'
Ebubekir Şahin, sözlerine şöyle devam etti: "5G'nin vadettiği performansı tam anlamıyla sunabilmek, güçlü bir fiber altyapıyla mümkün. Türkiye'de 5G ekosisteminin omurgasını, ülkeyi baştan sona saran ve yarım milyon kilometreyi aşan Türk Telekom'un fiber altyapısı oluşturuyor. Aynı zamanda yüksek veri trafiğinin sağlıklı taşınabilmesi için baz istasyonlarının fiberle desteklenmesi kritik önem taşıyor. LTE baz istasyonlarımızın yüzde 61'ini fibere bağlayarak dünya ortalamasının üzerine çıktık. Güçlü altyapımız ve müşteri deneyimi odaklı mobil stratejimizle 81 ilde kesintisiz 5G deneyimi sunuyoruz." Türkiye'yi dijitalleşmede bir üst lige çıkaracak olan 5G sürecine geçmişten gelen engin birikimlerinden güç alarak hazırlandıklarını anlatan Şahin, "En iyi 5G deneyimini sunmak üzere, Türk Telekom olarak, saha testlerinden uzun yıllardır devam eden Ar-Ge çalışmalarımıza kadar, 5G konusunda kapsamlı bir hazırlık süreci yürüttük. İlk uzaktan ameliyat, milli endüstriyel 5G şebekesi, canlı 5G maç yayını ve inovasyon merkezleri gibi öncü projeleri hayata geçirdik" dedi. "5G'yi yalnızca bir teknoloji geçişi değil, hayatın en yoğun ve kritik noktalarında hissedilecek gerçek bir dönüşüm olarak ele aldık" diyen Ebubekir Şahin, "1 Nisan'da Türkiye'nin tamamında kullanıma sunduğumuz 5G teknolojisini bu tarihten çok önce havalimanları, Organize Sanayi Bölgeleri, üniversiteler, hastaneler, müze ve ören yerleri ile AKM'de deneyime açmıştık. Son 20 yılda olduğu gibi 5G döneminde de yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Altyapıdan baz istasyonlarının fiberleştirilmesine kadar tüm alanlarda sorumluluk alarak yatırımlarımızı sürdürecek, 5G sürecinde aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. İletişimin her döneminde olduğu gibi 5G çağında da öncü rolümüzü koruyacağız" dedi. Ar-Ge çalışmaları ve teknolojide üretilen milli çözümlere değinen Ebubekir Şahin, "Milli ekosistemimizi güçlendirecek iş birlikleri ve projeleri hayata geçirerek ülkemizi ileriye taşıyacak her hamleye Türk Telekom imzasını atıyoruz. Türkiye'nin ilk ve en kapsamlı 5G odaklı 'Teknoloji ve İnovasyon Merkezi'ni açılışını gerçekleştirdik. Dijital geleceğin mimarı olarak 2025 yılında 921 milli patent başvurusu ile dijital dönüşüme liderlik etmenin gururunu yaşıyoruz. Ülkemizin yüksek teknoloji ihraç etme hedefine katkı sunmak amacıyla çalışmalar yürüten grup şirketlerimiz Argela ve Silikon Vadisi'ndeki iştiraki Netsia'nın 5G ve ötesi teknoloji alanında 74'ün üzerinde uluslararası patenti bulunuyor" diye konuştu.
