Merve Sapasağlam Gittiği Klinikten Engelli Çıktı: Yatağa Bağlı Yaşanıyor: Aile Adalet İstiyor
Emel ve Ömer Sümer çiftinin çocukları Merve Sena Sümer'e, 28 Ekim 2021'de öksürük şikayetiyle ailesi tarafından götürüldüğü özel çocuk sağlığı kliniğinde çocuk doktoru T.K.D. tarafından antibiyotik iğnesi uygulandı. Sümer, alerjik reaksiyon nedeniyle baygınlık geçirdi. 69 gün yoğun bakımda kalan Merve Sena Sümer, yüzde 98 engelli kalıp, yatağa bağımlı hale geldi. 'ADALET İSTİYORUM' Emel Sümer, kızının, soğuk algınlığı ve öksürük şikayetiyle götürdükleri klinikteki müdahaleden sonra yatağa bağımlı hale geldiğini söyleyerek, "Y aşamaz' dediler. Her gün bu kelimeyi duyduk ve hayatta kalması gerçekten bir mucize, Merve benim mucizem. Rabb'im kimseyi evladıyla sınamasın. Biz sapasağlam götürdüğümüz evladımızın cansız bedenini çıkardık. Bir ihmal, bir alerji iğnesi yani bu kadar basit bir işlem yapılamıyorsa ne diyebilirim? Ben yandım başka anneler yanmasın, inanın bütün şeyimiz bu. 6 ciddi ameliyat geçirdi. Yatakta büyüdü, bu yıl 4'üncü sınıftan mezun olacaktı. Arkadaşlarının aileleri mezuniyet fotoğraflarını paylaşıyor, benim kızım yatakta ve sadece 2 ay okula gidebildi. İnanın 4,5 sene geçti ve bu zamanın 3,5 yılını ben hastanede geçirdim. Geçen sene 17 Mart'ta girdim, bu yıl 17 Mart'ta hastaneden çıkabildik. Evladım acı çekiyor, biz karşısında çok çaresiziz. O kadar cıvıl cıvıl, hareketli, sevecen bir çocuktu ki hepsi gitti. Şu an anlama var yani duyuyor ancak görme yok. Yüzde 98 yatağa bağımlı. Ben adalet istiyorum, evladımın sağlığının geri gelmesini istiyorum. Bir kere, 'Anne' demesini istiyorum " diye konuştu. 'CEZA ALMASINI İSTİYORUM' Sorumluların cezalarını çekmesini isteyen Sümer, " Doktorun ve hastane sahibinin kesinlikle ceza almasını istiyorum. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'ndan eğer evladımın bir tedavisi varsa tedavisinin karşılanmasını istiyorum. Dünyanın her yerinden uçakla hasta getiriyorlar. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Hanım'ın da sesimi duymasını istiyorum. Çünkü gerçekten bu süreçte çok yıprandık. Ciddi ameliyatlar yaptırdık ve bunlar bizi çok zorladı " dedi. 'İDDİANAMEYE İTİRAZLARIMIZI YAPTIK' Ailenin avukatı Hasan Kurt ise şüpheli doktorun iğne işlemini ailenin onayını almadan yaptığını ve yapılan işlemlerin kayıtlarını 8 gün sonra bilgisayara kaydettiğini ileri sürerek, " Mevcut savcılık iddianamesine itirazlarımızı yaptık, çünkü rapora bağlı olarak iddianame eksik yapıldı. Niye eksik yapıldı? Taksirle yaralamada iki tane ayrı özel nitelikli hal var. Nitelikle hallerden biri hayati fonksiyonlarına etki edecek bir şekilde yaralama olduysa yarı oranında, duyu organlarından veya konuşma kaybı varsa ceza bir kat artırılır. Bilirkişi raporunda konuşma kaybı atlanmış, duyu organlarından birinin kaybı atlanmış. Bu çocuğun beyni çalışmıyor, organ kaybıdır. Bu çocuk konuşamıyor, iddianamede bu yine atlanmış " diye konuştu.