07 Nisan 2026 07:35

Yapay Zekâ Coştu, Bilgisayarlara Veda Zamanı! Yola Robotlarla Devam Edeceğiz
O kadar ki; artık neredeyse tüm teknoloji liderleri bir konuda hemfikir: "Şu anki fabrikalar yerini veri merkezlerine bıracak; insanların yaptığı işlerin yükü yapay zeka ile sürekli ve hızlı kendini geliştiren robotik sistemlere geçecek." Geçmişte Bill Gates ile Microsoft'un başlattığı; Steve Jobs'un Apple ile sürüklediği; Google, Meta, Amazon ile evrilen yeni ekonomi perdesini kapatma görevi şimdilik Nvidia ile Jensen Huang'a (CEO) bırakılmış gibi görünüyor. Yapay zekada oyunu kuran Nvidia, 4.5 trilyon dolarlık değerle dünyanın en değerli şirketi konumunda. Açılışta Jensen Huang'ın söylediği "Nvidia'nın 2025'den 2027'ye kadar 1 trilyon dolarlık gelir yaratma" sözü, büyük adımlarla ilerleyen şirket için öylesine sıradan karşılandı ki; binlerce kişinin doldurduğu salonda "yapamaz" diyecek olan adeta yoktu. Jensen Huang'ın "Her hareket eden şey sonunda otonom (insansız) olacak" vizyonu GTC 2026'da karşılığını bulmuş görünüyor. Bu araçlar 2027'nin ilk yarısında Los Angeles ve San Francisco'da, 2028'e kadar ise 4 kıtada yollara çıkacak. Dünya genelinde teknoloji devlerinin Nvidia çiplerine 50 milyar dolar harcama yaptığına değinilirken, bu çiplerle üretilen yazılımlardan sadece 3 milyar dolar kazanılması dengesizlik olarak görülüyor. Bugüne kadar rakiplerinden daha hızlı yeni nesil çip çıkararak yarışta hep bir adım önde olan Nvidia, GTC 2026'da "maliyetten üretime yani gelire dönüş" yıllarının geldiğine işaret ederek, bu sorulara bir anlamda yanıt vermiş oldu. Nvidia ile stratejik iş birliği bulunan Türkiye veri merkezi ve bulut pazarının en büyük yerli oyuncularından NGN'in Ürün ve Servisler Direktörü Ufuk Yaşıbeyli, GTC 2026'ya yönelik izlenimlerini yazdı: - Yeni duyurulan GPU işlemci kartları bazı metriklere göre bir önceki nesil kartların 3 katı, iki önceki nesil kartların 25 katı performanslı. Nvidia'nın yıllık 216 milyar dolarlık toplam gelirinin yüzde 80'ini oluşturan veri merkezi (data center) birimi, gerek şirket gerek dünya için yapay zeka patlamasının ana motoru olarak görülüyor. Buradaki kritik soru; "Acaba Microsoft, Google, Amazon (Hyperscalers) gibi dev bulut servis sağlayıcıları veri merkezlerini kurma hızında, Nvidia'nın çip üretim hızına yetişebilecekler mi?" Yani çipler olsa bile, onları barındıracak fiziksel veri merkezleri ve enerjinin bulunması şimdilik yakın gelecek adına en zorlu alan olarak değerlendiriliyor.
29 Mart 2026 11:16

Yerli Teknolojiyle Gökyüzünde Şov
Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, "Türk Telekom olarak milli teknoloji hamlemizi gökyüzüne taşımanın büyük gururunu yaşıyoruz. Türk mühendisleri tarafından geliştirilen yenilikçi çözüm, mobil şebeke yeteneklerimizle hava trafiğini yönetmeye imkan sağlıyor. Bu hamle ile hem ülkemizin ulaşım stratejilerine katkı sunuyor, hem de teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye vizyonuna öncülük ediyoruz. İştiraklerimiz ve milli iş ortaklarımızla teknolojide dışa bağımlılığı azaltan çalışmalara imza atarken, ülkemizin yüksek teknoloji ihraç etme hedefine öncülük ediyoruz" diye konuştu. EHang Operasyon Başkanı (COO) Victoria Jing Xiang da şunları söyledi: "Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz bu ortaklık, Türkiye'de Düşük İrtifa Ekonomisi'nin hayata geçirilmesi yolunda belirleyici bir adımı temsil ediyor. EHang'in sertifikalı insansız eVTOL (elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen) hava aracı platformunu Türk Telekom'un gelişmiş dijital altyapısı ve İHA Trafik Yönetimi (UTM) kabiliyetleriyle birleştirerek; güvenli, ölçeklenebilir ve geleceğe hazır bir Gelişmiş Hava Hareketliliği ekosistemi inşa ediyoruz." Türk Telekom'un Sivas'ta ZTE ile hayata geçirdiği 128 MWp'lik kurulu güce sahip Güneş Enerji Santrali (GES) enerji üretimine başladı. Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, "Güçlü altyapımız, teknoloji birikimimiz, yerli ve küresel iş birliklerimizle dijital geleceğin inşasına katkı sunuyoruz. Fiber altyapımızda ZTE iş birliği ile gerçekleştirdiğimiz denemede tüm şebekeyi değiştirmeye gerek kalmadan ihtiyaç olan bölgelerde hızla kapasite artışı elde edebildiğimizi kanıtladık. Ayrıca nubia ile yaptığımız anlaşmayla müşterilerimizin cihazlarını 5G uyumlu akıllı telefon ile değiştirmesinde kolaylık sağlayacağız" dedi.
03 Mart 2026 11:13

Türk Girişimcilere Sıcak Doha Daveti
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nda (DEİK) Türkiye Katar İş Konseyi'nin üç dönemdir Başkanlık görevini yürüten Başar Arıoğlu; başta inşaat ve finans olmak üzere iki ülke arasında son yıllarda yaşanan ticaret hareketliliğinin şimdilerde farklı bir boyut olan "girişim sermayesi" tarafına evrildiğini söyledi. Türkiye'de finans, gayrimenkul ve turizm ağırlıklı 7.5 milyar dolarlık yatırımı bulunan Katar ile ilgili son üç yılda rüzgarın değiştiğini bildiren Abdullah Deniz ise, milyarlarca dolarlık fon yöneten Katarlı grupların şu ana kadar 10 Türk girişimine yatırım yaptığını açıkladı. 3- Şirketlerin alacaklarını satılabilir finansal ürüne dönüştüren yerli girişim TeamSec'in kurucusu Esad Erkam Köroğlu, global arenada güçlü rekabet için stratejik yatırıma ihtiyaç duydukları noktada Deniz Ventures, Emirates NBD ve Katar merkezli Rasmal Ventures'tan 7.6 milyon dolar yatırım aldıklarını söyledi. Katar'a ilk ziyareti sonrasında "Hiçbir şey olmaz" diye geri döndüğünü ama şu an gelinen noktada aldıkları stratejik yatırımla çok farklı bir ivmede büyüdüklerini açıklayan Köroğlu, likidite tarafında Doha'nın ciddi potansiyeli olduğunu söyledi.
14 Ocak 2026 07:03

Tl'ye Güveni Artırdık Enflasyon Da Düşecek
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Büyümede daha alacak yolumuz var ama iyi yoldayız" dedi. Yılmaz son beş yılda dünya ortalamasının üzerinde büyüme kaydeden Türkiye'nin 2023'te ulaştığı 1 trilyon dolarlık ekonomi çıtasını 2025'de 1.5 trilyon dolara taşıyacağını, kişi başına gelirde de 17 bin doların aşılacağını söyledi. Yılmaz, enflasyon ve buna paralel faizlerdeki düşüş beklentisinin TL'ye olan ilgiyi azaltma ihtimalini ise şu sözlerle değerlendirdi: 44.6 puan geriledi "Enflasyon düşüyorken faizleri de düşürmeniz reel faizi etkileyecek bir husus değil. Sağlıklı bir şekilde enflasyonun düştüğü bir ortamda faizler de düşüyorsa, bu TL'den çıkışı getirmez. Dolayısıyla faizin düşmesiyle dolara, altına bir yönelim beklemiyoruz, çünkü enflasyon da düşüyor." Dezenflasyon sürecinin başladığı Haziran 2024'ten sonra 44.6 puanlık düşüş yaşandığına dikkat çekerek, "Enflasyon yüzde 75.5'lerden yüzde 30.9'a indi" diyen Yılmaz, 2025 yılında hem don hem de kuraklığın yaşandığını hatırlatarak bunun enflasyon hedeflerini etkilediğini belirtti. Yılmaz, "Yüzde 30'un altında bir enflasyon bekliyorduk. Hizmet enflasyonundaki (kira ve eğitim gibi) katılık da düşüşü frenledi. Ocak ayı enflasyonu açıklandığında 20'li rakamları göreceğiz. Yıl sonunda yüzde 20'nin altını bekliyoruz. 2026'da küresel piyasalardaki faiz indirimi, emtia fiyatlarındaki olumlu seyir, tarımla ilgili pozitif beklenti büyüme ve dezenflasyon sürecine olumlu katkı sağlayacak" diye konuştu. Bu konuya açıklık getiren Yılmaz, "Yüzde 20 de oldukça iyi bir teşvik. BES, hem bireylerin geleceği açısından belli bir yaşa geldiklerinde daha fazla gelir elde etmeleri bakımından hem de makroekonomik açıdan tasarruf oranlarını arttırmamız bakımından önemli. BES'i desteklemeye devam edeceğiz" diye konuştu. Bu yıl yürürlüğe girmesi beklenen Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'yle (çalışan maşından yüzde 3, işverenden yüzde 3 katkı ile yapılacak uzun vadeli emeklilik fonu) ilgili henüz olgunlaşmış bir çalışmanın şu anda olmadığını kaydeden Yılmaz, "Bu tür konular ancak iyi bir etki değerlendirme, bir hazırlık yapıldıktan sonra tartışılması gereken konular. İnsanların belli bir yaştan sonra alternatiflerini artırmamızda büyük fayda var, BES de onlardan biri. Fakat alternatif mekanizmalar geliştirirken işletmeler üzerinde de özellikle içinden geçtiğimiz dönemde yük oluşturmamak önemli. Uyguladığımız bir program var. İşletmelerin yükünü artıracak bir yaklaşıma da sıcak bakmıyoruz doğrusu. Bu denge içinde bu hususlara yaklaşıyoruz" dedi. İstihdamı koruyana destek var: 3500 TL İşsizliğin yüzde 8.5 ve 31 aydan bu yana tek hane olduğunun altını çizen Cevdet Yılmaz, firmalara istihdam desteklerinin süreceğini söyledi. Daha önce istihdamı koruma sözü veren KOBİ'lere 2 bin 500 lira destek verdiklerini hatırlatan Yılmaz, bu yıl istihdamı koruyan firmaların tamamına destek vereceklerini ve destek miktarını 3 bin 500 liraya çıkaracaklarını söyledi.
10 Ocak 2026 07:12

Kobi'lere Özel Çok Yönlü Destek
Akbank KOBİ Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcı Alper Bektaş, "Girişim Bankacılığı tamamen farklı bir uzmanlık alanı. Girişimlerin hem ihtiyaçları hem de hizmet anlayışları standart süreçlerin dışında işliyor. Bu farkındalık ile start-up ve tekno girişimlerin kuruluş aşamasından globale açılımına kadar olan tüm aşamalarda yanlarında olmayı hedefliyoruz" diyor... ■ İş dünyasında dijitalleşme artık tüm süreçlerin merkezine yerleşti. Bu bilinçle Akbank olarak Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol üstlenen KOBİ'lerin gelişimi için Danışman Bankacılık yaklaşımımızla kapsayıcı hizmet paketleri sunuyoruz. Akbank Mobil üzerinden POS, ticari kredi kartı veya ticari kredi başvurusu yapan KOBİ'lerimiz, tek bir ürün yerine 20 farklı paketten yararlanabiliyor. Bu hizmetlerimizin gördüğü yoğun ilgi ile bugün her 10 KOBİ müşterimizin 9'u dijital kanallarımızı kullanıyor. Öncelikle, finansmana erişimde karşılaşılan engelleri azaltmak adına özel kredi ürünleri sunuyoruz. Ayrıca, EBRD, IFC, Proparco ve DFC gibi uluslararası kuruluşlarla gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri sayesinde girişimci kadınlar için toplamda 240 milyon dolara ulaşan fonu ekonomiye kazandırdık. Böylece 2022'den bu yana kadın KOBİ müşterilerimize sağlanan finansman tutarını 7 kat artırırken; hizmet verdiğimiz, kadın liderliğindeki KOBİ'lerin sayısını iki katına çıkardık. Akbank Dönüşüm Akademisi bünyesindeki Girişimci Kadın Programı da kadın liderliğinde işletmelerin yetkinliklerini geliştirmek üzere kurgulandı. Yatırım tarafında, Ak Portföy'ün 20 milyon dolarlık girişim sermayesi fonu, mentorluk ve networkte ise Arya Yatırım Platformu iş birliği ile girişimlere destek sağlıyoruz.
27 Aralık 2025 07:27